İnsan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunan yabancıya, yaşadıklarının etkisinden uzaklaşması ve yetkililerle iş birliği yapıp yapmayacağına karar verebilmesi için otuz günlük ikamet izni verilir. Bu koruma için fail hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet aranmaz. Mağdurun tanımlanması, ikamet izni, destek hizmetleri ve ceza soruşturması farklı amaçlara sahip süreçlerdir.[1, m.48–49; 2]
Pasaportuna el konulan, tehdit altında çalıştırılan veya sömürü ilişkisi nedeniyle özgürce hareket edemeyen kişi, yalnız “izinsiz çalışan yabancı” olarak değerlendirilmemelidir. Bununla birlikte her ücret uyuşmazlığı veya düzensiz göç olayı kendiliğinden insan ticareti değildir. Olayın sömürü amacı, kullanılan baskı veya aldatma yöntemleri ve kişinin korunmasız durumundan yararlanılıp yararlanılmadığı uzman değerlendirmesiyle ortaya konulmalıdır.
İnsan ticareti ile göçmen kaçakçılığı aynı şey midir?
İnsan ticaretinin merkezinde kişinin sömürülmesi bulunur. Zorla çalıştırma, hizmet ettirme, cinsel sömürü ve organların alınması gibi amaçlarla kişinin elde edilmesi, taşınması veya barındırılması; tehdit, cebir, aldatma veya çaresizliğinden yararlanma gibi yöntemlerle birlikte değerlendirilebilir. Sınır aşılması zorunlu değildir. Avrupa Konseyi Sözleşmesi, ülke içinde gerçekleşen insan ticaretini de kapsar.[3, m.2 ve 4]
Göçmen kaçakçılığında düzensiz giriş veya çıkışın sağlanmasıyla bağlantılı bir yapı söz konusudur. İnsan ticaretinde ise kişi ülkeye yasal yollardan girmiş olsa bile sonradan sömürüye maruz kalabilir. Başlangıçta bir işe veya yolculuğa rıza göstermesi, daha sonra baskıyla sürdürülen sömürüye de rıza gösterdiği anlamına gelmez.
Bir işyerinde ücret ödenmemesi, tek başına bütün suç unsurlarının oluştuğunu göstermez. Ancak ücretin verilmemesine pasaportun tutulması, işten ayrılmanın engellenmesi, aileye yöneltilen tehdit veya sürekli borçlandırma eşlik ediyorsa olayın insan ticareti yönünden değerlendirilmesini gerektiren güçlü işaretler ortaya çıkabilir. Bu örnek, belirli bir kişi veya büro dosyasına ilişkin değildir; değerlendirilecek olguların nasıl bir araya gelebileceğini gösterir.
Mağdur tanımlaması nasıl başlar?
Bildirim kolluk, Cumhuriyet savcılığı veya İl Göç İdaresi üzerinden yapılabilir. Acil tehlikede 112 Acil Çağrı Merkezi, insan ticareti şüphesine ilişkin bilgi ve bildirim için YİMER 157 kullanılabilir. Göç İdaresinin güncel duyuruları bu kanalları ve il müdürlüklerine başvuruyu göstermektedir.[4]
Tanımlama sürecinde kişinin öyküsü, sömürü göstergeleri, güvenliği ve sağlık durumu değerlendirilir. Görüşmenin anlaşılır bir dilde, uygun tercümanla ve failin etkisinden uzak ortamda yürütülmesi gerekir. Kişinin bütün ayrıntıları ilk görüşmede anlatamaması, özellikle travma veya tehdit devam ediyorsa, tek başına mağduriyetin bulunmadığını göstermez.
İnsan Ticaretiyle Mücadele ve Mağdurların Korunması Hakkında Yönetmelik, mağdur olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunanların tanımlama sırasında sınır dışı işlemine konu edilmemesini düzenler. Avrupa Konseyi Sözleşmesi m.10 da makul mağduriyet nedenleri bulunduğunda tanımlama tamamlanmadan kişinin ülkeden uzaklaştırılmamasını ve gerekli yardımın sağlanmasını öngörür. Bu nedenle mevcut sınır dışı dosyasına mağduriyet bilgisi ayrıca ve gecikmeden sunulmalıdır.[2–3]
Ceza davasının bitmesi beklenir mi?
Hayır. Koruma düzeni, mağdur olduğuna ilişkin kuvvetli şüpheyi de kapsar. Ceza mahkemesinin failin sorumluluğunu belirlemesiyle idarenin kişinin güvenliğini ve koruma ihtiyacını değerlendirmesi aynı inceleme değildir. Savcılığa yapılan şikâyetin kaydı yararlı olabilir; fakat mahkûmiyet kararının bulunmaması başlangıç korumasını kendiliğinden dışlamaz.
Otuz günlük izin ve sonraki uzatmalar nasıl işler?
YUKK m.48’deki ilk izin otuz günlüktür. Amaç, kişiye iyileşme ve düşünme olanağı tanımaktır. Bu süre, Türkiye’yi terk için verilen süreyle veya bir dava açma süresiyle karıştırılmamalıdır. Uygulama Yönetmeliği m.45, iznin valilik tarafından harçsız verilmesini düzenler.[1, 5]
| Aşama | Süre veya ölçüt | Kendiliğinden doğmayan sonuç |
|---|---|---|
| İlk ikamet izni | Otuz gün | Süresiz kalış hakkı verilmez |
| Uzatma | Güvenlik, sağlık veya özel durum nedeniyle en fazla altışar aylık dönemler | Her başvuruda altı ay verilmesi zorunlu değildir |
| Toplam süre | Üç yılı aşamaz | Üç yıl sonunda vatandaşlık kazanılmaz |
| Diğer statüye geçiş | İlgili izin veya koruma türünün kendi koşulları | Otomatik başka ikamet izni oluşmaz |
Uzatma başvurusunda yalnız önceki kartın örneği yeterli olmayabilir. Devam eden tehdit, tedavi ihtiyacı, psikolojik destek, güvenli barınma durumu ve diğer özel koşullar somutlaştırılmalıdır. Bir ceza soruşturmasının sürmesi dosyada önemli olabilir; ancak uzatma incelemesi yalnız soruşturmanın varlığına indirgenmemelidir.
Diğer ikamet izinlerinde aranan geçerli pasaport, vize, geçim koşulu, adres kaydı ve sağlık sigortası gibi şartlar bu izin bakımından aynı biçimde aranmaz. Uygulama Yönetmeliği, sınır dışı kararı veya giriş yasağı bulunmaması şartının da aranmayacağını açıklar. Bu istisna, kişiye ilişkin bütün eski idari kayıtların kendiliğinden silindiği anlamına gelmez. Mevcut kararların hukuki durumu ve güncel kayıtlara işlenmesi ayrıca takip edilir.[5, m.45/4]
Mağdur destek programı hangi yardımları içerir?
Destek, yalnız yatacak yer sağlamaktan ibaret değildir. Güvenli barınma, sağlık hizmetlerine erişim, psikososyal yardım, tercümanlık, hukuki bilgilendirme ve durumuna göre eğitim ile iş gücü piyasasına erişim desteği gündeme gelir. Dışişleri Bakanlığının açıklamaları da desteğin düşünme süresinde ve sonrasında kişinin güvenliği, sağlığı ve özel durumu gözetilerek yürütüldüğünü belirtir.[3, 6]
Yardımın içeriği kişinin ihtiyacına göre planlanmalıdır. Güvenli adresin gizliliği, çocukların bakımı, kişinin kendi dilinde bilgi alması ve sağlık kayıtlarının uygun biçimde kullanılması, korumanın fiilen işlemesi için gereklidir. Bir hizmetin sunulması, diğer başvuru ve dava haklarından vazgeçilmesi şartına bağlanmamalıdır.
Yardım için tanıklık yapmayı kabul etmek gerekir mi?
Avrupa Konseyi Sözleşmesi m.12/6, mağdura yardımın tanıklık yapma isteğine bağlanmamasını öngörür. Otuz günlük düşünme süresinin amacı da kişinin failin etkisinden uzaklaşarak karar verebilmesidir. Bu nedenle henüz iş birliği konusunda karar veremeyen kişinin yardımdan otomatik olarak çıkarılacağı söylenemez.[3]
Bu kural, verilen her ikamet izninin koşulsuz ve süresiz olduğu anlamına gelmez. İzin süresi, destek programının gereklilikleri ve yükümlülükler ilgili mevzuata göre değerlendirilir. Sözleşme m.13’teki düşünme süresi güvencesinin kamu düzeni ve statünün kötüye kullanılmasıyla ilgili özel sınırları da bulunmaktadır; bunlar somut gerekçe olmadan genel ret nedeni hâline getirilemez.
İnsan ticareti mağduru sınır dışı edilebilir mi?
YUKK m.55/1-ç, mağdur destek sürecinden yararlanan insan ticareti mağdurları hakkında sınır dışı kararı alınmamasını düzenler. Tanımlama aşamasındaki koruma ile destek sürecindeki bu kanuni güvence birbirini tamamlar. Ayrıca kişinin geri gönderildiği yerde işkence, kötü muamele veya yeniden sömürü riski varsa YUKK m.4 ve m.55 kapsamındaki diğer güvenceler de incelenmelidir.[1–3]
Mağduriyet iddiasının bulunduğu her dosyada önceden alınmış kararın ortadan kalktığı varsayılmamalıdır. Kararın geri alınması, yürütülmemesi veya iptali için yapılması gereken işlemler belirlenmelidir. Tanımlama başvurusu yapılmış olması, ayrı bir sınır dışı kararının yedi günlük dava süresinin izlenmesini gereksiz kılmaz.
| Mevcut sorun | Başvuru dosyasının odağı |
|---|---|
| Tanımlama yapılmadan gönderme riski | Kuvvetli şüpheyi gösteren olgular ve uzman değerlendirmesi talebi |
| Destek sürecinde sınır dışı kararı | Destek kaydı, m.55 güvencesi ve kararın tebliğ tarihi |
| İkamet izninin iptali veya uzatılmaması | Gerekçe, sağlık ve güvenlik belgeleri, irade üzerindeki baskı |
| Geri gönderme merkezinde tutulma | Gözetimin ayrı hukuki dayanağı ve sulh ceza hâkimliği denetimi |
İkamet izninin ret veya iptali gibi işlemlerde genel idari dava kuralları; sınır dışı kararında özel yedi günlük yol; idari gözetimde ise ayrı sulh ceza incelemesi söz konusudur. Hangi işlemin dava edildiği belirlenmeden tek bir süre veya tek bir dilekçe üzerinden ilerlemek hak kaybına yol açabilir.[1, 7]
Faille yeniden iletişim kurulursa izin mutlaka iptal edilir mi?
YUKK m.49, kişinin kendi girişimiyle suçun failleriyle yeniden bağ kurması hâlinde iznin iptalini düzenler. Uygulama Yönetmeliği m.46; bu davranışı, yükümlülüklere uyulmamasını ve kişinin mağdur olmadığının anlaşılmasını ayrı nedenler olarak ele alır.[1, 5]
Ancak faille yeniden bağ kurma veya yükümlülüklere uymama, zorlama, korkutma, şiddet ya da tehdit nedeniyle kişinin iradesi dışında gerçekleşmişse Yönetmelik iptal edilmeme güvencesi öngörür. Bu istisna, mağdur olmadığının anlaşılması nedenine değil, belirtilen iki davranışa ilişkindir. Dolayısıyla bir telefon görüşmesi veya aynı yerde görülme, baskı koşulları araştırılmadan gönüllü bağ kurma olarak yorumlanmamalıdır.
Tehdit mesajları, güvenli biçimde elde edilmiş iletişim kayıtları, kolluk başvuruları ve uzman değerlendirmeleri bu ayrımı açıklamaya yardımcı olabilir. Kişinin tehlikeye girerek yeni belge toplaması beklenmemelidir. Mevcut kayıtların korunması ve güvenliğinin sağlanması birlikte ele alınmalıdır.
Çocuk mağdur ve gönüllü dönüş bakımından özel kurallar nelerdir?
Çocuklarda koruma, temsil ve yaş değerlendirmesi özel önem taşır. Avrupa Konseyi Sözleşmesi m.10, yaşı belirsiz olan ve çocuk olabileceği düşünülen mağdurun yaş doğrulaması sırasında çocuk kabul edilerek özel koruma görmesini öngörür. Refakatsiz çocuk için yasal temsil, güvenli yerleştirme ve aile araştırması birlikte yürütülmelidir.[3]
Gönüllü dönüş, kişinin anladığı dilde bilgi almasına ve serbest iradesine dayanmalıdır. Dönülecek yerde yeniden mağduriyet, failin erişimi, sağlık ihtiyacı ve güvenli kabul koşulları araştırılmalıdır. İmzalanmış bir form, rızanın nasıl alındığına ilişkin soruları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Çocuklarda yüksek yarar ve temsil ayrıca değerlendirilir.
Sonuç
İnsan ticareti mağdurunun korunması, ceza davasının sonucunu bekleyen ikincil bir işlem değildir. Tanımlama, otuz günlük izin, gerektiğinde uzatma, destek hizmetleri ve sınır dışı etmeme güvenceleri zamanında işletilmelidir. Dosyada mağduriyet olguları ile her hukuki talebin bağlantısı kurulmalı; özellikle mevcut sınır dışı veya gözetim kararları için ayrı başvuru yolları izlenmelidir.
İlgili yazılar: Refakatsiz yabancı çocuklar; Aile içi şiddete uğrayan yabancılar; Göç davalarında adli yardım, tercüman ve temsil; Sağlık ve hamilelik nedeniyle sınır dışı edilememe; Sınır dışı kararında tebligat ve yedi günlük süre; Uluslararası koruma başvurusunda hak ve yükümlülükler.
Sıkça Sorulan Sorular
Koruma için failin mahkûm olması gerekir mi?
Hayır. Mağdur olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunan kişiler de koruma düzeninin kapsamındadır. Ceza sorumluluğunun belirlenmesi ayrı süreçtir.
İlk izin ne kadar sürer?
Otuz gün sürer. Bu süre iyileşme ve düşünme amacı taşır; dava açma veya Türkiye’yi terk süresi değildir.
İzin toplam kaç yıla kadar uzatılabilir?
Güvenlik, sağlık veya özel durum nedeniyle en fazla altışar aylık dönemlerle, toplam üç yılı aşmayacak şekilde uzatılabilir. Uzatma otomatik değildir.
Pasaport veya sağlık sigortası yoksa başvuru yapılamaz mı?
Bu izin türünde diğer ikamet izinlerindeki şartlar aynı biçimde aranmaz. Uygulama Yönetmeliği m.45/4, pasaport ve sağlık sigortası dahil özel istisnaları düzenler.
Tanıklık yapmayı kabul etmeyen mağdur yardım alamaz mı?
Yardımın tanıklık yapma isteğine bağlanmaması gerekir. İzin ve destek sürecindeki diğer koşullar ise kendi hukuki dayanaklarına göre ayrıca değerlendirilir.
Failin tehdidiyle iletişim kurulması izin iptaline yol açar mı?
Gönüllü bağ kurma ile tehdit altında davranma ayrılmalıdır. İradenin dışında gerçekleşen yeniden bağ kurma veya yükümlülük ihlalinde Yönetmelik m.46/2’deki güvence uygulanır.
Mağdur destek programındaki kişi hakkında sınır dışı kararı alınabilir mi?
YUKK m.55/1-ç bu kişiler hakkında sınır dışı kararı alınmamasını öngörür. Mevcut kararların durumu ve varsa dava süresi ayrıca takip edilmelidir.
Acil tehlike ve mağduriyet şüphesi nereye bildirilir?
Acil tehlikede 112’ye; insan ticareti şüphesinde YİMER 157’ye, kolluğa, savcılığa veya İl Göç İdaresine başvurulabilir. Başvurunun kaydı ve güvenli iletişim bilgisi korunmalıdır.
Kaynakça
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m.4, 48–49, 53, 55 ve 57.
- İnsan Ticaretiyle Mücadele ve Mağdurların Korunması Hakkında Yönetmelik, Resmî Gazete, 17.03.2016, sayı 29656; tanımlama ve mağdur destek hükümleri.
- Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesi, CETS No.197, 16.05.2005; özellikle m.2, 4 ve 10–16. İngilizce asıl metin; açıklamalar Türkçe özetlenmiştir.
- Göç İdaresi Başkanlığının insan ticareti bildirim kanallarına ilişkin açıklaması, YİMER 157, 112 ve il müdürlükleri.
- Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, m.45–46.
- T.C. Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin İnsan Ticaretiyle Mücadelesi, mağdur destek hizmetlerine ilişkin açıklamalar.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.7, 11 ve 27.