İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Miras ve Tereke Hukuku

Miras Kalan Taşınmazda Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti: Yapı, Ağaç ve Satış Bedelinin Paylaşılması

Zeytin ağaçlarıyla çevrili taş ev ve ölçüm dosyası.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 11 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Miras taşınmazındaki yapı ve ağaçları yaptıran kişi hangi haklara sahiptir? Muhdesat tespiti, ispat, hukuki yarar ve satış bedelinin hesabı.

Miras kalan arsaya bir mirasçının kendi imkânlarıyla ev, kalıcı tesis veya ağaçlık oluşturması, o kişiyi arsanın tamamının ya da yapının ayrı tapulu maliki yapmaz. Buna karşılık, taşınmaz satılırken bu kişinin meydana getirdiği değerin diğer paylarla birlikte dağıtılması da her durumda doğru değildir. Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, özellikle paylaşma ve satış sürecinde bu ayrımın belirlenmesini sağlar. [Kaynak 1, TMK m.684, 718, 722–729]

Doğru talep için dört soru birlikte cevaplanmalıdır: İddia edilen şey gerçekten muhdesat mıdır; kim tarafından ve kimin hesabına meydana getirilmiştir; bugün ayrı bir tespit kararına ihtiyaç var mıdır; bu karar hangi satış veya ödeme işleminde kullanılacaktır? Fatura biriktirmek tek başına bu soruların tamamını çözmez.

Muhdesat nedir, ne değildir?

Muhdesat, taşınmaz üzerinde sonradan meydana getirilen kalıcı yapı ve tesislerle dikilen ağaçlar gibi bütünleyici parça niteliğindeki değerleri ifade eder. Konut, ahır, depo, kalıcı sulama tesisi veya meyve ağaçları somut özelliklerine göre bu kapsamda değerlendirilebilir. Taşınabilir bir eşya ile araziye sürekli bağlı tesisin hukuki durumu aynı değildir. [Kaynak 1, TMK m.684, 718, 728–729]

Mevcut yapının boyanması, çatı onarımı, pencere değiştirilmesi veya olağan bakım giderleri ise her zaman bağımsız muhdesat sayılmaz. Bunlar masraf, değer artışı veya alacak tartışması doğurabilir. Yeni bir bina inşa etmekle mevcut binanın kullanımını sürdürmek için bakım yapmak arasında ayrım kurulmalıdır. Dava dilekçesinde yalnız “bütün yatırımlarım bana aittir” denilmesi yerine her yapı, eklenti ve ağaç grubu ayrı tanımlanmalıdır.

Seralar açısından da yalnız isim üzerinden sonuca gidilmez. Temel ve ankraj sistemi, sökülüp taşınabilirlik, kullanım amacı, ekonomik ömür ve araziyle bağlantı araştırılır. Özellikle tarımsal taşınmazlarda ziraat, inşaat ve gerektiğinde makine alanındaki bilirkişilerin uzmanlıklarının uyuşmazlıkla uyumlu olması gerekir. Bu tespit, aynı zamanda değerleme yöntemini etkiler.

Tablo 1 — Muhdesat nedir, ne değildir?
İddia edilen değerİncelenmesi gereken temel mesele
Sonradan yapılan bağımsız bina veya kalıcı eklentiYapının varlığı, kalıcılığı, yapan kişi ve finansman kaynağı
Meyve ağaçları veya bağDikim dönemi, tür, sayı, yaş ve kimin hesabına oluşturulduğu
Sera ve sulama sistemiTaşınabilir eşya mı, kalıcı tesis mi olduğu
Boya, bakım ve onarımMuhdesat yerine gider veya alacak talebinin gerekip gerekmediği

Tespit kararı ayrı mülkiyet kazandırır mı?

Kural olarak arazi mülkiyeti üzerindeki bütünleyici parçaları da kapsar. Muhdesatı meydana getiren kişi ile arazi maliki farklı olabilir; ancak bu durum kendiliğinden iki ayrı taşınmaz mülkiyeti yaratmaz. Üst hakkı gibi kanunun tanıdığı ayrı ayni haklar veya kat mülkiyeti kurulması, kendi şartlarına bağlı başka kurumlardır. [Kaynak 1, TMK m.684, 718, 726]

Bu nedenle muhdesat davasındaki esas tespit, yapının veya ağacın davacı tarafından meydana getirildiğidir. Karar, yapı için otomatik bağımsız tapu vermez; imar aykırılığını gidermez; yapı ruhsatı veya kullanma izni yerine geçmez. Tapu kütüğündeki muhdesat belirtmesi de tek başına ayrı bir ayni hak olarak yorumlanmamalıdır.

Kemal Erdoğan’ın incelemesi, muhdesatın kim tarafından oluşturulduğunun belirlenmesi ile muhdesat bedelinin tahsilini ayrı talepler olarak ele alır. Tespit kararının varlığı, kendiliğinden para ödenmesini sağlayan bir eda hükmü bulunduğu anlamına gelmez. Uygulamada bu ayrım, davanın talep sonucunun ve daha sonra başvurulacak yolun doğru kurulması açısından önemlidir. [Kaynak 6]

Güncel hukuki yarar hangi durumlarda vardır?

HMK m.106 ve m.114 uyarınca tespit isteyenin güncel, korunmaya değer hukuki yararı bulunmalıdır. İleride belki çıkacak aile tartışmaları için geçmişte kimin ne yaptığını soyut biçimde kayda geçirmek amacıyla bu dava açılamaz. Ortaklığın giderilmesi davası, kamulaştırma veya muhdesatın değerinin hak sahibine özgülenmesini gerektiren başka somut süreçler bu bakımdan incelenir. [Kaynak 2]

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, E.2025/6180, K.2026/480 sayılı kararında, açılmış ortaklığın giderilmesi davası veya kamulaştırma işlemi bulunmayan olayda hukuki yarar yokluğu vurgulanmıştır. Bazı davalıların yapıyı davacının yaptığını kabul etmesi, mahkemenin güncel hukuki yararı araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamıştır. [Kaynak 3]

Bu karar, hukuki yararın yalnız iki ihtimalde var olabileceği şeklinde okunmamalıdır. Aynı Dairenin 12.01.2026 tarihli, E.2025/2017, K.2026/168 sayılı kararında, başka bir paydaşın borcu nedeniyle haczedilen payın satışında yapı bedelinin de kıymet takdirine dahil edilmiş olması güncel risk sayılmıştır. Daire, muhdesatı yaptığını ileri süren paydaşın tespit isteminde hukuki yararı bulunduğunu ve takip alacaklısına da husumet yöneltilmesi gerektiğini belirtmiştir. [Kaynak 4]

Belirleyici olan, muhdesat üzerindeki ekonomik menfaatin somut ve güncel olarak etkilenmesidir. Satış dosyasının numarası, kıymet takdiri raporu ve hangi payın borç nedeniyle satılacağı dilekçeye bağlanmalıdır. Bir başka olayda verilen kabul veya ret sonucu, bu belgeler görülmeden dosyaya taşınamaz.

Davayı kim açar, kime yöneltir?

Muhdesatı kendisinin veya hukuken halefi olduğu kişinin meydana getirdiğini ileri süren kişi, somut hukuki yararını ve hak sahipliğini ortaya koymalıdır. Miras kalan taşınmazdaki tipik uyuşmazlık, mirasçılardan birinin kendi hesabına yaptığı yapıya ilişkindir. Mirasbırakan tarafından yaptırılmış bina ise sırf bir çocuk tarafından uzun süre kullanıldı diye o çocuğun kişisel muhdesatı olmaz.

İddiayı açıkça kabul eden paydaş ile reddeden paydaşın durumu ayrılmalıdır. Taraflar, tapu kaydı ve mirasçılık belgeleri üzerinden belirlenmeli; dava sırasında ölen kişinin mirasçıları ve menfaatleri etkilenen diğer kişiler gözden kaçırılmamalıdır. İcra satışı bağlantılı özel durumda alacaklının davaya dahil edilmesi gerekebileceği, 2026/168 sayılı kararda özellikle gösterilmiştir. [Kaynak 4]

Arsa üzerinde hiçbir payı bulunmayan üçüncü kişinin talebi otomatik olarak paydaşlar arasındaki muhdesat davasıyla aynı değerlendirilmez. Yapıyı meydana getirmenin hukuki sebebi, arazi sahibinin rızası, iyiniyet, sözleşme ve eda davası açma imkânı araştırılmalıdır. Başkasının arazisine yapı yapanın tazminat veya uygun koşullarda araziyi devralma istemi, TMK m.722–724 çerçevesinde ayrı şartlara bağlıdır. [Kaynak 1; Kaynak 6]

Muhdesatı kimin yaptığını hangi deliller gösterir?

İddia eden taraf, kural olarak dayandığı vakıaları ispatlar. Yapının varlığının belirlenmesi ile bu yapının davacının kendi hesabına meydana getirildiğinin ispatı ayrı aşamalardır. Bir kişinin inşaatta çalışmış olması, bütün finansmanı sağlaması veya yalnız aile adına işleri takip etmesi aynı hukuki anlamı taşımaz. [Kaynak 1, TMK m.6; Kaynak 2, HMK m.190]

Öncelikle yapım dönemini ortaya koyan ruhsat, belediye arşivi, eski hava ve uydu görüntüleri, fotoğraflar, abonelikler ve kadastro belgeleri toplanabilir. Ardından ödeme ve finansman araştırılır: banka hareketleri, yüklenici sözleşmeleri, faturalar, teslim belgeleri ve işçilik ödemeleri birlikte değerlendirilir. Parayı gönderen kişi ile ekonomik yükü nihai olarak üstlenen kişinin farklı olabileceği de dikkate alınır.

Tanıklardan yalnız “evi o yaptı” biçiminde sonuç bildirmeleri beklenmemelidir. Hangi dönemde hangi işi gördükleri, malzemeyi kimin aldığı, ödemeyi nereden bildikleri ve kendi gözlemleri açıklığa kavuşturulmalıdır. Komşunun yapım tarihini bilmesiyle yüklenicinin ödeme kaynağını bilmesi farklı delil değerleri taşır.

Savunma bakımından da somutluk gerekir. Yapının mirasbırakanın parasıyla yaptırıldığı, aile bütçesinden ödendiği, davacının yalnız vekil gibi hareket ettiği, giderin bağışlandığı veya önceki paylaşmada hesaba katıldığı ileri sürülüyorsa bunların belgeleri gösterilmelidir. Aynı bedelin hem önceki hesaplaşmada hem satış dağıtımında ikinci kez alınması önlenmelidir.

Keşif ve bilirkişi incelemesi nasıl hazırlanır?

Keşfin amacı yalnız mevcut yapının fotoğrafını çekmek değildir. İncelenecek muhdesatın parsel üzerindeki konumu, sınırları, ölçüsü, niteliği ve yaşı somutlaştırılmalıdır. Bir parseldeki bütün yapıların aynı kişi tarafından aynı tarihte yapıldığı varsayılmamalıdır. Eski temel üzerine yeni kat eklenmişse ilk yapı ile sonradan eklenen kısmın ayrılabilirliği araştırılır.

Mahkemeye sunulabilecek inceleme başlıkları şunlardır:

  • İddia edilen her yapının ve ağaç grubunun kroki üzerinde ayrı gösterilmesi.
  • Yapım veya dikim döneminin arşiv kayıtlarıyla karşılaştırılması.
  • Olağan bakım giderleri ile kalıcı yeni değerlerin ayrılması.
  • Arsa ve muhdesat değerlerinin aynı esas ve tarihle belirlenmesi.
  • Yıpranma, imar durumu ve fiilî kullanılabilirliğin değerlemeye etkisi.

Bilirkişi teknik bilgi sağlar; kimin haklı olduğuna veya hangi hukuki talebin kabul edileceğine karar vermez. Rapor tarafların itirazlarını cevaplamalı ve hesap başka bir uzman tarafından denetlenebilir olmalıdır. HMK m.281 uyarınca rapora itiraz süresi kural olarak tebliğden itibaren iki haftadır; kanundaki ek süre imkânının şartları ayrıca değerlendirilir. [Kaynak 2]

Satış bedeli nasıl paylaştırılır?

Muhdesatın aidiyeti ve değeri kabul edildiğinde veya mahkemece belirlendiğinde, ortaklığın giderilmesi satışında arsa ile muhdesatın toplam değer içindeki oranı hesaplanır. Fiilî satış bedeli, bu oranlar ve tapu payları esas alınarak dağıtılır. Yalnız yıllar önce ödenen inşaat faturalarının toplamını satış bedelinden çıkarmak doğru yöntem olmayabilir. [Kaynak 5]

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.11.2025 tarihli, E.2025/4979, K.2025/4848 sayılı kararında, oran kurulurken muhdesat ile taşınmazın toplam değerinin esas alınması gerektiği açıklanmıştır. Muhdesatı yaptıran kişinin yalnız arsa payının değeriyle karşılaştırma yapılması, oranı ve diğer ortaklara ödenecek tutarı bozabilir. [Kaynak 5]

Varsayımsal dağıtım örneği

Üç mirasçının eşit paylı olduğu bir taşınmazda arsanın 8 milyon TL, yalnız A mirasçısının meydana getirdiği muhdesatın 2 milyon TL değerinde olduğunu varsayalım. Toplam 10 milyon TL içinde muhdesatın oranı yüzde 20, arsanın oranı yüzde 80’dir. Dağıtıma esas net bedel 9 milyon TL ise muhdesat payı 1,8 milyon TL, arsa payı 7,2 milyon TL olur.

Tablo 2 — Varsayımsal dağıtım örneği
Hak sahibiMuhdesat nedeniyleArsa payı nedeniyleToplam
A1.800.000 TL2.400.000 TL4.200.000 TL
B0 TL2.400.000 TL2.400.000 TL
C0 TL2.400.000 TL2.400.000 TL

Bu yalnız yöntemi gösteren örnektir. Birden çok muhdesat sahibi, farklı tapu payları, rehin ve hacizler, satış giderleri veya muhdesat üzerindeki ayrı uyuşmazlıklar dağıtımı değiştirebilir. “Net bedel” varsayımı, bütün dosyalarda giderlerin aynı kalemden ve aynı sırayla düşüleceği iddiası değildir.

Görevli mahkeme, arabuluculuk ve bekletici mesele

Bağımsız muhdesatın aidiyetinin tespiti davası kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. Taşınmazla bağlantılı bu uyuşmazlıkta taşınmazın bulunduğu yer yetkisi dikkate alınır. Ortaklığın giderilmesi davasını gören sulh hukuk mahkemesinin göreviyle muhdesat davasının görevi karıştırılmamalıdır. [Kaynak 2, m.2, 12 ve 165]

Ortaklığın giderilmesi dosyasında muhdesat iddiası açıkça bildirilir. Uyuşmazlık ayrı dava gerektiriyorsa verilen süre içinde dava açılıp esas numarası sunulmalıdır. Bekletici mesele ve satışın yürütülmesi konusunda mahkemenin somut kararı izlenmelidir. Muhdesat davası açılması tek başına her icra veya satış işlemini durdurmaz. Gerekiyorsa hangi zarar riskinin hangi tedbirle önleneceği açıklanmalıdır. [Kaynak 2, m.165, 389 ve devamı]

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Buna karşılık muhdesatın aidiyetinin tespiti istemi, yalnız adı nedeniyle otomatik olarak ortaklığın giderilmesi davası sayılmaz. Tespit, sözleşmeye dayalı para istemi ve paylaşma talebinin birlikte veya ayrı ileri sürülmesine göre ilgili dava şartı değerlendirilmelidir. [Kaynak 7, m.18/B]

Süre, harç ve bedel talebindeki riskler

Muhdesat tespitinde her olay için geçerli tek bir genel dava süresi söylemek yanıltıcıdır. Güncel hukuki yarar, ortaklığın giderilmesi mahkemesinin verdiği süre ve satışın aşaması önemlidir. Kadastro öncesi sebebe dayanan iddia varsa Kadastro Kanunu m.12/3’teki on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmadığı ayrıca incelenir. Bu süre bütün muhdesat uyuşmazlıklarına düşünmeden uygulanamaz. [Kaynak 8]

Para talebinin zamanaşımı da tespit istemiyle aynı değildir. Sebepsiz zenginleşmeye dayanılıyorsa TBK m.82’deki öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde zenginleşmeden itibaren on yıl kuralı, zenginleşmenin gerçekleştiği anla birlikte değerlendirilir. İnşaatın bitiş tarihinin her olayda zenginleşmenin başlangıcı sayılması doğru olmayabilir; sözleşme veya özel eşya hukuku hükümlerine dayanan talepler ayrıca incelenir. [Kaynak 6; Kaynak 9]

Harç hesabında taşınmazın tamamının değeri ile çekişmeli muhdesatın değeri birbirine karıştırılmamalıdır. Davalıların paylarına isabet eden çekişmeli değer, talebin niteliği ve kabul beyanları birlikte değerlendirilir. Keşif, fen ve değerleme bilirkişileri, tebligatlar ve avukatlık giderleri ayrıca bütçelenmelidir. Sonucun kısmen kabul veya ret olması gider dağılımını etkileyebilir. [Kaynak 2, m.323–326]

Tespit istemine para alacağı da ekleniyorsa dava türü ve talep miktarı güncel usul hukukuna göre kurulmalıdır. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklik sonrasında yeni davalarda eski HMK m.107 şablonlarının kontrolsüz kullanılması uygun değildir; önceki davalar için geçiş hükmü bulunmaktadır. [Kaynak 2, m.109; Kaynak 10, m.19–20 ve geçici m.1/10]

Sonuç

Muhdesat uyuşmazlığında amaç, yapıyı ayrı bir tapulu mülk gibi göstermek değil, onu kimin meydana getirdiğini ve paylaşmada hangi ekonomik sonucun doğacağını doğru belirlemektir. Güncel hukuki yarar, doğru taraflar, yapım ve finansman delilleri ile denetlenebilir değerleme birlikte kurulmalıdır. Bir mirasçının borcu satışa yol açıyorsa [miras payına haciz rehberi]() de değerlendirilmelidir.

Konunun ilgili yönleri için ecrimisil ve kullanım hakkı ve miras ortaklığı ve tereke uyuşmazlıkları yazılarımıza ve miras hukuku ve miras davaları sayfamıza da bakabilirsiniz.

İlgili yazılar: Kamulaştırmada Yapı, Ağaç ve Muhdesat Bedeli.

Sıkça Sorulan Sorular

Babamın arsasına yaptığım evin tapusu bana mı aittir?

Yapıyı yaptırmış olmak tek başına ayrı mülkiyet sağlamaz. Arazi mülkiyeti ile muhdesattan doğan ekonomik talep ayrılmalıdır. Bkz. mülkiyetin sınırı.

Çatı ve boya giderleri muhdesat sayılır mı?

Her bakım veya onarım muhdesat değildir. Yeni kalıcı değer ile olağan gider ayrılarak uygun alacak yolu belirlenir. Bkz. muhdesatın kapsamı.

Sera muhdesat olabilir mi?

Kalıcılığı, zemine bağlantısı ve taşınabilirliği teknik olarak incelenmelidir. Yalnız “sera” adıyla sonuca gidilemez. Bkz. yapı ve tesis ayrımı.

Ortaklığın giderilmesi davası yoksa tespit istenebilir mi?

Başka somut bir güncel hukuki yarar bulunup bulunmadığı araştırılır. İcra satışı nedeniyle doğan risk buna örnek olabilir. Bkz. hukuki yarar.

Diğer mirasçıların kabulü tek başına yeterli midir?

Kabul, hukuki yarar ve taraf teşkili incelemesini ortadan kaldırmaz. Kabulün açık kapsamı ve kimin menfaatini etkilediği de önemlidir. Bkz. güncel hukuki yarar.

İnşaat faturaları mutlaka benim adıma mı olmalıdır?

Faturalar önemli olmakla birlikte bütün deliller birlikte değerlendirilir. Asıl mesele, değerin kimin hesabına ve hangi kaynakla meydana getirildiğidir. Bkz. ispat belgeleri.

Satış bedelinden önce bütün inşaat masrafımı alır mıyım?

Her olayda doğrudan fatura toplamı düşülmez. Muhdesat ile arsanın toplam değer içindeki oranı ve satış bedeli dikkate alınır. Bkz. dağıtım örneği.

Davayı sulh hukuk mahkemesinde mi açarım?

Bağımsız muhdesat tespit davası kural olarak asliye hukuk mahkemesindedir. Sulh hukukta yürüyen ortaklığın giderilmesi dosyasıyla bağlantısı ayrıca kurulur. Bkz. görev ve süreç.

Muhdesat davası ihaleyi kendiliğinden durdurur mu?

Hayır. Bekletici mesele veya koruma talebi hakkında verilen karar ayrıca izlenmelidir. Bkz. satışla ilişkinin kurulması.

Tespit kararıyla hemen para tahsil edilebilir mi?

Tespit ile ödeme hükmü aynı değildir. Kararın satışta uygulanması veya ayrı eda talebi gerekebilir. Bkz. tespit kararının sonucu.

Dava için kesin bir zamanaşımı süresi var mı?

Tespit, kadastroya ilişkin itiraz ve bedel alacağı farklı süre değerlendirmeleri gerektirir. Bkz. süre ve bedel talepleri.

Bilirkişi raporuna ne zaman itiraz edilir?

HMK m.281’deki kural tebliğden itibaren iki haftadır. İtiraz, teknik hatayı ve istenen incelemeyi somutlaştırmalıdır. Bkz. bilirkişi incelemesi.

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m.6, 684, 718 ve 722–729; 13.10.2026 tarihinde kontrol edilen konsolide metin.
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.2, 12, 106–109, 114, 165, 190, 266–281, 323–326, 389 ve devamı.
  3. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 02.02.2026, E.2025/6180, K.2026/480; güncel hukuki yarar ve talebin açıklığa kavuşturulması. Karar tam metni, yeniden yayımlayan: Consülto.
  4. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 12.01.2026, E.2025/2017, K.2026/168; payın icra yoluyla satışı, muhdesat ve takip alacaklısının davaya katılımı. Karar tam metni, yeniden yayımlayan: Hukuk Asistan.
  5. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 19.11.2025, E.2025/4979, K.2025/4848; muhdesat ve arsa değerleri arasındaki oranın hesaplanması. Karar tam metni, yeniden yayımlayan: Kanun Yolu.
  6. Kemal Erdoğan, “Başkasının Arazisinde Muhdesat Meydana Getiren Kişinin Muhdesat Bedeli Talebi”, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, c.27, sy.1, 2023, s.69–111. Yayın ve tam metin.
  7. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/B.
  8. 3402 sayılı Kadastro Kanunu, özellikle m.12/3 ve 19/2.
  9. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.77–82.
  10. 7589 sayılı Kanun, kabul edilen metin, HMK değişiklikleri ve geçiş hükümleri; güncel konsolide HMK ile birlikte değerlendirilmiştir.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları