İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Nafaka Davaları

Tedbir Nafakası: Boşanma Öncesinde ve Dava Sırasında Geçim Nasıl Korunur?

Ev mutfağında günlük alışveriş ve gider belgeleriyle bütçesini değerlendiren yetişkin
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 9 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Boşanma açmadan ve dava sırasında tedbir nafakası; TMK 169, 196, 197 ve 6284 ayrımı. Şartlar, kusur, başlangıç tarihi ve tahsil yolu.

Tedbir nafakası, evlilik sürerken geçim desteğine ihtiyaç duyan eşin ve çocuğun korunmasını sağlayan geçici veya koruyucu bir parasal önlemdir. Boşanma davasında TMK m.169, dava açılmadan ayrı yaşama durumunda m.197, birlikte yaşam devam ederken aile giderlerine katkıda m.196 farklı koşullar öngörür. Bu nedenle “boşanma davası açmadan nafaka alınamaz” düşüncesi doğru değildir. [1]

Doğru başvuru, yalnız istenen tutarın yazılmasından ibaret değildir. Eşler birlikte mi yaşıyor, boşanma davası var mı, ayrı yaşamanın nedeni nedir, çocuğun bakımını kim üstleniyor ve daha önce nafaka kararı verilmiş mi? Bu sorular hem hukuki dayanağı hem başlangıç tarihini hem de tahsil yolunu etkiler.

Hangi durumda hangi hüküm uygulanır?

Kanun, aile içindeki geçim sorununun tek biçimde ortaya çıkmadığını kabul eder. Birlikte yaşandığı hâlde giderlere katılmama, haklı nedenle ayrı yaşama ve boşanma davası sırasında geçim ihtiyacı farklı başvuru düzenlerine sahiptir. Şiddet riski bulunan dosyalarda 6284 sayılı Kanun ayrıca değerlendirilir. [1, 2]

DurumHukuki dayanakTemel özellik
Birlikte yaşarken giderlere katılmamaTMK m.196Eşin istemiyle parasal katkı belirlenir
Ayrı yaşama ve geçim desteği ihtiyacıTMK m.197Haklı ayrı yaşama veya kanundaki diğer koşullar araştırılır
Açılmış boşanma veya ayrılık davasıTMK m.169Hâkim gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır
Şiddet nedeniyle korunma ihtiyacı6284 sayılı Kanun m.5/4Önceden nafaka bulunup bulunmadığı ve özel koşullar incelenir

Bu yolların isimlerinin günlük kullanımda aynı olması, şartlarının aynı olduğu anlamına gelmez. Özellikle TMK m.197'deki ayrı yaşamada haklılık incelemesi ile boşanma dosyasında m.169 uyarınca geçici destek verilmesi birbirine karıştırılmamalıdır.

Boşanma davası sırasında tedbir nafakası

TMK m.169, boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkime eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri alma görevi verir. Eşin veya çocuğun geçim ihtiyacı son kararın verilmesine kadar bekletilmez. Bu önlemler, boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin nihai hükümle aynı nitelikte değildir. [1]

Talep yazılmamışsa nafaka verilebilir mi?

Hâkimin kendiliğinden önlem alabilmesi, başvuranın ihtiyaçlarını açıklamasını gereksiz kılmaz. Kira tutarı, gelir yokluğu veya yetersizliği, çocuk giderleri ve mevcut ödemeler açıkça bildirilmelidir. Somut bir geçim tablosu, geçici kararın dosyanın gerçeklerine göre kurulmasını kolaylaştırır.

Davada eş ve çocuk için ayrı ayrı tutar belirtilmesi yararlıdır. “Aile için toplam ödeme” biçimindeki açıklama, paranın kimin ihtiyacı için istendiğini belirsiz bırakabilir. Her çocuk için yaş, okul ve sağlık ihtiyacının farklı olduğu da unutulmamalıdır.

Boşanmada kusurlu olan eş nafaka alabilir mi?

Tedbir nafakası, boşanma kusurunun peşinen cezalandırıldığı bir kurum değildir. TMK m.175'te yoksulluk nafakası için aranan daha ağır kusurlu olmama koşulu, m.169'a aynen taşınmaz. Ancak bu, dosyadaki bütün yaşam ve destek olgularının önemsiz olduğu anlamına gelmez. İhtiyaç, mevcut gelir, fiilen sağlanan destek ve istisnai yaşam koşulları ayrıca değerlendirilir. [1, 3]

Başka biriyle evlilik benzeri yaşam gibi olgulara ilişkin içtihat değerlendirmeleri de yalnız “kusur hiç önemli değildir” cümlesiyle geçiştirilemez. Hukuk Genel Kurulunun aşağıda ele alınan kararında, genel boşanma kusuru ile bu tür özel olguların aynı kabul edilmediği görülür. Sosyal medya yazışması, birlikte yaşamın veya geçim desteğinin her durumda kesin ispatı sayılamaz. [3]

Boşanma davası açmadan nafaka istenebilir mi?

Evet. Evliliğin sona erdirilmesi talep edilmeden de evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler istenebilir. Bunun için başvurunun m.196 veya m.197'deki olaya uygun gerekçeyle kurulması gerekir. “Henüz boşanmak istemiyorum” demek, geçim desteği talebinden vazgeçildiği anlamına gelmez. [1]

Eşler aynı evde yaşıyorsa

TMK m.196'ya göre eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirleyebilir. Ev işlerini yürütmek, çocuklara bakmak ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışmak da katkı hesabında dikkate alınır. Aynı evde yaşamak, bir eşin bütün giderleri tek başına üstlenmesini zorunlu kılmaz. [1]

Bu hüküm, geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için katkı istenmesine imkân verir. Ancak bu özel düzenleme, bütün tedbir nafakası türlerinde dava açılmadan önceki bir yılın otomatik olarak tahsil edileceği biçiminde genelleştirilemez. İstenen dönemin hangi hükme dayandığı belirtilmelidir.

Eşler ayrı yaşıyorsa

TMK m.197; ortak hayatın kişilik, ekonomik güvenlik veya aile huzuru bakımından ciddi tehlike yaratması hâlinde ayrı yaşama hakkını düzenler. Haklı ayrı yaşama durumunda parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma gibi önlemler istenebilir. Diğer eşin haklı sebep olmadan birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir nedenle olanaksızlaşması durumları da kanunda yer alır. [1]

Bu nedenle evden ayrılan kişinin kim olduğu tek başına yeterli değildir. Ayrılığın nedenleri; varsa koruma kararları, sağlık belgeleri, tanık anlatımları ve olayların kronolojisiyle ortaya konmalıdır. Çocuğa ilişkin koruyucu önlemler ayrıca değerlendirilir. Eşler arasındaki tartışma, çocuğun geçim ihtiyacını görünmez hâle getirmemelidir.

Tutar belirlenirken hangi gelir ve giderler incelenir?

Geçici nafaka için sabit bir maaş yüzdesi bulunmaz. Gelirler, barınma koşulları, malvarlığından elde edilen kazanç, sağlık giderleri ve bakım yükümlülükleri birlikte incelenir. İşsizliğin varlığı önemlidir; fakat yalnız işsiz olunduğunun bildirilmesi bütün ödeme gücünün ortadan kalktığını göstermeyebilir. [1, 3]

Her iki eşin çalışması da talebin otomatik reddini gerektirmez. Gelirlerin miktarı ve düzenliliği, konut giderleri, çocuğun fiilî bakım yükü ve yaşam koşulları karşılaştırılır. Ekonomik güçlerin birbirine yakın olması farklı bir değerlendirmeye yol açabilir. Mahkemenin sonucu dosyanın somut verilerine dayanmalıdır. Çocuğun bakımını fiilen üstlenen ebeveynin durumu ve nafakaya etkisi için Velayet Değişince Nafaka Ne Olur? yazısına da bakılabilir.

İspatlanacak konuBaşvuruda sunulabilecek bilgiMahkemeden istenebilecek araştırma
Düzenli gelirBordro, emeklilik bilgisi, mevcut dekontSGK, işveren ve ilgili kurum kayıtları
Konut ihtiyacıKira sözleşmesi, ödeme belgeleriKonut ve yerleşim koşulları
Çocuğun gideriOkul, servis, sağlık belgeleriOkul ve sağlık kurumlarından bilgi
Diğer gelir kaynaklarıBilinen taşınmaz veya ticari faaliyetTapu, vergi, banka ve şirket kayıtları
Ayrı yaşama gerekçesiOlay sırası, hukuka uygun belgelerİlgili dosyalar, tanık ve kurum bilgileri

Başka birinin banka hesabına veya özel iletişimine izinsiz erişmek delil toplamanın doğru yolu değildir. İlgili kaydın hangi kurumda bulunduğu ve neyi açıklayacağı belirtilerek mahkemeden getirtilmesi istenebilir. Çok sayıda ilgisiz evrak yerine ihtiyaçla bağlantılı, tarihleri anlaşılır bir dosya hazırlanmalıdır.

Başlangıç ve sona erme tarihi nasıl belirlenir?

Boşanma davasındaki tedbir nafakası kural olarak dava tarihinden itibaren, yargılama devam ederken geçimi korumaya yöneliktir. Ancak ihtiyacın daha sonra doğması, mevcut ödemenin değişmesi veya ara kararın özel içeriği başlangıç hesabını etkileyebilir. Ara karar geç verilmiş olsa bile hesabın yalnız karar gününden başlatılacağı varsayılmamalıdır. [1, 3]

TMK m.169 kapsamındaki önlem, boşanma veya ayrılık davasına bağlıdır ve kural olarak kararın kesinleşmesine kadar devam eder. Davanın reddedilmesi hâlinde de ilk karar tarihi ile kesinleşme arasındaki dönem ayrılmalıdır. Kesinleşmeden sonra destek ihtiyacı sürüyorsa başka bir hukuki dayanak bulunup bulunmadığı değerlendirilir; eski ara karar süresiz bir nafaka hükmüne dönüşmez.

TMK m.197 kapsamında bağımsız olarak verilen koruyucu karar ise açılmamış bir boşanma davasının kesinleşme tarihine bağlanamaz. TMK m.200 uyarınca koşulların değişmesi veya önlemin sebebinin ortadan kalkması, değiştirme ya da kaldırma talebine konu olur. Bu iki rejim arasındaki fark, ödeme takvimi hazırlanırken özellikle önemlidir. [1]

Yargıtay kararlarında kusur ve tahsil ayrımı

Hukuk Genel Kurulunun 2018 tarihli kararı

HGK'nin 25.10.2018 tarihli, E.2017/2-1891, K.2018/1577 sayılı kararında, tedbir nafakasının eşin boşanmada kusurlu bulunmasıyla aynı değerlendirmeye tabi tutulamayacağı vurgulanmıştır. Kararda gelir ve ihtiyaç dengesi incelenir; yükümlünün gelirinin bulunmadığı iddiasının tek başına nafakayı tamamen kaldırma gerekçesi yapılması kabul edilmez. Bununla birlikte karar, her işsiz kişiye ödeme gücü araştırılmadan aynı tutarın yüklenmesini söylemez. [3]

Kararın somut olayında çevrim içi ilişkiye ilişkin kusur değerlendirmesi, fiilen başka biriyle ortak yaşam kurulduğu kabulüyle eşitlenmemiştir. Kararı kullanırken bu olay farkı korunmalıdır. Aksi hâlde geçici korumanın amacıyla somut ihtiyaç araştırması arasındaki denge kaybolur.

Ara kararın icra yoluna etkisi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 13.03.2019 tarihli, E.2018/6085, K.2019/4240 sayılı kararı, tedbir nafakasına ilişkin ara kararın ilam niteliğinde olmadığını ve genel haciz yoluyla takibe konu edilebileceğini belirtir. Bu ayrım, “nafaka kararı var, her durumda ilamlı icra yapılır” yaklaşımını önler. Nihai hüküm veya başka bir takip dayanağı varsa onun niteliği ayrıca incelenir. [4] İlgili usul adımları Nafaka Kararı Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi? yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Kararın sonunda yer alan tarihî kanun yolu süresi bugünkü bütün başvurular için kullanılamaz. Takip türü, tebligat ve güncel usul hükümleri esas alınmalıdır. Ara kararın ilamlı icraya elverişli olmaması, nafakanın hiç tahsil edilemeyeceği anlamına gelmez.

6284 sayılı Kanun kapsamında nafaka nasıl değerlendirilir?

Şiddet uygulayan kişi ailenin geçimini sağlayan veya buna katkıda bulunan kişiyse, Türk Medeni Kanunu uyarınca daha önce nafakaya hükmedilmemiş olması koşuluyla, hâkim 6284 sayılı Kanun m.5/4 uyarınca talep olmasa da tedbir nafakasına karar verebilir. Şiddet mağdurunun yaşam düzeyi dikkate alınır. Koruyucu önlem ile geçim desteği aynı dosyada birlikte önem taşıyabilir. [2]

Kanunun 18. maddesi, nafaka kararının bir örneğinin ilgili icra müdürlüğüne kendiliğinden gönderilmesini ve belirli koşullarda maaş ya da ücretten tahsili düzenler. Bu özel uygulama, bütün nafaka kararlarının tahsil şeklinin aynı olduğu anlamına gelmez. Mevcut nafaka kararı başvuruda açıklanmalı; aynı ihtiyaç ve dönem için çakışan tahsil hesabı oluşturulmamalıdır. [2]

6284 kapsamındaki itiraz usulü ile boşanma dosyasındaki m.169 ara kararının denetimi birbirinden ayrıdır. Kanunda 6284 kararları için düzenlenen iki haftalık itiraz süresi, diğer bütün tedbir nafakası kararlarına aynı adla uygulanmamalıdır. Kararın hangi kanuna göre verildiği ilk kontroldür. [2]

Kararın değiştirilmesi ve görevli mahkeme

Gelir, sağlık veya barınma koşulları değiştiğinde buna ilişkin belgeler sunularak uygun talepte bulunulabilir. Devam eden boşanma dosyasında ara kararın yeniden değerlendirilmesi istenir. Evlilik birliğinin korunmasına ilişkin bağımsız önlemlerde TMK m.200–201 dikkate alınır. İtiraz etmek veya değiştirme talep etmek, mevcut ödemeyi kendiliğinden durdurmaz. [1]

Aile mahkemesi görevlidir. TMK m.201'e göre evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemlerde eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; iki ayrı başvuru ve önlemin değiştirilmesi için maddede ayrıca düzenlemeler bulunur. Boşanma dosyası içindeki talep ise o yargılama kapsamında ele alınır. Görev, yetki ve başvuru biçimi seçilen hukuki dayanağa göre kurulmalıdır. [1, 5]

Sonuç

Tedbir nafakasında en önemli adım, geçim ihtiyacını doğru hukuki dayanağa bağlamaktır. Birlikte yaşama, ayrı yaşama, boşanma yargılaması ve şiddetten korunma durumları aynı başvuru değildir. Gelir ve giderlerin belgelenmesi, başlangıç döneminin açıklanması ve kararın niteliğine uygun tahsil yolu seçilmesi, korumanın fiilen sonuç vermesini sağlar.

İlgili yazılar: Geçici Velayet: Talep, Önlemler ve Kararın Değişmesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası açmadan nafaka alabilir miyim?

Koşulları varsa TMK m.196 veya 197 kapsamında katkı ve koruyucu önlem isteyebilirsiniz. Başvurunun gerekçesi birlikte veya ayrı yaşama durumuna göre belirlenir. [1]

Aynı evde yaşayan eşler arasında nafaka olur mu?

TMK m.196, aile giderlerine yapılacak parasal katkının hâkim tarafından belirlenmesine imkân verir. Aynı konutta yaşamak bu yolu kapatmaz. [1]

Çalışan eş tedbir nafakası isteyebilir mi?

Çalışmak tek başına engel değildir. Gelir, gider ve tarafların ekonomik güçleri birlikte değerlendirilir. [3]

Boşanmada ağır kusur tedbir nafakasını engeller mi?

Yoksulluk nafakasındaki kusur koşulu tedbir nafakasına aynen uygulanmaz. Ancak ihtiyaç ve fiilî yaşam koşulları ayrıca incelenir. [1, 3]

Hâkim talep olmadan nafaka verebilir mi?

Boşanma dosyasında TMK m.169 kapsamında gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alabilir. Bağımsız m.196–197 taleplerinin başvuru düzeni farklıdır. [1]

Tedbir nafakası her zaman geriye dönük bir yıl istenir mi?

Hayır. Geçmiş bir yıla ilişkin katkı düzenlemesi TMK m.196'da yer alır. Bütün nafaka taleplerine otomatik olarak uygulanmaz. [1]

Boşanma davası reddedilirse nafaka hemen biter mi?

TMK m.169 tedbirinde kural olarak kesinleşme dikkate alınır. Ret kararı tarihiyle kesinleşme tarihi aynı olmayabilir; kararın içeriği incelenmelidir. [1, 3]

Ara kararla verilen nafaka tahsil edilebilir mi?

Evet. Ancak ara kararın niteliği nedeniyle genel haciz yoluyla takip ayrımı önemlidir; her durumda ilamlı takip yapılamaz. [4]

Nafakaya itiraz edersem ödeme durur mu?

İtiraz veya değişiklik talebi kendiliğinden ödeme borcunu durdurmaz. Geçerli karar ve varsa yeni mahkeme kararı esas alınır. [1]

Koruma kararı varsa ayrıca nafaka değerlendirilir mi?

6284 sayılı Kanun m.5/4'ün koşulları varsa değerlendirilir. Önceden verilen nafaka kararı ve aynı döneme ilişkin ödemeler mutlaka açıklanmalıdır. [2]

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.169, 175, 185–201.
  2. 6284 sayılı Kanun, özellikle m.5/4, 9 ve 18.
  3. Yargıtay HGK, 25.10.2018, E.2017/2-1891, K.2018/1577. Tam karar metninin Kazancı üzerindeki ikincil yayımı.
  4. Yargıtay 12. HD, 13.03.2019, E.2018/6085, K.2019/4240. Tam karar metninin Avarsis üzerindeki ikincil yayımı.
  5. 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu, m.2 ve 4.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları