HUKUK SÖZLÜĞÜ
İhtiyati tedbir
İhtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, imkânsızlaşması veya ciddi zarar doğması tehlikesine karşı verilen geçici hukukî korumadır. Nihai hüküm değildir; yaklaşık ispat, ölçülülük ve teminat koşulları somut olayda değerlendirilir.
Hukukî anlamı
Tedbir isteyen taraf korunacak hakkı, tehlikeyi ve talep edilen önlemin neden gerekli olduğunu somutlaştırmalıdır. Mahkeme, karşı taraf dinlenmeden de karar verebilir; ancak savunma ve itiraz imkânı korunur. Tedbir, asıl uyuşmazlığı peşinen çözecek ölçüde geniş kurulmamalıdır.
Kararın uygulanması, teminat, itiraz, tamamlayıcı dava ve tedbirin devamı için kanunda özel süreler vardır. Bu sürelerin kaçırılması tedbirin kendiliğinden kalkmasına veya etkisini yitirmesine yol açabilir. Haksız tedbir nedeniyle tazminat sorumluluğu da doğabilir.
HMK m. 393 uyarınca uygulama, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir. Dava öncesi tedbirde ise uygulamanın talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davası açılmalı; dava açıldığına ilişkin evrak uygulayan memura sunularak dosyaya koydurulmalı ve belge alınmalıdır (HMK m. 397). Arabuluculuğun bu süreye etkisi bulunan hâllerde 6325 sayılı Kanun m. 18/A ayrıca gözetilir. Bu iki sürenin başlangıcı birbirinden farklıdır.
Teminat kuraldır; kanundaki istisnalar ve mahkemenin gerekçeli değerlendirmesi saklıdır (HMK m. 392). Delilin kaybolmasını önlemeye yönelik delil tespiti ise HMK m. 400 ve devamında düzenlenen ayrı bir korumadır. İtiraz yolu ve süresi, kararın karşı tarafın huzurunda veya yokluğunda verilmesine ve uygulamaya katılım durumuna göre ayrıca belirlenir.
Temel unsurlar ve uygulama ölçütleri
- Geçici hukukî korumadır.
- Tedbir isteyen, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir.
- Talep edilen önlem ölçülü olmalıdır.
- Uygulama ve tamamlayıcı dava süreleri ayrıca takip edilir.
Uygulamadaki önemi
Uzun sürebilen yargılamalarda uyuşmazlık konusu malvarlığının devri veya fiilî durumun değişmesi nihai kararı anlamsız hâle getirebilir. Tedbir talebi, korunacak hakla doğrudan bağlantılı ve uygulanabilir biçimde kurulmalıdır.
Karıştırılan kavramlar
- İhtiyati tedbir genel geçici korumadır; ihtiyati haciz para alacağının güvence altına alınmasına özgü koşullara tabidir.
- Tedbir kararı nihai hüküm değildir ve uyuşmazlığın esasını kesin olarak çözmez.
Uygulama örneği
Dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde hakkın elde edilmesi güçleşecekse, tapu kaydına ölçülü bir tedbir konulması talep edilebilir.
Sık sorulan sorular
Tedbir için davanın açılmış olması şart mı?
Hayır. Dava açılmadan önce de istenebilir; ancak sonrasında kanundaki süre içinde asıl davanın açılması ve gerekli işlemlerin yapılması gerekir.
Tedbir kararı kesin midir?
Hayır. İtiraz, değişiklik veya kaldırma imkânları bulunur; tedbir geçici niteliktedir.
Kaynaklar ve kapsam
- T.C. Adalet Bakanlığı Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu · m. 389-397, 399-400(erişim: 24 Eylül 2026)
- Türkiye Büyük Millet Meclisi — 7251 sayılı değişiklik Kanunu · m. 40-42(erişim: 24 Eylül 2026)
- T.C. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı — 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu · m. 18/A/16(erişim: 24 Eylül 2026)
Açıklama genel bilgilendirme içindir; somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.