Bir yabancının avukatlık ücretini ödeyememesi, sınır dışı veya gözetim kararına karşı başvuru hakkını kullanmasını fiilen engellememelidir. Ancak barodan avukat görevlendirilmesi ile mahkemenin harç ve yargılama giderleri için adli yardım kararı vermesi aynı işlem değildir. Tercüman, vekâletname ve dava süresi de ayrıca ele alınır. Özellikle yedi günlük sınır dışı davasında yardım başvurusunun sonucunu beklemek süreyi kendiliğinden durdurmaz.[1–4]
Dosyanın ilk incelemesinde üç soru birlikte cevaplanmalıdır: Hangi karar için hukuki yardım isteniyor, başvuru süresi ne zaman sona eriyor ve kişinin avukatla güvenli iletişim kurmasını ne engelliyor? Bu soruların cevapları, genel bir “ücretsiz avukat” talebinden daha somut bir başvuru hazırlanmasını sağlar.
Baro adli yardımı ile mahkeme adli yardımı nasıl ayrılır?
Baro adli yardımı, mali olanakları yetersiz kişinin avukatlık hizmetine erişmesini sağlar. Mahkemeden istenen adli yardım ise yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet, teminattan muafiyet ve gerekli giderlerin devletçe avans olarak ödenmesi gibi sonuçlar doğurabilir. HMK ayrıca mahkemenin talebi üzerine baroca avukat görevlendirilmesini de düzenler. Başvuru yolları birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte karar ve kapsamları ayrıdır.[2–4]
| İhtiyaç | Başvurulacak yer | Kapsamı belirleyen husus |
|---|---|---|
| Avukatlık hizmeti | İlgili baronun adli yardım bürosu | Mali durum, talebin niteliği ve görevlendirmenin kapsamı |
| Harç ve yargılama giderleri | Davaya veya ilgili işe bakacak mahkeme | HMK’daki ödeme gücü ve talebin açıkça dayanaksız olmaması koşulları |
| Göç görüşmesinde tercüme | İşlemi yürüten yetkili birim | Uygulanabilir özel kanun ve talep edilen dil desteği |
| Avukatla iletişimde tercüme | Baro ve uygun destek mekanizmaları | İhtiyaç, görevlendirme ve giderin usulüne uygun belirlenmesi |
Baronun avukat ataması, bütün dava giderlerinin otomatik olarak silindiği anlamına gelmez. Buna karşılık mahkemenin harç muafiyeti kararı da her idari işlem için sınırsız avukatlık hizmeti sağlamaz. Başvuru dilekçesinde avukat ihtiyacı, harç ve giderler ile tercüme gereksinimi açıkça ayrılmalıdır.
Yabancılar hangi koşullarda adli yardım isteyebilir?
HMK m.334, kişinin kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zorlaştırmadan gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyememesini ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasını esas alır. İdari yargıda adli yardım bakımından İYUK m.31’in yaptığı atıf dikkate alınır. İleri sürülen hukuki iddia ile mali yetersizlik birlikte açıklanmalıdır.[2, 5]
Gelir, sosyal güvenlik, bakmakla yükümlü olunan kişiler, kira ve zorunlu sağlık giderleri dosyanın durumuna göre belgeyle gösterilir. Geri gönderme merkezinde bulunma, belgeye erişememe veya e-Devlet kullanamama gibi engeller ayrıca belirtilmelidir. Bir belgenin sunulamamasıyla o belgenin neden sunulamadığı açıklanmaksızın başvurunun eksik bırakılması aynı durum değildir.
2024 değişikliğiyle TBB Adli Yardım Yönetmeliğinde standart form ve ek belgeler düzenlenmiştir. Gerekli belgelere e-Devlet üzerinden ulaşması hukuken mümkün olmayan başvurucular bakımından baro yönetim kurulunun istenecek belgeler konusunda değişiklik yapabilmesine de yer verilmiştir. Bu olanak, özellikle kimlik ve dijital erişim sorunu yaşayan yabancıların durumunun açıklanmasını önemli kılar.[3]
YUKK’taki özel avukatlık güvenceleri
YUKK m.57/7, idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuran ve avukatlık ücretini ödeyemeyen kişiye talebi hâlinde adli yardım hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanmasını düzenler. M.81/2 ise uluslararası koruma başvuru ve statü sahiplerinin ilgili kısım kapsamındaki işlemler için yargı önündeki başvurularında hukuki yardım öngörür.[1]
Bu hükümler, her yabancının her idari işlemde koşulsuz ücretsiz temsil edildiği biçiminde genişletilmemelidir. Başvurunun hangi karara ilişkin olduğu, kişinin statüsü, mali durumu ve talebin kapsamı belirlenmelidir. Sınır dışı, tahdit, ikamet reddi, gözetim ve uluslararası koruma işlemlerinin tek bir hukuki işlem gibi sunulması doğru değildir.
Karşılıklılık şartı ve AYM’nin yaklaşımı nedir?
HMK m.334/3’te yabancıların adli yardımdan yararlanması için karşılıklılık şartı yer almaktadır. Bunun yanında YUKK m.88, uluslararası koruma statüsü sahibi kişileri; m.51 ise Vatansız Kişi Kimlik Belgesi sahiplerini karşılıklılık şartından muaf tutar. Başvuru sahibi ile statü sahibinin aynı olduğu varsayılmamalı; eldeki belgenin türü ve uygulanabilir uluslararası sözleşmeler ayrıca incelenmelidir.[1–2]
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun Mohamma Salem Pashto ve Nazı Salem, B. No.2019/26339, 17.05.2023 kararında bu mesele somut olarak ele alınmıştır. Afganistan vatandaşı başvurucular, oğullarının ölümü nedeniyle açtıkları tazminat davasında giderleri ödeyemediklerini belgeleyerek adli yardım istemiş; talepleri karşılıklılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. AYM, kişilerin statüsü ve ödeme gücü değerlendirilmeden kategorik bir yaklaşım uygulanmasını mahkemeye erişim hakkı bakımından sorunlu bulmuştur.[6, §§72–82]
Karar, mahkemelerin uluslararası koruma statüsüne ve uygulanabilir sözleşmelere ilişkin muafiyetleri de araştırması gerektiğini gösterir. AYM yeniden yargılama yolunu belirtmiş, kanundan kaynaklanan sorun bakımından TBMM’ye bildirim yapılmasına karar vermiştir. Bu bireysel başvuru kararı, HMK m.334/3’ün kendiliğinden metinden çıkarıldığı veya bütün yabancılara her dosyada adli yardım verileceği şeklinde sunulamaz.[6, §§84–87]
Kararın göç dosyası açısından pratik sonucu, başvuruda yalnız vatandaşlık bilgisinin yazılmasıyla yetinilmemesidir. Koruma statüsü, vatansızlık belgesi, ödeme gücü, giderin büyüklüğü ve uygulanabilir uluslararası düzenlemeler açıkça gösterilmelidir. Karardaki olay bir tüketici mahkemesinde tazminat davasıdır; sınır dışı kararının esası hakkında verilmiş bir karar değildir.
Kısa dava süresi varsa avukat görevlendirmesi nasıl izlenmelidir?
Sınır dışı kararına karşı YUKK m.53 uyarınca tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur. Baroya, sivil toplum kuruluşuna veya bilgi hattına başvurulması bu süreyi kendiliğinden durdurmaz. Adli yardım talebine kararın ve tebligatın örneği eklenmeli; son gün ile varsa yakın gönderme riski açıkça belirtilmelidir.[1]
TBB Adli Yardım Yönetmeliği, görevlendirme için geçecek sürenin hakkın kaybına veya giderilmesi imkânsız zarara yol açacağı başvurularda ivedi görevlendirme düzenler. Böyle bir talep, genel sıra bekleyen bir başvuru gibi bırakılmamalıdır. Kişinin nerede tutulduğu, iletişim imkânı, tercüman ihtiyacı ve mevcut belgeler görevlendirmeyi yapacak birime iletilmelidir.[3, m.6]
Örneğin aynı gün tebliğ edilen sınır dışı ve gözetim kararları için tek bir başvuru yeterli olmayabilir. Sınır dışı kararının iptali idare mahkemesinde; özgürlüğü sınırlayan gözetimin denetimi ise ilgili YUKK hükmüne göre sulh ceza hâkimliğinde yürür. Bir davada avukat atanması, görevlendirme kapsamı incelenmeden diğer işlem için de temsil bulunduğu anlamına gelmez.
Geri gönderme merkezinde avukat ve notere erişim
YUKK m.59, geri gönderme merkezinde tutulan kişiye yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme imkânı sağlanmasını düzenler. Uluslararası koruma başvuru sahiplerinin gözetiminde m.68’de de ilgili görüşme güvenceleri vardır. Bu hakların kâğıt üzerinde tanınması kadar görüşmenin fiilen yapılabilmesi de önemlidir.[1]
Görüşme talebinin tarihi, hangi birime iletildiği, verilen cevap ve engelin gerekçesi kayıt altına alınmalıdır. Avukatın dosyayı inceleme ve örnek alma talepleri, vekâlet durumu ve ilgili usul kurallarıyla birlikte ele alınır. Gizlilik gerektiren hukuki görüşmede, başka bir tutulan kişinin tesadüfen Türkçe bilmesine dayanmak her durumda uygun tercüme çözümü değildir.
Erişim sorunu yaşandığında mevcut dava süresinin kendiliğinden uzadığı varsayılmamalıdır. Engel, ilgili başvuru veya davada açıklanmalı; görüşme, belge örneği, tercüman ve gerekiyorsa acil yargısal koruma ayrı talepler hâlinde sunulmalıdır. Fiilî engelin belgelendirilmesi, neden zamanında işlem yapılamadığına ilişkin sonraki değerlendirmelerde de önem taşıyabilir.
Tercüman hangi aşamalarda istenir?
YUKK m.70, uluslararası koruma başvuru sahibinin usul, hak, yükümlülük ve itiraz süreleri hakkında bilgilendirilmesini; talep hâlinde başvuru, kayıt ve mülakat aşamalarındaki kişisel görüşmelerde tercümanlık hizmetini düzenler. Bu özel güvence, bütün özel noter veya avukatlık işlemlerinde aynı finansman kuralının geçerli olduğu anlamına gelmez.[1]
Kişinin konuşabildiği dil ile hukuki metni okuyup anlayabildiği dil farklı olabilir. Tercüman talebi, gerekiyorsa lehçe ve iletişim ihtiyacı belirtilerek yapılmalıdır. Tutanak kişinin anlatımını doğru yansıtmıyorsa hangi bölümün eksik veya yanlış olduğu somut biçimde kayda geçirilmelidir. Anlaşılmayan bir metnin imzalanması, sonradan tartışma yaratabileceğinden açıklama ve tercüme talebi açıkça ifade edilmelidir.
TBB’nin 2024 düzenlemesinde gerektiğinde çeviri masrafları adli yardım bürosunun giderleri arasında sayılmıştır. Ayrıca UNHCR Türkiye’nin güncel adli yardım sayfası, TBB–UNHCR tercüme desteği için 0312 292 59 59 numarasını ve Arapça, Darice, Farsça, Fransızca dillerini yayımlamaktadır. Destek kapsamı baro veya avukatla birlikte teyit edilerek kullanılmalıdır; bu hizmet dava açma veya süre durdurma işlemi değildir.[3, 7]
Vekâletname yoksa bütün işlemler durur mu?
Avukatla temsil için kural olarak usulüne uygun vekâletname gerekir. Baro görevlendirme yazısının her işlemde vekâletname yerine geçtiği varsayılmamalıdır. Belgenin aslı, onaylı örneği, avukatın örnek çıkarma yetkisi ve özel yetki gerektiren işlemler ilgili mevzuata göre değerlendirilir.[2, m.74, 76–77]
HMK m.77, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkemenin belirlediği kesin süre içinde vekâletname sunulmak koşuluyla avukatın dava açmasına veya işlem yapmasına izin verilebilmesini düzenler. İdari yargıda İYUK m.31’in atfı çerçevesinde bu olanağın uygulanması değerlendirilir. Bu, her avukatın hiçbir yetki veya takip yükümlülüğü olmadan işlem yapabileceği genel bir muafiyet değildir. Verilen kesin sürenin ve tamamlanması gereken işlemin izlenmesi gerekir.[2, 5]
Yurt dışında düzenlenen vekâletnamede belgenin hangi makam tarafından hazırlandığı, Türkiye’de kullanımı için gerekli tasdik veya apostil ve tercüme incelenir. Apostil, belgedeki imza, imzalayanın sıfatı ve mühür ya da damganın doğruluğunu tasdik eder; vekâletnamenin içeriğinin her işlem için yeterli olduğunu doğrulamaz. Dolayısıyla özel yetki gerektiren bir işlem, yalnız apostil bulunduğu için yapılabilir hâle gelmez.[8]
Çocuk veya ehliyet sorunu bulunan kişilerde kimin geçerli biçimde vekâlet verebileceği ayrıca araştırılır. Yasal temsilcinin bulunmaması, menfaat çatışması veya temsil yetkisinin sınırı gibi sorunlar uygun vasi veya kayyımlık tedbiri gerektirebilir. Avukat görevlendirmesiyle bu sorunların tümünün çözüldüğü varsayılmamalıdır.
Adli yardım talebi reddedilirse hangi süre uygulanır?
| Ret kararı | Başvuru yolu | Süre |
|---|---|---|
| Baro adli yardım talebinin reddi | Baro başkanına yazılı veya sözlü başvuru | Bildirimden itibaren on gün; başkanın karar süresi yedi gün |
| Mahkemenin HMK kapsamında adli yardım talebini reddi | Kararı veren mahkemeye dilekçeyle itiraz | Tebliğden itibaren iki hafta |
| Esas göç kararına karşı başvuru | Kararın türüne göre ayrı yargı veya idari yol | Adli yardım ret süresinden bağımsızdır |
HMK m.337’deki süre, 7499 sayılı Kanun’la bir haftadan iki haftaya çıkarılmıştır. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için yeni süre uygulanır. Eski karar metinlerinde ve bazı kurum sayfalarında görülen bir hafta ifadesi güncel başvuruya doğrudan taşınmamalıdır. Baro başkanına yapılan itirazın on günlük süresi de bununla karıştırılmamalıdır.[2–4]
Mahkeme ret kararında sunulan bilgi ve belgeleri neden yeterli bulmadığını açıklamalıdır. İtirazda eksik görülen nokta, mevcut belgeler ve uygulanması gereken muafiyetler somutlaştırılır. Ödeme gücünde sonradan ciddi azalma olursa yeniden talep olanağı ayrıca değerlendirilebilir.
Adli yardım, daha önce yapılmış bütün giderlerin otomatik iadesi anlamına gelmez. Mali duruma ilişkin yanıltıcı bilgi verilmesi kararın kaldırılmasına yol açabilir. Dava sonundaki giderlerin kimden tahsil edileceği de ayrıca değerlendirilir; “adli yardım aldım, hiçbir koşulda gider ödemem” sonucu çıkarılmamalıdır.[2, m.337–339]
Sonuç
Göç ve tahdit dosyalarında etkili hukuki yardım, avukat görevlendirmesiyle birlikte tercüme, temsil belgesi, dosyaya erişim ve süre takibini gerektirir. Baro yardımı ile mahkeme gider muafiyetinin ayrı başvurular olduğu açıklanmalı; acil dosyada karar ve tebligat örnekleriyle ivedilik gösterilmelidir. Kişinin statüsü ve mali durumu değerlendirilmeden yalnız yabancı olmasına dayanılarak hukuki yardıma erişimin dışlanması, AYM’nin işaret ettiği temel sorunlardan biridir.
İlgili yazılar: Refakatsiz yabancı çocuklar; İnsan ticareti mağduru yabancılar; Vatansız kişilerin statüsü ve kimlik belgesi; İdari gözetim kararına itiraz; Sınır dışı kararında tebligat ve yedi günlük süre; Geri gönderme merkezinde yakını olanlar için başvuru rehberi.
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancılar barodan ücretsiz avukat isteyebilir mi?
Evet. Mali durum ve başvurunun hukuki niteliği değerlendirilerek adli yardım talep edilebilir. YUKK’ta gözetim ve uluslararası korumaya ilişkin özel hükümler de vardır.
Baro avukat atarsa bütün mahkeme giderleri ortadan kalkar mı?
Hayır. Avukatlık hizmeti ile harç ve yargılama giderlerine ilişkin mahkeme kararı ayrıdır. Diğer giderlerin kapsamı ayrıca belirlenmelidir.
Adli yardım başvurusu sınır dışı davasının yedi günlük süresini durdurur mu?
Kendiliğinden durdurmaz. Tebligat ve son gün baroya bildirilerek gerekiyorsa ivedi görevlendirme istenmeli, dava süresi ayrıca korunmalıdır.
Mahkemenin adli yardım reddine itiraz süresi bir hafta mı?
Güncel HMK m.337 bakımından iki haftadır. Yeni süre 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için uygulanır. Baro reddine itirazda ise ayrı on günlük kural vardır.
Her yabancı için karşılıklılık mutlaka aranır mı?
Kanuni ve sözleşmesel istisnalar vardır. Uluslararası koruma statüsü ve Vatansız Kişi Kimlik Belgesi özellikle incelenmelidir. AYM, kişisel durum gözetilmeden kategorik ret yaklaşımını eleştirmiştir.
Geri gönderme merkezindeki kişi avukat ve noterle görüşebilir mi?
YUKK bu erişim ve görüşme imkânını düzenler. Fiilî engel varsa talep tarihi, cevap ve gerekçe kaydedilmeli; devam eden başvuru süreleri ayrıca izlenmelidir.
Vekâletname yetişmezse acil dava açılamaz mı?
HMK m.77 kapsamında mahkemeden, belirlenen kesin süre içinde vekâletnameyi tamamlamak üzere işlem yapma izni istenebilir. Bu olanak koşulludur ve otomatik kabul anlamına gelmez.
Apostil vekâletnamenin bütün yetkilerini doğrular mı?
Hayır. Apostil imza, sıfat ve mühür ya da damganın tasdikine ilişkindir. Vekâletnamenin kapsamı, özel yetkiler ve tercüme gereklilikleri ayrıca incelenir.
Kaynakça
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m.51, 53, 57, 59, 68, 70, 81 ve 88.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.74, 76–77 ve 334–340; 7499 sayılı Kanun sonrasındaki m.337 ve geçiş hükmü.
- Türkiye Barolar Birliği, Duyuru 2024/52 ve yönetmelik değişikliği karşılaştırma cetveli, 15.10.2024 tarihli, 32693 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme; özellikle m.5, 6 ve 9.
- Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, Adli Yardım Sıkça Sorulan Sorular, başvuru, kapsam, ret ve giderler.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.31.
- AYM Genel Kurulu, Mohamma Salem Pashto ve Nazı Salem, B. No.2019/26339, 17.05.2023, özellikle §§72–87; Resmî Gazete, 08.11.2023, sayı 32363.
- UNHCR Türkiye, Adli Yardım, baroya başvuru ve tercüme desteği açıklamaları; erişim 14.10.2026.
- HCCH, 1961 Apostil Sözleşmesi açıklaması, apostilin kapsamı ve hukuki etkisi.