Bir kişiden haber alınamaması, mallarının hemen mirasçılara dağıtılmasına yetmez. Ölümün kesin sayılabildiği olaylarda ölüm karinesi; ölüm hakkında güçlü olasılık bulunmasına rağmen kesinlik olmayan hâllerde ise mahkemece gaiplik değerlendirilir. Gaiplikte başvuru süreleri, ilan, terekenin korunması ve güvence karşılığında teslim ayrı aşamalardır. Kayıp kişinin sonradan ortaya çıkması, teslim edilen malların geri verilmesini gerektirebilir.
İki farklı durum baştan ayrılmalıdır: Mirasbırakanın kayıp olması ile başka birinin mirasında mirasçının kayıp olması aynı işlem değildir. İlkinde kayıp kişinin terekesinin açılması; ikincisinde ona düşen payın korunması ve kime geçeceği tartışılır. [TMK m.31–35, 584–588; Kaynak 1]
Ölüm karinesi ile gaiplik arasındaki fark
Ölüm karinesi, kişinin ölümüne kesin gözle bakılmasını gerektiren şartlarda kaybolmasına dayanır. Cesedin bulunamaması tek başına engel değildir; fakat olayın niteliği ölümün kesin sayılmasını gerektirmelidir. Gaiplikte ise kişi ölüm tehlikesi içinde kaybolmuştur veya uzun zamandır kendisinden haber alınamamaktadır ve ölümü hakkında kuvvetli olasılık vardır. Her kayıp dosyası ölüm karinesine veya gaipliğe otomatik olarak dönüşmez.
| Durum | Aranan temel olgu | Miras bakımından sonuç |
|---|---|---|
| Ölümün belgelenmesi | Ölüm olgusunun kanuni belgelerle veya gerektiğinde delillerle ispatı | Ölüm tarihi esas alınarak miras açılır |
| Ölüm karinesi | Ölümüne kesin gözle bakılacak olay içinde kaybolma | Kişi gerçekten ölmüş sayılır; nüfus ve ilgili tespit işlemleri tamamlanır |
| Gaiplik | Ölüm tehlikesi veya uzun süre haber alamama ve kuvvetli ölüm olasılığı | Mahkeme kararı, geriye etkili sonuç ve özel güvence-iade rejimi |
| Sadece yerinin bilinmemesi | Sağ olduğuna ilişkin bilgi bulunmasına rağmen adresinin bilinmemesi | Tek başına mirasın açılması sonucu doğmaz; temsil ve koruma yolları değerlendirilir |
Afet, deniz kazası veya tehlikeli yolculuk gibi olaylarda herkes için aynı sonuç kurulamaz. Kişinin gerçekten o yerde bulunup bulunmadığı, kurtulanların bilgileri, arama kayıtları ve olayın teknik özellikleri incelenir. Sosyal medyada “artık yaşamıyor olmalı” denilmesi hukuki ispat yerine geçmez. Ölüm kaydının idari olarak işlenmesiyle çekişmeli bir ölüm tarihi veya kayıt uyuşmazlığının mahkemede çözülmesi de birbirinden ayrılır. [TMK m.29–31, 44; Kaynak 1]
Gaiplik başvurusu ne zaman yapılabilir?
Ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmesi gerekir. Bu sürelerin dolması yalnız başvurunun zaman koşulunu karşılar; kuvvetli ölüm olasılığı, ilgilinin başvuru hakkı ve ilan usulü yine incelenir. Beş yıl görüşmemiş olmak, kişinin başka yerde yaşadığı biliniyorsa aynı şey değildir.
Mahkeme, kişi hakkında bilgisi bulunanları ilanla çağırır. İlan süresi ilk ilandan itibaren en az altı aydır. Bu altı ay, bir veya beş yıllık başvuru süresinin yerine geçmez; yargılama içindeki ayrı araştırma dönemidir. Kişi ortaya çıkar, kendisinden haber alınır veya ölüm tarihi tespit edilirse gaiplik istemi buna göre sona erer. [TMK m.33–34; Kaynak 1]
Varsayımsal örnek: Kişi 10 Ocak 2025’te somut ölüm tehlikesi içinde kaybolmuşsa, bu sebebe dayalı gaiplik başvurusu için en erken 10 Ocak 2026 tarihi değerlendirilir. Başvurunun o gün yapılması aynı gün karar ve mal teslimi anlamına gelmez. İlan, araştırma, karar, kanun yolu ve güvence aşamaları ayrıca yürür. Örnek yalnız tarih mantığını gösterir; olayın ölüm tehlikesi sayılması ayrıca ispatlanmalıdır.
Kim başvurabilir, görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
Hakları kayıp kişinin ölümüne bağlı olanlar başvurabilir. Mirasçılar ve somut olaya göre başka hak sahipleri, hukuki ilgilerini açıklamalıdır. Sırf aile dostu olmak veya kişinin malını satın almak istemek yeterli değildir. Gaiplik, çekişmesiz yargı işi olarak kural olarak sulh hukuk mahkemesinde görülür. [HMK m.382–383; Kaynak 2]
Yetkili yer TMK m.32’de kademeli düzenlenmiştir: kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfusa kayıtlı olduğu yer; böyle kayıt da yoksa ana veya babasının kayıtlı olduğu yer. “Kayıp en son burada görüldü” bilgisi her durumda mahkeme yetkisini belirlemez.
Başvuru dilekçesinde kaybolma veya son haberin tarihi, olayın koşulları, arama ve araştırmalar, başvuranın hak sahipliği ve bilinen malvarlığı gösterilir. Nüfus kayıtları, kolluk ve arama-kurtarma belgeleri, seyahat veya sınır kayıtları, hastane bilgileri, hukuka uygun iletişim kayıtları ve tanık anlatımları somut olaya göre değerlendirilir. Bilginin kaynağı ile yalnız duyuma dayanan anlatım ayrılmalıdır.
Yabancı ülkede kaybolma veya yabancı gaiplik kararı varsa vatandaşlık, uygulanacak hukuk ve kararın Türkiye’de etkisi ayrıca incelenir. Yabancı kararın çevrilmiş olması, her mal ve işlem bakımından Türkiye’de kendiliğinden sonuç doğurduğu anlamına gelmez. Bu yazı esas olarak Türk hukukundaki iç süreci açıklar.
Karar verilene kadar mallar nasıl korunur?
Kayıp kişinin taşınmazı, şirket payı, banka hesabı veya kiraya verdiği işyeri olabilir. Gaiplik kararı beklenirken bu değerlerin yönetimsiz bırakılması zarar doğurabilir. Malvarlığının yönetimi için yönetim kayyımı, somut koruma tedbirleri veya ilgili kanuni temsil yolları değerlendirilir. Miras açılmışsa terekenin korunmasına ilişkin TMK m.589 ve devamı ayrıca gündeme gelir. [TMK m.427, 589; Kaynak 1]
Kira gelirleri ayrı hesapta izlenmeli; tahsilat, bakım gideri, vergi ve ödemeler belgelenmelidir. Yakın akraba olmak kişiye bankadan serbestçe para çekme veya taşınmazı satma yetkisi vermez. Kayıp kişinin önceden verdiği vekâletin kapsamı ve devamı da ayrıca incelenir; gaiplik beklentisi bütün temsil sorunlarını ortadan kaldırmaz.
Bir malın korunması ile paylaşılması aynı şey değildir. Örneğin bozulacak eşyanın korunması için satış veya acil bakım gerekebilir; bunun yetkili makamın kararı ve hesap verme düzeni içinde yapılması gerekir. Gelir getiren taşınmazın aile içinde fiilen kullanılması, kayıp kişinin payının kullanıcıya geçtiğini göstermez.
Gaiplik kararı hangi tarihten sonuç doğurur?
Karar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak sonuç doğurur. Bu geriye etki, kimlerin mirasçı olduğunu ve sonradan ölen kişilerin miras zincirini değiştirebilir. Esas alınan tarih her zaman kararın verildiği tarih değildir. [TMK m.35; Kaynak 1]
Varsayımsal örnek: Son haber 2020’de alınmış, gaiplik kararı 2026’da verilmiş olsun. Kayıp kişinin yakını 2023’te ölmüşse, gaiplik kararının esas aldığı tarih ile yakının ölüm tarihi karşılaştırılır. Kayıp kişinin 2023’te sağ olduğu varsayımıyla doğrudan pay ayırmak doğru olmayabilir. Her miras ayrı açıldığı için nüfus kayıtları ve mirasçılık belgeleri zincir hâlinde değerlendirilir.
Aynı olayda ölen kişilerin ölüm sırası ispatlanamıyorsa birlikte ölüm karinesi de miras ilişkisini etkileyebilir. Birbirinden miras kazanma için gerekli sağ olma koşulu ile sonradan verilen gaiplik kararının etkisi karıştırılmamalıdır. Tereke hesabı ve paylar, hukuken esas alınan tarihe göre yeniden kurulmalıdır.
Gaiplik kararı, evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Eş, TMK m.131 uyarınca gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrı dava yoluyla evliliğin feshini isteyebilir. Bu işlem ile gaibin terekesinin teslimine ilişkin güvenceler birbirinden ayrıdır. [Kaynak 1]
Tereke hangi güvence karşılığında teslim edilir?
Gaibin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olanlar, malları almadan önce gaibin veya üstün hak sahibinin ortaya çıkması hâlinde geri vermeyi güvenceye bağlamak zorundadır. Güvencenin türü ve yeterliliği dosyada değerlendirilir. Malvarlığının değeri ve geri verme ihtimalini karşılamayan soyut bir aile sözü her durumda yeterli kabul edilemez.
| Gaiplik sebebi | Güvence süresi | Sürenin başlangıcı |
|---|---|---|
| Ölüm tehlikesi içinde kaybolma | Beş yıl | Tereke mallarının teslimi |
| Uzun süredir haber alınamama | On beş yıl | Son haber tarihi |
| Her iki durumda üst sınır | Gaibin yüz yaşına varacağı zamana kadar | Kişinin doğum tarihi esas alınarak hesaplanır |
Bu süreler, gaiplik başvurusu için gerekli bir ve beş yıllık sürelerden farklıdır. Özellikle uzun süredir haber alınamamada on beş yılın teslimden başladığı düşüncesi yanlıştır. Kayıtların doğru tutulması, teminatın ne zaman ve hangi koşullarda serbest bırakılabileceğini belirler. [TMK m.584; Kaynak 1]
Gaiplik hakkında yapılan akademik incelemede de kararın miras hukuku etkileri, güvence ve geri verme hükümleri birlikte ele alınmaktadır. Güvencenin sona ermesi ile geri verme borcunun kapsamı özdeş değildir; bu ayrım, teslim edilen malın kesin biçimde ve hiçbir ihtimale bağlı olmadan kazanıldığı yönündeki hatalı beklentiyi önler. [Kaynak 4]
Kayıp olan kişi mirasbırakan değil mirasçıysa
Başka bir kişi öldüğünde mirasçılardan birinin sağ olup olmadığı ispatlanamıyorsa, ona düşen pay resmen yönetilir. Diğer mirasçılar, yalnız kendisine ulaşılamadığı için bu payı aralarında dağıtamaz. Kayıp mirasçının mirasın açıldığı anda sağ olmaması hâlinde payı kendilerine kalacak kişiler, gaiplik süre ve usulüne uyarak karar ve teslim isteyebilir. Teslimde güvence rejimi uygulanır. [TMK m.586; Kaynak 1]
Kayıp kişinin sağ olduğu biliniyor, yalnız adresi bulunamıyorsa farklı temsil ve tebligat yolları gerekir. Buna karşılık ölümü ve ölüm tarihi belgelenmişse işlem gaiplik üzerinden değil gerçek ölüm ve mirasçılık zinciri üzerinden yürür. “Ulaşılamayan mirasçı” başlığı altında bu üç ihtimal birleştirilmemelidir.
Gaiplik kararı zaten verilmişse, gaibin kendi terekesi ile daha sonra ona düşen miras payında TMK m.587’nin karşılıklı yararlanma kuralı incelenir. Kanunun şartları içinde aynı kişi için her malvarlığı unsurunda yeniden gaiplik kararı alınması gerekmeyebilir. Bununla birlikte yeni mirasın açılma tarihi ve hak sahipliği ayrıca belgelenir.
Hazine ne zaman gaiplik ve malın kendisine geçmesini isteyebilir?
Sağ olup olmadığı bilinmeyen kişinin malvarlığı veya miras payı on yıl resmen yönetilmişse ya da resmen yönetilen malın sahibinin yüz yaşını dolduracağı süre geçmişse Hazine özel düzenleme kapsamında gaiplik isteyebilir. İlan süresinde hak sahibi çıkmaması ve kanuni şartlar önemlidir. On yıl tapuda işlem yapılmaması veya bir taşınmazın boş durması, resmen yönetimle aynı şey değildir. [TMK m.588; Kaynak 1]
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, E.2025/2879, K.2026/471 sayılı kararında Hazine tarafından ileri sürülen talep incelenmiştir. Dosyada resmen yönetim koşullarının bulunmaması ve kayıtlardaki ölüm durumları dikkate alınarak ret sonucu korunmuştur. Karar, Hazinenin talebinde kanuni yönetim ve gaiplik şartlarının somut olarak araştırılması gerektiğini gösterir; sırf eski tarihli tapu kaydı Devlete geçiş için yeterli değildir. [Kaynak 3]
Devlet de gaibin veya üstün hak sahibinin ortaya çıkması hâlinde kanunun öngördüğü geri verme yükümlülüğü altındadır. Hazineye geçiş, sonradan ortaya çıkan hakların her koşulda sona erdiği anlamına gelmez. Mirasçısı bilinmeyen terekelerde Devletin mirasçılığı için mirasçıların bilinmemesi ve mirasın Devlete geçmesi yazısına da bakılabilir.
Gaip veya üstün hak sahibi ortaya çıkarsa ne olur?
Tereke mallarını teslim alanlar, gaibe veya üstün hakkını ispatlayan kişilere zilyetlik hükümleri çerçevesinde geri verme borcu altındadır. Malın hâlen elde bulunması, satılmış olması, gelirlerinin toplanması, yapılan giderler ve teslim alanın iyi veya kötü niyeti sonucun belirlenmesinde önem taşır. Tapu kaydının düzeltilmesi, malın iadesi veya parasal talepler somut duruma göre kurulur. [TMK m.585, 993–995; Kaynak 1]
İyiniyetli kişilerin üstün hak sahiplerine karşı iadesinde miras sebebiyle istihkak zamanaşımı uygulanır. TMK m.639’da öğrenmeye bağlı bir yıl ile kanuni başlangıçlara bağlı on yıl; iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl düzenlenmiştir. Ancak gaibin bizzat dönüşü ile başka bir üstün mirasçının iddiasını aynı süre hesabına sokmak doğru değildir; TMK m.585’in ayrımı ve talebin hukuki niteliği gözetilmelidir.
Güvence süresinin bitmesi, “kişi artık gelse de hiçbir şey isteyemez” sonucunu doğurmaz. Teslim alanların kayıtları saklaması, satış ve gelirleri izlenebilir biçimde belgelemesi bu nedenle önemlidir. Üçüncü kişiye yapılan devirlerde sicile güven, iyiniyet ve iade imkânı ayrıca incelenir; her malın her koşulda aynen geri alınacağı garanti edilemez.
Başvuru dosyasında giderler ve takip
Başvuru harcı, ilan, tebligat, araştırma ve varsa bilirkişi giderleri ile güvence maliyeti dosyaya göre değişir. Gaiplik başvurusunun gideri ile sonradan açılacak tapu veya iade davasının gideri farklıdır. İlan tarihi, son haber tarihi, kararın öğrenilmesi ve kesinleşmesi, malın teslimi ve güvence vadesi ayrı bir kronolojide tutulmalıdır.
Çekişmesiz yargı kararlarına karşı hukuki yararı olan ilgililerin kanun yolu, özel hüküm yoksa HMK m.387 uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftalık istinaf süresi üzerinden değerlendirilir. Tebliğ, öğrenme ve kesinleşme aynı kavram değildir. Ölüm kaydına ilişkin idari işlem veya çekişmeli başka dava varsa onun usulü ayrıca incelenir. [Kaynak 2]
Sonuç
Kayıp kişiye ait malvarlığında ilk soru, ölümün kesinliği ile güçlü olasılığın hangi delillerle ayrıldığıdır. Gaiplikte bir ve beş yıllık başvuru süreleri, en az altı aylık ilan ve beş-on beş yıllık güvence rejimi birbirinden ayrılmalıdır. Mallar korunmalı, teslim ve gelirler kayda alınmalı; kişinin geri dönmesi veya üstün mirasçının ortaya çıkması ihtimali paylaşma planında gözetilmelidir.
Konunun ilgili yönleri için veraset ilamı, soybağı davalarının mirasa etkisi ve tereke temsilcisi atanması yazılarımıza ve miras hukuku ve miras davaları sayfamıza da bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Beş yıldır haber alınmayan kişinin malları doğrudan paylaşılır mı?
Hayır. Gaiplik şartları, mahkeme araştırması ve ilan gerekir. Teslimde güvence koşulları ayrıca değerlendirilir.
Ceset bulunamazsa mutlaka gaiplik kararı mı gerekir?
Hayır. Ölümüne kesin gözle bakılacak şartlar varsa ölüm karinesi gündeme gelebilir. Olay ve ölüm kaydının oluşturulma yolu somut delillerle belirlenir.
Ölüm tehlikesinde bir yıl dolunca karar hemen çıkar mı?
Bir yıl başvuru için asgari süredir. En az altı aylık ilan ve diğer yargılama işlemleri ayrıca yürür.
Gaiplik için hangi mahkeme görevlidir?
Kural olarak sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Yetkili yer TMK m.32’deki son yerleşim yeri ve nüfus kaydı sırasına göre belirlenir.
Gaiplik kararı hangi tarihte mirası etkiler?
Ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden itibaren sonuç doğurur. Bu tarih mirasçıların ve payların belirlenmesinde önemlidir.
On beş yıllık teminat süresi ne zaman başlar?
Uzun süre haber alınamama hâlinde son haber tarihinden başlar. Ölüm tehlikesine dayalı beş yıllık süre ise tereke mallarının tesliminden hesaplanır.
Kayıp mirasçının payını diğer mirasçılar alabilir mi?
Sırf kendisine ulaşılamadığı için alamazlar. Sağ olup olmadığı ispatlanamıyorsa pay resmen yönetilir; teslim için kanuni gaiplik ve güvence şartları incelenir.
On yıl kullanılmayan taşınmaz Hazineye geçer mi?
Tek başına kullanılmama yeterli değildir. TMK m.588’de resmen yönetim, süre, gaiplik ve ilan koşulları bulunur.
Teminat kalktıktan sonra gaip dönerse mal isteyebilir mi?
Güvencenin sona ermesi iade hakkını kendiliğinden kaldırmaz. Talep, zilyetlik, iyiniyet ve ilgili süre hükümlerine göre incelenir.
Gaiplik evliliği de kendiliğinden sona erdirir mi?
Hayır. Evliliğin sona ermesi için TMK m.131’deki fesih yolu ayrıca değerlendirilir. Gaiplik kararı ile evliliğin feshi aynı işlem değildir.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, m.29–35, 44, 131, 427, 584–589, 639, 993–995. Erişim 13.10.2026.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.382–383, 387. Erişim 13.10.2026.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 02.02.2026, E.2025/2879, K.2026/471; erişilen tam karar metni. TMK m.588 ve resmen yönetim şartları yönünden incelenmiştir.
- Kemale Leyla Aslan Bingöl, “Gaipliğin Miras Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 2021, sayı 48, 313–334, DOI: 10.54049/taad.1009244.