Malvarlığı Envanteri ve Kayıtların Korunması
Eşlerden her biri, diğer eşten malvarlığının resmî senetle envanterinin hazırlanmasını her zaman isteyebilir. Malların getirilmesinden başlayarak kanunda öngörülen bir yıllık süre içinde düzenlenen envanter, aksi ispatlanmadıkça doğru kabul edilir. Envanter; malın varlığı, aidiyeti, edinilme tarihi ve başlangıçtaki durumu hakkında ileride doğabilecek ispat uyuşmazlıklarının azaltılmasına yardımcı olabilir.
Envanter tek başına malın edinilmiş veya kişisel mal olduğunu kesin olarak belirlemez. Tapu, banka, araç, şirket ve yatırım kayıtları ile borç, kredi ve ödeme belgelerinin ayrıca incelenmesi gerekir. Özellikle şirket payları, dijital varlıklar, kıymetli eşyalar veya farklı ülkelerde bulunan mallar bakımından mevcut kayıtların hukuka uygun biçimde korunması ve tarihsel hareketlerin belirlenmesi önem taşır.
Mal Kaçırma İddiası ve Malvarlığının Korunması
Boşanma öncesinde veya dava sırasında taşınmazın, aracın, şirket payının, banka hesabındaki paranın ya da başka bir malvarlığı değerinin devredilmesi her durumda hukuken “mal kaçırma” sayılmaz. Devrin zamanı, bedeli, tarafları, gerçek ekonomik amacı ve katılma alacağını azaltma kastı somut delillerle değerlendirilir.
Koşulları varsa;
- Katılma alacağını azaltma amacı taşıyan devirlerin tasfiye hesabına eklenmesi,
- Karşılıksız kazandırmaların kanunda öngörülen kapsamda hesaba katılması,
- Üçüncü kişinin sorumluluğuna başvurulması,
- Belirli malvarlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasının talep edilmesi,
- Eşin tasarruf yetkisinin mahkeme kararıyla sınırlandırılması,
- Tapu, banka, ticaret sicili ve diğer resmî kayıtların getirtilmesi
gündeme gelebilir.
Borçlu eşin malvarlığı veya tereke, katılma alacağının tahsiline yeterli değilse; edinilmiş malların hesabına katılması gereken karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye, kanuni koşullarla ve eksik kalan miktarla sınırlı olarak başvurulabilir. Bu dava, yalnız bir malın üçüncü kişiye devredilmiş olmasına dayanmaz; karşılıksız kazandırma, eklenecek değer, borçlu eşin malvarlığının yetersizliği ve talep edilen miktar ayrı ayrı incelenir.
Üçüncü kişiye yöneltilecek bu talep bakımından özel süreler bulunmaktadır. Dava hakkı, alacaklı eşin veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Bu süreler, mal rejimi alacağı bakımından uygulanan genel zamanaşımı değerlendirmesiyle karıştırılmamalıdır.
İhtiyati tedbir kendiliğinden uygulanmaz. Talep edilen tedbirin konusu, mevcut hakkın korunması bakımından gerekliliği, yaklaşık ispat ve ölçülülük somutlaştırılmalıdır. Bütün malvarlığını gerekçesiz biçimde sınırlandıran talepler yerine, riskle bağlantılı ve denetlenebilir bir koruma planı kurulmalıdır.
Malvarlığının Değerlenmesi ve Deliller
Bir malın tasfiyeye girip girmediği ile hangi değer üzerinden hesaba katılacağı aynı mesele değildir. Malın edinilmiş veya kişisel mal niteliği bakımından edinilme kaynağı ve mal rejiminin sona erdiği tarih; değer hesabı bakımından ise kanunda ilgili alacak türü için öngörülen tarih ve sürüm değeri esasları dikkate alınır. Borçlar, devirler ve maldaki değer artışı veya azalması da hesaplamayı etkileyebilir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre şu deliller önem taşıyabilir:
- Tapu, kadastro, belediye ve yapı kayıtları,
- Araç tescil ve sigorta kayıtları,
- Banka hesapları, kredi sözleşmeleri, ödeme planları ve dekontlar,
- Vergi, sosyal güvenlik ve çalışma kayıtları,
- Ticaret sicili, şirket sözleşmesi, pay defteri, mali tablolar ve şirket defterleri,
- Mirasçılık belgesi, veraset ve intikal kayıtları ile bağış belgeleri,
- Satış sözleşmeleri, faturalar, makbuzlar ve para transferleri,
- Dijital varlık platformu kayıtları ve hukuka uygun elektronik veriler,
- Tanık anlatımları ile uzman ve bilirkişi raporları.
Mahkemeden kurum kayıtlarının getirtilmesi istenebilir; ancak hangi kaydın hangi vakıayı ispatlayacağı açıklanmalıdır. Özel hayata veya kişisel verilere hukuka aykırı erişimle elde edilen kayıtlar delil değeri yanında hukukî ve cezai sorumluluk riski doğurabilir. Deliller değiştirilmeden, silinmeden veya bağlamından koparılmadan önce hukuka uygun koruma ve sunum yöntemi belirlenmelidir.
Malvarlığının Korunmasında Çalışma Yaklaşımımız
Riskin ve delilin değerlendirilmesi
Devir tarihi, bedel, taraflar arasındaki ilişki ve mevcut kayıtlar incelenir. İddia ile somut olgu ayrılır; delilin hukuka uygun elde edilmesi ve korunması gözetilir.
Uygun koruma talebi
Tedbir ihtiyacı, yaklaşık ispat ve ölçülülük somut dosya üzerinden değerlendirilir. Üçüncü kişiye yöneltilecek talep ve özel süreler ayrıca ele alınır; her devir için aynı yol önerilmez.
İşin kapsamı, ücret ve giderler ile belge paylaşımı ve bilgilendirme yöntemi görüşmede belirlenir. Temsil, iş kabulü ve gerekli yetkilendirmeye bağlıdır.
Genel bilgilendirmedir. Talebin niteliği, belgeler, güncel mevzuat ve somut olay birlikte değerlendirilmelidir. Başvuru iletilmesi yasal süreleri durdurmaz.
Mal paylaşımı hizmetlerine dönün