İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Şirketler Hukuku

Limited Şirkette Ayrılma Akçesi: Ortaklık Payı Nasıl Hesaplanır ve Tahsil Edilir?

Hesap makinesi, mali belgeler, iki evrak tepsisi ve şirket binası maketi; ayrılma akçesi değerlemesini temsil eden temsili sahne.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 13 dakika okuma

Özet

Limited şirketten ayrılan ortağın alacağı, kural olarak esas sermaye payının gerçek değerine göre hesaplanır; başlangıçta yatırılan sermayeyle sınırlı değildir. Ancak hesaplanan tutarın tamamı her durumda hemen ödenmez. Ayrılmanın hukuken gerçekleşmesi, şirketin ödeme için kullanılabilir özkaynağı ve Türk Ticaret Kanunu’ndaki diğer muacceliyet şartları ayrıca değerlendirilir. Doğru hesap; şirket değerini, ortağın kişisel borç ve alacaklarını, ödeme zamanını ve faiz başlangıcını birbirine karıştırmadan kurulur.

Ayrılma akçesi hangi hakkın karşılığıdır?

TTK m.641, şirketten ayrılan ortağa payının gerçek değerine uygun ayrılma akçesini isteme hakkı verir. Bu, şirketin her varlığından pay oranında bir parçanın ortağa teslim edilmesi anlamına gelmez. Fabrikanın veya banka hesabının belirli yüzdesi üzerinde doğrudan mülkiyet kazanılmaz; şirket tüzel kişiliğine karşı bir para alacağı söz konusudur. Diğer ortakların, sırf ortak oldukları için bu borcu kişisel malvarlıklarından ödemeleri gerekmez.

Önce ayrılmanın dayanağı belirlenmelidir: şirket sözleşmesindeki çıkma hakkı, haklı sebeple mahkeme kararı, çıkarma veya fesih yerine uygulanan başka bir çözüm. Şirketten ayrılmak istediğini açıklamak, her durumda ortaklığı sona erdirmez. Buna karşılık payın başka bir ortağa veya üçüncü kişiye satılmasında kural olarak alıcıdan istenen bir devir bedeli vardır. Ayrılma akçesi ile pay satış bedelinin borçlusu ve hukuki sebebi farklıdır.

TTK m.641/2, şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı bakımından farklı hesap düzenlemelerine izin verir. Bu yetki, kanundan doğan bütün çıkma ve çıkarma hâllerinde gerçek değeri kaldıran genel bir serbestlik değildir. “Ayrılan ortak yalnız nominal sermayesini alır” hükmü, ayrılmanın dayanağı incelenmeden uygulanamaz. Sözleşmesel çıkışta da düzenlemenin emredici hükümlere, dürüstlük ölçüsüne ve TBK m.27’deki geçerlilik sınırlarına uygunluğu değerlendirilir.

Gerçek değer nasıl bulunur?

Nominal sermaye, bilanço özkaynağı ve gerçek değer farklıdır

Nominal değer, payın sermaye içindeki itibari tutarıdır. Bir milyon lira sermayeli şirkette tamamen ödenmiş 200.000 liralık pay, özel bir farklılık yoksa yüzde yirmilik katılımı gösterir. Şirket yıllar içinde büyümüşse ayrılma akçesinin 200.000 lirayla sınırlı kalacağı söylenemez. Zarar etmişse bu tutarın mutlaka geri alınacağı da garanti değildir.

Bilançodaki özkaynak başlangıç verisidir. Vergi veya muhasebe kayıtlarında taşınmazın eski maliyeti, tahsil edilemeyen alacağın tam tutarı ya da ekonomik ömrü bitmiş makinenin kayıtlı bedeli bulunabilir. Gerçek değer incelemesi, bu kayıtların ekonomik karşılığını araştırır. Taşınmazın rayiç farkı kadar stok değer düşüklüğü, dava riski, vergi borcu ve çalışanlara ilişkin yükümlülükler de hesaba katılmalıdır.

Şirket değeri belirlenirken şirketin borçları düşülür; ardından ilgili payın ekonomik hakları değerlendirilir. Pay oranı önemlidir, fakat kâr veya tasfiye payı imtiyazı, ödenmemiş sermaye ve geçerli ek ödeme yükümlülükleri varsa yalnız ortaklık yüzdesiyle çarpma yeterli olmayabilir. Bilirkişi, kullandığı değerin borçlar düşülmeden önceki işletme değeri mi, ortaklara ait özkaynak değeri mi olduğunu açıkça yazmalıdır.

İşletmenin devamı, şerefiye ve azınlık indirimi

Faaliyetine devam eden şirketi, ertesi gün bütün malları zorunlu satışla elden çıkarılacakmış gibi değerlendirmek sonucu değiştirebilir. Gelir yaratma kapasitesi, müşteri ilişkileri ve sözleşmeler; varlıkların tek tek satış değerinden farklı bir ekonomik bütün oluşturabilir. Tasfiye değeri ancak seçilen varsayımın şirketin gerçek durumu ve hukuki işlemle uyumu açıklanarak kullanılmalıdır.

Özdamar’ın gerçek değer incelemesi, bilanço ile yaşayan işletme değeri arasındaki görüşleri birlikte ele alır; gizli yedeklerin, kârlılığın ve paya bağlı özelliklerin önemini gösterir. Değerleme tarihi bakımından da sözleşmesel ayrılma ile mahkeme aracılığıyla ayrılmanın farklı sorunlar yarattığını açıklar. Bu doktrinsel tartışma, tek bir muhasebe formülünün bütün şirketlere uygulanamayacağını gösterir; her görüş bağlayıcı bir hesap kuralı değildir.

Şerefiye için ayrıca tutar ekleniyorsa neyin fiyatlandığı gösterilmelidir. Gelecek kazançları zaten içeren gelir yaklaşımına, aynı müşteri çevresinin değeri ikinci kez eklenemez. Benzer şekilde yüzde yirmilik payın azınlık payı olması, kanunda öngörülmüş sabit bir indirim oranı yaratmaz. Bir rapor azınlık veya likidite indirimi kullanıyorsa bunun dayanağı, hangi pay hakkını etkilediği ve gerçek değer ölçütüyle uyumu tartışılmalıdır. Pazarlıkla pay satışı için kullanılan iskonto, zorunlu ayrılma hesabına gerekçesiz aktarılamaz.

Hangi tarihteki şirket değeri esas alınır?

Değerleme tarihi, ayrılmanın gerçekleştiği tarih ve borcun ödenebilir hâle geldiği tarih ayrı sorulardır. Sözleşmedeki çıkma hakkının kullanılmasıyla ayrılmanın sonuç doğurması ile mahkemenin kurucu nitelikteki çıkma kararı aynı süreç değildir. Daha önce gerçekleşmiş bir ayrılmanın bedeli sonradan isteniyorsa, sırf yeni dava açıldı diye güncel şirket değerinden pay talep edileceği kabul edilemez.

Mahkeme aracılığıyla ayrılmada karar tarihine yakın veriler önem taşır. Dava açıldığı günün bilançosuyla yıllar sonra hüküm kurulması, değer değişikliklerini dışarıda bırakabilir. Raporda hem esas alınan tarih hem o tarihten sonra gerçekleşen önemli varlık satışları, sermaye işlemleri ve borçlanmalar açıklanmalıdır. Güncelleme talebi, yalnız “değer yükseldi” ifadesiyle değil somut değişiklikle desteklenmelidir.

İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 21.11.2024 tarihli, E.2024/1103, K.2024/1651 sayılı kararında; haklı sebeple çıkma talebi ve şirketin karşı çıkarma talebi birlikte incelenmiştir. Daire, şirket varlıkları ile ticari kayıtları inceleyen raporlara dayalı, karar tarihine yakın değer hesabını uygun bulmuştur. Şirketin somut belgeyle desteklemediği değerleme itirazları sonucu değiştirmemiştir. Yeniden yayımlanan tam metinden görülen pratik sonuç, rapora itirazın tarih, varlık ve yöntem düzeyinde somutlaştırılması gerektiğidir. Bu karar, bütün ayrılma türleri için aynı değerleme gününü zorunlu kılan genel bir kural değildir.

Hesaplanan ayrılma akçesi ne zaman ödenir?

TTK m.642’deki ödeme şartları

TTK m.642/1; şirketin kullanılabilir özkaynak üzerinde tasarruf etmesi, ayrılan kişinin paylarının devredilebilir olması veya sermayenin ilgili hükümlere göre azaltılması üzerinden ödeme imkânını düzenler. Bunlar birlikte gerçekleşmesi gereken üç aşama gibi okunmamalıdır. Ayrılma gerçekleşmiş olsa da alacağın hangi kaynakla ve ne ölçüde muaccel olduğu ayrıca saptanır.

“Şirketin kasasında para yok” savunması ile “ödeme için hukuken kullanılabilir özkaynak yok” savunması farklıdır. Bankadaki yüksek bakiye krediyle sağlanmış olabilir. Tersine şirketin değerli taşınmazı bulunmasına rağmen günlük ödeme nakdi yetersiz olabilir. Birinci durumda sermayenin ve alacaklıların korunması, ikinci durumda nakit yönetimi sorunu öne çıkar. Yalnız banka ekstresi bu iki incelemenin yerine geçmez.

TTK m.642/3, ödenmeyen kısmı şirkete karşı diğer bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak olarak düzenler; kullanılabilir özkaynak tutarının yıllık raporda tespitiyle muacceliyeti ilişkilendirir. Bu nedenle hak kazanılan toplam tutar, hemen istenebilecek bölüm ve henüz muaccel olmayan bakiye ayrı gösterilmelidir. Şirketin “ödeyemem” demesi incelemeyi bitirmez; mali durumun ve kanuni şartların belgeleri gerekir.

İşlem denetçisi hakkındaki eski hüküm uygulanamaz

TTK m.642/2, 6335 sayılı Kanun’un 43. maddesiyle kaldırılmıştır. Eski kanun metnindeki, kullanılabilir özkaynağı işlem denetçisinin belirleyeceğine ilişkin düzenleme bugün yürürlükteymiş gibi işlem yapılamaz. Bununla birlikte fıkranın kaldırılması, özkaynak ve alacaklıların korunması denetimini ortadan kaldırmaz.

Müdürlerin hazırladığı finansal tablolar, varsa bağımsız denetim raporu ve uyuşmazlıkta alınan bilirkişi raporu farklı işlevler taşır. Mahkeme bilirkişisi şirketin bağımsız denetçisi yerine geçmez; hukuki muacceliyet kararını da bilirkişi vermez. Esra Cenkci, kaldırılan fıkra sonrasında tespiti yapacak kişi ve yöntem bakımından doğan boşluğu inceler; sermaye azaltımı sürecindeki rapor ve alacaklı korumasının önemine dikkat çeker. Bu açıklama, her limited şirkete zorunlu olarak yeni bir “işlem denetçisi” atanacağı anlamına gelmez.

Şirketin ayrılan ortağın paylarını kendisinin edinmesi düşünülüyorsa TTK m.612 ayrıca kontrol edilir. Genel sınır yüzde on; sözleşmesel veya mahkeme kararıyla çıkma ve çıkarma nedeniyle iktisapta yüzde yirmidir. Yüzde onu aşan bölüm iki yıl içinde elden çıkarılmalı veya sermaye azaltımıyla itfa edilmelidir. Gerekli serbest özkaynak ve yedek akçe koşulları da vardır. Anonim şirketlerin TTK m.379 düzenlemesi limited şirkete doğrudan aktarılmamalıdır.

Açıklamalı örnek: Pay değeri ile toplam tahsilatın ayrılması

Aşağıdaki bütün rakamlar varsayımsaldır. Şirketin sermayesi 1.000.000 TL, ayrılan ortağın tamamen ödenmiş payı yüzde yirmidir. Payda imtiyaz yoktur. Şirket faaliyetine devam etmektedir; seçilen değerleme yönteminin aşağıdaki tutarları desteklediği varsayılmıştır.

Hesap kalemiTutarNeden dikkate alınıyor?
Banka ve kasa2.400.000 TLŞirkete ait doğrulanmış mevcut para
Müşteri alacakları2.400.000 TL2.700.000 TL brüt alacaktan 300.000 TL tahsil riski çıkarılmıştır
Stoklar1.100.000 TLSayım ve satış imkânıyla desteklenen değer
Taşınmaz6.000.000 TLEski maliyet yerine belgeli güncel değer
Makine ve ekipman2.000.000 TLKullanım durumu ve ekonomik ömür dikkate alınmıştır
Ayrı belirlenen işletme değeri unsuru800.000 TLDiğer kalemlerde bulunmayan, gerekçeli müşteri ilişkisi/şerefiye katkısı; aynı kazanç ikinci kez eklenmemiştir
Ayrılan ortaktan alacak300.000 TLKişisel çekiş nedeniyle şirketin tahsil hakkı vardır
Toplam değerlenmiş varlık15.000.000 TLVarlıkların toplamı
Üçüncü kişilere borçlar−5.200.000 TLBanka, tedarikçi ve vergi borçları
Diğer yükümlülük karşılıkları−600.000 TLBelgelendirilmiş çalışan ve dava yükümlülükleri
Ayrılan ortağa ödünç borcu−700.000 TLOrtağın şirkete verdiği gerçek ödünç şirketin borcudur
Pay hesabına esas net değer8.500.000 TL15.000.000 − 6.500.000

Ortağın brüt ayrılma akçesi 8.500.000 × yüzde yirmi = 1.700.000 TL olur. Nominal pay tutarı olan 200.000 TL ile fark, şirketin ekonomik değerinden kaynaklanır. Dağıtılmamış kârlar veya geçmiş yatırım harcamaları bu varlıkların içinde temsil ediliyorsa bir kez daha eklenmez.

Şirketin ortaktan 300.000 TL alacağı tabloda varlığa dâhildir. Bu alacağın ve karşı alacağın muaccel olduğu, takasın usulünce ileri sürüldüğü varsayılırsa ortağın net ayrılma akçesi 1.400.000 TL olur. Şirket alacağı önce değerleme dışında bırakılıp sonra ortağın akçesinden de düşülürse hesap bozulur. Aynı çekiş hem “şirket zararı” hem ayrıca “ortak borcu” olarak iki kez azaltım yaratmamalıdır.

Ortağın şirkete verdiği 700.000 TL ödünç ise ayrı alacaktır. Şirket değeri hesaplanırken borç olarak düşülmesi doğrudur; ortağa daha sonra ödünç iadesi yapılması aynı paranın iki kez ödenmesi değildir. Ödünç borcu düşülmeseydi payın gerçek değeri olduğundan yüksek çıkardı. Ödünç alacağının ispatı, vadesi ve varsa teminatı kendi hukuki ilişkisine göre incelenir. TTK m.615 de kaldırılmış olduğundan, sırf parayı ortak verdi diye eski özkaynak ikamesi hükmü uygulanamaz.

Şimdi TTK m.642 incelemesi sonucunda akçenin yalnız 900.000 TL’lik bölümünün muaccel olduğu; 700.000 TL ödüncün de vadesinin geldiği varsayılsın. Takas şartları mevcutsa bugün akçe için 900.000 − 300.000 = 600.000 TL, ödünç için 700.000 TL, toplam 1.300.000 TL nakit ödenir. Akçenin 800.000 TL’si henüz muaccel olmayan bakiye kalır.

Toplam kontrolü şöyledir: 1.300.000 TL ilk ödeme + 800.000 TL sonraki akçe = 2.100.000 TL. Aynı sonuç 1.700.000 TL brüt akçe − 300.000 TL ortak borcu + 700.000 TL ödünç iadesiyle bulunur. Başlangıçtaki 2.400.000 TL kasadan ilk ödeme sonrası 1.100.000 TL kalması, kalan akçenin kendiliğinden muaccel olduğunu göstermez. Örnekte faiz, vergi etkileri ve yargılama giderleri hesaba katılmamıştır.

Hesap raporu için hangi belgeler hazırlanmalıdır?

İnceleme dosyasında şirket sözleşmesinin bütün değişiklikleri, pay defteri, ticaret sicili kayıtları, sermaye ödeme belgeleri ve ayrılmaya ilişkin bildirim veya karar bulunmalıdır. Finansal tarafta dönem bilançoları, güncel mizan, banka kayıtları, stok sayımı, sabit kıymet listesi, taşınmaz kayıtları, müşteri ve ortak hesapları birlikte okunur. Krediler, kefaletler, devam eden davalar ve vergi riskleri atlanmamalıdır.

Ortak, ortaklık sıfatı devam ederken TTK m.614 kapsamında bilgi ve inceleme hakkını kullanabilir. Bu hak sınırsız veri kopyalama yetkisi değildir. Gerekli belgeler belirli dönem ve işlemle istenmeli; erişim engellenirse kanuni başvuru yolu izlenmelidir. Yargılamada HMK’nın belge ibrazı ve bilirkişi hükümleri kullanılır. Başkasının banka hesabına veya şirket sistemine yetkisiz erişim, haklı bir alacak iddiasıyla meşrulaşmaz.

Bilirkişi raporu dört soruya cevap vermelidir: Değerleme günü nedir? Hangi yöntem neden seçilmiştir? Borçlar ve kişisel hesaplar nerede dikkate alınmıştır? TTK m.642 bakımından hangi mali veriler bulunmuştur? Rapor itirazında eksik kalem, dayanak belge ve beklenen düzeltme belirtilmelidir. Hukuki nitelendirme mahkemeye aittir; “bilirkişi muaccel dedi” açıklaması tek başına yeterli değildir.

Dava, faiz ve icra bakımından hangi ayrımlar önemlidir?

Doğru talep ve arabuluculuk

Ayrılma akçesinin borçlusu kural olarak şirkettir. Ayrı bir taahhüt veya sorumluluk sebebi bulunmadan bütün ortakların davalı gösterilmesi gider riskini artırabilir. Uyuşmazlık TTK’dan doğduğu için asliye ticaret mahkemesinin görev alanındadır. Şirket merkezi, ortaklık ilişkisine dayalı yetki hükümleri ve varsa geçerli tahkim düzenlemesi incelenmelidir; ayrı ödünç veya sorumluluk talebinin aynı değerlendirmeye otomatik girdiği varsayılmamalıdır.

Para alacağının tahsili için açılacak ticari dava TTK m.5/A kapsamındaki arabuluculuk şartına tabidir. Salt çıkma veya fesih isteminin hukuki niteliği farklıdır; bu isteme akçe talebinin eklenmesi ve taleplerin birlikte yürütülmesi dilekçe özelinde değerlendirilmelidir. Arabuluculuk başvurusu ortaklık statüsünü kendiliğinden sona erdirmez. Anlaşmada bedel kadar ödeme kaynağı, taksit, teminat, takas ve bakiye borç da açık olmalıdır.

2026 usul değişikliği de gözden kaçırılmamalıdır. 7589 sayılı Kanun HMK m.107’yi kaldırmış; m.109/4 ile kısmi davada talebin tahkikat sonuna kadar aynı davada bir kez artırılmasını ve artırılan bölüm yönünden de zamanaşımının dava tarihinde kesilmesini düzenlemiştir. Önceden açılmış m.107 davaları için geçiş hükmü vardır. Eski bir “belirsiz alacak davası” şablonu yeni davaya aynen taşınmamalı; talep, harç ve artırım usulü güncel hükme göre kurulmalıdır.

Faiz başlangıcı ve zamanaşımı

Muacceliyet, temerrüt ve değerleme tarihi aynı şey değildir. TBK m.117 uyarınca ihtar ve ihtarsız temerrüt şartları değerlendirilir. Henüz muaccel olmayan bakiye için dava tarihinden otomatik temerrüt faizi istenmesi doğru bir varsayım değildir. Faiz türü ve başlangıcı talepte açıklanmalı; kanuni faiz ile ticari temerrüt faizi birbirinden ayrılmalıdır.

Yukarıda anılan İstanbul BAM kararında, tutarın kararla belirlenmesi ve değer kaybı gerekçeleriyle karar tarihinden faiz uygun bulunmuştur. Bu somut yaklaşım, kesinleşme ve muacceliyet tartışmalarını bütün davalar için bitirmez. Ayrılmanın dayanağı, ödeme şartları ve hükmün içeriği incelenmeden “faiz daima dava günü” veya “daima kesinleşme günü başlar” denilemez.

7589 sayılı Kanun, 3095 sayılı Kanun’un kanuni faiz hesabını da değiştirmiştir. Bu nedenle bütün dönemlere tek bir sabit oran uygulanmaz; borcun dönemi, sözleşme, kanuni faiz düzenlemesi ve ticari temerrüt talebinin koşulları birlikte kontrol edilir.

Zamanaşımında TBK m.147/4’teki ortaklık ilişkisinden doğan alacaklara ilişkin beş yıllık süre önemlidir. Ayrılma akçesine genel on yıllık sürenin uygulanmasını savunan görüş de bulunduğundan süre tartışması göz ardı edilmemelidir. Cenkci beş yıllık yaklaşımı benimser. Başlangıçta TBK m.149 ve akçenin kısmen muaccel olabilmesi dikkate alınır; “ortaklıktan ayrıldıktan sonra her durumda on yıl var” düşüncesiyle beklenmemelidir. Dava şartı arabuluculukta başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur.

Karar almak ile tahsil etmek aynı aşama değildir

Yalnız şirket değerini belirleyen bir rapor, kendiliğinden icra edilebilir ödeme emri değildir. Tahsil için hükmün veya ilam niteliğindeki belgenin borçlu, tutar ve ödeme yükümlülüğü yönünden elverişli olması gerekir. Kurucu çıkma veya çıkarma kararına bağlı akçede kesinleşmenin etkisi ayrıca değerlendirilir; genel para ilamı kuralları düşünülerek statü kararına bağlılık atlanmamalıdır.

Şirketin tahsil edilebilir malvarlığının bulunması da ayrıca önemlidir. Hüküm, diğer ortakların kişisel hesaplarının doğrudan haczine yetki vermez. Mal kaçırma şüphesinde geçici koruma şartları somutlaştırılmalı; şirketin bütün faaliyetlerini durduracak genel bir tedbirin otomatik verileceği varsayılmamalıdır. Nispi harç, bilirkişi giderleri ve karşı vekâlet ücreti riski de talebin tutarı ve kabul edilen bölümle birlikte değerlendirilmelidir.

Hukuki değerlendirme için iletilen bilgi ve belgeler, hukuki değerlendirme ve üstlenilen hizmet amacıyla, meslek sırrı ve kişisel verilerin korunması kuralları dikkate alınarak ele alınır. Güvenli belge gönderim kanalı bürodan öğrenilmelidir. İlk iletişim kurulması, işin kabul edildiği anlamına gelmez.

Bu konuyla bağlantılı olarak limited şirketten çıkma davası ile limited şirketin haklı sebeple feshi yazıları da incelenebilir.

Sonuç

Ayrılma akçesinde doğru sonuç, yalnız şirketin yüksek bir değerinin bulunmasına bağlı değildir. Önce ayrılmanın dayanağı ve değerleme tarihi belirlenir; sonra şirketin gerçek değeri, ortağın kişisel hesapları ve ödeme şartları ayrı ayrı incelenir. Kullanılabilir özkaynak, nominal sermaye ve banka bakiyesi aynı kavram değildir. Hesap, toplam tahsilatı doğrulamalı; dava ve anlaşma ise muaccel bölüm, faiz, teminat ve bakiye alacağın durumunu açık bırakmamalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ayrılınca yatırdığım sermayeyi aynen geri alabilir miyim?

Kural olarak hesap gerçek pay değerine göre yapılır. Bu tutar nominal sermayeden yüksek veya düşük olabilir. Şirket sözleşmesindeki geçerli farklı düzenleme, ayrılmanın dayanağı ve ödenmemiş sermaye borcu ayrıca değerlendirilir.

Şirketin taşınmazı varsa bedel hemen ödenir mi?

Taşınmaz şirket değerini artırabilir; fakat muacceliyet ve kullanılabilir özkaynak incelemesinin yerine geçmez. TTK m.642’deki koşullar ve uygulanacak ödeme yöntemi ayrıca belirlenir.

Şirkete verdiğim borç ayrılma akçesine dâhil midir?

Gerçek bir ödünç alacağı, pay karşılığı akçeden ayrı değerlendirilir. Şirket değerinde borç olarak yer alması ve ayrıca sahibine geri ödenmesi gerekir. Aynı para sermaye ve ödünç olarak iki farklı nitelikte talep edilemez; belgeler belirleyicidir.

Ayrılma akçesini işlem denetçisi mi hesaplar?

TTK m.642/2’deki işlem denetçisi hükmü kaldırılmıştır. Güncel süreçte şirketin finansal raporlama ve denetim yükümlülükleriyle mahkemenin bilirkişi incelemesi birbirinden ayrılır. Eski hükme dayanılarak zorunlu atama sonucu çıkarılamaz.

Şirketten aldığım her ödeme akçeden düşülür mü?

Hayır. Ücret, masraf iadesi, kâr payı, ödünç iadesi ve kişisel çekiş farklıdır. Ödemenin hukuki sebebi belirlenmeli; takas şartları ve aynı kalemin şirket değerinde daha önce nasıl işlendiği kontrol edilmelidir.

Mahkemeden ayrılma kararı almam tahsilatı garanti eder mi?

Hayır. Ödeme hükmünün kapsamı, kesinleşme ve muacceliyet şartları, şirketin malvarlığı ve icra imkânları ayrıca değerlendirilir. Geçerli teminat ve açık bir ödeme düzeni bu nedenle önem taşır.

Kaynakça

1. Türkiye Cumhuriyeti. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m.4–5/A, 612, 614, 638–642. Aydın Ticaret İl Müdürlüğü yayımı.

2. Türkiye Büyük Millet Meclisi. 6335 sayılı Kanun, 26.06.2012, m.43.

3. Türkiye Büyük Millet Meclisi. 7589 sayılı Kanun, 16.07.2026, m.10, 19–20 ve geçiş hükümleri.

4. Türkiye Cumhuriyeti. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.27, 117, 139–149. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yayımı.

5. Türkiye Cumhuriyeti. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.14, 199, 219–222, 266 ve devamı. Adalet Bakanlığı yayımı; 2026 usul değişiklikleri için 7589 sayılı Kanun.

6. Türkiye Cumhuriyeti. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18 ve 18/A. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı yayımı.

7. Türkiye Cumhuriyeti. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, m.1–2; m.1 için 7589 sayılı Kanun m.10.

8. Cenkci, Esra. Çıkan ya da Çıkarılan Limited Ortağına Ayrılma Akçesinin Ödenmesi (TTK m.642), Ankara Barosu Dergisi, 2018/4, s.1–50. DOI: 10.30915/abd.476166.

9. Özdamar, Emine. Ayrılma Akçesinin Hesaplanması Bakımından Gerçek Değer Kavramı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 27/3, 2023, s.141–168. DOI: 10.34246/ahbvuhfd.1288271.

10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi. 21.11.2024, E.2024/1103, K.2024/1651. Ara Karar’da yeniden yayımlanan tam karar metni.

11. Kişisel Verileri Koruma Kurumu. Kişisel Veriler: İşleme Şartları.

12. Türkiye Barolar Birliği. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m.36–37.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları