Dolar, euro veya başka bir yabancı para üzerinden belirlenmiş nafaka, kur yükseldiği için kendiliğinden Türk lirasına dönüşmez. Geçerli nafaka kararının kapsamı, ödeme hükmü ve tarafların ekonomik durumundaki değişiklikler incelenir. Şartları oluştuğunda mahkemeden uyarlama istenebilir; ancak her kur artışı uyarlama için yeterli değildir. Döviz borcunun belirli bir taksidinin TL karşılığıyla ödenmesi ile gelecekteki nafakanın sabit TL tutarına çevrilmesi de birbirinden farklıdır. [1–3]
Bu makale, özellikle anlaşmalı boşanma protokolünden veya mevcut mahkeme kararından doğan yabancı para nafakasını ele almaktadır. Yabancı ülkede verilen kararın Türkiye’de tenfizi veya yurt dışında nafaka tahsili ayrı konulardır. Buradaki temel soru, geçerli yükümlülüğün hangi koşullarda ve nasıl değiştirilebileceğidir.
Döviz nafakasında önce hangi belge okunmalıdır?
Protokol ile hüküm birlikte değerlendirilir
Anlaşmalı boşanmada mali sonuçlara ilişkin düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunması gerekir. Tarafların kendi aralarında hazırladığı metin ile mahkemenin hüküm altına aldığı yükümlülük aynı olmayabilir. Bu nedenle yalnızca protokolün bir paragrafına değil, gerekçeli kararın hüküm bölümüne ve kararın kesinleşme bilgisine de bakılmalıdır. [2, m.166/3; 3]
Ödeme para birimi, tutarı, başlangıç tarihi, yıllık artış hükmü, ödeme günü ve varsa aynen ödeme kaydı belirlenir. “Döviz karşılığı TL” ile “aynen döviz” ifadeleri aynı sonuçları doğurmayabilir. Belirsiz bir hükümde taraflardan birinin kendi tercih ettiği kuru seçmesi, uyuşmazlığı çözmez. İlgili usul adımları Nafakada Faiz ve Yıllık Artış Hesabı yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Yabancı para düzenlemesi bütün nafaka türlerinde aynı sonuç vermez
Yoksulluk nafakasının uyarlanması, çocuğun iştirak nafakasının artırılması ve yabancı bir kararın icrası farklı hukuki değerlendirmeler gerektirir. İştirak nafakasında çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin mali gücü özellikle önem taşır. Döviz cinsinin bulunması bu ihtiyaç incelemesini ortadan kaldırmaz. [2, m.330–331; 4]
Bu yazı, tarafların ve mahkemenin daha önce yabancı para üzerinden kurduğu yükümlülüğe odaklanır. Her ilk nafaka davasında, tarafların anlaşması olmaksızın mutlaka dövizle karar verileceği şeklinde bir genelleme yapılmamaktadır.
TL karşılığı ödeme ile TL’ye uyarlama arasındaki fark
TBK m.99, yabancı para borcunun ödenmesini düzenler. Sözleşmede aynen ödeme veya aynı anlama gelen bir kayıt yoksa, yabancı para borcu ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir. Vadesinde ödenmeyen borç bakımından alacaklının talep seçenekleri ayrıca düzenlenmiştir. Somut nafaka dosyasında ilamın içeriği ve takip talebiyle birlikte değerlendirme yapılmalıdır. [1]
Bu ödeme imkânı, yabancı para tutarını gelecek bütün aylar için sabit TL borcuna dönüştürmez. Örneğin, belirli bir ayın döviz nafakasının o günkü karşılığının ödenmesi ile mahkemece artık aylık belirli miktarda TL nafakaya hükmedilmesi farklı işlemlerdir.
| İşlem | Amaç | Gelecek aylara etkisi |
|---|---|---|
| Döviz borcunun TL karşılığıyla ifası | O taksidin ödeme biçiminin belirlenmesi | Yabancı para tutarını kendiliğinden sabitlemez. |
| Nafakanın uyarlanması | Değişen koşullara göre yükümlülüğün yeniden düzenlenmesi | Kararda belirtilen dönem ve biçimde etki doğurur. |
| Nafaka miktarının artırılması | İhtiyaç ve mali güç değişimine göre miktarın yükseltilmesi | Yeni tutar ve başlangıç hükümden anlaşılır. |
| Nafakanın kaldırılması | İlgili sona erme koşullarının değerlendirilmesi | Sadece kur yükselmesiyle kendiliğinden gerçekleşmez. |
Hangi kurun esas alınacağı nasıl belirlenir?
İlam ve protokolde kur veya ödeme yöntemi belirtilmişse öncelikle o düzenleme incelenir. Belirtilmemişse borcun niteliği, aynen ödeme kaydı, temerrüt ve alacaklının talebi birlikte ele alınır. Her dosyada otomatik olarak aynı alış veya satış kurunun kullanılacağı söylenemez. Kullanılan tarihin ve kur kaynağının hesapta açıkça gösterilmesi gerekir. [1, m.99]
Güncel kurla geçmiş yılların bütün taksitlerini tek işlemde çevirmek, ilgili vadeleri ve hukuki talep biçimini göz ardı edebilir. Birikmiş alacak hesabı, her taksidin para birimi ve dönemi korunarak hazırlanmalıdır.
Uyarlama davasında hangi koşullar aranır?
TBK m.138, aşırı ifa güçlüğü nedeniyle uyarlamanın genel koşullarını düzenler ve yabancı para borçları için de uygulanacağını belirtir. Sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü durum, borçludan kaynaklanmayan neden, mevcut dengenin dürüstlük kuralına aykırı derecede bozulması ve ifaya ilişkin kanuni koşullar birlikte değerlendirilir. [1, 3]
Her ekonomik güçlük aşırı ifa güçlüğü değildir
Nafaka borçlusunun harcamalarının artması, tek başına mevcut kararı değiştirme hakkı vermez. Gelirin, malvarlığının, diğer yükümlülüklerin ve alacaklının ihtiyaçlarının zaman içindeki değişimi gösterilmelidir. Sözleşme yapılırken üstlenilen olağan risk ile sonradan ortaya çıkan esaslı değişiklik ayrılmalıdır.
Döviz üzerinden kazanç elde etmeye devam eden kişi ile geliri kalıcı biçimde TL’ye dönmüş ve ciddi ölçüde azalmış kişi aynı durumda değildir. Buna karşılık yalnızca bordronun düşmesi, kira veya şirket gelirleri devam ediyorsa tam ekonomik tabloyu açıklamayabilir. Uyarlama değerlendirmesinde gerçek gelir araştırması bu nedenle belirleyicidir. [3]
Borçlunun kendi davranışı ve önceki ödemeler önemlidir
TBK m.138, olağanüstü durumun borçludan kaynaklanmamasını ve borcun henüz ifa edilmemiş veya aşırı ifa güçlüğünden doğan haklar saklı tutularak ifa edilmiş olmasını arar. Hangi taksitler yönünden nasıl talepte bulunulduğu, geçmiş ödemeler ve ihtirazi kayıtlar dosyada açıklanmalıdır. Bu kuraldan hareketle nafakanın tek taraflı kesilmesi gerektiği sonucu çıkarılamaz. [1]
Nafaka, aile hukukundan doğan özel işlevi nedeniyle sıradan bir ticari sözleşme gibi bütünüyle ortadan kaldırılacak bir borç olarak ele alınmamalıdır. Uyarlama, azaltma ve kaldırma taleplerinin hukuki dayanakları ve sonuçları ayrı kurulmalıdır. [2–3]
Hukuk Genel Kurulunun 2025 kararı nasıl okunmalıdır?
Somut olayda on sekiz yıllık değişim değerlendirilmiştir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli, E.2023/582, K.2025/24 sayılı kararında, anlaşmalı boşanma sonucunda aylık 1.500 ABD doları yoksulluk nafakası üstlenilmiş olması incelenmiştir. Aradan geçen uzun dönemde borçlunun çalışma ve emeklilik koşulları, döviz geliri elde edip etmediği, alacaklının gelir ve malvarlığı ile taraflar arasındaki menfaat dengesi değerlendirilmiştir. Kurul çoğunluğu somut olayda uyarlama koşullarının oluştuğunu kabul ederek TL’ye uyarlama yönündeki direnme kararını onamıştır. [3]
Kararda geçen on sekiz yıl, dava açmak için beklenmesi gereken kanuni bir süre değildir. Kararın konusu olan tarih aralığıdır. Aynı şekilde somut dosyada kabul edilen TL tutarı, bugün başka dosyalara uygulanabilecek bir nafaka tarifesi değildir.
Karardaki karşıt görüşler sonucu neden sınırlar?
Karar oyçokluğuyla verilmiştir. Görüşmelerde, değişikliklerin uyarlamaya yeterli olmadığı ve kur değişiminin öngörülebileceği yönündeki yaklaşım ile uyarlama mümkün olsa bile belirlenen tutarın düşük olduğu yönündeki yaklaşım çoğunlukça benimsenmemiştir. Bu ayrım, kararın “döviz nafakası artık ödenmez” biçiminde okunamayacağını gösterir. [3, §29]
Buradaki hukuki değerlendirme, yalnızca kurun artış oranına dayanmaz. Sözleşmenin süresi, tarafların kişisel ve mali koşulları, değişikliğin kaynağı ve ifanın borçludan beklenebilirliği birlikte ele alınmıştır. Başka bir dosyada bu koşullar kanıtlanmamışsa farklı sonuca ulaşılabilir.
Dövizle belirlenmiş iştirak nafakası artırılabilir mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22.06.2016 tarihli, E.2016/7517, K.2016/9755 sayılı kararında, sterlin üzerinden belirlenen iştirak nafakasının artırılması talebi incelenmiştir. İlk derece mahkemesi, kur artışı nedeniyle TL karşılığının yükselmesini ret gerekçesi yapmıştır. Daire ise tarafların gerçek ekonomik durumunun ve çocuğun eğitim giderlerinin yeterince araştırılmadığını belirtmiştir. Önceden tarafların anlaşması ve mahkeme kararıyla yabancı para ödemesi kurulduğundan, artırımın da yabancı para üzerinden yapılmasının hukuka aykırı olmadığı açıklanmıştır. [4]
Karar, talep edilen miktarın doğrudan kabulü değildir; araştırma eksikliği nedeniyle bozma kararıdır. Kur yükselmiş olsa bile çocuğun yaşadığı yerdeki giderler, eğitim koşulları ve tarafların ödeme güçleri ayrıca incelenir. Yoksulluk nafakasına ilişkin 2025 uyarlama kararıyla bu iştirak nafakası kararı farklı sorunları çözmektedir.
Uyarlama talebinde hangi belgeler hazırlanmalıdır?
| İnceleme başlığı | Gerekli karşılaştırma | Belge örnekleri |
|---|---|---|
| İlk ekonomik denge | Protokol ve karar dönemindeki durum | Eski ücret, iş, gelir ve malvarlığı kayıtları |
| Sonraki değişiklik | Değişikliğin tarihi ve kalıcılığı | Emeklilik, işten ayrılma, sağlık ve gelir belgeleri |
| Güncel mali güç | Her iki tarafın gelir ve giderleri | Banka, kira, şirket ve zorunlu gider kayıtları |
| Ödeme geçmişi | Hangi tutarın hangi para birimiyle ödendiği | Dekontlar, icra hesabı ve ihtirazi kayıtlar |
| İhtiyaçlar | Nafaka alacaklısının somut gereksinimleri | Barınma, sağlık ve çocuk varsa eğitim belgeleri |
Yalnızca borçlunun giderleri veya yalnızca alacaklının malvarlığı üzerinden sonuca gidilmemelidir. Eski ve yeni durum mümkün olduğunca aynı kalemlerle karşılaştırılmalı; tek seferlik gelirler düzenli gelirlerden ayrılmalıdır. Güncel rakamlarla eski rakamların karşılaştırılmasında satın alma gücü ve para birimi de açıklanmalıdır. [3–4]
Görevli mahkeme ve yetki, nafaka uyuşmazlığının türüne göre belirlenir. Aile hukukundan doğan bu taleplerde aile mahkemesi görev çerçevesi ve boşanma sonrası nafaka davaları için TMK m.177'deki yetki düzenlemesi değerlendirilir. Davayı açmış olmak, mevcut ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden durdurmaz; geçici koruma isteniyorsa bunun hukuki koşulları ayrıca ortaya konulur. [2, 5]
2026 tarihli AYM kararı bu konuyu nasıl etkiler?
13.10.2026 itibarıyla güncel TMK metninin dipnotunda, Anayasa Mahkemesinin 04.06.2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla m.175'teki “süresiz olarak” ibaresinin iptal edildiği; yürürlüğün 30.06.2027 tarihine ertelendiği belirtilmektedir. Bu gelişme, mevcut bütün nafaka borçlarının bugün sona erdiği veya döviz nafakasının otomatik olarak TL’ye döndüğü anlamına gelmez. Süreye ilişkin norm denetimi ile para birimi ve miktarın uyarlanması ayrı meselelerdir. Yayın ve somut başvuru tarihinde yeni düzenlemeler ile geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir. [2, m.175 dipnotu; 6]
Güneş & Güneş Hukuk Bürosuna değerlendirme için başvurulurken protokol, gerekçeli karar, ödeme geçmişi ve iki döneme ait ekonomik kayıtların birlikte sunulması, talebin yalnızca kur artışına mı yoksa esaslı durum değişikliğine mi dayandığını açıklığa kavuşturur.
Sonuç
Döviz nafakasında ödeme biçimi, miktar değişikliği ve uyarlama ayrı değerlendirilmelidir. Kur artışı tek başına otomatik TL’ye dönüşüm sağlamaz. Gerçek ekonomik değişiklikler, sözleşmenin süresi, alacaklının ihtiyaçları ve borçlunun ödeme gücü belgelendirildiğinde mahkeme somut koşullara göre karar verir. Yargıtay kararları, belirli dosyalardaki gerekçeleriyle okunmalı; karar tutarları veya tarih aralıkları genel tarife gibi kullanılmamalıdır.
İlgili yazılar: Nafaka türleri ve şartları; Nafakanın azaltılması ve kaldırılması; Anlaşmalı boşanmada nafaka: feragat, artış şartı ve protokolün sonradan değiştirilmesi; Nafaka davasında gerçek gelir nasıl tespit edilir? SED raporu ve gelir gizleme iddiası; Birikmiş nafaka ve zamanaşımı: geçmiş dönem alacakları kaç yıl geriye istenebilir?; Nafaka ödemesi nasıl ispatlanır? Açıklamasız havale, elden ödeme ve mahsup; Yurt dışındaki ebeveyne karşı nafaka artırım davası
Sıkça Sorulan Sorular
Dolar nafakası kur yükselince otomatik TL olur mu?
Hayır. Ödeme hükmü ve uyarlama koşulları incelenir. Gelecek dönem borcunun sabit TL tutarına çevrilmesi kendiliğinden gerçekleşmez.
Döviz nafakasını TL karşılığıyla ödeyebilir miyim?
TBK m.99 ve mevcut hüküm birlikte değerlendirilir. Aynen ödeme kaydı, vade ve alacaklının talebi sonucu etkileyebilir.
Uyarlama davası için on sekiz yıl beklemek gerekir mi?
Hayır. Bu süre 2025 tarihli kararın somut olayına aittir. Kanuni bekleme süresi olarak düzenlenmemiştir.
Emekli olmak nafakayı kendiliğinden azaltır mı?
Hayır. Emekliliğin gerçek gelir ve giderlere etkisi ile karşı tarafın ihtiyaçları incelenir. Diğer gelir kaynakları da araştırılır.
Dövizle gelir elde etmek önemli midir?
Evet. Borcun para birimi ile gelir kaynakları arasındaki ilişki, aşırı ifa güçlüğü değerlendirmesinde önem taşır.
Uyarlama davası açınca ödeme durur mu?
Dava açılması kendiliğinden durdurma sonucu doğurmaz. Mevcut hüküm ve varsa geçici koruma kararı esas alınır.
Dövizle iştirak nafakası artırılabilir mi?
Şartları oluştuğunda mümkündür. Önceden anlaşma ve kararla yabancı para düzenlenmiş olması, çocuğun ihtiyaçlarının yeniden incelenmesine engel değildir.
Mahkeme her dosyada aynı TL tutarına mı çevirir?
Hayır. Kararlardaki tutarlar belirli olaylara aittir. Genel nafaka tarifesi oluşturmaz.
Eski protokolde süresiz yazması değişikliği her durumda engeller mi?
Tek başına böyle bir sonuç doğurmaz. Uyarlama ve nafakanın değiştirilmesi için ilgili kanuni koşullar somut dosyada araştırılır.
2026 AYM kararı döviz nafakasını kaldırdı mı?
Hayır. Karar m.175'teki süre ifadesine ilişkindir ve yürürlük ertelenmiştir. Dövizle ödeme ve uyarlama koşulları ayrı değerlendirilir.
Kaynakça
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.99, 138. Kontrol tarihi: 13.10.2026.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.166/3, 175–177, 330–331; m.175 dipnotu.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 12.02.2025, E.2023/582, K.2025/24, özellikle gerekçe §17–30. Resmî tam metin; oyçokluğu.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 22.06.2016, E.2016/7517, K.2016/9755. Resmî tam metin.
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m.4.
- Anayasa Mahkemesi, 04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131, Resmî Gazete 30.09.2026, sayı 33386. İptal hükmünün yürürlüğü: 30.06.2027.