Hakkınızda bir hukuk davası açıldığını öğrendiğinizde ilk işiniz, gelen belgenin türünü ve tebliğ tarihini belirlemek; dava dilekçesini, eklerini ve mahkemenin verdiği süreleri birlikte incelemektir. HMK kapsamındaki yazılı ve basit yargılamada dava dilekçesine cevap süresi kural olarak tebliğden itibaren iki haftadır. Ancak ek süreler, delil bildirme düzeni ve yapılabilecek işlemler aynı değildir. Duruşma gününün ileride olması, cevap vermek için o güne kadar bekleyebileceğiniz anlamına gelmez. [1]
Kapıda teslim aldığınız bir zarf, hayatınıza ansızın yeni bir kaygı getirebilir. Dilekçede yazan iddiaları okumak; haksızlığa uğramışlık, öfke veya belirsizlik duygusu yaratabilir. Buna rağmen dava dilekçesi, karşı tarafın anlatımıdır; henüz verilmiş bir hüküm değildir. Savunmanın başlangıcı, bu anlatımı sakin biçimde çözümlemek ve kendi açıklamanızı zamanında, somut olaylarla ve hukuka uygun delillerle mahkemeye ulaştırmaktır.
Bu rehber, özellikle alacak, tazminat ve sözleşme uyuşmazlıklarında davalı olan kişinin hazırlığına yöneliktir. Ceza yargılamasında sanık savunması, idari yargıda cevap ve icra takibinde ödeme emrine itiraz farklı kurallara bağlıdır. Aile, iş, tüketici ve diğer özel hukuk alanlarında da uyuşmazlığa özgü hükümler ayrıca incelenmelidir.
Gelen belgeyi doğru okuyun: Dava dilekçesi mi, başka bir bildirim mi?
Tebligatın başlığı kadar içeriği de önemlidir
Tebligat, bir yargısal işlemin size bildirilmesinin yoludur; kendi başına tek bir işlem türünün adı değildir. Aynı zarfın içinde dava dilekçesi, ek belgeler, tensip tutanağı ve duruşma davetiyesi bulunabilir. Hangi mahkemenin hangi dosyasından gönderildiğini, taraf sıfatınızı, talep sonucunu ve sizden istenen işlemleri ayrı ayrı işaretleyin. Yalnız zarf üzerindeki kısa açıklamayı okumak yeterli olmaz.
Dava dilekçesinde önce sonuç ve istem bölümüne bakın: Sizden para mı, taşınmazın tahliyesi mi, bir işlemin geçersizliğinin tespiti mi isteniyor? Ardından talebin hangi olaylara, tarihlere ve belgelere dayandırıldığını inceleyin. Faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerini de ayırın. Talep yalnız bir alacağın belirli kısmına ilişkinse, yazılan ilk tutarı toplam uyuşmazlık riskinin kesin üst sınırı saymayın; talep artırımı ve uygulanacak geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilir. [1]
Tablo 1 — Gelen belgeye göre ilk inceleme
| Belge | Belirlenmesi gereken husus | İlk yapılacak işlem |
|---|---|---|
| Hukuk mahkemesinin dava dilekçesi | Talep, davalı sıfatı, yargılama usulü, tebliğ tarihi | Cevap süresini hesaplayın; iddia ve delilleri eşleştirin. |
| Tensip tutanağı veya ara karar | Hangi işlem için kime, ne kadar süre verildiği | Her yükümlülüğü ayrı takvime alın; başlangıç ve yaptırımı okuyun. |
| İcra dairesinin ödeme veya icra emri | Takip türü, dayanak belge, başvuru mercii ve özel süre | Bu rehberdeki iki haftalık cevap süresini uygulamayın; takip türünü inceletin. |
| Tanık davetiyesi, ceza veya idari yargı evrakı | Çağrılma sıfatı ve ilgili yargılama türü | İlgili usulün kurallarını ve evraktaki ihtarları esas alın. |
Ekler eksikse veya dosya yalnız UYAP’ta görünüyorsa
Dilekçede sözü edilen sözleşme, fatura veya hesap çizelgesi elinize ulaşmamış olabilir. Eksikliği somutlaştırın: Hangi ek, kaç sayfa ve savunmanın hangi kısmı için gerekli? Dosyadan örnek alınmasını ve gerekiyorsa tebligat işleminin incelenmesini talep edin. Ek istemek veya mahkeme kalemini aramak, cevap süresinin durduğu anlamına gelmez. Ek süre gerekiyorsa bunu ayrıca, kanuni süre içinde gerekçelendirin.
UYAP Vatandaş Portalı dosya ve işlem takibi için kullanılabilir. Bununla birlikte bir dosyayı sorgu ekranında görmek, kendiliğinden her durumda usulüne uygun tebliğ sayılmaz. Tersine, fiziki zarfı henüz görmemiş olmanız da tebligatın yapılmadığını kanıtlamaz: elektronik tebligat veya kanunun kabul ettiği başka teslim usulleri söz konusu olabilir. Sorgu sonucu ile dosyadaki tebliğ kaydını birlikte inceleyin. [1, 2, 8]
Tebliğ tarihi ve cevap süresi nasıl hesaplanır?
Zarfı, mazbatayı ve elektronik delil kaydını saklayın
Süre hesabının başlangıcı, belgenin yazıldığı veya postaya verildiği tarih değil, uygulanacak kurala göre gerçekleşen tebliğ tarihidir. Fiziki tebligatta evrakı kimin, hangi sıfatla ve ne zaman aldığı; adresin niteliği; tebliğ mazbatasındaki açıklamalar önemlidir. Zarfı atmayın. Önünü ve arkasını, ekleriyle birlikte okunaklı olarak saklayın; gerekiyorsa dosyadaki mazbatayı temin edin. Vekille takip edilen işlerde vekile tebliğ kuralı ve özel istisnalar da ayrıca kontrol edilmelidir. [2]
“Ben imzalamadım, süre başlamaz” varsayımı güvenli değildir. Kanunun koşulları gerçekleştiğinde aynı konutta oturan kişiye, görevliye veya muhtara bırakılma gibi usuller sonuç doğurabilir. Tebligat Kanunu m.21 kapsamındaki işlemlerde kapıya ihbarname yapıştırılması ve diğer usul şartları önem taşır; muhtardan evrakı fiilen daha sonra almış olmak, tek başına tebliğ tarihini o güne taşımaz. Buna karşılık her muhtar teslimi de kendiliğinden usulüne uygun kabul edilemez. Sonuç, mazbata ve somut koşullar incelenerek belirlenir. [2]
Elektronik tebligatta ulaşma, okuma ve tebliğ tarihleri farklıdır
Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. UETS’deki ulaşma ve kanunen tebliğ edilmiş sayılma kayıtlarını birlikte alın. Belgeyi ilk gün açmakla beşinci gün kuralını birbirine karıştırmayın; hesabı hiç açmamak da tebliğin sonuçlarını ortadan kaldırmaz. [2, 3]
SMS veya e-posta, UETS’ye gelen evrak için bilgilendirme işlevi görür. Elektronik Tebligat Yönetmeliği m.10/3 uyarınca bu bilgilendirmenin yapılamaması ya da gecikmesi, elektronik tebligatın geçerliliğini etkilemez. Bu nedenle yalnız telefon bildirimini beklemek yeterli bir takip yöntemi değildir. UETS’ye ulaşma tarihinden kanuni tebliğ tarihini, oradan da ilgili usulün cevap süresini hesaplamak iki ayrı işlemdir. [3]
İki hafta, iş günü hesabıyla bulunmaz
HMK m.92’ye göre hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde sona erer. Resmî tatiller süreye dahildir; son gün resmî tatile rastlarsa HMK m.93 uygulanır. İki haftayı “on iş günü” veya “on beş gün” diye değiştirmeyin. Elektronik işlemlerde HMK m.445’teki gün sonu kuralını ve kullanılan sistemin geçerli gönderim koşullarını da gözetin. [1]
Varsayımsal örnek: Usulüne uygun fiziki tebligatın salı günü yapıldığı, özel bir süre hükmü veya adli tatil etkisi bulunmadığı durumda, iki haftalık sürenin son günü ikinci haftanın salı günüdür. Son gün resmî tatilse ilk iş gününe ilişkin kural uygulanır. Bu örnek, somut dosyanın tebliğ kaydının incelenmesinin yerine geçmez.
Adli tatil, bütün dosyalarda süreleri durdurmaz. HMK m.102–104 uyarınca dava veya işin adli tatile tabi olup olmadığı ve kanuni sürenin sonunun tatile rastlayıp rastlamadığı araştırılır. Örneğin iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtığı davalar ile geçici hukuki koruma işleri bakımından özel düzenleme vardır. “Yaz ayındayız, süre işlemez” düşüncesiyle hareket edilmemelidir. [1]
HMK m.104’teki somut sonuç şudur: Adli tatile tabi dava ve işlerde, HMK’nın belirlediği sürenin sonu adli tatile rastlarsa süre, ayrıca karar gerekmeksizin tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır. Bu kural bütün sürelerin tatil boyunca işlemediği anlamına gelmez; hâkimin verdiği her süreye veya başka kanundaki her başvuru süresine de otomatik uygulanamaz. Takvimde yalnız tatil tarihini işaretlemek yerine, hangi sürenin hangi hüküm uyarınca uzadığını kaydedin. [1]
Cevap dilekçesi için ne kadar süre vardır; ek süre nasıl istenir?
Yazılı yargılama ile basit yargılama ayrımı
HMK m.127’de yazılı yargılama, m.317’de basit yargılama bakımından dava dilekçesine cevap için kural olarak iki hafta öngörülür. Hangi usulün uygulanacağını, uyuşmazlığın türü ve özel kanun hükümleri belirler. Dava değerinin yüksek olması her zaman yazılı yargılama uygulanacağı anlamına gelmediği gibi, “basit” yargılama da hukuki öneminin az olduğunu göstermez. [1]
Tablo 2 — Cevap ve tamamlayıcı işlemlerde sürelerin ayrılması
| İşlem | Süre ve başlangıç | Belirleyici koşul |
|---|---|---|
| Yazılı yargılamada ilk cevap | Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta | Özel hüküm ve usulüne uygun tebliğ incelenir. |
| Yazılı yargılamada ek cevap süresi | Asıl cevap süresinin bitiminden itibaren; bir defa, en fazla bir ay | İki haftalık asıl süre içinde gerekçeli talep ve mahkemenin kabul kararı gerekir. |
| Basit yargılamada ilk cevap | Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta | Savunma ve delil hazırlığı ilk dilekçede yoğunlaşır. |
| Basit yargılamada ek cevap süresi | Asıl cevap süresinin bitiminden itibaren; bir defa, en fazla iki hafta | Asıl süre içinde gerekçeli talep ve kabul kararı gerekir. |
| Yazılı yargılamada ikinci cevap | Cevaba cevap dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta | HMK m.136 uygulanır; ilk itirazları yeniden ileri sürme fırsatı değildir. |
| Basit yargılamada ikinci cevap | Cevaba cevap ve ikinci cevap aşaması yoktur | HMK m.317/3; sonraki beyan, yasakları ortadan kaldırmaz. |
| Ön inceleme davetiyesiyle belge tamamlama | Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre | HMK m.139/1-ç kapsamında önceden gösterilen belgeler içindir. |
Gerekçeyi açıklayın ve verilen kararı takip edin
Ek süre, cevap dilekçesinin mevcut süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olduğu koşullarda istenebilir. Örneğin farklı şubelerdeki kayıtların karşılaştırılması, kapsamlı hesap incelemesi veya başka kurumdan belirli bir belgenin temini gerekiyorsa, bunların savunmayla bağlantısını açıklayın. Soyut biçimde “dosya kapsamlıdır” demek yerine eksik kaydı, yapılacak çalışmayı ve neden mevcut süreye sığmadığını belirtin. [1]
Talebin yapılmış olması, sürenin uzadığı anlamına gelmez. Verilen kararın kabul mü ret mi içerdiğini, kaç günlük/haftalık/aylık ek süre tanındığını ve bitiş tarihini takip edin. Kanundaki azami süreyi, mahkemenin mutlaka vereceği süre gibi kabul etmeyin. Ayrıca ek sürenin başlangıcı, kararın size ulaştığı gün değil, kanuna göre asıl cevap süresinin bitimidir. [1, 5]
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2022 tarihli, E.2021/855, K.2022/129 sayılı kararında, ek süre talebi hakkında karar verilmediği hâlde talep edilen süre içinde tahkim itirazı sunulması incelenmiştir. Kurul, cevapsız kalan talebi kabul edilmiş saymamış; geç ileri sürülen ilk itiraz nedeniyle verilen usulden ret kararını benimsememiştir. Bu olay, ek süre talebinin sonucunu takip etmenin önemini gösterir. Mahkemenin gerçekten ek süre verdiği veya bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığı farklı olaylar, aynı sonuç varsayılarak geçiştirilemez. [5]
Cevap verilmezse dava kendiliğinden kaybedilir mi?
İnkâr edilmiş sayılmak, hazırlanmış savunma değildir
Hayır. HMK m.128 uyarınca süresinde cevap vermeyen davalı, dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Bu sonuç, davanın otomatik kabulü anlamına gelmez. Davacı, ispat yükü kendisinde bulunan çekişmeli vakıaları yine ispatlamak durumundadır; mahkeme de dava şartlarını ve hukuki değerlendirmeyi yapmakla yükümlüdür. [1]
Bununla birlikte genel inkâr; sizin lehinize olan olayları anlatan, ilk itirazları içeren ve delilleri zamanında gösteren bir cevap dilekçesinin işlevini görmez. “Böyle bir sözleşme kurulmadı” savunması ile “sözleşme kuruldu ama borcu ödedim” savunması aynı değildir. İkincisi, borcun sona ermesine ilişkin bir vakıaya dayanır. Bunun dosyada zaten bulunup bulunmadığı, hangi aşamada ileri sürüldüğü ve delilin ne zaman sunulduğu önem kazanır.
Davalı sıfatınız, cevap vermediniz diye sona ermez. Dosyayı takip etme, duruşmaya katılma ve mevcut iddia ile delillerin değerlendirilmesine ilişkin açıklama yapma imkânınız tamamen ortadan kalkmaz. Fakat yeni savunma vakıaları ve yeni deliller bakımından usul sınırlamalarıyla karşılaşabilirsiniz. Süre geçtikten sonra yapılacak ilk iş dosyadan uzaklaşmak değil, hangi imkânların kaldığını belirlemektir. [1]
Geç delil konusunda kararın olayı ve istisnalar birlikte okunmalıdır
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.04.2016 tarihli, E.2014/695, K.2016/522 sayılı kararında, süresinde cevap ve delil bildirmeyen davalının tahkikat sırasında delil için süre istemesi ele alınmıştır. Çoğunluk, somut olayda HMK m.145 ve m.141 koşulları da ileri sürülmediğinden süre verilmemesini uygun bulmuştur. Görüşmelerde hukuki dinlenilme ve inkârı çürüten deliller lehine farklı görüşler açıklanmış; çoğunluk bunları kabul etmemiştir. [6]
Karar boşanma uyuşmazlığına ilişkindir ve 2020 öncesindeki m.140–141 metinlerini de içerir. Bu nedenle kararın eski ön inceleme anlatımı güncel süre kuralı diye kullanılmamalıdır. Günümüzde belge tamamlama bakımından m.139/1-ç ile m.140/5, yeni savunma bakımından güncel m.141 birlikte okunur. [1, 6]
Öğretide de cevap vermeyen davalının delil imkânı tartışılmıştır. Cenk Akil’in incelemesi, ön incelemedeki belge tamamlama süresinin sınırsız bir yeni delil hakkı olmadığını; m.145 gibi istisnaların ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Tartışma, “hiçbir delil sunulamaz” veya “her delil sonradan verilebilir” şeklinde iki kesin cümleye indirgenmemelidir. [7]
Dava şartları, ilk itirazlar ve esas savunması nasıl ayrılır?
Her savunma aynı zamanda ve aynı sonuçla ileri sürülmez
Dilekçede bütün sorunlara “itiraz ediyorum” demek, hukuki ayrımları ortadan kaldırmaz. Mahkemenin görevi, kesin yetki, taraf ve dava ehliyeti, hukuki yarar, derdestlik ve kesin hüküm gibi dava şartları HMK m.114–115 çerçevesinde değerlendirilir. Mahkemenin bunları kendiliğinden incelemesi, davalının somut eksikliği belgeleyip açıklamasını gereksiz kılmaz. Bazı eksiklikler tamamlanabilirken bazıları usulden ret sonucuna yol açabilir. [1]
Kesin olmayan yetki ve tahkim itirazı ise HMK m.116–117’deki ilk itirazlardır. İlk itirazlar süresinde verilen cevap dilekçesinde birlikte yer almalıdır. Cevabı verdikten sonra asıl süreniz henüz dolmamış olsa bile ayrı dilekçeyle ilk itiraz eklenemez; HMK m.131 bunu açıkça düzenler. Yetki itirazında yetkili gördüğünüz mahkemeyi, birden çok seçenek varsa seçtiğiniz mahkemeyi belirtme gereğini de gözden kaçırmayın. [1]
“Ben sözleşmenin tarafı değilim” açıklamasıysa kural olarak maddi hukuktaki taraf sıfatına ilişkindir. Bunu, kişinin taraf veya dava ehliyetinin bulunmamasıyla karıştırmayın. Örneğin şirketin borcunun neden yöneticiden istendiği; imzanın kişisel taahhüt, temsil veya kefalet kapsamında mı atıldığı ayrı incelenmelidir. Sadece şirketle bağlantılı olmak kişisel sorumluluğu kendiliğinden kurmaz; ancak somut sorumluluk sebebi ayrıca araştırılır.
Tablo 3 — Savunma türü ile inceleme biçimi arasındaki ilişki
| Konu | Hukuki niteliği | Uygulamadaki karşılığı |
|---|---|---|
| Görev ve kesin yetki | Dava şartı | Mahkemece kendiliğinden incelenir; dayanak olgular açıkça gösterilir. |
| Kesin olmayan yetki | İlk itiraz | Süresinde cevapta ve yetkili mahkeme belirtilerek ileri sürülür. |
| Tahkim anlaşması | Uygun hâllerde ilk itiraz | Anlaşmanın kapsamı ve geçerliliğiyle birlikte cevapta ileri sürülür. |
| Zamanaşımı | Maddi hukuka ilişkin def’i | Hâkim kendiliğinden dikkate alamaz; zamanında açıkça ileri sürülmelidir. |
| Ödeme, ibra veya borcun doğmamış olması | Esasa ilişkin savunma | Vakıa, ileri sürülme aşaması, ispat yükü ve deliller birlikte incelenir. |
| Yanlış kişiye yöneltilmiş talep | Kural olarak taraf sıfatı meselesi | Maddi hukuk ilişkisi incelenir; ehliyet yokluğuyla özdeş değildir. |
Zamanaşımı def’i ve hak düşürücü süre farklıdır
TBK m.161’e göre zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden dikkate alamaz. Bu yüzden yalnız “dava eski bir olaya dayanıyor” demekle yetinmeyin. Hangi alacak için hangi başlangıcın esas alındığını, kesilme veya durma nedenlerinin bulunup bulunmadığını inceleyin. Karşı tarafın borç ikrarı, önceki takip veya diğer kesilme sebeplerine dayanması ihtimalini de değerlendirin. [4]
Hak düşürücü sürenin sonucu ve incelenme biçimi ise ilgili özel düzenlemeye göre belirlenir. Her süreyi zamanaşımı olarak nitelemek, yanlış savunma kurulmasına yol açar. Uyuşmazlığın adı kadar hakkın niteliği de önemlidir; aynı olaydan kaynaklanan farklı talepler farklı sürelere bağlı olabilir.
Savunmayı sonradan genişletmenin sınırı
Yazılı yargılamada HMK m.141, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle genişletme veya değiştirmeyi düzenler; karşılıklı dilekçelerden sonra kural olarak yasak başlar. Basit yargılamada m.319 uyarınca savunmayı genişletme veya değiştirme yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar. Islah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır; fakat bunlar kaçırılan her usul işlemini iyileştiren genel bir izin değildir. [1]
Hiç verilmemiş bir cevap dilekçesi ile verilmiş dilekçenin ıslahı aynı mesele değildir. Özellikle geç zamanaşımı savunması, ilk itiraz veya yeni vakıa bakımından ıslahın elverişliliği dosyaya göre incelenmelidir. “Savunmalarımı saklı tutuyorum” cümlesi kanuni sınırları kaldırmaz. Hukuki nitelendirmenin açıklanmasıyla yeni bir maddi olay ileri sürülmesi de birbirine karıştırılmamalıdır.
Cevap dilekçesi ve delil dosyası nasıl hazırlanmalıdır?
İddia, cevap ve delil arasında açık bağlantı kurun
HMK m.129, savunmanın dayanağı olan vakıaların açık özetlerini, her vakıanın hangi delille ispatlanacağını, hukuki sebepleri ve açık talep sonucunu cevap dilekçesinin unsurları arasında sayar. Mahkeme ve dosya bilgileri, taraflar, adresler, temsil bilgileri ve imza da kontrol edilmelidir. Kanundaki belirli şekli eksiklikler için m.130’da öngörülen bir haftalık tamamlama süresi, savunmadaki bütün eksiklikleri sonradan giderme hakkı değildir. [1]
Savunmanın omurgasını kronolojik bir olay çizelgesiyle kurun. Sözleşme ne zaman yapıldı? Kim imzaladı? Ne teslim edildi? Hangi ödeme hangi borca ilişkin? Karşı taraf ne zaman itiraz etti? Bu soruların cevabı, hangi iddianın kabul edildiğini ve hangisinin hangi gerekçeyle reddedildiğini ayırmayı kolaylaştırır. Gerçek olmadığını bildiğiniz bir açıklamayı yalnız taktik yarar sağlayacağını düşünerek ileri sürmeyin; HMK m.29 dürüst davranma ve gerçeğe uygun açıklama yükümlülüğünü düzenler. [1]
Varsayımsal örnek: Davacı, hizmet bedelinin hiç ödenmediğini ileri sürüyor; siz kısmi ödeme yaptığınızı belirtiyorsunuz. Dekontun bulunması başlangıçtır. Ancak dekontun alıcısı, tarihi, açıklaması ve hangi faturayla eşleştiği gösterilmelidir. Davacı bu havalenin başka bir borca ait olduğunu söyleyebilir. Bu nedenle ödeme tablosu, yazışmalar ve borç kalemleri bir arada incelenmelidir. Belgenin varlığı kadar hangi vakıayı ispatladığı da önemlidir.
Cevabı doğru dosyaya sunun ve işlem kaydını doğrulayın
HMK m.126 uyarınca cevap dilekçesi davanın açıldığı mahkemeye verilir. Fiziki sunumda imzalı dilekçeyi ve eklerini usulüne uygun biçimde teslim edin; davacı sayısı kadar örnek kuralını ve ek listesini kontrol edin. Mahkeme adı ile esas numarasını doğrulayın; sunulan belgenin tarihini ve kaydını gösteren nüshayı saklayın. Yanlış dosyaya verilen dilekçenin kendiliğinden doğru dosyaya ve süresinde ulaşacağını varsaymayın. [1]
Elektronik sunumda HMK m.445’teki güvenli elektronik imza ve UYAP işlem koşulları uygulanır. e-Devlet ile dosyayı görüntülemek, cevap dilekçesini usulüne uygun göndermekle aynı işlem değildir. Sıradan e-posta gönderimini veya bilgisayarda kaydedilmiş taslağı mahkemeye sunulmuş dilekçe saymayın. İmzalama ve gönderim işleminin tamamlandığını, doğru dosyada kayıt oluştuğunu ve eklerin açıldığını kontrol edin; işlem kaydını saklayın. Teknik sorunla karşılaşırsanız hata kaydını koruyarak süresi içinde kullanılabilecek geçerli sunum yolunu değerlendirin; sorunun kendiliğinden yeni süre verdiğini kabul etmeyin. [1, 8]
İspat yükünü ve delilin hukuka uygunluğunu değerlendirin
HMK m.190 uyarınca, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça bir vakıadan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşır. Davalı olmak, her konuda ispat yükünün davacıda kaldığı anlamına gelmez. Ödeme veya ibra gibi savunmalar ayrıca ispat gerektirebilir. Davalının karşı ispat faaliyeti ise sırf bu faaliyete girişildi diye asıl ispat yükünün kendisine geçtiği anlamına gelmez; m.191 bu ayrımı korur. [1]
Elektronik posta, mesaj, fotoğraf veya veri kaydı HMK m.199 anlamında belge niteliği taşıyabilir; fakat her ekran görüntüsü tartışmasız ve yeterli ispat değildir. Mesajın kime ait olduğu, bütünlüğü, tarih sırası ve hukuka uygun elde edilmesi değerlendirilir. Yazışmayı bağlamından koparmayın; özgün dosyayı ve mümkünse kaynak kaydı saklayın. Başkasının hesabına izinsiz girerek delil toplamaya çalışmayın. Hukuka aykırı elde edilen deliller HMK m.189/2 kapsamında dikkate alınamaz. Senetle ispat ve senede karşı ispat kuralları gibi özel sınırlamalar ayrıca uygulanabilir. [1]
Tablo 4 — Delil hazırlığında belge ile işlem ilişkisi
| Delil veya bilgi | Kontrol edilecek husus | Hazırlık işlemi |
|---|---|---|
| Sözleşme ve ekleri | Taraf, imza, temsil, tarih, değişiklik ve ilgili hüküm | Bütün ekleriyle okunaklı kopya oluşturun; aslı koruyun. |
| Banka dekontu ve hesap hareketi | Ödemenin tarafları ve hangi borca ait olduğu | Ödeme–fatura eşleştirmesi yapın; açıklamayı belgeleyin. |
| E-posta ve mesajlar | Gönderen, tarih, bütünlük ve elde edilme biçimi | İlgili konuşma bütününü ve özgün kayıtları saklayın. |
| Tanık bilgileri | Kişinin hangi olayı doğrudan bildiği | Bilinen olayı ve tebliğe elverişli adresi belirleyin. |
| Başka kurumdaki kayıt | Belgenin bulunduğu yer, tarih ve ayırt edici bilgisi | Mahkemenin getirtebilmesi için somut açıklama hazırlayın. |
| Teknik durum veya hasar | Değişme ya da kaybolma ihtimali | Delil tespiti gereğini ve uygun uzmanlık alanını değerlendirin. |
| Önceki dava, takip ve sulh belgesi | Taraflar, konu, kapsam ve kesinleşme durumu | İlgili dosyayı belirleyin; aynı uyuşmazlıkla ilişkisini açıklayın. |
Delili göstermek ile sonradan sunmak aynı değildir
Cevapta bir belgeye dayanıp henüz elinizde olmadığı için nereden getirileceğini açıklamanız ile o delilden hiç söz etmeyip daha sonra kullanmak istemeniz farklıdır. HMK m.139/1-ç’deki kesin süre, dilekçelerde gösterilmiş ancak sunulmamış belgelerin sunulması veya getirtilmeleri için gereken açıklamanın yapılmasına yöneliktir. Başlangıçta boş bırakılan delil listesini serbestçe doldurmak için genel bir ikinci fırsat olarak görülmemelidir. Basit yargılamada m.318’in açık delil bildirme düzeni özellikle önemlidir. [1]
Tanık bakımından yalnız isim yazmakla yetinmeyin; hangi vakıa hakkında dinlenmesini istediğinizi belirtin. HMK m.240’taki liste ve ikinci liste yasağını gözetin. Yemin delili de dosyaya gelişigüzel eklenen bir söz olmamalıdır: yemine elverişli vakıa, dayanma zamanı ve teklifin sonuçları birlikte değerlendirilir. Delillerin korunması için keşif veya tespit gerekiyorsa, duruşmayı beklemek yerine HMK m.400 ve devamındaki koşullar incelenir. [1]
İmza inkârı ile borca ilişkin savunmayı birbirinden ayırın
“Bu borcu ödedim”, “belgede yazan tutar yanlıştır” ve “belgedeki imza bana ait değildir” farklı savunmalardır. Size ait olduğu ileri sürülen yazı veya imzayı inkâr ediyorsanız, hangi belgenin hangi kısmına itiraz ettiğinizi açıkça belirtin; HMK m.208–211’deki sahtelik incelemesi hükümlerini değerlendirin. Adî senet ile resmî senette inkârın incelenmesi ve belgenin kullanılmasına etkisi aynı değildir. Her belge için yalnız “itiraz ediyorum” demekle yetinmeyin. [1]
İnceleme için belgenin aslının ve karşılaştırmaya elverişli yazı veya imzaların temini gerekebilir. Mahkemenin bu konuda bizzat çağırması hâlinde davetiyedeki ihtarı özellikle okuyun: HMK m.211 uyarınca, gerekli ihtarı içeren isticvap davetine rağmen gelmemek, inkâr edilen yazı veya imzanın ikrar edilmiş sayılmasına yol açabilir. Ayrıca senet hakkındaki sahtelik iddiası, senede dayanılarak verilmiş ihtiyati tedbiri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Gerçeğe aykırı bir imza inkârını savunma yöntemi olarak kullanmayın. [1]
Karşı dava, takas ve mahsup ne zaman gündeme gelir?
Kendi alacağınız bulunması, kendiliğinden lehinize hüküm kurulmasını sağlamaz
Davalı olarak davanın reddini istemekle, karşı taraftan sizin lehinize bir edime hükmedilmesini istemek farklıdır. HMK m.132’ye göre karşı dava için asıl davanın görülmekte olması ve talepler arasında takas veya mahsup ilişkisinin ya da bağlantının bulunması gerekir. Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı dilekçeyle açılır. Süresinden sonra açılırsa m.133 uyarınca ayrılmasına karar verilir; bundan, maddi hakkın her durumda sona erdiği sonucu çıkarılamaz. [1]
Karşı dava bağımsız bir talep içerdiğinden görev, yetki, hukuki yarar, harç ve varsa dava şartı arabuluculuk gibi koşullar ayrıca kontrol edilir. Asıl davanın açılmış olması, karşı talebin bütün ön şartlarını kendiliğinden tamamlamaz. Asıl davanın sonradan sona ermesi de usulüne uygun karşı davanın görülmesine tek başına engel oluşturmaz. [1, 10]
Takas ile mahsup aynı işlem değildir
Takas, koşulları gerçekleştiğinde karşılıklı borçları birbirini karşıladıkları ölçüde sona erdirebilen bir haktır. TBK m.139 ve devamı bakımından karşılıklılık, borçların niteliği, muacceliyet, takas açıklaması ve kanuni istisnalar incelenir. Bazı alacaklarda alacaklının rızası olmaksızın takas mümkün değildir. Sadece “benim de alacağım var” demek yeterli bir değerlendirme sayılmaz. [4]
Mahsup ise somut ilişkiye göre bir hesabın içinde dikkate alınması gereken ödemenin veya kalemin indirilmesini ifade edebilir. Örneğin aynı fatura borcuna yapılmış ödemenin düşülmesiyle, ayrı sözleşmeden doğan karşı alacağın takası aynı hukuki yapı değildir. Talebin niteliği, savunmanın zamanı ve ispatı ayrı ayrı belirlenmelidir.
Varsayımsal örnek: Size karşı 100.000 TL istendiğini ve takasa elverişli 140.000 TL karşı alacağınız bulunduğunu varsayalım. Koşulları kanıtlanmış bir takas savunması, karşı talebi ilgili ölçüde bertaraf edebilir; fakat kalan 40.000 TL için kendiliğinden lehinize tahsil hükmü kurulmasını sağlamaz. Bunun için uygun bir talep ve gerektiğinde karşı dava veya ayrı dava gerekir. Örnekte faiz, gider ve özel takas yasaklarının ayrıca inceleneceği kabul edilmektedir.
Tensip tutanağı, geçici kararlar ve duruşma nasıl takip edilir?
Tek bir son tarih yerine ayrı işlem takvimi oluşturun
Tensip tutanağı, dosyanın başında yargılamanın yürütülmesine ilişkin kararları içerebilir. Cevap süresinden farklı olarak belge sunma, açıklama yapma veya gider yatırma yükümlülüğü bulunabilir. Her satır için “işlem kime ait, süre ne zaman başlıyor, kesin mi, yapılmazsa ne olur?” sorularını cevaplayın. Davacıya verilen süreyi kendi sürenizle veya karşı tarafın işlem süresini sizin cevap sürenizle karıştırmayın.
Hâkimin belirlediği kesin süre bakımından HMK m.94’te işlemin ve sonuçlarının açıklanmasına ilişkin kurallar vardır. Fakat ihtarın geçersiz olduğunu kendiniz varsayarak işlemi yapmamak uygun bir yöntem değildir. Belirsizlik varsa zamanında açıklama veya düzeltme isteyin; mümkün olan işlemi de gecikmeden tamamlayın. Dosyaya sunulan dilekçenin ve eklerin kayda alındığını doğrulayın. [1]
Sigortacıya bildirim ve üçüncü kişiye ihbar gereğini kontrol edin
Davayı kaybetmeniz hâlinde bir üçüncü kişiye rücu etmeniz veya onun size rücu etmesi gündeme gelecekse, HMK m.61–64 kapsamındaki davanın ihbarı değerlendirilmelidir. İhbar tahkikat sonuçlanıncaya kadar yapılabilir; yazılı bildirimde gerekçe ve yargılamanın aşaması açıklanır. Bununla birlikte son aşamayı beklemek, ilgili kişinin savunmaya katkı sunabileceği zamanı azaltabilir. İhbar, üçüncü kişiyi kendiliğinden davalı yapmaz ve kural olarak yargılamanın ertelenmesini sağlamaz. İhbar ile o kişiye karşı ayrıca talepte bulunulması farklı işlemlerdir. [1]
Uyuşmazlık bir sorumluluk sigortası kapsamında olabilecekse poliçeyi ve özel şartları da inceleyin. TTK m.1475, sorumluluğu gerektirecek olayın on gün içinde; sigortalıya yöneltilen istemin ise aksi kararlaştırılmamışsa derhâl sigortacıya bildirilmesini düzenler. Bildirim yapılmaması veya gecikmesi bakımından m.1446/2–3’teki tazminat artışı, kusur ve sigortacının önceden öğrenmesi ölçütleri önem taşır; her gecikme otomatik olarak bütün teminatın kaybı demek değildir. Sigortacıya evrak göndermek, mahkemeye cevap verme işleminin yerine geçmez. TTK m.1476 uyarınca sigortacının savunmayı üstlenip üstlenmeyeceği ve bu sırada yapılması zorunlu işlemler de takip edilmelidir. [11]
İhtiyati tedbir veya haciz varsa ayrıca değerlendirin
Geçici hukuki koruma kararı, esas dava hakkında nihai hüküm verilmeden bazı sonuçlar doğurabilir. Cevap dilekçesi hazırlamak, tedbire karşı ayrı başvurunun yerine geçmez. Örneğin karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbirde HMK m.394; uygulamada hazır bulunan taraf bakımından uygulamadan, bulunmayan bakımından uygulama tutanağının tebliğinden itibaren bir haftalık itiraz süresi öngörür. İtirazın konusu, kararın biçimi ve başvuru yolu somut olarak incelenmelidir. İtiraz, aksine karar verilmedikçe icrayı durdurmaz. [1]
İhtiyati haciz ise İcra ve İflas Kanunu’na tabi ayrı bir kurumdur. Tedbirin bir haftalık kuralı bütün haciz ve takip işlemlerine aynen taşınamaz. Banka hesabındaki kısıtlamanın veya taşınmaz kaydındaki belirtmenin hangi karara dayandığını tespit edin; kararı, tebliğ ve uygulama belgeleriyle birlikte değerlendirin. Malvarlığını gizlemek veya kayıtları değiştirmek, hukuki savunmanın bir yöntemi değildir.
Duruşmaya gitmemek, davayı ortadan kaldırmaz
Usulüne uygun davete rağmen duruşmaya katılmamak, koşulları varsa yokluğunuzda yargılamaya devam edilmesine yol açabilir. HMK m.147 ve m.150’deki ihtar ve sonuçlar, tarafların katılımına ve takip talebine göre değerlendirilir. Avukatla temsil edilmekle mahkemenin kişiyi bizzat çağırdığı isticvap veya yemin gibi işlemler aynı değildir. “Avukatım var, hiçbir koşulda gitmem gerekmiyor” şeklinde genel bir sonuç kurulamaz. [1]
Ön incelemede hangi konuların çekişmeli kabul edildiğini ve taleplerinizin tutanağa doğru geçip geçmediğini takip edin. Duruşma sonrasında verilen yeni ara kararları yazılı olarak kaydedin. Bilirkişi raporuna itiraz veya karara karşı kanun yolu gibi sonraki işlemlerin de ayrı süreleri vardır; ilk cevap dilekçesinin verilmesi dosya takibini tamamlamaz.
Cevap süresini kaçırdıysanız hangi yollar incelenmelidir?
Önce gerçekten süre geçti mi, bunu belirleyin
İlk inceleme, geçerli tebliğ ve doğru süre hesabıdır. Dosyadaki tebligat işlemi usulsüz olabilir; elektronik kayıtta yanlış tarih esas alınmış veya uygulanabilir adli tatil hükmü gözden kaçırılmış olabilir. Tebligat Kanunu m.32, usulsüz tebligatta muhatabın öğrenmesini ve bildirdiği öğrenme tarihini düzenler. Öğrenme tarihiyle ilgili uyuşmazlık, dosyadaki kayıtlar ve başvuru yolu çerçevesinde ele alınır. Gerçeğe aykırı tarih bildirmeyin. [1, 2]
Tebligat usulsüzlüğü, ilgisiz bir dilekçeye tek cümle yazılarak her durumda çözülen bir sorun değildir. Hangi merci önünde, hangi işlem ve süre bakımından sonuç istendiği açıklanmalıdır. Tebligat evrakını, adres ve teslim bilgilerini, öğrenmeyi gösteren kayıtları birlikte sunmak gerekebilir. Bu incelemeyi yaparken mümkün olan savunma işlemlerini geciktirmeyin.
Eski hâle getirme, koşulları bulunan istisnai bir yoldur
HMK m.95–97 uyarınca elde olmayan sebeplerle kanuni veya hâkimin kesin olarak belirlediği sürede işlem yapamayan kişi eski hâle getirme isteyebilir. Aynı sonuca başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa bu yol kullanılamaz. Engel ortadan kalktıktan itibaren iki hafta içinde talep gerekir; kaçırılan işlem de bu başvuru için öngörülen süre içinde yapılmalıdır. Sadece süreyi geri istemekle yetinmek yeterli değildir. [1]
Engelin ne olduğunu, ne zaman başlayıp bittiğini ve işlemin neden yapılamadığını delil veya emareleriyle açıklayın. Ağır sağlık sorunu gibi bir olgunun bulunması da tek başına otomatik kabul sebebi değildir; olayın işlem yapmayı gerçekten engelleyip engellemediği incelenir. Unutmak, evrakı önemsememek veya karşı tarafla anlaşılacağını düşünmek, kendiliğinden elde olmayan sebep oluşturmaz.
İlk derece ve istinaf yargılamasında başvuru kural olarak nihai karara kadar yapılabilir. HMK m.96/2’de, tarafın yokluğunda verilen nihai karardan sonra tahkikatta kaçırılan süreler için özel hüküm vardır. Bu düzenleme, her kaçırılan cevap süresinin karar sonrasında geri alınabileceği anlamına gelmez. Talep ayrıca yargılamayı veya icrayı kendiliğinden durdurmaz; m.99’daki karar koşulları aranır. [1]
Sonradan delil sunma ile yeni savunma ileri sürmeyi ayırın
HMK m.145, sonradan ileri sürmenin yargılamayı geciktirme amacı taşımaması veya süresinde ileri sürülememenin tarafın kusurundan kaynaklanmaması hâlinde mahkemenin izin verebilmesini düzenler. Kanundaki alternatif koşulları birbirine ekleyip mutlaka ikisinin birlikte bulunmasını arayan bir ifade kurulmamalıdır. Bununla birlikte izin otomatik değildir; delilin niteliği, gecikme nedeni ve dosyanın aşaması açıklanmalıdır. [1]
Delilin kabul edilebilirliği, onun ispatlaması istenen yeni savunma vakıasının da mutlaka dinleneceği anlamına gelmez. Yeni vakıa için m.141 veya m.319; delilin zamanı için m.145 birlikte değerlendirilir. Mevcut davacı delillerinin yeterliliğine itiraz etmek, kendiliğinden gözetilen dava şartını göstermek, dosyada bulunan belgeyi tartışmak ve yeni bir ödeme vakıası ileri sürmek aynı usul işlemi değildir. Bu ayrım, süresi geçmiş dosyada kalan hareket alanını belirler.
Masraf, avukatla çalışma ve sulh seçenekleri nasıl değerlendirilir?
Savunmanın maliyetini ve iletişim düzenini baştan konuşun
Davalı olmak, yargılama gideri riski bulunmadığı anlamına gelmez. Delil avansı, bilirkişi veya keşif gideri, karşı dava harcı, sözleşmeyle kararlaştırılan avukatlık ücreti ve karşı taraf lehine hükmedilebilecek vekâlet ücreti ayrı kalemlerdir. HMK m.324’te delil avansı yatırmamanın, m.326 ve devamında giderlerin yükletilmesinin sonuçları düzenlenir. Davanın kısmen kabulü ile tamamen kabulünün gider etkisi de aynı değildir. Güncel tarifeler ve talebin niteliği üzerinden dosyaya özgü hesap yapılmalıdır. [1]
Kişi, dava ehliyeti varsa kural olarak davasını kendisi veya vekili aracılığıyla takip edebilir; özel hükümler saklıdır. Maddi olanakları yetersiz olanlar HMK m.334 ve devamındaki mahkeme adli yardımı ile baronun adli yardım hizmetini, kapsam ve koşulları bakımından ayrı değerlendirebilir. Başvuru yapıldığı için cevap süresinin kendiliğinden uzadığını varsaymayın. [1, 9]
Avukatla çalışırken gönderdiğiniz evrakın alındığını, işin üstlenilip üstlenilmediğini, son tarihleri ve sizden istenen belgeleri açıkça teyit edin. Bir dosyayı göndermekle o dosyanın takibinin üstlenildiğini varsaymayın. Avukatın ise açıklamaları anlaşılır biçimde yapması, önemli gelişmeler hakkında bilgi vermesi ve müvekkilin sorularına makul bir iletişim düzeni içinde dönmesi gerekir. Müvekkilin kaygısını küçümsemek yerine hangi işlemin neden yapılacağını anlatmak, sağlıklı çalışmanın parçasıdır. [4]
Görüşme yürütmek, mahkemede işlem yapma gereğini kendiliğinden kaldırmaz
Sulh, her iki tarafın ispat ve gider riskini değerlendirerek çözüm üretmesine imkân verebilir. Ancak karşı tarafın “anlaşacağız, cevap vermene gerek yok” sözüne güvenerek kanuni süreyi geçirmeyin. Arabuluculukta dava sonrası mahkemenin verebileceği erteleme kararı gibi özel mekanizmalarla, tarafların kendi aralarında görüşmesi farklıdır. HUAK m.15/5’teki mahkemece erteleme usulü de somut dosyada ayrıca değerlendirilir. [1, 10]
Anlaşmada borcun tutarı, faiz, vade, taksit, teminat, giderler, mevcut dava ve takiplerin akıbeti, ihlal hâlindeki sonuçlar açık olmalıdır. “Dava kapanacak” ifadesi; sulh, feragat, kabul veya davanın geri alınması arasındaki farkı açıklamaz. Bu işlemlerin sonuçları farklıdır. Vekil aracılığıyla yapılacak bazı işlemlerde HMK m.74’teki özel yetki gerekliliği de kontrol edilir. [1]
Davalı hazırlık tablosu nasıl kullanılmalıdır?
Aşağıdaki tablo, gerçek dosyadan alınmış değildir; hazırlama yöntemini gösterir. Her iddia için ayrı satır açın. Yapılacak işlem ve sorumluyu belirleyin; tamamlanan işlemin tarihini ve dosyaya sunma kaydını saklayın. Tablodaki çalışma hedeflerini mahkemenin verdiği kanuni sürelerle karıştırmayın. Süre kayıtlarında dayanak belge, tebliğ tarihi ve doğrulanmış son gün birlikte yer almalıdır.
Tablo 5 — İddia, savunma ve yapılacak işlem çalışma tablosu
| Davacının iddiası | Cevabın dayanağı | Delil | Eksik bilgi | Yapılacak işlem | Tamamlanma kaydı |
|---|---|---|---|---|---|
| Bedel hiç ödenmedi. | Kısmi ödeme yapıldı. | Dekont ve hesap hareketi | Ödemenin hangi faturaya ait olduğu | Ödeme–fatura eşleştirmesi | Tarih ve belge numarası |
| Mal eksiksiz teslim edildi. | Teslim veya miktar çekişmeli. | Teslim kaydı ve yazışma | İmzalayanın sıfatı | İmza ve teslimi inceleme | Kontrol tarihi |
| Gecikme davalıdan kaynaklandı. | Karşı edim zamanında sunulmadı. | Sözleşme ve ihtar | Bildirimin ulaşma kaydı | Kronoloji oluşturma | Kayıt yeri |
| Talep doğru kişiye yöneltildi. | Kişisel sorumluluk çekişmeli. | Sözleşme ve temsil belgesi | Taahhüdün kapsamı | Taraf sıfatını inceleme | İnceleme notu |
| Davacı zarara uğradı. | Zarar, miktar veya nedensellik çekişmeli. | Teknik kayıt ve hesap | Hasarın önceki durumu | Delil tespitini değerlendirme | Başvuru/işlem tarihi |
| Faiz belirli tarihten isteniyor. | Muacceliyet veya temerrüt çekişmeli. | Vade, ihtar, tebliğ kaydı | İhtarın kapsamı | Faiz dayanağını inceleme | Hesap sürümü |
| Uyuşmazlık bu mahkemede görülmeli. | Yetki veya tahkim incelemesi gerekli. | Adres ve sözleşme hükmü | Özel yetki kuralı | İlk itirazı cevap öncesi değerlendirme | Sunulan dilekçe kaydı |
| Talep edilen bakiye ödenmeli. | Karşı alacak veya mahsup ihtimali var. | Karşı alacak belgeleri | Muacceliyet ve bağlantı | Takas/karşı dava ayrımı | Talep ve kayıt tarihi |
Sonuç
Hakkınızda dava açılması, karşı tarafın iddialarının doğru bulunduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte savunma, yalnız haklı olduğunuza inanmakla kurulamaz. Belgenin türü, geçerli tebliğ tarihi, uygulanacak yargılama usulü, ilk itirazlar ve ispat planı birlikte ele alınmalıdır.
İlk günlerde en değerli çalışma; zarfı ve kayıtları korumak, bütün dilekçe ve ekleri okumak, her iddiaya verilecek cevabı belirlemek ve süreleri doğrulamaktır. Ek süre ihtiyacı varsa zamanında istemek ve kararı takip etmek; bir süre kaçırılmışsa gerçekten hangi imkânların kaldığını araştırmak gerekir. Savunma hakkı, zamanında yapılan, belgesi korunan ve sonucu takip edilen işlemlerle etkili biçimde kullanılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Dava dilekçesi geldiğinde ilk ne yapmalıyım?
Zarfı ve ekleri saklayın; mahkeme, dosya numarası, sıfatınız ve tebliğ tarihini belirleyin. Dilekçeyi tensip ve ara kararlarla birlikte okuyup cevap ve diğer işlem sürelerini ayrı hesaplayın. Gelen belgeyi inceleme bölümüne dönün.
Dava dilekçesine cevap süresi kaç gündür?
HMK kapsamındaki yazılı ve basit yargılamada kural, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu, on iş günü veya on beş gün değildir. Özel hüküm, tebliğ usulü ve tatil etkisi ayrıca kontrol edilir. Süre hesabını inceleyin.
Ek süre istedim; cevap sürem uzamış olur mu?
Hayır. Talebin asıl cevap süresi içinde yapılması ve mahkemece kabul edilmesi gerekir. Ek süre yazılı yargılamada en fazla bir ay, basit yargılamada en fazla iki haftadır; bir defa verilebilir ve asıl sürenin bitiminden başlar. Ek süre bölümüne dönün.
Cevap vermezsem davayı kabul etmiş sayılır mıyım?
Hayır. HMK m.128 uyarınca ileri sürülen vakıaları inkâr etmiş sayılırsınız. Fakat ilk itirazlar, yeni savunma vakıaları ve deliller bakımından ciddi sınırlamalar doğabilir. Dava takibini bırakmayın. Cevap vermemenin sonuçlarını inceleyin.
Muhtardan geç aldığım tebligatın tarihi değişir mi?
Evrakı geç almış olmanız tek başına tarihi değiştirmez. Tebligat Kanunu m.21’deki usulün koşulları ve mazbata incelenir; usulsüzlük varsa m.32 çerçevesinde öğrenme ve başvuru meselesi ayrıca ele alınır. Tebliğ kayıtlarına ilişkin açıklamaya dönün.
UETS tebligatını açmadım; süre yine işler mi?
Evet, usulüne uygun elektronik tebligatta hesabı açmamak kanuni sonucu engellemez. Tebligat, elektronik adrese ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. SMS gelmemesine güvenerek beklemeyin. Elektronik tebligat bölümünü okuyun.
Cevap dilekçesini verdikten sonra yetki itirazı ekleyebilir miyim?
Kesin olmayan yetkiye ilişkin ilk itiraz, süresinde verilen cevapta yer almalıdır. HMK m.131 gereğince cevap verildikten sonra süre henüz dolmamış olsa bile ilk itiraz eklenemez. Kesin yetki ve görev ise dava şartı olarak ayrıca değerlendirilir. Savunma türlerini karşılaştırın.
Elimdeki delili daha sonra sunabilir miyim?
Önceden gösterilmiş belgenin tamamlanmasıyla yeni delile dayanılması farklıdır. HMK m.139’daki tamamlama ve m.145’teki istisnai izin koşulları ayrı incelenir. “Duruşmada getiririm” düşüncesiyle delil bildirmeyi ertelemeyin. Delil hazırlığını inceleyin.
Benim de alacağım varsa karşı dava açmam şart mı?
Her durumda değil. Amaç yalnız karşı talebi takasla karşılamak mı, aynı hesaptaki ödemeyi mahsup ettirmek mi, yoksa lehinize bağımsız bir tahsil hükmü almak mı; önce bunu ayırın. Karşı dava gerekiyorsa süre ve dava şartları ayrıca uygulanır. Karşı dava ve takas bölümüne dönün.
Cevap süresini kaçırdım; yeni süre isteyebilir miyim?
Olağan ek süre talebi asıl süre içinde yapılmalıdır. Süre geçtiyse geçerli tebliğ ve hesap kontrol edilir; koşulları varsa eski hâle getirme değerlendirilir. Bu yol otomatik değildir ve engelin kalkmasından itibaren iki haftalık başvuru süresi dahil özel şartlara bağlıdır. Kaçırılan süre bölümünü okuyun.
Karşı tarafla anlaşmaya çalışırken cevap vermeyebilir miyim?
Görüşme yapmanız kanuni süreyi kendiliğinden durdurmaz. Mahkemece verilmiş uygun bir karar veya somut olaya uygulanan özel hüküm bulunmadan cevap işlemini ertelemeyin. Anlaşmanın mevcut dava üzerindeki sonucu açıkça düzenlenmelidir. Sulh seçeneklerini inceleyin.
Duruşma aylar sonra; hazırlığa şimdi başlamam gerekir mi?
Evet. Cevap ve delil bildirme süreleri duruşmadan önce sona erebilir. Geçici kararlar ve tensipteki işlemler için ayrıca süre bulunabilir. Duruşma tarihiyle cevap tarihini tek bir tarih gibi takip etmeyin. Dosya takibi bölümüne dönün.
Kaynakça
[1] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; özellikle m.19, 27, 29, 61–64, 71, 74, 90–104, 109, 114–117, 121–145, 147, 150, 176 ve devamı, 189–194, 199–203, 208–211, 225 ve devamı, 240, 316–322, 324–340, 394, 400 ve devamı, 445. Mevzuat Bilgi Sistemi, konsolide metin.
[2] 7201 sayılı Tebligat Kanunu; özellikle m.7/a, 11–13, 16–17, 21, 23, 25–25/a ve 32. Mevzuat Bilgi Sistemi.
[3] Elektronik Tebligat Yönetmeliği, Resmî Gazete: 06.12.2018, Sayı 30617; özellikle m.9/6 ve m.10. Mevzuat Bilgi Sistemi, konsolide metin.
[4] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; özellikle m.139–145, 154, 161, 506 ve 508. Mevzuat Bilgi Sistemi.
[5] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.02.2022, E.2021/855, K.2022/129; özellikle gerekçe §§22–34. Ek cevap süresi talebinin karara bağlanmaması ve tahkim ilk itirazı. Adalet Bakanlığı, UYAP Mevzuat ve İçtihat.
[6] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 20.04.2016, E.2014/695, K.2016/522. Süresinde cevap ve delil bildirmeyen davalının sonradan delil için süre istemesi; çoğunluk gerekçesi ve farklı görüşler. Adalet Bakanlığı, UYAP Mevzuat ve İçtihat.
[7] Akil, Cenk, “Cevap Dilekçesi Vermeyen Davalının Delil İleri Sürüp Süremeyeceği Meselesi”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 2021, Sayı 48, s.1–20; özellikle s.3–10 ve 15–16. DOI: 10.54049/taad.1009162. Makale ve tam metin.
[8] Adalet Bakanlığı, UYAP Vatandaş Portalı ve UYAP Vatandaş Portal Sıkça Sorulan Sorular, özellikle s.1, soru 3–4; dosya takibi, sisteme giriş ve elektronik evrak gönderme ayrımı. UYAP Vatandaş; resmî kullanım açıklamaları.
[9] 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m.176–181; baro adli yardımı. Mevzuat Bilgi Sistemi.
[10] 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, özellikle m.15/5 ve m.18. Mevzuat Bilgi Sistemi.
[11] 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m.1446 ve m.1475–1476; sorumluluk sigortasında bildirim ve savunmanın yürütülmesi. Mevzuat Bilgi Sistemi, konsolide metin.