İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

İmar Hukuku

Yıkım Kararına İtiraz ve İptal Davası: Yapı Tatil Tutanağı, Mühürleme ve Yürütmenin Durdurulması

Kapalı şantiye kapısının arkasındaki tamamlanmamış bina.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 18 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Yıkım kararına itiraz, yapı tatil tutanağı, dava süreleri ve yürütmenin durdurulması şartları. Ruhsat, iskân ve yıkım giderleri hakkında rehber.

Belediyenin yıkım kararına karşı dava açılması, yıkımı kendiliğinden durdurmaz. Yapının dava sonuçlanmadan ortadan kaldırılmasını önlemek için, süresinde açılacak iptal davasında yürütmenin durdurulması istenmesi ve mahkemenin bu yönde karar vermesi gerekir. Belediyeye yapılan itiraz, ruhsat başvurusu veya imar para cezasının ödenmesi de tek başına yıkım işlemini durdurucu etki taşımaz. [2, m.27]

Yıkım uyuşmazlığında sonuç, yalnızca binanın ruhsatının bulunup bulunmadığına bağlı değildir. Tespitin doğruluğu, aykırılığın giderilebilirliği, işlemi yapan makamın yetkisi, tebligat ve yıkılacak bölümün sınırları birlikte incelenir. Bir balkon ilavesi nedeniyle bütün binanın yıkılmasına karar verilmesi ile tamamı ruhsatsız ve ruhsata bağlanması mümkün olmayan bir yapı hakkında işlem yapılması aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz.

Bu makale, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi kapsamındaki yıkım kararlarını ele almaktadır. Yapı tatil tutanağından mahkeme kararının uygulanmasına kadar başvuru yollarını açıklamakta; tehlikeli yapı, kentsel dönüşüm ve özel koruma alanlarındaki farklı rejimlerin neden ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Yıkım bildirimi geldiğinde önce hangi belgeler incelenmeli

İlk adım, eldeki belgenin hukuki niteliğini belirlemektir. Yapı kontrol müdürlüğünün gönderdiği yazı, yeni bir yıkım kararı olabileceği gibi daha önce alınmış encümen kararının bildirilmesinden de ibaret olabilir. Sadece son gelen yazıya bakılması, asıl kararın ve ona ilişkin dava süresinin gözden kaçmasına yol açabilir.

Dosyada yapı tatil tutanağı, mühürleme kaydı, encümen kararı, varsa ruhsat iptali, imar para cezası ve yıkım günü bildirimi tarih sırasına konulmalıdır. Her işlem için düzenleme tarihi, tebliğ veya öğrenme tarihi, hukuki dayanak ve doğurduğu sonuç ayrı kaydedilmelidir. Bir işleme karşı açılan dava, diğer bütün işlemlerin de dava konusu edildiği anlamına gelmez.

Örneğin, yalnız para cezasının iptali istenmişse mahkemenin bu davada vereceği kararın binayı yıkımdan koruyacağı varsayılamaz. Benzer şekilde ruhsatın geri alınmasına karşı açılan davada, sonradan tesis edilen yıkım kararının ayrıca değerlendirilmesi gerekir. İşlemler arasında bağlantı bulunması, dilekçede talep sonucunun açıkça kurulması gereğini ortadan kaldırmaz.

Yıkım tarihi yaklaşmışsa belgenin tamamlanması ile dava hazırlığı birlikte yürütülmelidir. İdareden dosya örneği istenmesi, başvurunun içeriği İYUK m.11 şartlarını taşımadıkça, dava süresini durduran bir işlem olarak kabul edilmemelidir. Mahkemeden idari işlem dosyasının getirtilmesi istenebilir; ancak bilinen karar ve süreler dilekçede gösterilmelidir.

Her yıkım kararı aynı hukuki rejime tabi değildir

İmar Kanunu m.32, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılaşmanın giderilmesine yöneliktir. Kanunun 39. maddesi ise yıkılacak derecede tehlikeli yapılar ve belirli metruk yapılar için farklı bir süreç düzenler. Bir yapının hem ruhsata aykırı hem tehlikeli olması mümkündür; bu durumda idarenin hangi tespite dayanarak hangi yetkiyi kullandığı açık olmalıdır. [1, m.32 ve 39] Riskli yapılarda tespite itiraz usulü Riskli Yapı Tespitine İtiraz ve İptal Davası yazısında ayrıca anlatılmıştır.

6306 sayılı Kanun kapsamındaki riskli yapı işlemleri, 775 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamındaki müdahaleler ve koruma mevzuatına dayanan kararlar da özel değerlendirme gerektirir. Bu rejimlerdeki süre ve başvuru şartlarına, m.32 için açıklanan genel kurallar otomatik biçimde taşınamaz. Kararın başlığında yalnız “yıkım” yazması, uygulanacak usulü belirlemeye yetmez.

İşlemin niteliğiİlk incelenecek dayanakDosyada belirleyici ayrım
Ruhsatsız veya projeye aykırı imalat3194 sayılı Kanun m.32Aykırılığın somut tespiti ve giderilebilirliği
Yıkılacak derecede tehlikeli yapı3194 sayılı Kanun m.39Tehlikenin teknik tespiti ve özel bildirim usulü
Riskli yapı ve dönüşüm işlemi6306 sayılı Kanunİşlem türüne özgü itiraz ve dava hükümleri
Özel alan veya özel statülü taşınmazİlgili özel kanun ve plan hükümleriYetkili idare, özel koruma şartları ve uygulanacak usul

Ruhsat muafiyeti de ayrıca araştırılmalıdır. Basit bakım ve onarım ile ruhsata tabi esaslı tadilat birbirinden ayrılır. Köy ve kırsal alanlardaki istisnalar ise her yapıya verilmiş genel bir serbestlik değildir. Muafiyetin koşulları ile proje ve bildirim yükümlülükleri birlikte değerlendirilir. İmalatın “pergola”, “sundurma” veya “geçici yapı” olarak adlandırılması, tek başına muafiyet sağlamaz. [1, m.21 ve 27]

Yapı tatil tutanağı neden davanın temel belgesidir

Yapı tatil tutanağı, aykırılığın ve yapının tespit anındaki durumunun kaydıdır. Aynı zamanda mühürleme ve inşaatın durdurulması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle tutanağın yalnız gelecekte alınacak yıkım kararına hazırlık belgesi olduğu düşünülerek beklenmesi hak kaybı yaratabilir.

Teknik incelemede parsel, bina, kat ve bağımsız bölüm bilgilerinin birbirini doğrulaması gerekir. “Projeye aykırı inşaat yapılmıştır” biçimindeki genel bir ifade, hangi imalatın hangi projeye neden aykırı olduğunu açıklamaz. Onaylı projedeki durum ile fiilen yapılan imalat ölçü, yer ve nitelik bakımından karşılaştırılmalıdır. Fotoğrafların hangi tarihe ve yapıya ait olduğu anlaşılmalı; kroki veya ölçüm belirsizliği gidermelidir.

Tutanağı düzenleyen görevlilerin teknik niteliği ve yetkilendirilmesi de denetlenir. Danıştay Başkanlığının 2021 İstanbul toplantısına ilişkin sonuç raporu, teknik personel katılımını, ayrıntılı tespiti ve işlemlerin bütün halinde okunmasını özellikle ele almaktadır. Raporda muhtara bırakılmama ve yanlış malik adı gibi eksikliklerin sonuçları hakkında da ayrımlar ve görüş farklılıkları bulunmaktadır. Bu nedenle her biçim eksikliğinin kesin iptal sebebi olduğu söylenemez. [3, s.38–40]

Savunmanın güçlü kurulabilmesi için hatanın işlemin sonucuna etkisi açıklanmalıdır. Yanlış parselde ölçüm yapılması, hukuka uygun katın aykırı bölüm sayılması veya ölçülmeyen bir alanın yıkım kapsamına alınması doğrudan maddi temeli tartışmalı hale getirir. Buna karşılık açıkça belirlenmiş aynı yapıya ilişkin küçük bir yazım hatasının sonucu farklı olabilir.

İdare, tutanakla birlikte düzenlenen ek rapor ve krokilerin yeterli açıklamayı sağladığını ileri sürebilir. Bu sebeple yalnız tutanağın ilk sayfası değil, bütün ekleri incelenmelidir. Ancak daha sonra hazırlanan bir açıklamanın, işlem tarihindeki esaslı tespit eksikliğini her durumda gidereceği de varsayılamaz.

Mühürleme ve tebligat süreleri nasıl etkiler

İmar Kanunu m.32 uyarınca yapı mühürlenerek inşaat durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Kanun, bir nüshanın muhtara bırakılmasını ve bir nüshanın ilgili il müdürlüğüne gönderilmesini de öngörür. Bu özel düzenleme nedeniyle ayrıca posta zarfı gelmesini beklemek güvenli değildir. [1, m.32]

Tutanağın gerçekten asılıp asılmadığı, asılma tarihi ve yapıyla bağlantısı dosyadaki kayıtlarla araştırılır. Tarihli fotoğraf, asma tutanağı ve idare kayıtları bu noktada önemlidir. Usulsüz tebligat iddiası varsa somut öğrenme tarihi de dürüstçe ortaya konulmalıdır; tebligat tartışması sınırsız dava açma hakkı olarak görülmemelidir.

Yapı tatil tutanağına ilişkin özel bildirim usulü, sonradan alınan encümen yıkım kararının da otomatik olarak tebliğ edildiği anlamına gelmez. Yıkım kararının bildirilmesi ve ilgilinin bu karardan haberdar olması ayrıca değerlendirilir. Özellikle malik dışında doğrudan etkilenen kişilerin süre başlangıcı, kendilerine yapılan bildirim ve somut öğrenme belgelerine göre farklılaşabilir.

Mührün kaldırılması da kayıtlı idari işlemle yapılmalıdır. Aykırılığın giderildiğini düşünen kişinin kendi değerlendirmesiyle inşaata devam etmesi güvenli değildir. Yapının düzeltilmesi için gereken müdahalenin nasıl yapılacağı idareyle yazılı biçimde açıklığa kavuşturulmalı; mühürleme ve faaliyet yasağı göz ardı edilmemelidir.

Aykırılığı gidermek için tanınan bir aylık süre

Kanun, yapı sahibinin tebliğden itibaren en çok bir ay içinde yapıyı ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak mührün kaldırılmasını istemesini düzenler. Bu süre, iptal davası açma süresinden farklıdır. “Bir ay geçti, artık dava açılamaz” veya “dava için altmış günüm var, o zamana kadar yıkım olmaz” sonuçlarının ikisi de hatalıdır. [1, m.32; 2, m.7]

Giderilebilir aykırılıkta, tanınan sürenin ve yapılan başvuruların değerlendirilmesi gerekir. İdarenin verdiği süreyi beklemeden işlem yapması, başvuruyu hiç incelememesi veya mevcut projeyi yanlış değerlendirmesi uyuşmazlığın esasını etkileyebilir. Buna karşılık süre içinde yalnız dilekçe verilmiş olması, ruhsatın alındığını veya aykırılığın giderildiğini göstermez.

Ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapılarda bir aylık süre beklenmez. Kanunun son fıkrasındaki bu istisna nedeniyle eski kararların, işlem tarihindeki mevzuat değişikliği dikkate alınmadan uygulanması doğru olmaz. İdare istisnaya dayanıyorsa, giderilemezliğin nedenini somutlaştırmalıdır; yalnız “kaçak yapı” ifadesi bu incelemenin yerini tutmaz. [1, m.32 son fıkra]

Ruhsata bağlanabilirlik iddiası güncel imar durumu, plan notu, tadilat projesi ve teknik raporla desteklenmelidir. Parselin yapılaşma hakkı bulunmaması, komşu parsele taşma veya koruma hükümleri idarenin karşı savunmasını oluşturabilir. Komşunun muvafakati, kamu hukukundan doğan imar şartlarını kendiliğinden değiştirmez.

Yıkım kararını kim verebilir ve hangi bölüm yıkılabilir

Karar organı ile bildirimi yapan birimin ayrılması

İmar Kanunu m.32, yıkımın belediye encümeni veya il idare kurulu kararını izleyen süreçte gerçekleştirilmesini öngörür. İlgili alandaki özel yetki kuralları saklıdır. Tespiti yapan teknik birim, kararı alan organ ve uygulamayı gerçekleştiren idare aynı işlevi üstlenmez. [1, m.32]

Belediye müdürlüğü yazısının altında encümen kararı bulunmuyorsa yetki sorunu araştırılmalıdır. Bununla birlikte encümen kararını yalnızca bildiren yazı, sırf müdürlük tarafından gönderildiği için yetkisiz bir yıkım kararı olarak nitelendirilemez. Talep, bildirimin arkasındaki asıl işleme yöneltilmelidir.

Büyükşehirlerde ilçe belediyesi ile büyükşehir belediyesinin yetkileri, özel alanlarda ise ilgili özel düzenlemeler ayrıca incelenir. Kararın belediye tarafından verilmiş olması tek başına yeterli değildir; o belediyenin o yapı ve işlem bakımından yetkili olup olmadığı belirlenmelidir. [8, m.11]

Kısmi aykırılık bütün binanın yıkılmasını gerektirir mi

Yıkımın kapsamı, somut aykırılıkla ilişkilendirilmelidir. Yapının yalnız bir bölümündeki aykırılık nedeniyle ruhsatlı kısımların da ortadan kaldırılması öngörülüyorsa, teknik zorunluluğun açıklanması gerekir. Aykırı kısmın ayrılabilirliği, taşıyıcı sistemin durumu ve güvenli müdahale yöntemi uzman incelemesi gerektirebilir.

Varsayımsal örnek: Ruhsatlı bir binanın bahçesine projede bulunmayan kapalı bir eklenti yapılmıştır. Eklenti bağımsız biçimde kaldırılabiliyorsa, bütün binayı kapsayan yıkımın gerekçesi tartışılır. Ancak müdahalenin taşıyıcı sistemi etkilediği teknik olarak ortaya konulmuşsa, yalnız “küçük eklenti” savunması yeterli olmayabilir.

Ölçülülük iddiası, “binanın değeri yüksektir” açıklamasıyla sınırlı tutulmamalıdır. Hukuka uygun bölümü koruyan uygulanabilir alternatif gösterilmelidir. İdare de aykırılığın bütün yapıya yayıldığını veya önerilen müdahalenin güvenli olmadığını savunabilir. Mahkemenin incelemesi bu karşılıklı teknik iddiaların delillerine dayanır. Bu yönüyle taşkın yapı ve temliken tescil davası yazısı da birlikte okunabilir.

Ruhsat iskân ve yapı kayıt belgesinin koruyucu etkisi

Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi, kapsamlarına giren imalatlar bakımından önemli hukuki belgelerdir. Ancak sonradan yapılan izinsiz kat veya kapalı alan ilavesi, önceki belgenin kapsamına kendiliğinden girmez. Yapının izin verildiği tarihteki durumu ile sonraki değişiklikler ayrılmalıdır. Ruhsat iptalinin kazanılmış hak yönü Yapı Ruhsatının İptali, Kazanılmış Hak ve Tazminat yazısında incelenmiştir.

Ruhsat veya dayanak planın mahkemece iptal edildiği dosyalarda kazanılmış hak savunması daha farklı bir inceleme gerektirir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.11.2014 tarihli, E.2012/477, K.2014/3990 sayılı kararı; hukuka aykırı plan ve ruhsata dayanılarak ileri sürülen korumanın sınırsız olmadığını göstermektedir. Kararın yapılaşma koşulları ve yargısal iptal bağlamı, yalnız sonradan plan değişikliği yapılmış bir dosyadan ayrılmalıdır. [5, s.243–247]

Öğretide, yapının fiilen ulaştığı durumun korunması, iyi niyet ve hukuka güven ile kamu yararı arasında farklı değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu tartışma, her ruhsatlı yapının mutlaka korunacağı veya her plan iptalinde yapının hemen yıkılabileceği biçiminde tek cümlelik kurala indirgenemez. Ruhsatın geçerliliği, inşaat seviyesi, iptal gerekçesi ve malikin yargı sürecinden haberdar olduğu tarih birlikte önem taşır. [6]

Yapı kayıt belgesi bakımından belgenin geçerliliği, kapsadığı yapı ve imalat tarihi araştırılır. İmar Kanunu geçici m.16 kapsamındaki hukuki sonuçlar, belge dışında kalan sonraki imalatlara veya bütün özel kanun rejimlerine yayılmaz. Belgenin iptaline ilişkin ayrı işlem varsa, bu işlem ile yıkım kararının başvuru süreleri birlikte izlenmelidir. Belge numarasının sunulmasıyla yetinmek yerine, ilgili imalatın belgenin kapsamına girdiği teknik kayıtlarla gösterilmelidir. [1, geçici m.16]

Belediyeye itiraz ve iptal davası açma süresi

İdari başvuru zorunlu mu

Bu makalenin kapsamındaki olağan m.32 işlemlerinde, dava açmadan önce belediyeye itiraz edilmesi genel bir zorunluluk değildir. İlgili, doğrudan iptal davası açabilir. İYUK m.11 kapsamında işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını veya değiştirilmesini istemek de mümkündür. Başvuru, üst makam varsa üst makama; yoksa işlemi yapan makama yöneltilir. [2, m.11]

Başvurunun konusu açık kurulmalıdır. Yalnız dosya örneği, bilgi veya toplantı talep eden bir yazının süreyi durduracağı varsayılmamalıdır. Başvuru alındısı, kayıt numarası ve ek listesi korunmalıdır. Yıkımın ertelenmesi talep edilmiş olması da bu talebin kabul edildiği anlamına gelmez; idarenin yazılı işlemi veya mahkeme kararı esas alınmalıdır.

Altmış günlük süre ve otuz günlük cevapsızlık

Özel bir düzenleme bulunmadıkça iptal davası açma süresi, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gündür. Süresinde yapılan m.11 başvurusu işlemeye başlamış dava süresini durdurur. Başvurunun reddi veya otuz gün cevapsız kalması üzerine kalan süre işlemeye devam eder. Yeni bir altmış günlük süre başlamaz. [2, m.7, 8 ve 11]

Basitleştirilmiş örnekte, başvuru öncesinde yirmi gün geçmişse ret sonrasında kural olarak kırk gün kalır. Bu örnek takvim hesabının yerine geçmez. Elektronik tebligat, tatil günü, çalışmaya ara verme dönemi ve somut öğrenme iddiaları gerçek belgeler üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir. Tekrarlanan dilekçelerle sona ermiş sürenin yeniden başlatılabileceği düşünülmemelidir.

Süre veya aşamaGenel kuralKarıştırılmaması gereken husus
Aykırılığın giderilmesiM.32 kapsamında en çok bir ay; giderilemezlik istisnası varDava açma süresi değildir
İptal davasıÖzel hüküm yoksa altmış günDava açmak yıkımı durdurmaz
M.11 başvurusunda cevapsızlıkOtuz gün sonunda zımni retGeçen günler hesaba katılır
Yürütmenin durdurulması kararına itirazGenel usulde tebliği izleyen günden itibaren yedi günEsas kararına karşı kanun yolundan ayrıdır
Mahkeme kararının uygulanmasıGecikmeksizin; genel hükümde en geç otuz günYıkıma devam etmek için bekleme yetkisi vermez

Davayı kim açabilir ve hangi mahkemeye başvurulur

İptal davasında işlem nedeniyle meşru, kişisel ve güncel menfaatin ihlal edilmesi aranır. Malik ve kararın doğrudan muhatabı yanında, kullanım veya işletme hakkı yıkımdan doğrudan etkilenen kişinin de menfaat ilişkisi değerlendirilebilir. Kiracı, yalnız kiracı olduğunu söylemekle yetinmemeli; kira sözleşmesi ve fiili kullanım belgeleriyle işlem arasındaki bağlantıyı açıklamalıdır. [2, m.2]

Paylı mülkiyet, kat mülkiyeti ve şirket mülkiyetinde temsil yetkisi ayrıca önemlidir. Apartman yöneticisinin her malik adına bütün davaları açabileceği varsayılamaz. Dava ehliyeti, menfaat ilişkisi ve vekâlet veya temsil belgeleri birlikte incelenmelidir.

Görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Taşınmaza ilişkin yıkım uyuşmazlığında yetkili mahkeme, kural olarak taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir. Belediye encümeni kararında davalı gösterilecek idare ile kararı imzalayan kamu görevlisi birbirine karıştırılmamalıdır. Özel idare veya Bakanlık işlemlerinde husumet ayrıca belirlenir. [2, m.34]

Dilekçede işlem tarihi ve sayısı, tebliğ bilgisi, iptal sebepleri, deliller ve talep sonucu açık olmalıdır. Bağlantılı işlemlerin birlikte dava edilmesi İYUK m.5 şartları yönünden değerlendirilir. Harç, posta gideri ve gerekiyorsa keşif veya bilirkişi avansı gündeme gelir. Bunlar dosyaya ve yürürlükteki tarifeye göre belirlendiğinden bütün davalar için tek toplam gider söylenemez.

Yürütmenin durdurulması talebi nasıl temellendirilir

Yürütmenin durdurulması için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanmasının telafisi güç veya imkânsız zarar doğurması şartları birlikte aranır. Yıkımın fiziksel sonucu zarar yönünden güçlü bir olgudur. Bununla birlikte yalnız “bina yıkılacaktır” açıklaması, açık hukuka aykırılık şartını karşılamaz. [2, m.27]

Talepte, dosyanın en güçlü hukuka aykırılığı somut belgeyle ilişkilendirilmelidir. Örneğin kararın yanlış parsele ilişkin olması, onaylı projedeki kısmı aykırı sayması, giderilebilir aykırılık için verilen sürenin beklenmemesi veya yetkili kurul kararının bulunmaması farklı gerekçelerdir. Bunların hepsini soyut biçimde sıralamak yerine olayda gerçekten mevcut olanlar açıklanmalıdır.

Zarar yönünden yıkım günü yazısı, binanın mevcut kullanımı, içinde bulunan eşyalar ve faaliyet kesintisinin etkisi ortaya konulabilir. İdarenin can güvenliği veya teknik tehlike savunması varsa, buna yalnız mülkiyet değeri üzerinden cevap verilmesi yeterli olmayabilir. Güvenli geçici tedbirler ve teknik rapor bu tartışmada önem kazanır.

Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde, idarenin savunması alınmadan ve sonradan yeniden değerlendirilmek üzere durdurma kararı verilmesi mümkündür. Yakın yıkım tarihi varsa bu durum açıkça gösterilerek acil inceleme istenmelidir. Mahkemenin kaç gün içinde karar vereceğine ilişkin garanti yoktur. Talebin sunulması ile kabul edilmesi farklı aşamalardır.

Teminat alınması veya durumun gereğine göre teminat aranmaması mahkemece değerlendirilir. Genel usulde yürütmenin durdurulması talebi hakkında verilen karara, tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. Aynı sebeplerle tekrar talep yasağı da gözetilmelidir; yeni olay veya belge varsa bunun önceki talepten farkı gösterilmelidir. [2, m.27]

Teknik deliller ve bilirkişi incelemesi

Mahkeme hukuki denetimi yapar; teknik uzman ise kendisine yöneltilen uzmanlık sorularını yanıtlar. “İşlem hukuka uygun mudur” sorusunun tamamı bilirkişiye bırakılamaz. Buna karşılık fiili imalatın projeye uygunluğu, aykırı bölümün ayrılabilirliği veya ölçüm farkının sebebi teknik inceleme gerektirebilir.

BelgeAçıklığa kavuşturduğu meseleKontrol edilmesi gereken nokta
Ruhsat ve onaylı projelerİzin verilen yapılaşmaRevizyon ve onay tarihleri
Tutanak ve ek krokilerİddia edilen aykırılıkParsel, kat, ölçü ve imza bilgileri
Tebligat ve başvuru kayıtlarıSürelerin başlangıcıTebliğ türü, kayıt tarihi ve talebin içeriği
Tarihli fotoğraf ve hava görüntüsüİmalatın varlığı ve zamanıGörüntünün kaynağı ve yapıyla eşleşmesi
Teknik rapor ve tadilat projesiDüzeltme veya kısmi müdahale olanağıSomut projeye ve yürürlükteki plana uygunluk
Yıkım uygulama belgeleriMüdahalenin kapsamı ve gideriYapılan iş ile istenen tutarın ilişkisi

Özel uzman raporu mahkemeyi bağlamaz; fakat uyuşmazlığı teknik açıdan somutlaştırabilir. Mahkeme bilirkişi raporunda yanlış proje kullanılmışsa veya bir iddia karşılanmamışsa, itirazın bu hatayı göstermesi gerekir. Yalnız sonuçtan memnun olunmadığının belirtilmesi yeni inceleme gereğini açıklamaz.

Yıkımın gerçekleşmesi halinde kaybolabilecek deliller için zamanında tespit ihtiyacı değerlendirilmelidir. Mevcut yapının durumu, içindeki tesisat, hukuka uygun ve aykırı bölümlerin sınırı ile sökülebilir unsurlar kayıt altına alınmalıdır. Delil toplamak için yıkımın tamamlanmasını beklemek, sonraki tazminat incelemesini güçleştirebilir.

Mahkeme kararı ve sonradan ruhsat alınmasının etkisi

Yürütmenin durdurulması geçici hukuki koruma sağlar; esasa ilişkin iptal kararı değildir. Kararın hangi işleme yönelik olduğu ve gerekçesi okunmalıdır. Yalnız yıkımın durdurulması, başka bir işlemle konulmuş mühürleme yasağının da kalktığı veya inşaata devam izni verildiği şeklinde yorumlanmamalıdır.

İptal kararı da yapıya kendiliğinden ruhsat kazandırmaz. İptal yalnız yetki veya usul eksikliğine dayanıyorsa, idare eksikliği gidererek yeniden işlem tesis edebilir. Buna karşılık mahkeme belirli imalatın ruhsatlı olduğuna veya yıkım gerekçesinin bulunmadığına karar vermişse, idare aynı maddi durumu ve bağlayıcı gerekçeyi göz ardı edemez.

İYUK m.28 uyarınca kararın gereği gecikmeksizin yerine getirilmelidir; genel üst sınır idareye tebliğden itibaren otuz gündür. Yıkımı durduran bir kararda bu sınır, otuz gün daha yıkım yapılabileceği anlamına gelmez. Kararın ilgili uygulama birimine ulaştırılması ve alındı kaydının korunması, fiili uygulamanın izlenmesine yardımcı olur. [2, m.28]

Dava devam ederken tadilat ruhsatı alınması veya aykırılığın giderilmesi halinde yeni belgeler hem idareye hem mahkemeye sunulmalıdır. Yıkım kararının geri alınması, iptal edilmesi veya uygulama sebebinin ortadan kalkmasının yargılamaya etkisi somut dosyada belirlenir. Davanın konusuz kaldığı düşünülerek yargı süreci kendiliğinden bırakılmamalıdır.

Esas kararına karşı istinaf ve varsa temyiz yolu, kararın türü, tarihi ve yürürlükteki geçiş hükümlerine göre değerlendirilir. Genel istinaf süresi otuz gündür. Kanun yoluna başvurmak tek başına yürütmeyi durdurmaz. İYUK m.45, 46 ve 52 birlikte incelenmeden bütün yıkım davalarının aynı aşamada kesinleşeceği söylenemez. [2]

Yıkım gideri ve tazminat talebi

Yıkım giderinde uygulanacak madde belirleyicidir

İmar Kanunu m.32 kapsamındaki idari yıkımda giderin yapı sahibinden tahsili öngörülür. Bu maddede bütün giderlere otomatik yüzde yirmi eklenmesini sağlayan genel hüküm bulunmaz. Tehlikeli yapılarla ilgili m.39 ise yüzde yirmi fazlasıyla tahsile ilişkin ayrı düzenleme içerir. İki rejimin mali sonuçları birbirine aktarılmamalıdır. [1, m.32 ve 39]

Bakanlığın m.32 kapsamında ilgili idarenin hareketsizliği üzerine müdahalesinde yer alan yüzde yüz fazlasıyla tahsil hükmünün muhatabı ise ilgili idaredir. Bu düzenleme, tek başına yapı sahibinden her dosyada iki kat bedel istenebileceği anlamına gelmez.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 08.11.2018 tarihli E.2017/456, K.2018/4661 sayılı kararında, komşu parsele taşan ve ruhsata bağlanamayan ilavenin yükleniciye yıktırılması nedeniyle istenen gideri somut olayda hukuka uygun bulmuştur. Karşı oy, giderin fahiş olduğu iddiasının araştırılmasını isteyen Daire gerekçesine katılmıştır. Bu karar, gider itirazının otomatik kabul edileceğini göstermediği gibi bütün maliyetlerin denetim dışı olduğunu da söylemez. [4, s.76–79]

Bu nedenle gider tartışması iş kalemleri, metraj, yükleniciye yapılan ödeme ve fiili müdahale üzerinden kurulmalıdır. Tahsil için ayrıca ödeme emri veya başka işlem gönderilirse, o işlemin kendine özgü başvuru süresi ayrıca incelenmelidir.

Hukuka aykırı yıkım tazminat doğurur mu

Hukuka aykırı işlem veya uygulama nedeniyle zarar doğmuşsa idarenin sorumluluğu ve tam yargı davası gündeme gelebilir. Ancak iptal kararı, talep edilen her zarar kaleminin otomatik olarak ödenmesini sağlamaz. Zararın varlığı, miktarı, idari faaliyetle bağlantısı ve zarar görenin katkısı ayrıca araştırılır.

Yapının ve tesisatın değeri, sökülebilen unsurlar, taşınma giderleri ve kanıtlanabilir faaliyet kaybı aynı hesap içinde ayrıştırılmalıdır. Varsayımsal kazanç beklentisi ile belgelenmiş kayıp birbirinden farklıdır. Yıkım sırasında karar kapsamı dışındaki hukuka uygun bölümlere zarar verilmesi de ayrıca değerlendirilir.

İdari işlemden doğan zararlar yönünden İYUK m.12; idari eylemden doğan zararlar yönünden m.13 farklı başvuru düzenleri içerir. Bu nedenle tazminat için her olayda uygulanacak tek bir süre verilemez. Zararın kaynağı ve öğrenilme zamanı belirlenerek başvuru planı kurulmalıdır. [2, m.12–13]

Ruhsata güvenerek yapılan harcamalar ile yapının aynen korunması talepleri de farklıdır. Yıkımdan önce yapı değerinin mutlaka ödenmesi gerektiğine ilişkin genel bir kural kabul edilemez. İdarenin kusuru bulunduğu iddiası, yıkım kararının hukuka uygunluğu ve geçici koruma ihtiyacından ayrı olarak incelenmelidir. [5; 6]

Sonuç

Yıkım kararına karşı etkili başvuru, doğru işlemin süresinde dava konusu edilmesine ve somut hukuka aykırılıkların belgelenmesine dayanır. Yapı tatil tutanağı, encümen kararı ve uygulama yazısı birlikte okunmalı; her birinin süresi ve sonucu ayrı belirlenmelidir. Aykırılığın giderilebilirliği veya kısmi müdahale imkânı teknik belgelerle ortaya konulmalıdır.

Yapının dava boyunca korunması isteniyorsa, iptal talebinin yanında yürütmenin durdurulması ayrıca ele alınmalıdır. İdari başvurunun ya da ruhsat hazırlığının sonucu beklenirken yıkımın durduğu varsayılmamalıdır. Mahkeme kararından sonra da hükmün kapsamı, idarenin uygulaması ve varsa yeni işlemler izlenmelidir. Yapının hukuki durumunu kalıcı biçimde çözmek, yıkım kararının denetimi ile ruhsat ve proje uygunluğunun birlikte değerlendirilmesini gerektirir.

İlgili yazılar: Hukuka Aykırı Yıkım: Yapı Bedeli ve Tazminat Davası.

Sıkça Sorulan Sorular

Yıkım kararına dava açarsam belediye beklemek zorunda mı

Hayır. Dava açılması kendiliğinden durdurucu değildir. Mahkemenin yürütmenin durdurulması kararı vermesi veya idarenin işlemi hukuken durduran ayrı bir karar alması gerekir. Ayrıntılar yürütmenin durdurulması bölümündedir.

Yıkım kararına itiraz için süre kaç gündür

Olağan m.32 işlemlerinde, özel hüküm bulunmadıkça dava süresi yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gündür. Tutanağın özel tebliğ usulü ve idari başvurunun etkisi ayrı hesaplanır. Süre açıklamalarına bakınız.

Belediyeye itiraz etmek zorunlu mu

Genel m.32 rejiminde dava öncesi zorunlu itiraz bulunmaz. Süresinde m.11 başvurusu yapılabilir; ancak bu başvuru yıkımı kendiliğinden durdurmaz. İdari başvuru bölümüne bakınız.

Belediyeye başvurunca yeniden altmış gün mü kazanılır

Hayır. Şartlarını taşıyan başvuru süreyi durdurur. Ret veya otuz günlük cevapsızlık sonrasında başvuru öncesinde geçen süre düşülerek kalan günler hesaplanır. Süre hesabı bölümüne bakınız.

Her durumda bir ay beklenmesi gerekir mi

Hayır. Ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapılarda kanuni istisna uygulanabilir. Giderilebilir aykırılıkta ise tanınan süre ve yapılan işlemler birlikte incelenir. Bir aylık süre bölümüne bakınız.

Ruhsat başvurusu yaptım yıkım kararı kalkar mı

Başvuru tek başına ruhsat yerine geçmez. Ruhsatın alınması veya aykırılığın giderilmesi sonrasında idari kararın ve devam eden davanın durumu ayrıca ele alınmalıdır. Sonradan ruhsat alınmasının etkisine bakınız.

İskânlı binaya yıkım kararı verilebilir mi

Sonradan yapılan izinsiz imalatlar bakımından verilebilir. İskânın hangi durumu kapsadığı ve geçerliliği belirlenmeden bütün bina için genel cevap kurulamaz. Ruhsat ve iskân bölümüne bakınız.

Yapı kayıt belgesi her yıkımı engeller mi

Hayır. Belgenin geçerliliği, kapsadığı imalat ve işlemin dayandığı kanun önemlidir. Belge sonradan yapılan bütün eklentileri korumaz. Belgenin koruyucu etkisine bakınız.

Kiracı yıkım kararına karşı dava açabilir mi

İşlemle meşru, kişisel ve güncel menfaat ilişkisi varsa dava ehliyeti değerlendirilebilir. Kira ve kullanım belgeleriyle doğrudan etkinin gösterilmesi gerekir. Taraf ve mahkeme bölümüne bakınız.

Yıkım kararının iptali binayı ruhsatlı hale getirir mi

Hayır. Kararın iptal gerekçesine göre idare yeniden işlem yapabilir; ruhsat ve proje uygunluğu ayrıca çözülmelidir. Mahkeme kararının etkisine bakınız.

Yıkım gideri her zaman yüzde yirmi artırılır mı

Hayır. M.32 ile m.39 farklı hükümler içerir. Dayanak madde ve gider hesabı görülmeden artırımın hukuka uygunluğu değerlendirilemez. Yıkım gideri bölümüne bakınız.

Yıkım gerçekleştikten sonra dava ve tazminat anlamsız hale gelir mi

Hayır. İşlemin denetimi ve zararın giderilmesi bakımından hukuki yarar sürebilir. Talebin niteliği, dava aşaması ve tam yargı süreleri ayrıca değerlendirilir. Tazminat bölümüne bakınız.

Kaynakça

[1] 3194 sayılı İmar Kanunu, özellikle m.21, 27, 32, 39 ve geçici m.16. Resmî metin adresi; erişilen konsolide metin.

[2] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.2, 5, 7, 8, 11–13, 27, 28, 34, 45, 46 ve 52. Resmî metin adresi; erişilen konsolide metin.

[3] Danıştay Başkanlığı, Bölge İdare Mahkemeleri İçtihat Paylaşımı ve Değerlendirme Toplantısı Sonuç Raporları, İstanbul, 4–7 Kasım 2021; basım 2022, s.38–40. Karar tam metni değil, uygulama değerlendirme raporudur. Resmî yayın.

[4] Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 08.11.2018, E.2017/456, K.2018/4661, Danıştay Dergisi, 2019, sayı 150, s.76–79; çoğunluk ve karşı oy. Resmî karar yayını.

[5] Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 12.11.2014, E.2012/477, K.2014/3990, Danıştay Dergisi, 2015, sayı 138, s.243–247. Resmî karar yayını.

[6] Cenk Şahin, “Danıştay Kararlarına Göre İmar Planının Yargı Yerince İptal Edilmesinin Yapının Hukuki Durumuna Etkisi – Eleştirel Bir Bakış”, İstanbul Hukuk Mecmuası, 2018, 76(2), s.757–785, DOI: 10.26650/mecmua.2018.76.2.0026. Tam metin.

[7] Av. Gökhan Bilgin, “Yargı Kararlarıyla İmar Kanunu’nun 32. Maddesi Kapsamında Yıkım Kararına İtiraz, İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması”, 19.09.2026. Konu ve kaynak karşılaştırması için yararlanılmıştır; makalede aktarılan kararlar bağımsız olarak doğrulanmadan emsal gösterilmemiştir. Makale.

[8] 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, m.11. Resmî metin adresi.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları