İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Şirketler Hukuku

Ödenmeyen Sermaye Borcu: Temerrüt, Faiz, Iskat ve Ortağın Sorumluluğu

Sermaye katkılarını simgeleyen bloklar arasındaki boşluk, ödeme süresini anlatan kum saati ve bildirim zarfı.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 15 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Anonim ve limited şirkette ödenmeyen sermaye borcu: ödeme çağrısı, bir aylık ıskat ihtarı, faiz, tazminat, tahsil ve ortağın savunma yolları.

Sermaye borcunu süresinde ödemeyen ortak hakkında alacağın tahsili, temerrüt faizi, koşulları varsa tazminat ve sözleşme cezası gündeme gelir. Paydan doğan hakların kaybedilmesi anlamındaki ıskat ise kendiliğinden gerçekleşmez. Borcun ve vadenin doğru belirlenmesi, usulüne uygun ihtar, bir aylık ödeme süresi ve yetkili organın kararı gerekir. Limited şirkette anonim şirket hükümleri TTK m.585 uyarınca kıyasen uygulanır; sermaye borcunun ödenmemesi, özel ıskat usulü atlanarak doğrudan ortaklıktan çıkarma gerekçesine dönüştürülemez.

Bu inceleme, anonim ve limited şirkette üstlenilmiş sermayenin ödenmemesine ilişkindir. Yeni sermaye artırımı kararının geçerliliği, rüçhan hakkının sınırlandırılması ve ortakların verdikleri borçların geri alınması farklı uyuşmazlıklardır. Sermayeye katılma taahhüdü bulunmadan, yalnız ortak sıfatından hareketle her finansman ihtiyacı için yeni bir sermaye borcu çıkarılamaz.

Sermaye Borcu Kime Karşıdır, Hangi Ödemelerden Ayrılır?

TTK m.128 uyarınca ortak, usulüne uygun şirket sözleşmesinde üstlendiği sermayeden şirkete karşı borçludur. Bir ortağın sermayesini yatırmış olması, diğer ortağın eksik sermaye tutarını kendi hesabına istemesine hak vermez. Şirketin sermaye alacağı ile ortakların birbirlerine karşı alacakları ayrı malvarlığı ilişkileridir. [1]

Ortağın şirkete ödünç verdiği para, şirketten çektiği avans, payı devralırken önceki ortağa ödediği satış bedeli ve sermaye taahhüdü aynı borç değildir. Özellikle pay devrinde satıcıya yapılan ödeme, şirketin ödenmemiş sermaye alacağını kendiliğinden sona erdirmez. Ortaklar cari hesabındaki tek bir bakiye de hangi paya ilişkin sermayenin ödendiğini tek başına göstermez.

Limited şirkette sözleşmeye dayanan ek ödeme yükümlülüğü de ayrıca incelenir. TTK m.603; sözleşmede düzenleme, kanuni ihtiyaç koşulları ve payın itibari değerinin iki katını aşmayan tutar sınırı öngörür. Ek ödeme borcunun doğması ile önceden taahhüt edilmiş sermayenin ödenmesi farklıdır. Şirketin zarar etmesi bütün ortaklar için kendiliğinden sınırsız bir ek finansman borcu yaratmaz. [1]

Ayni sermayede ise nakit ödeme takvimi doğrudan uygulanmaz. Taşınmazın tescili, taşınırın teslimi veya hakkın devri, TTK m.128 ile şirket türüne ilişkin özel hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Bir taşınmazın teslim edilmemesini, hiçbir ayrım yapmadan nakit sermaye borcuna faiz işletilmesi şeklinde çözmek hukuki niteliği değiştirir.

Anonim ve Limited Şirkette Sermaye Ne Zaman Ödenir?

Anonim şirkette dörtte bir ödeme ve yirmi dört aylık üst sınır

TTK m.344 uyarınca anonim şirkette nakden taahhüt edilen payların itibari değerinin en az yüzde yirmi beşi tescilden önce, kalanı tescili izleyen yirmi dört ay içinde ödenir. Çıkarma primlerinin tamamı tescilden önce yatırılır. Kuruluştaki nakdi ödemeler, kurulmakta olan şirket adına açılan özel banka hesabına yapılır; ödeme banka mektubuyla belgelenir. [1]

Yirmi dört ay, her ortağın mutlaka son güne kadar bekleyebileceği koşulsuz bir vade değildir. Esas sözleşme daha erken ödeme öngörebilir. Kalan bedelin hangi tarihte isteneceği yönetim kurulunun çağrısına bırakılmışsa TTK m.481 uyarınca çağrı gerekir. Sermaye piyasası mevzuatına tabi ihraçlarda özel ödeme hükümleri ayrıca uygulanır; bu yazıdaki genel takvim bütün halka açık şirket işlemlerine aynen taşınamaz.

Limited şirkette tescil öncesi yüzde yirmi beş zorunluluğu bulunmaz

TTK m.585, nakit pay bedelinin en az yüzde yirmi beşinin tescilden önce ödenmesi koşulunu limited şirketler için kaldırmıştır. Bu istisna, sermaye ödeme borcunu ortadan kaldırmaz. Yirmi dört aylık ödeme çerçevesi, şirket sözleşmesindeki daha erken vadeler ve usulüne uygun ödeme çağrıları dikkate alınır. TTK m.590 nedeniyle sermaye artırımında da kuruluş kurallarıyla bağlantı kurulmalıdır. [1]

İncelenecek konuAnonim şirketLimited şirket
Kuruluşta nakit pay bedeliEn az yüzde yirmi beş tescilden önceKanuni yüzde yirmi beş peşin ödeme şartı uygulanmaz
Kalan ödeme takvimiTescili izleyen yirmi dört ay içinde; daha erken vade mümkünKıyasen aynı üst süre; sözleşme ve çağrı incelenir
Ödeme çağrısını yöneten organYönetim kuruluŞirket yapısına uygun olarak müdür veya müdürler
Borcun ödenmemesine ilişkin özel yolTTK m.482–483TTK m.585 atfıyla kıyasen uygulama
Genel ortaklıktan çıkarma ile ilişkiIskat belirli paylara yönelirTTK m.640 kapsamındaki çıkarma ile karıştırılmaz

Şirketin asgari sermayesini artırma yükümlülüğü de ortağın mevcut sermaye taksitinin vadesinden farklıdır. Artırım kararının alınması, payın üstlenilmesi, tescil ve ödeme çağrısı birbirinin yerine geçen işlemler değildir.

Ödemeye Çağrı, Temerrüt ve Iskat İhtarı Neden Ayrı İncelenir?

Önce borcun tutarı ve muacceliyeti belirlenir

Muacceliyet, alacağın ifasının istenebilir hâle gelmesidir. Temerrüt ise muaccel borcun gerekli koşullara rağmen zamanında yerine getirilmemesidir. Ödeme tarihi esas sözleşmede kesin olarak belirlenmişse, sürenin geçirilmesi TTK m.482/1 uyarınca ayrıca temerrüt ihtarı aranmaksızın faiz sonucunu doğurabilir. Tarihin yetkili organ tarafından belirlenmesi gerekiyorsa önce geçerli çağrı yapılmalıdır. [1, 2]

TTK m.481 kapsamındaki çağrıda istenen oran veya tutar, ödeme tarihi ve ödeme yeri açık olmalıdır. Esas sözleşmede başka bir yöntem yoksa çağrı ilan yoluyla yapılır. Muhasebenin gönderdiği bakiye e-postası, yetkili organın kararı ve gerekli ilan usulü incelenmeden kanuni çağrı sayılmaz. Ortakların tamamı aynı durumda ise çağrının ve yaptırım tercihinin eşit işlem ilkesiyle uyumu da değerlendirilir.

Temerrüde düşürülmemiş ortağa doğrudan ıskat ihtarı gönderilemez

İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 15.06.2023 tarihli, E.2020/1334, K.2023/656 kararında, sermaye borcunun ödenmediğinin saptanması tek başına yeterli görülmemiştir. Önce gerekli ödeme çağrısının yapıldığı ve temerrüdün gerçekleştiği kanıtlanmadan ıskat ilanına geçilmesi nedeniyle yönetim kurulu kararının batıl olduğuna ilişkin hüküm korunmuştur. [6]

Bu karar, her durumda aynı içerikte iki noter ihtarı gönderilmesi gerektiği anlamına gelmez. Belirli vade, esas sözleşmede kararlaştırılmış yöntem ve payın türü sonuca etkilidir. Asıl ayrım; temerrüdü sağlayan işlem ile temerrütten sonra yapılacak ıskat ihtarının işlevlerinin farklı olmasıdır. Önceki temerrüt kanıtı bulunmayan bir dosyada yalnız “ortak zaten biliyordu” açıklaması yeterli değildir.

Sermaye Borcunda Faiz, Tazminat ve Sözleşme Cezası

Faiz başlangıcı ve hesabı

Nakdi sermayenin süresinde ödenmemesi hâlinde TTK m.482/1 temerrüt faizi öngörür. Anonim ve limited şirkette özel ödeme takvimi incelenmeden, genel hüküm olan TTK m.129'a dayanıp bütün borca kuruluş gününden itibaren faiz yürütülmemelidir. Önce talep edilebilir taksit, vade ve geçerli çağrı saptanır. [1]

Faiz hesabında geçerli sözleşme hükmü, ticari iş niteliği ve 3095 sayılı Kanun birlikte değerlendirilir. Ticari işlerde aynı Kanunun m.2 hükmündeki şartlarla avans faizi istenebilmesi gündeme gelebilir. Tek bir güncel oranı geçmiş yılların tamamına uygulamak doğru değildir. Her dönem için ödenmemiş ana para × uygulanabilir yıllık oran × gecikme süresi üzerinden hesap kurulmalı; ara ödemeler ve oran değişiklikleri ayrı satırlarda gösterilmelidir. [4]

Faiz, ödenmiş sermayeye ortağın isteyeceği kazanç değildir; sermaye borcunun gecikmesinin sonucudur. Ayrıca “ticari alacak” olması tek başına faizin dönem sonunda ana paraya eklenip yeniden faizlendirilmesini haklı kılmaz.

Tazminat için zarar ve ihtar ayrıca önemlidir

TTK m.128/7 şirketin gecikme nedeniyle zararını istemesine imkân tanır; tazminat talebi bakımından ihtar şartını ayrıca düzenler. TTK m.482/4 de şirketin tazminat haklarını saklı tutar. Faizin ihtarsız doğabilmesi, tazminatın bütün koşullarının gerçekleştiği anlamına gelmez. [1]

Şirket, talep ettiği zararın sermayenin geç ödenmesiyle bağlantısını göstermelidir. Finansman gideri, ek kredi maliyeti veya kaçırılan işlem iddiasında sözleşmeler, banka kayıtları ve işlem tarihleri önem taşır. Aynı zarar hem faiz hem tazminat adı altında iki kez tahsil edilemez. Faizi aşan zarar yönünden TBK m.122'deki kusur ve ispat düzeni ayrıca değerlendirilir. [2]

Sözleşme cezası kendiliğinden oluşmaz

TTK m.482/3 uyarınca sözleşme cezası için esas sözleşmede hüküm bulunmalıdır. Limited şirkette kıyas uygulaması ve şirket sözleşmesi incelenir. Sonradan gönderilen ihtar, tek başına daha önce bulunmayan bir cezayı yaratmaz. TTK m.483'teki bildirim ve bir aylık süre koşulları bu yaptırım yönünden de önemlidir. [1]

Anonim Şirkette Iskatın Şartları ve Sonuçları

İhtarda bir ay tanınmalı ve hak kaybı açıkça bildirilmelidir

Iskat, pay sahibinin temerrüde konu paylardan doğan haklarından yoksun bırakılmasıdır. Yönetim kurulu TTK m.483 kapsamında, temerrüde konu tutarın bir ay içinde ödenmesini; aksi durumda ilgili pay haklarının kaybedileceğini ve koşulları varsa sözleşme cezası isteneceğini bildirmelidir. Yalnız “kanuni işlem yapılacaktır” ifadesine güvenilmemelidir. [1]

Kanunun genel yöntemi Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve esas sözleşmenin öngördüğü ilan şeklidir. Nama yazılı pay senedi sahipleri için ilan yerine iadeli taahhütlü mektup öngörülür; bir aylık süre mektubun alınmasından başlar. Bu ayrım, pay senedi basılmamış her payın otomatik olarak aynı bildirim rejimine sokulmasını haklı kılmaz. İlmühaber bulunması da ayrıca incelenir.

TTK m.483'te internet sitesi mesajı da düzenlenmiştir. Bununla birlikte m.1524/6, internet sitesiyle ilgili kanuni düzenlemelerin denetime tabi olmayan sermaye şirketlerine uygulanmayacağını belirtir. Her küçük şirkete koşulsuz internet sitesi açma yükümlülüğü yüklemek de, denetime tabi şirkette internet ilanını atlamak da yanlıştır. Şirketin denetim kapsamı işlem tarihi itibarıyla belirlenmelidir. [1]

Bedeli tamamen ödenmemiş pay için geçerli bir hamiline yazılı pay senedi çıkarılamaz; TTK m.484/2 buna açıkça engeldir. Bu nedenle “hamiline senedin bedeli ödenmedi, yalnız ilanla ıskat edelim” yaklaşımı önce senedin geçerliliği bakımından sorgulanmalıdır.

Sürenin dolması tek başına ortaklığı sona erdirmez

İhtarın sonuçsuz kalmasından sonra yetkili organın ayrıca ıskat iradesini ortaya koyması gerekir. Ödeme çağrısı, ıskat tehdidi ve gerçekleşmiş ıskat aynı işlem değildir. Kararda kişinin, ilgili payların ve borcun açıkça belirlenmesi; kararın muhataba ulaştırılması ve kayıtların buna göre düzenlenmesi gerekir. Öğretide ıskat kararının muhataba ulaşınca sonuç doğuran niteliği üzerinde durulmaktadır. [9]

Iskat yalnız bedeli ödenmeyen ilgili paylara yönelir. Aynı kişinin başka, bedeli tamamen ödenmiş payları varsa bunlar sırf aynı kişiye ait oldukları için kaybettirilemez. Buna karşılık temerrüde konu pay için daha önce yapılan kısmi ödeme, o paydan doğan hakların ıskatla kaybedilmesini kendiliğinden önlemez. Birden fazla paya ilişkin ödemelerin hangi pay veya takside mahsup edildiği bu yüzden belirleyicidir.

Kısmi ödeme ve sonraki satışta sorumluluk

Ödemeler değerlendirilirken gecikmiş faiz ve giderlerin mahsubuna ilişkin TBK m.100 de gözetilir. Yalnız ana para kadar havale yapılmış olması, her dosyada sermaye borcunun bütün ferileriyle kapandığını göstermez. Faiz veya ceza alacağının bağımsız varlığı ile sermaye bakiyesinin devam edip etmediği birbirinden ayrılmalı; ıskat tehdidiyle ilgisiz bir borç tahsil edilmeye çalışılmamalıdır. [2]

TTK m.482/2, iştirak taahhüdünden ve kısmi ödemelerden doğan hakların kaybını öngörür. Payın başkasına satılması, eski ortağa ödenmiş tutarın ayrılma akçesi olarak geri verilmesini gerektiren sıradan bir çıkış değildir. Buna rağmen eski pay sahibi borçtan her koşulda tamamen kurtulmaz: Yeni pay sahibinin ödemelerinden açık kalan tutardan şirkete karşı sorumludur (TTK m.483/3). [1]

Iskat edilen payın satılması sermaye azaltımı değildir. Payın veya senedin iptaline ilişkin işlemler, sermayenin kanuni azaltım prosedürünü kendiliğinden gerçekleştirmez. Şirket, aynı alacağı eski ortak ve yeni alıcıdan mükerrer tahsil edemez; satış bedeli, masraflar ve açık hesaplanmalıdır.

Limited Şirkette Iskat ile Haklı Sebeple Çıkarma Ayrımı

TTK m.585, ödeme, ifa etmemenin sonuçları ve bedeli ödenmemiş payların devri bakımından anonim şirket hükümlerine kıyasen başvurulmasını açıkça öngörür. Bu nedenle limited şirkette ıskat imkânını kategorik biçimde reddetmek doğru değildir. Ancak anonim şirkete ait organ adlarını ve pay senedi yöntemini değişiklik yapmadan limited şirkete aktarmak da yeterli olmaz. Müdürlerin yetkisi, pay yapısı, sözleşme ve bildirim biçimi birlikte değerlendirilir. [1]

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.09.2017 tarihli, E.2016/1728, K.2017/4475 kararında, sermaye borcu ile şirketten alınan başka bir borcun ödenmemesine dayanılarak TTK m.640 kapsamında çıkarma kararı verilmesi bozulmuştur. Daire, sermaye borcu için m.585 atfıyla m.483'teki özel usulün işletilmesi gerektiğini; şirketten alınan diğer borcun da tahsil yollarıyla takip edilebileceğini açıklamıştır. [5]

Karar, ödemeyen ortağın hiçbir koşulda çıkarılamayacağı anlamına gelmez. Sermaye ödememe olgusu kullanılarak özel usulün aşılmasını engeller. Sermaye borcundan bağımsız başka haklı sebepler varsa bunların somutluğu, çıkarma kararı ve dava koşulları ayrı değerlendirilir. Sözleşmesel çıkarma kararına karşı TTK m.640/2'deki üç aylık iptal süresi, ıskat ihtarında tanınan bir aylık ödeme süresiyle aynı değildir.

Tahsil Davası, Arabuluculuk ve Zamanaşımı

Alacağı şirket takip eder

Şirket, TTK m.128/7 kapsamında ifa davası açabilir veya uygun icra yoluna başvurabilir. Iskat zorunlu ilk seçenek değildir. Diğer ortağın sırf ortaklık sıfatıyla sermaye alacağını kendi adına tahsil istemesi, şirketin alacağını talep yetkisiyle karıştırılmamalıdır. TTK m.128/7'nin ortaklara açıkça verdiği ek dava yetkisi şahıs şirketleri içindir. Yöneticinin sermayeyi tahsil etmemesi nedeniyle şirketin zararına yol açması hâlinde ise TTK m.553, 555 ve limited şirketler için m.644 kapsamındaki sorumluluk yolu ayrıca gündeme gelebilir. [1]

Bu uyuşmazlıklar TTK m.4–5 kapsamında ticari dava niteliğindedir. Şirketin ortağına ortaklık ilişkisine dayanarak açacağı dava için HMK m.14/2 uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir. [1, 3]

Arabuluculuk konusunda talebin niteliği belirleyicidir

TTK m.5/A'nın para alacağına ilişkin ticari davalar için getirdiği dava şartı, HUAK m.1/2'deki serbestçe tasarruf edilebilirlik şartıyla birlikte okunmalıdır. [10] Sermaye alacağından vazgeçilememesi nedeniyle nakdi sermaye ve buna bağlı faiz taleplerinin arabuluculuğa elverişli olmadığını savunan akademik görüş bulunmaktadır. Kaya ve Tatlı bu görüşü sermayenin korunması ve üçüncü kişilerin menfaatleri üzerinden gerekçelendirmektedir. [8]

Buna karşılık İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.02.2025 tarihli, E.2024/273, K.2025/148 kararında sermaye alacağı davasında arabuluculuk koşulunun yerine getirildiği belirtilerek esasa girilmiştir. [7] Bu ilk derece kararı, bütün uyuşmazlıkları çözen bağlayıcı bir genel kural değildir; uygulamadaki farklı yaklaşımı gösterir. Dava öncesinde asıl sermaye, faiz, tazminat ve kararın hükümsüzlüğü talepleri ayrı nitelendirilmelidir. Sırf para talep edildiği için sermayeden indirim yapılabileceği veya sırf konu sermaye olduğu için bütün ön süreçlerin atlanabileceği varsayılmamalıdır.

Beş yıl hesabı ile ortaklık devamı tartışması

TBK m.147/4 ortaklık ilişkisinden doğan alacaklarda beş yıllık zamanaşımı öngörür; m.149 başlangıcı muacceliyete bağlar. Bildirimle muaccel olacak alacakta bildirim yapılabilecek tarih de önem taşır. Bununla birlikte sermaye koyma borcunda, ortaklık sürdükçe zamanaşımının işlemeyeceği yaklaşımı ile genel beş yıllık sürenin uygulanacağı görüşü arasında tartışma vardır. [2, 9]

Anılan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında ortaklık devamı yaklaşımı benimsenmiştir; dosyada borç ikrarının zamanaşımına etkisi de tartışılmıştır. [7] Bu nedenle “beş yıl geçti, borç kesin olarak silindi” denilemez. Tahsil isteyen şirket de bu tartışmaya güvenip işlemsiz kalmamalıdır. Vade, borç ikrarı, kısmi ödeme, takip ve dava tarihleriyle TBK m.154–156 kapsamında kesilme ve yeni süre hesabı kurulmalıdır.

Ödeme ve Usul Hataları Nasıl İspatlanır?

Uyuşmazlıkİncelenecek belgelerBelgenin çözmesi gereken mesele
Sermaye borcu var mı?Sözleşme, taahhütname, artırım ve tescil kayıtlarıKimin hangi payı ne tutarla üstlendiği
Borç ödendi mi?Banka dekontu, şirket hesabı, muhasebe kayıtlarıParanın şirkete ve doğru borca aktarılıp aktarılmadığı
Vade geçti mi?Sözleşme, organ kararı, çağrı ilanıKesin vade veya geçerli çağrı bulunması
Bir ay doğru verildi mi?İlanlar, mektup, teslim kaydı, gerekli internet yayınıSürenin doğru başlangıcı ve tam tanınması
Iskat gerçekleşti mi?Organ kararı, muhataba bildirim, pay kayıtlarıTehdit aşaması ile nihai kararın ayrılması
Açık borç kaldı mı?Payın satış kaydı, tahsilatlar, faiz ve gider hesabıMükerrer tahsil yapılmadan kalan tutar

HMK m.190 uyarınca taraflar kendi lehlerine sonuç çıkardıkları vakıaları ispatlar. Şirket borcun doğumunu, tutarını ve gerekli çağrıları; ödeme savunması yapan ortak da ödemenin gerçekleştiğini ortaya koymalıdır. Ticari defterlerin delil değeri HMK m.222 koşullarıyla değerlendirilir. Şirket defterindeki tek taraflı düzeltme, banka kaydıyla kanıtlanan ödemenin yok sayılmasını kendiliğinden haklı kılmaz. [3]

Iskat kararında hukuka aykırılık bulunduğu ileri sürülüyorsa, anonim şirkette TTK m.391; limited şirkette m.644'ün ilgili atfı kapsamında hükümsüzlük incelemesi gündeme gelebilir. Dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz. Payların üçüncü kişiye geçirilmesi veya hakların kullanılmasının engellenmesi tehlikesinde, HMK m.389 koşullarıyla uygun kapsamda ihtiyati tedbir istenebilir. Tedbirin uygulanmasını isteme ve dava öncesi tedbirde esas davayı açma süreleri ayrıca izlenmelidir. [1, 3]

Tasfiye, İflas ve Pay Devri Sermaye Borcunu Sona Erdirir mi?

Tasfiyeye girilmesi sermaye alacağını silmez. TTK m.542/1-a, tasfiye memurlarının gerektiğinde ödenmemiş pay bedellerini tahsil etmesini düzenler; limited şirket tasfiyesinde m.643'ün atfı dikkate alınır. İflasta da şirketin ortağından olan alacağı şirket malvarlığının parçasıdır; takip ve tahsil yetkisi iflas tasfiyesi kurallarına göre kullanılır. Şirket alacaklısının, sırf şirket borcu nedeniyle ortağın bütün kişisel malvarlığına doğrudan başvurabileceği sonucu bundan çıkarılamaz. [1]

Anonim şirkette bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı payı edinen kişi, TTK m.501 uyarınca pay defterine kaydedilmesiyle kalan bedeli ödeme yükümlülüğünü üstlenir. Kuruluşta veya artırımda taahhütte bulunan devredenin özel sorumluluğu için kuruluş ya da artırım tarihinden itibaren iki yıl içinde iflas ve devralanın pay haklarından yoksun bırakılması koşulları birlikte önemlidir. Bu, her pay devrinde devir tarihinden başlayan genel bir iki yıllık müteselsil sorumluluk kuralı değildir. [1]

Sonuç

Ödenmeyen sermaye dosyasında ilk işlem, ortağı çıkarmak için karar hazırlamak değil, hangi payın hangi tutarda ve hangi tarihte ödenmesi gerektiğini belgelemektir. Şirketin tahsil hakkı ile ıskat yetkisi ayrı koşullara bağlıdır. Özellikle geçerli çağrı, bir aylık ihtar, doğru organ ve ödenmiş payların korunması, ağır hak kaybının hukuka uygunluğunu belirler. Limited şirkette de özel ıskat usulü genel çıkarma hükümleriyle etkisizleştirilemez.

İlgili yazılar: Ortağın Şirkete Verdiği Borç: İspat ve Geri Alma; Sermaye Artırımı ve Rüçhan Hakkı: Ortağın Korunması; Limited Şirket Pay Devri: Noter, Onay ve Tescil; Şirketten Kâr Payı Alacağı ve Ortağın Hakları.

Sıkça Sorulan Sorular

Sermayesini ödemeyen ortak otomatik olarak şirketten çıkar mı?

Hayır. Temerrüt, geçerli ihtar, ödeme süresi ve yetkili organ kararı ayrı ayrı gerekir. Borcun ödenmemesi ile pay sahipliğinin sona ermesi aynı anda gerçekleşen sonuçlar değildir.

Limited şirkette sermayenin dörtte biri kuruluşta yatırılmak zorunda mı?

Kanuni yüzde yirmi beş peşin ödeme zorunluluğu limited şirketlere uygulanmaz. Şirket sözleşmesi, daha erken vade ve yirmi dört aylık ödeme çerçevesi yine incelenmelidir.

Bir aylık ıskat süresi ne zaman başlar?

Bildirim usulüne göre belirlenir. Nama yazılı pay senedi sahibine gönderilen iadeli taahhütlü mektupta süre, mektubun alındığı tarihten başlar. Postaya veriliş tarihi esas alınamaz.

Sermayenin bir kısmını ödemiş olmak ıskatı önler mi?

Her zaman önlemez. Temerrüde konu pay için kısmi ödeme bulunması, o payın ıskat dışında kalmasını sağlamaz. Ancak bedeli tamamen ödenmiş ayrı paylar aynı yaptırıma dahil edilemez.

Diğer ortak ödenmeyen sermayeyi kendi hesabına isteyebilir mi?

Sermaye alacağının sahibi şirkettir. Ortağın kendi adına alacak istemesi ile şirket zararının şirkete ödenmesini hedefleyen sorumluluk davası farklı hukuki yollardır.

Iskat edilen kişi kalan borçtan kurtulur mu?

TTK m.483/3 uyarınca yeni pay sahibinin ödemelerinden açık kalan tutar için sorumluluk sürebilir. Kısmi ödemeler, satış bedeli ve feriler ayrı hesaplanır.

Sermaye borcunda beş yıl geçince artık takip yapılamaz mı?

Bu sonuç otomatik değildir. Zamanaşımının ortaklık devam ederken işleyip işlemeyeceği tartışmalı olduğu gibi, borç ikrarı, kısmi ödeme, dava ve takip sürenin hesabını değiştirebilir.

Iskat kararına karşı dava açmak pay satışını durdurur mu?

Tek başına durdurmaz. Gerekli koşullar varsa ayrıca ihtiyati tedbir istenmeli; kararın kapsamı ve uygulanma süreleri takip edilmelidir.

Kaynakça

  1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m.4–5/A, 128–129, 344–345, 357, 391, 480–484, 501, 542, 553–555, 573, 585, 590, 603, 640, 643–644 ve 1524. Adalet Bakanlığı mevzuat kaydı.
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.100, 117, 122, 147, 149, 154 ve 156. Güncel kanun metni.
  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.14, 190, 199, 222 ve 389–397. Güncel kanun metni.
  4. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, m.1–3. Kanun metni.
  5. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.09.2017, E.2016/1728, K.2017/4475. Limited şirkette sermaye borcu ve özel ıskat usulü. Karar tam metni, De Jure veri tabanı — erişim için hesap gerekebilir.
  6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 15.06.2023, E.2020/1334, K.2023/656. Ödeme çağrısı, temerrüt ve ıskat ihtarının ayrılması. Karar tam metni, De Jure veri tabanı — erişim için hesap gerekebilir.
  7. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 25.02.2025, E.2024/273, K.2025/148. Sermaye alacağı, zamanaşımı ve ödeme çağrısı. Karar tam metni, De Jure veri tabanı — erişim için hesap gerekebilir.
  8. Kaya, Mustafa İsmail / Tatlı, Burçak, “Ticaret Şirketlerinde Sermaye Borcunun İfası Talepli Davaların Dava Şartı Arabuluculuk Açısından Değerlendirilmesi”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, Özel Sayı, 2022, s.36–76, özellikle s.59–69. DOI:10.32957/hacettepehdf.1086165.
  9. Erdoğan, Abdullah, “6102 Sayılı TTK'ya Göre Pay Bedelinin Ödenmemesi ve Iskat”, Tayfun Ercan (ed.), Hukuk Alanında Güncel Meseleler, Özgür Yayınları, 2023, s.1–56, özellikle s.25–28 ve 41–47. DOI:10.58830/ozgur.pub78.c419.
  10. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.1 ve 18/A. Güncel kanun metni.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları