Aşağıdaki sorular ayıplı mal ve hizmet, tüketici hakem heyeti ile tüketici mahkemesi ayrımı ve mesafeli sözleşmelerde cayma hakkı konularında genel bir çerçeve sunar. Somut olayda süreler, belgeler ve yürürlükteki düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.
6 sorudan 1–6 gösteriliyor
Ayıplı mal veya hizmetle karşılaşan tüketici hangi haklara sahiptir?
Ayıplı malda sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim; ayıplı hizmette ise kanunun ayrıca düzenlediği seçimlik haklar değerlendirilebilir.
Malın ayıplı olması ile hizmetin sözleşmeye aykırı görülmesi farklı hükümlere tâbidir. Mal bakımından 6502 sayılı Kanun m.11; hizmet bakımından m.15 esas alınır. Ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesi bazı durumlarda orantısız güçlük nedeniyle uygulanamayabilir. Ayıp tespitinin nasıl yapıldığı ve başvuru süresi, teslim veya hizmet ifa tarihine göre incelenir. Hak seçimi yapılırken ürünün kullanımı, ayıbın kapsamı, sözleşme ve varsa garanti ilişkisi değerlendirilmelidir. Garanti süresiyle kanuni ayıp sorumluluğunu aynı kabul etmek doğru değildir. Her memnuniyetsizlik de hukuken ayıp sayılmaz; somut eksiklik sözleşme ve ürünün niteliğiyle ilişkilendirilmelidir.
Tüketici hakem heyeti ile tüketici mahkemesi arasındaki görev ayrımı nasıl yapılır?
2026 yılı için 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında hakem heyeti; 186.000 TL ve üzerindekilerde kanuni istisnalar ve dava şartları incelenerek yargı yolu değerlendirilir.
2026 yılı parasal eşiği “186.000 TL’nin altı” şeklinde uygulanır; tam 186.000 TL ve üstü bu gruba girmez. Öncelikle sözleşmenin tüketici işlemi niteliği ve talebin parasal değeri belirlenmelidir. Hakem heyetinin görev alanında kalan uyuşmazlıklarda doğrudan dava açılması yerine kanundaki başvuru yolu kullanılır. Diğer tüketici uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Kanun m.73/A uyarınca arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı ve istisnalar ayrı incelenir. Hakem heyeti kararına itiraz, yetki ve başvuru yöntemleri kendine özgü kurallara tabidir. Bu tutar her yıl yeniden belirlenir; takip eden yıllarda eski sınır kullanılmamalıdır.
Tüketici ürünü kendi seçtiği için ayıptan doğan hakkını kaybeder mi?
Hayır; seçim yapmış olmak, satıcının ayıplı ifadan doğan sorumluluğunu kendiliğinden kaldırmaz.
Malın sözleşmede belirtilen özelliklere uygunluğu, tanıtımlar, teslim ve kullanım koşulları incelenir. Kullanıcı hatası savunması ileri sürülüyorsa teknik rapor, servis fişleri ve delillerle somutlaştırılmalıdır.
Garanti süresinin dolması bütün talepleri sona erdirir mi?
Hayır; garanti ile ayıplı maldan doğan kanuni sorumluluk rejimleri farklıdır.
Satış tarihi, ayıbın ortaya çıkış zamanı, tüketici işleminin türü ve varsa zamanaşımını etkileyen hile veya ağır kusur iddiaları incelenmelidir. Garanti şartlarının kanuni seçimlik hakları daraltıp daraltmadığı ayrıca değerlendirilir.
İnternetten alınan kişiye özel ürün her durumda iade edilebilir mi?
Hayır; mesafeli sözleşmelerde cayma hakkının mevzuatta düzenlenen istisnaları bulunur.
Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyacı doğrultusunda hazırlanan bazı mallarda cayma hakkı istisnası gündeme gelebilir. Ancak ayıplı maldan doğan haklar ile sebepsiz cayma hakkı farklıdır; ürünün gerçekten kişiye özel hazırlanıp hazırlanmadığı belgelenmelidir.
Mesafeli sözleşmelerde cayma hakkı her işlem için geçerli midir?
Hayır. Mesafeli sözleşmelerde kural olarak 14 günlük cayma hakkı bulunur; ancak kanunda ve yönetmelikte işlem türüne göre istisnalar vardır.
Mal satışlarında cayma süresinin başlangıcı ile hizmet sözleşmelerindeki başlangıç kuralı farklıdır. Sözleşme öncesinde verilen bilgiler, sözleşmenin gerçekten mesafeli satış olup olmadığı, ürünün kişiye özel hazırlanması, belirli tarihli konaklama veya hizmetler gibi istisnalar tek tek incelenmelidir. Cayma bildiriminin süresinde gönderildiğinin ispatlanabilir olması önemlidir. Cayma hakkı konusunda usulüne uygun bilgilendirme yapılmamışsa süreye ilişkin özel hükümler gündeme gelir. Ayıplı mal nedeniyle kullanılabilecek kanuni haklar, gerekçesiz cayma hakkı sona ermiş olsa bile ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle satıcının “iade yoktur” açıklaması her durumda hakları ortadan kaldırmaz.
