Nafaka kararına karşı başvuru yolu; kararın bağımsız nafaka davasında mı, boşanma davasının içinde mi verildiğine, itiraz edilen yıllık tutara ve kararın niteliğine göre belirlenir. İstinaf ve temyizde genel başvuru süresi usulüne uygun tebliğden itibaren iki haftadır. Bununla birlikte her nafaka kararı iki aşamalı incelemeye açık değildir. 2026’daki değişiklikler nedeniyle yalnızca “temyiz sınırının altında” demek de her dosyada yeterli olmaz. [1, 2]
Bu rehber, 14 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki hükümler üzerinden başvuru hakkının nasıl değerlendirileceğini açıklar. Nafakanın hesaplanması, nafakaya karşı başvuru ve icranın durması birbirinden farklı sorulardır. Doğru inceleme, hüküm fıkrasındaki her nafaka kalemini ayrı belirlemekle başlar.
Nafaka kararında önce hangi ayrım yapılmalı?
Bağımsız nafaka ve artırım davaları
Bağımsız olarak açılan nafaka, artırım, azaltım veya kaldırma davasında uyuşmazlığın parasal değeri kanun yolu bakımından önem taşır. Başvuruda tartışılan aylık tutarın yıllık karşılığı hesaplanır. Artırım davasında eski nafakanın tamamıyla artırım farkını karıştırmak, başvuru hakkının yanlış değerlendirilmesine yol açabilir. Talep edenin kabul edilmeyen bölümü ile ödeme yükümlüsünün kaldırılmasını istediği bölüm aynı değildir. [1, 4, 5]
Boşanma hükmüne bağlı nafaka
Boşanma davasında tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası birlikte bulunabilir. Bu kalemlerin asıl boşanma hükmüyle ilişkisi ve kanun yoluna taşınan bölüm dikkate alınmalıdır. Bağımsız nafaka davası için kullanılan parasal kesinlik değerlendirmesi, boşanmanın ferisi niteliğindeki her talebe mekanik biçimde uygulanamaz. Birleştirilmiş dosyalarda ise bağımsız talep, aynı karar içinde yer alsa bile bu niteliğini koruyabilir. [4]
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 1 Haziran 2026 tarihli, E.2025/10820, K.2026/5696 sayılı kararında bağımsız önlem nafakasına yönelik başvuru miktardan reddedilirken boşanmaya bağlı diğer itirazlar incelenmiştir. Karar, aynı ilamdaki bütün nafakaların tek bir kalem gibi ele alınamayacağını gösterir. Karardaki 2020 yılı sınırı, 2026’da açılan yeni bir dava için kullanılamaz. [4]
Yargılama sürerken verilen ara karar
Boşanma sırasında TMK m.169 uyarınca verilen tedbir nafakası ara kararı ile HMK kapsamında kurulan ihtiyati tedbir kararı aynı değildir. Her ara karar için doğrudan istinaf dilekçesi vermek yerine, kararın hukuki niteliği ve özel kanun yolu düzenlemesi incelenmelidir. Ara kararı veren mahkemeden yeniden değerlendirme talebi ile nihai hükme karşı kanun yolu başvurusu birbirinin yerine geçmez. [1, 7]
İstinaf ve temyiz süresi nasıl hesaplanır?
İstinafta HMK m.345, temyizde HMK m.361 uyarınca genel süre iki haftadır. Gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği, tebligatın kime yapıldığı ve vekille takip edilen dosyadaki tebliğ kaydı birlikte kontrol edilir. Kararın UYAP’ta görünmesi veya duruşmada öğrenilmesi, her durumda tebliğle başlayan sürenin yerine geçirilemez. [1]
Hafta olarak belirlenen süre, son haftada tebliğ gününe karşılık gelen günün sonunda biter. Son gün resmî tatile denk gelirse süre tatili izleyen ilk iş günü sona erer. Elektronik tebligatta ise mesajın açıldığı gün ile kanunen tebliğ edilmiş sayıldığı gün farklı olabilir; 7201 sayılı Kanun m.7/a’daki beşinci gün kuralı dikkate alınır. [1, 8]
Nafaka ve soybağı davaları adli tatilde görülebilen işler arasındadır. Bu nedenle “adli tatilde bütün başvuru süreleri durur” varsayımıyla hareket edilmemelidir. Süre hesabı tebligat belgesinden yapılmalı; eksik harç ve gider için mahkemenin verdiği kesin süre de ayrıca takip edilmelidir. [1]
| İşlem | Genel süre veya esas | Kritik kontrol |
|---|---|---|
| Nafaka hükmüne istinaf | Usulüne uygun tebliğden itibaren iki hafta | Nihai karar ve başvuru hakkı |
| Temyize açık BAM kararına temyiz | Tebliğden itibaren iki hafta | HMK m.362 engelleri ve yeni üçüncü fıkra |
| Elektronik tebligat | Elektronik adrese ulaşmayı izleyen beşinci günün sonu | Okuma saatiyle karıştırılmaması |
| Harç ve gider tamamlama | HMK m.344 uyarınca bildirilen bir haftalık kesin süre | Başvurudan vazgeçmiş sayılma sonucu |
| Katılma yoluyla başvuru | Kanuni cevap süresi içinde değerlendirilir | Asıl başvurunun durumuna bağımlılık |
Tablodaki süreler genel usul çerçevesidir. İcra mahkemesi şikâyeti, tazyik hapsine itiraz veya yabancı kararın tanınması aynı başvuru olarak değerlendirilmez. [1, 8]
2026 parasal sınırları hangi davaya uygulanır?
HMK Ek m.1/2’nin 7550 sayılı Kanun ile değişen metnine göre istinaf ve temyizde parasal sınır için davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Dolayısıyla 2026’da karar verilmiş olması, daha önce açılmış bütün davalara 2026 sınırının uygulanacağı anlamına gelmez. Yıllık yeniden değerleme ve kanundaki yuvarlama kuralı birlikte değerlendirilir. [1, 4]
2026 yılında açılan ve genel parasal sınırlara tabi davalar için istinaf sınırı 50.000 TL, genel temyiz sınırı 682.000 TL’dir. Sınırın aşılması gerekir; sınıra eşit tutar yeterli değildir. 2025 yılı yeniden değerleme oranı yüzde 25,49’dur. Bu rakamlar tek başına başvuru sonucunu belirlemez; özellikle HMK m.362/3 ayrıca incelenmelidir. [1, 3, 9]
Aylık farkın yıllık karşılığı
Örnek olarak, bağımsız bir artırım davasında aylık 5.000 TL nafakanın 15.000 TL’ye çıkarılması istensin ve mahkeme 10.000 TL’ye hükmetsin. Davacı kalan 5.000 TL farkı, davalı da yalnız artırımın tamamını tartışıyorsa her biri bakımından uyuşmazlık konusu yıllık fark 60.000 TL olur. Davalı sadece 2.000 TL’lik kısmın indirilmesini istiyorsa tartıştığı yıllık değer 24.000 TL’dir. Bu örnek hukuki yöntemi gösterir; başka bir talep veya dava birleşmesi yok varsayımıyla kurulmuştur. [1, 5]
Birden çok çocuk veya nafaka türü varsa kalemler önce ayrı yazılmalıdır. Farklı hak sahiplerinin alacakları sırf aynı dilekçede bulunduğu için kendiliğinden toplanmamalıdır. Talep yığılması, taraf sıfatı ve başvuru kapsamı ayrıca değerlendirilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E.2025/8278, K.2025/9366 sayılı kararında yıllık reddedilen yoksulluk ve iştirak nafakası tutarları ayrı hesaplanmış, somut dosyada toplam da gösterilmiştir. Bu hesap bütün dosyalara uygulanacak otomatik toplama kuralı değildir. [5]
İstinafta hüküm değişirse temyiz yolu açılır mı?
Anayasa Mahkemesi kararının kapsamı
Anayasa Mahkemesi, 26 Şubat 2026 tarihli E.2026/49, K.2026/48 sayılı kararıyla HMK m.362/1-a’yı istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü yönünden iptal etmiştir. Karar 21 Mayıs 2026’da yayımlanmıştır. Gerekçede, ilk derece kararının istinafta değiştirilmesi sonucunda oluşan yeni hükmün denetlenmesi ihtiyacı üzerinde durulmuştur. İptal, bütün temyiz engellerinin kaldırılması anlamına gelmez. [3]
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren yeni düzenleme
7589 sayılı Kanun m.25 ile HMK m.362’ye üçüncü fıkra eklenmiştir. İstinafın kısmen veya tamamen kabulü üzerine yeniden esas hakkında karar verilmesinde, kabul veya ret bölümünün istinaf parasal sınırını aşması temel ölçüttür. Ancak genel temyiz sınırının altında kalan kararlarda, BAM hükmü ile ilk derece hükmü arasındaki fark istinaf sınırını aşmıyorsa temyiz mümkün değildir. Yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin değişiklik için de ayrıca sınırlama vardır. [1, 2]
Bu nedenle BAM kararının “esastan ret”, “kaldırıp yeniden esas hakkında hüküm” veya “dosyanın geri gönderilmesi” niteliği önce belirlenir. Geçici korumalar ve HMK m.353/1-a kararları gibi ayrı temyiz yasakları devam eder. AYM kararının yayımlandığı dönem ile yeni kanunun yürürlüğe girdiği dönem birbirine karıştırılmamalıdır. Tamamlanmış usul işlemleri ve geçmiş kararlar bakımından HMK m.448 çerçevesinde zaman yönünden uygulama ayrıca incelenir. [1–3]
| BAM kararının durumu | İnceleme yöntemi | Tek başına yeterli olmayan yaklaşım |
|---|---|---|
| İstinafın esastan reddi | Genel temyiz sınırı ve diğer engeller | “İstinafa gittim, mutlaka temyiz ederim” |
| Kabul ve yeniden esas hakkında hüküm | HMK m.362/3 ve fark hesabı | Sadece 682.000 TL’ye bakmak |
| Geri gönderme kararı | HMK m.353/1-a ve m.362/1-g | Kararı nihai esas hükmü saymak |
| Geçici hukuki koruma | Özel başvuru yolu ve m.362/1-f | Esas nafaka hükmüyle özdeşleştirmek |
Başvuru dilekçesinde hangi gerekçeler etkili olur?
İstinaf incelemesi, kamu düzenine aykırılıklar saklı kalmak üzere başvuru sebepleriyle sınırlıdır. “Karar hukuka aykırıdır” cümlesi yerine, hatalı değerlendirilen gelir belgesi, gözden kaçırılan çocuk gideri, yanlış başlangıç tarihi veya taleple hüküm arasındaki uyumsuzluk gösterilmelidir. Her itirazın ilgili hüküm bendiyle ve dosyadaki delille bağlantısı kurulmalıdır. [1]
Yeni iddia ve delillerin istinafta serbestçe sunulabileceği düşünülmemelidir. HMK m.357’deki sınırlamalar ve istisnalar uygulanır. İlk derece sırasında sunulmuş ancak incelenmemiş delille, sonradan oluşturulan yeni vakıa aynı değildir. Temyizde ise esas olarak hukuka uygunluk denetlenir; Yargıtay yeni bir nafaka bütçesi hazırlayan ilk derece mahkemesi gibi çalışmaz. [1]
Kısmi kesinleşme neden önemlidir?
Boşanma hükmünün, tedbir nafakasının ve iştirak nafakasının kanun yolu durumu farklılaşabilir. Hangi kısmın başvuru dışında kaldığı ve önceki bozmanın kapsamı belirlenmeden yeni hüküm kurulması istenmemelidir. Hukuk Genel Kurulunun 1 Mart 2023 tarihli E.2021/771, K.2023/135 sayılı kararında, önceki incelemede kesinleşen tedbir nafakası miktarının bozmaya uyulduktan sonra yeniden değiştirilmesi kabul edilmemiştir. [6]
Bu karar, koşulları sonradan değişen nafakanın hiçbir zaman uyarlanamayacağı anlamına gelmez. Aynı yargılama içindeki kesinleşmiş bölümün yeniden açılması ile yeni vakıalara dayalı artırım veya azaltım talebi farklıdır. Başvuru kapsamını açık yazmak, hem istenmeyen kesinleşmeyi hem de kesinleşmiş bölüme yöneltilen sonuçsuz itirazı önler. [6, 7]
Başvuru nafaka ödemesini durdurur mu?
İstinaf veya temyiz dilekçesi verilmesi, nafaka borcunun kendiliğinden ortadan kalkmasını sağlamaz. HMK m.350 ve m.367 ile hükmün kesinleşmeden icra edilebilirliği birlikte değerlendirilir. Bağımsız nafaka ilamı ile boşanmaya bağlı nafakanın hangi tarihte doğduğu aynı soru değildir. Ödeme kesilmeden önce ilamın niteliği, kesinleşen bölümler ve icra dosyası birlikte incelenmelidir. [1, 7]
Sonuç
Nafaka kararına karşı etkili başvuru, tebligat tarihinin belirlenmesiyle başlayıp dava türü, yıllık uyuşmazlık değeri ve itiraz edilen hüküm bölümlerinin ayrılmasıyla devam eder. 2026’daki AYM kararı ve HMK m.362/3 değişikliği, özellikle BAM’ın hükmü değiştirdiği dosyalarda ayrı değerlendirme gerektirir. Başvuru dilekçesi hazırlanırken süre, kabul edilebilirlik ve esas itirazları birlikte ele alınmalıdır.
İlgili yazılar: Çocuk Nafakasının Güvence Altına Alınması: Teminat, Malvarlığının Korunması ve Geçici Önlemler; Nafaka Borcundan Kaçmak İçin Mal Devri: Tasarrufun İptali, Muvazaa ve Tahsil Yolları; Soybağının Reddi ve Babalık Davalarında Nafaka: Geçici Ödeme, Kesinleşme ve Geçmiş Ödemeler; Nafaka Kararı Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi? Tedbir Nafakası, Boşanma ve İstinaf Ayrımı.
Sıkça Sorulan Sorular
Nafaka kararına kaç gün içinde istinaf edilir?
Genel süre gün olarak değil iki hafta olarak belirlenmiştir ve usulüne uygun tebliğle başlar. Hafta ve resmî tatil hesabı HMK’ya göre yapılır. [1]
Her nafaka kararı Yargıtaya gider mi?
Hayır. Dava türü, parasal değer, BAM kararının niteliği ve özel temyiz engelleri birlikte değerlendirilir. [1, 2]
2026’da verilen kararda mutlaka 2026 sınırı mı uygulanır?
Hayır. Güncel HMK Ek m.1/2 uyarınca parasal sınır bakımından davanın açıldığı tarih esas alınır. [1, 4]
Aylık nafaka mı yıllık nafaka mı dikkate alınır?
Bağımsız nafaka uyuşmazlığında başvuruya konu aylık bölümün yıllık karşılığı önemlidir. Artırım farkı ayrıca belirlenir. [4, 5]
İstinaf nafakayı azaltırsa düşük tutarlı karar temyiz edilebilir mi?
HMK m.362/3 koşulları oluşmuşsa mümkün olabilir. Genel sınır yanında yeni hükmün tutarı ve ilk kararla farkı incelenir. [1, 2]
Sadece nafakaya itiraz edilirse boşanma kesinleşebilir mi?
Başvuru dışında kalan ve ayrılabilir hüküm bölümleri bakımından kısmi kesinleşme gündeme gelebilir. Bütün tarafların başvuruları birlikte incelenmelidir. [1, 6]
İstinafta yeni belge sunulabilir mi?
Sınırsız bir hak yoktur. HMK m.357’deki istisnalar ve belgenin ilk derecede neden değerlendirilemediği önem taşır. [1]
Kararda kesin yazıyorsa hiçbir inceleme yapılamaz mı?
Kanun yolu hakkını kanun belirler. Yanlış kanun yolu açıklaması değerlendirilirken kararın gerçek niteliği ve süreler gözetilmelidir. [1]
Temyiz dilekçesi verilince nafaka ödenmez mi?
Başvuru tek başına ödemeyi durdurmaz. Hükmün icra edilebilirliği ve nafakanın başlangıç koşulları ayrıca değerlendirilir. [1]
Eski kararlardaki karar düzeltme süresi bugün de geçerli mi?
Eski HUMK rejimindeki süreler güncel BAM ve temyiz sistemine aynen taşınmaz. Geçiş hükümleri kapsamındaki dosyalar ayrıca incelenir. [1, 6]
Kaynakça
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.92–93, 103, 341–362, 367, 369, 371, 448 ve Ek m.1. Güncel resmî metin.
- 7589 sayılı Kanun, m.25–26; Resmî Gazete, 31.07.2026.
- Anayasa Mahkemesi, 26.02.2026, E.2026/49, K.2026/48; RG 21.05.2026, 33260; özellikle §6–7 ve sonuç.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.06.2026, E.2025/10820, K.2026/5696.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.11.2025, E.2025/8278, K.2025/9366. Yıllık tutar yöntemine ilişkin; 2026 değişikliğinden önceki karar.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.03.2023, E.2021/771, K.2023/135.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.169, 175–176, 182, 330–331.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m.7/a ve m.11.
- Gelir İdaresi Başkanlığı, Yeniden Değerleme Oranları; 2025 yılı yüzde 25,49, VUK Genel Tebliği No.585. Erişim: 14.10.2026.