İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Dernekler, Vakıflar ve Kooperatifler

Kooperatifte Şerefiye Bedeli Nasıl Belirlenir? Hesaplamaya ve Bedel Farkına İtiraz

Farklı katlarda cam balkonları bulunan, bahçeyle çevrili bir apartmanın iki cephesi.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 11 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Yapı kooperatifinde aynı büyüklükteki iki konutun ekonomik değeri; kat, cephe, manzara, ışık, erişim ve projedeki konum nedeniyle farklılaşabilir. Şerefiye hesabı, bu değer farkını ortaklar arasındaki maliyet dağılımına yansıtır. Ancak yönetimin istediği her ilave tutar, adına şerefiye denildiği için hukuka uygun bir borca dönüşmez. Yetkili karar, teknik inceleme, karşılaştırılabilir veriler, geçerli anasözleşme ve bildirim usulü birlikte incelenmelidir. Bu yazı, şerefiye ile aidat ve ek maliyet ayrımını, hesabın denetlenmesini, örnek anasözleşmedeki itiraz yolunu ve uyuşmazlığın mahkemeye taşınmasında dikkat edilecek noktaları ele almaktadır. Konutun kime tahsis edileceği ise ayrı bir hukuki sorundur.

Şerefiye bedeli nedir; neden bütün daireler aynı kabul edilmez?

Şerefiye, konutlar arasındaki değer farklarının mali hesapta dikkate alınmasıdır. Aynı yüzölçümüne sahip iki dairenin birinin açık manzaraya, diğerinin yoğun gürültüye bakan konumda olması, ekonomik değerlerinin aynı olmayabileceğini gösterir. Bununla birlikte “üst kat daima daha değerlidir” veya “güney cephe her projede belirli bir yüzde artırır” şeklinde değişmez kurallar kurulamaz. Değer, somut yapının özellikleri ve ilgili piyasa koşullarıyla açıklanmalıdır.

Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesi, farklı değerdeki konutları hiçbir inceleme yapmadan aynı bedelle dağıtmayı zorunlu kılmaz. Aynı durumda olanlara aynı ölçütün, farklı durumda olanlara ise farkı açıklanabilen bir ölçütün uygulanması gerekir. Şerefiye çalışmasının işlevi de keyfî bir ayrıcalık yaratmak değil, karşılaştırılabilir ve gerekçeli bir dağılım oluşturmaktır.[1]

Bu nedenle şerefiye tartışması yalnız “Benim dairem için fazla istendi” cümlesiyle çözülemez. Diğer konutların hangi özelliklerle değerlendirildiği, kullanılan ölçütün herkese tutarlı uygulanıp uygulanmadığı ve toplam maliyetin nasıl paylaştırıldığı birlikte incelenir.

Önce istenen paranın hukuki niteliği belirlenmelidir

Şerefiye adı, tahsilatın gerçek niteliğini tek başına belirlemez. İnşaatın tamamlanması için gereken ilave finansman, ortak gider, geç ödemeden doğan bir tutar veya bazı üyeler arasında kurulmak istenen özel bir denkleştirme, aynı başlık altında istenebilir. Bunların yetki, hesap ve itiraz koşulları aynı değildir.

İstenen tutarİncelemenin temel sorusu
Konutlar arasındaki değer farkına dayanan şerefiyeDairelerin özellikleri hangi yöntem ve verilerle karşılaştırılmıştır?
İnşaat maliyeti artışına bağlı aidatHarcama ihtiyacı, yetkili karar ve ortaklara dağılım nasıl belirlenmiştir?
Sonradan çıkan kesin maliyet farkıDaha önceki geçici hesap ile yeni giderler arasında hangi ilişki vardır?
Bazı ortaklara ödeme yapılması için toplanan özel bedelBunun hukuki dayanağı, amacı ve dağıtım ölçütü nedir?

Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 22 Şubat 2013 tarihli kararında bu ayrım belirgindir. Dosyadaki “ek şerefiye”, iyi konut çekenlerden toplanıp bodrum ve zemin kattaki konut sahiplerine verilmesi kararlaştırılan özel bir bedeldi. Daire, uyuşmazlığın sıradan konut şerefiye farkıyla aynı olmadığını değerlendirmiş; bedelin bilimsel ölçütlere ve adil bir dağılıma dayanıp dayanmadığının uzman incelemesiyle denetlenmesini istemiştir.[3]

Karar, her şerefiye uyuşmazlığında aynı sonucun çıkacağını göstermez. Gösterdiği husus, kullanılan adın arkasındaki işlemin incelenmesi gerektiğidir. Dava ve savunma, yalnız tahsilat makbuzunun başlığına göre kurulamaz.

Hangi anasözleşme uygulanır; hesabı kim yapar?

İnternetteki örnek metin ile tescilli metin ayrılmalıdır

Öncelikle ilgili kooperatifin ticaret sicilinde tescilli anasözleşmesi, değişiklikleri ve varsa intibak işlemleri incelenmelidir. Başka bir kooperatifin metni veya eski bir internet örneği, mevcut kooperatifin bütün hükümlerini göstermeyebilir. Kanunun emredici hükümleri ise anasözleşmenin önündedir.[1]

Bu yazıda örnek düzen anlatılırken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Nevşehir İl Müdürlüğü sitesinde 16 Aralık 2024 tarih kodlu dosyada yayımlanan Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesi esas alınmaktadır. Bu nüshada konut bedellerinin tespiti 62. maddede düzenlenmiştir. Eski yargı kararlarında aynı konunun 61. maddeye bağlanması, farklı model ve tescilli metinlerin bulunmasından kaynaklanabilir. Madde numarasından hareketle bütün kooperatiflere aynı hüküm aktarılmamalıdır.[2]

Teknik heyet ile yönetimin görevi aynı değildir

İncelenen örnek düzen, yapıların projeye uygun biçimde tamamlandığını gösteren teknik rapordan veya yapı kullanma izninden sonra, genel kurul kararı çerçevesinde en az üç kişilik teknik heyet oluşturulmasını öngörür. Heyet; arsa, altyapı, üstyapı, inşaat, ortak alan ve tesisler ile genel giderlerden hareketle ortaklara düşen maliyeti hesaplar. Konumdan kaynaklanan değer farkları da hesabın parçasıdır.[2]

Yönetimin yalnız “Piyasa yükseldi, herkes şu kadar daha yatıracak” açıklaması, bu teknik ve hukuki incelemenin yerini tutmaz. Genel kurulun karar vermiş olması da kullanılan verilerdeki maddi hatayı, ölçütlerin kişiye göre değiştirilmesini veya yetki sınırının aşılmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Denetlenebilir bir şerefiye raporu hangi sorulara cevap vermelidir?

İyi bir inceleme, sonucu gösteren tek sütunlu bir borç listesinden fazlasını içerir. Aşağıdaki başlıklar, somut raporun değerlendirilmesi için kullanılabilecek kontrol sorularıdır; her proje için zorunlu ve değişmez bir puanlama cetveli değildir.

Konut doğru tanımlanmış mı?

Ada, parsel, blok, kat ve bağımsız bölüm numarası ile fiilî yerleşim birbirini doğrulamalıdır. Özellikle proje revizyonlarında, eski daire numarasının yeni numarayla eşleştirilmesi gerekir. Yanlış cephe veya kat üzerinden hesaplanan tutar, aritmetik olarak doğru olsa bile yanlış konutun bedelidir.

Fiziksel özellikler aynı yöntemle ölçülmüş mü?

Net ve brüt alanlar, balkon veya terasların niteliği, eklentiler, kullanım kısıtları ve konutun iç özellikleri birbirine karıştırılmamalıdır. Aynı karşılaştırmada bir dairenin net alanını, diğerinin brüt alanını kullanmak sonucu bozar. Projede gösterilen bir özelliğin fiilen gerçekleşip gerçekleşmediği de araştırılmalıdır.

Değer farkı hangi gözleme dayanıyor?

Kat, cephe, güneş alma, manzara, ulaşım kolaylığı, gürültü, mahremiyet, ortak alanlarla ilişki ve çevresel etkiler somut biçimde açıklanmalıdır. “İyi daire” veya “kötü daire” etiketleri tek başına hesap değildir. Bir özelliğe ağırlık veriliyorsa bunun neden değer artırıcı veya azaltıcı sayıldığı gösterilmelidir.

Aynı özellik iki kez hesaba katılmış mı?

Örneğin manzara üstünlüğü hem “cephe”, hem “konum”, hem de ayrıca “manzara” başlığında tekrar değerlendirilmiş olabilir. Bu tekrar, aynı üstünlüğün birden fazla bedel artışı yaratmasına neden olabilir. Rapor, ölçütlerin birbirinden nasıl ayrıldığını açıklamalıdır.

Karşılaştırmanın tarihi ve toplam hesap tutarlı mı?

Emsaller ve değerleme tarihi belirtilmelidir. Farklı dönemlerde oluşmuş fiyatların düzeltme yapılmadan karşılaştırılması yanıltıcıdır. Ayrıca ortak bazındaki tutarların toplamı, kullanılan maliyet ve dağıtım yöntemiyle uyumlu olmalıdır. Aynı giderin hem temel maliyete hem ayrıca şerefiye başlığına eklenip eklenmediği kontrol edilmelidir.

Yargıtayın 2013 tarihli kararında özellikle konutun cephesi, konumu, bütün özellikleri ve emsal dairelerle karşılaştırılması üzerinde durulmuştur. Mahkeme incelemesinde de gerekçeli ve denetlenebilir bir rapor aranması bu nedenle önemlidir.[3]

Varsayımsal hesap: Bedel farkı nasıl görünür hâle getirilir?

Üç eşit büyüklükte konut için dağıtılacak toplam maliyetin 9.000.000 TL olduğunu varsayalım. Temel pay her konut için 3.000.000 TL’dir. Somut projeye uygun biçimde kabul edilmiş bir denkleştirme yönteminin, konutlar arasındaki değer farkını aşağıdaki gibi yansıttığını düşünelim:

KonutTemel maliyet payıVarsayımsal değer düzeltmesiDüzeltilmiş pay
A3.000.000 TL+150.000 TL3.150.000 TL
B3.000.000 TL0 TL3.000.000 TL
C3.000.000 TL−150.000 TL2.850.000 TL
Toplam9.000.000 TL0 TL9.000.000 TL

Bu tablo kanuni bir formül veya zorunlu oran değildir. Yalnız, belirli bir denkleştirme modelinde konutlar arasındaki farkın toplam dağılımla nasıl ilişkilendirilebileceğini gösterir. Gerçek dosyada yöntem, anasözleşme, yetkili karar, konutların özellikleri ve maliyet hesabına göre belirlenir.

Örneğin A konutunun değer düzeltmesine esas alınan açık manzaranın projede bulunmadığı veya C konutuna uygulanan indirimin gerekçesiz olduğu saptanırsa, itiraz yalnız kişinin kendi satırına yönelmemelidir. Aynı ölçütün bütün dairelere nasıl uygulandığı araştırılmalıdır. İtirazın gücü, başka bir tutarın tercih edilmesinden değil, hatanın gösterilmesinden gelir.

Şerefiye bedeline nasıl ve hangi sürede itiraz edilir?

Örnek anasözleşmedeki on beş gün ne anlama gelir?

İncelenen örneğin 62. maddesinde, teknik heyetin geçici maliyet raporunun tarih ve imza doğruluğu yönünden noter onayından sonra yönetime verilmesi; yönetimce noter, taahhütlü mektup veya elden imza yoluyla ortaklara tebliğ edilmesi düzenlenmiştir. Tebliğden itibaren on beş günlük iç itiraz süresi ve itiraz üzerine yeni üç kişilik kurulca yeniden değerleme yapılması öngörülür.[2]

Bu on beş gün, bütün kooperatifler ve her tür şerefiye davası için kanunda yazılı genel bir dava açma süresi değildir. Önce tescilli anasözleşmede aynı hükmün bulunup bulunmadığı, hangi raporun bildirildiği ve bildirimin hükme uygunluğu belirlenmelidir. Modeldeki sürenin geçirilmesine bağlanan sonuç ciddidir; buna rağmen henüz uygulanacak metin ve işlemin niteliği incelenmeden “Artık hiçbir hak kalmadı” denilemez.

Noter onayı da raporun ekonomik ve teknik içeriğinin doğru bulunduğu anlamına gelmez. Örnek metindeki onayın konusu, düzenleme tarihi ve imzalardır. İçeriğin denetimi ayrıca yapılır.

İtiraz soyut bir memnuniyetsizlik olarak bırakılmamalıdır

İtirazda raporun tarihi, tebliğ tarihi, ilgili bağımsız bölüm, tartışılan tutar ve hatanın nedeni açıkça belirtilmelidir. Yanlış alan, hatalı kat bilgisi, aynı özelliğin iki kez puanlanması veya emsal seçiminin uygunsuzluğu gibi itirazlar ayrı başlıklarla açıklanabilir. Proje, fotoğraf, ölçüm ve karşılaştırma tablosu gibi dayanaklar eklenmeli; raporun tamamı verilmemişse bu eksiklik de kaydedilmelidir.

Başvurunun kooperatife ulaştığı ve tarihi ispatlanabilir olmalıdır. Sözlü görüşme veya mesaj grubundaki genel tartışma, anasözleşmenin öngördüğü başvuru yerine kendiliğinden geçmez. İtiraz sonucunda verilen yeni raporun, önceki itirazları neden kabul veya reddettiği de incelenmelidir.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 3 Aralık 2014 tarihli kararında, uyuşmazlığa uygulanacak anasözleşmedeki belirleme ve kesinleşme usulünün işletilip işletilmediği araştırılmadan doğrudan bilirkişi hesabıyla sonuca gidilmesi yeterli görülmemiştir. Bu karar, mahkeme aşamasının kooperatif içindeki geçerli usulü önemsizleştirmediğini göstermektedir.[4]

İtiraz ederken ödeme yükümlülüğü devam eder mi?

Örnek anasözleşmenin 62. maddesi, itirazın taksitlerin ödenmesini geciktiremeyeceğini de düzenler. Bu nedenle rapora itiraz edilmiş olması veya dava açılması, bütün ödemelerin kendiliğinden durduğu şeklinde yorumlanmamalıdır.[2]

Öte yandan bu kural, hukuken doğmamış veya hatalı hesaplanmış her tutarın tartışmasız borç olduğu anlamına da gelmez. Önce borcun dayanağı, muacceliyet, bildirim, miktar ve talep edilen geçici koruma değerlendirilir. Tartışmasız aidat ile yalnız şerefiye farkına ilişkin uyuşmazlığın ayrılması, gereksiz temerrüt ve tahsilat sorunlarını azaltabilir.

Ödeme yapılacaksa itirazın ve talep edilen iade hakkının açık biçimde kayda geçirilmesi düşünülebilir. Ancak tek başına bir “ihtirazi kayıt” ibaresi, her durumda iade hakkı yaratmaz. Ödemenin hukuki sebebi ve seçilecek dava yolu ayrıca incelenmelidir. İcra takibi başlatılmışsa da takip belgesine bağlı süreler, anasözleşmedeki iç itiraz süresinden ayrı yürür.

Şerefiye hesabı ortağın lehine bir fark doğurursa ne yapılabilir?

Şerefiye uyuşmazlığı yalnız ortaklardan ilave para istenmesiyle ortaya çıkmaz. Geçerli hesap ve kararlara göre ortağın toplam yükümlülüğü azalırken yaptığı ödemeler bu tutarı aşıyorsa, fazla ödemenin hesabına işlenmesi, koşulları varsa başka borca mahsubu veya geri ödenmesi de tartışılabilir. Bunun için tescilli anasözleşme, yetkili organ kararları, raporun geçici veya kesin niteliği, bildirimi, itirazların sonucu ve ödeme dökümü birlikte incelenmelidir. Belirleme ve kesinleşme usulünün araştırılması gerektiğini vurgulayan 3 Aralık 2014 tarihli Yargıtay kararı, bu aşamaların atlanmamasının önemini de gösterir.[2][4]

Yukarıdaki varsayımsal tabloda bir konuta eksi değer düzeltmesi uygulanması, o ortağa aynı tutarda hemen nakit ödeme yapılacağı anlamına gelmez. Fark yalnız kalan ödeme yükünü azaltıyor olabilir; üyenin daha önce ne kadar ödediği ve hesabın kesinleşip muaccel bir alacak doğurup doğurmadığı belirlenmelidir. Yönetimden önce yazılı hesap dökümü ve dayanak karar istenmesi, ardından farkın kayda geçirilmesinin veya koşulları oluşan ödemenin talep edilmesi daha açık bir uyuşmazlık çerçevesi sağlar. Üye, kesinleşmemiş bir hesap üzerinden kendi başına bütün aidatlarını durdurmamalıdır.

Mahkemeye hangi taleple başvurulur?

Dava yolu, uyuşmazlığın gerçek konusuna göre seçilir. Şerefiye esaslarını belirleyen genel kurul kararının hukuka aykırılığı ileri sürülüyorsa, Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesindeki bir aylık süre ve ilgili dava koşulları ayrıca gündeme gelir. Teknik hesabın uygulanması, borcun bulunmadığı iddiası, fazla ödemenin geri alınması veya kooperatifin tahsilat talebi ise farklı incelemeler gerektirir.[1]

Kooperatifler Kanunu’ndan doğan davalar ticari niteliktedir. Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında TTK’nın 5/A maddesindeki dava şartı arabuluculuk dikkate alınmalıdır. Salt genel kurul kararının iptali ile para uyuşmazlığı bu bakımdan aynı değildir.[1][5]

Dosyada genellikle tescilli anasözleşme, yetkili organ kararları, ilk ve sonraki teknik raporlar, tebliğ belgeleri, yazılı itiraz, konut projeleri, tahsis listesi, maliyet kayıtları ve ödeme dökümü önem taşır. Mahkemeden istenecek uzman incelemesinin soruları da somut olmalıdır. “Bedel doğru mudur?” yerine hangi ölçümün, emsalin veya dağıtımın tartışıldığı gösterilirse inceleme daha açıklayıcı olur.

Değiştirilebilecek fiziksel özelliklerin veya sonradan kaybolabilecek bir durumun önceden belirlenmesi gerekiyorsa, koşulları bulunduğunda HMK’nın 400 ve devamı maddeleri uyarınca delil tespiti düşünülebilir. Tahsilat veya başka bir işlem yönünden geçici hukuki koruma istenmesi ise ayrı koşullara bağlıdır; dava açılmış olması yeterli değildir.[6]

Harç, bilirkişi, keşif ve yargılama giderleri seçilen talebe göre değişir. Yalnız küçük bir farkın düzeltilmesi ile kapsamlı bir maliyet hesabının ve genel kurul kararının tartışılması aynı iş yükünü doğurmaz. Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de talebin niteliğine göre incelenmeli; bütün uyuşmazlıklara tek bir süre uygulanmamalıdır.

Sonuç

Şerefiye hesabının hukuki gücü, istenen rakamın büyüklüğünden veya yönetimin açıklamasından doğmaz. Geçerli yetki, doğru konut bilgisi, nesnel ölçüt, tutarlı dağılım ve uygulanacak anasözleşmedeki usul birlikte bulunmalıdır. İtiraz da bu unsurların hangisinin eksik olduğunu göstermelidir. Örnek anasözleşmedeki on beş günlük iç itiraz ile genel kurul kararına karşı bir aylık dava süresi ve parasal taleplerin kendi koşulları birbirine karıştırılmamalıdır. Böylece tartışma, belirsiz bir “fazla bedel” iddiasından çıkarak denetlenebilir bir hukuki ve teknik incelemeye dönüşür.

Sıkça Sorulan Sorular

Şerefiye bedeli bütün ortaklardan eşit alınabilir mi?

İşlemin amacı ve hesabı incelenmelidir. Konutların değer farkı söz konusuysa aynı tutarın herkese uygulanması, farkların gerçekten değerlendirilip değerlendirilmediği sorusunu doğurur. Eşitliğin sağlanması, her durumda aynı rakamın istenmesi değildir.[1][2]

Şerefiye için kanunda sabit bir yüzde var mı?

Bu yazıda incelenen mevzuat ve örnek anasözleşme, bütün projeler için geçerli tek bir yüzde belirlememektedir. Kullanılan oranlar somut konut özellikleri, yöntem ve değerleme verileriyle açıklanmalıdır.[1][2]

Şerefiye raporuna on beş gün içinde dava mı açmalıyım?

Örnek anasözleşmedeki on beş gün, rapora yönelik kooperatif içi itiraz süresidir. Bunun somut dosyada uygulanması tescilli anasözleşmeye ve geçerli tebliğe bağlıdır. Genel kurul kararının iptali veya para alacağı davasının koşulları ayrıca incelenir.[1][2]

Raporun noter onaylı olması hesaba itirazı engeller mi?

Hayır. İncelenen örnekte noter onayı düzenleme tarihi ve imzaların doğruluğuna ilişkindir. Alan, cephe, emsal, maliyet ve dağıtım hataları bu onay nedeniyle doğru hâle gelmez.[2]

Şerefiyeye itiraz ettiğim için bütün aidatları durdurabilir miyim?

İtiraz, bütün ödemeleri kendiliğinden durdurmaz. İncelenen örnek metinde taksitlerin geciktirilemeyeceği yazılıdır. Tartışmalı fark ile diğer ödeme yükümlülükleri ve varsa geçici koruma koşulları ayrı incelenmelidir.[2]

Genel kurul bedeli kabul ettiyse mahkeme hesabı inceleyemez mi?

Genel kurul kararı her hesap hatasını gidermez. Bununla birlikte kararın iptali, teknik hesaba itiraz ve borç veya iade davası aynı hukuki yol değildir. Yargıtay, somut uyuşmazlığın niteliğine göre hem anasözleşmedeki usulün hem de bedelin teknik doğruluğunun incelenmesini gerekli görmektedir.[3][4]

Kaynakça

[1] 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, kabul: 24.04.1969, Resmî Gazete: 10.05.1969, sayı: 13195; özellikle m.3–5, 23, 42, 53, 98–99. Güncel resmî metin: https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.1163.pdf (erişim: 22.10.2026).

[2] Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Nevşehir İl Müdürlüğü, Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesi; dosya adı 20241216102608 tarih etiketi taşıyan nüsha, özellikle m.62–64. Resmî kaynak: https://webdosya.csb.gov.tr/db/nevsehir/menu/konut-yapi-kooperatifi-ornek-anasozlesmesi-1_20241216102608.pdf (ilgili hükümler resmî alan adına ait indekslenmiş metin üzerinden kontrol edildi: 22.10.2026; uygulanacak tescilli anasözleşme ayrıca incelenmelidir).

[3] Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 22.02.2013, E.2012/6772, K.2013/1029. Ek şerefiye olarak adlandırılan bedelin niteliği, uzman incelemesi ve adil dağılımın denetlenmesi. Tam metin: https://app.dejure.ai/dokuman/202209-1506-4620-20126772-20131029-e1e00fca-5e0c-4603-9914-061a3479f57f (künyesi ve tam metni doğrulandı: 22.10.2026).

[4] Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 03.12.2014, E.2014/3543, K.2014/7813. Konut maliyeti ve şerefiye bedellerinde, uyuşmazlığa uygulanacak anasözleşmenin belirleme ve kesinleşme usulünün araştırılması. Tam metin: https://app.dejure.ai/dokuman/202209-1523-1957-20143543-20147813-5e6d61df-473b-4948-ab29-5492ca266279 (künyesi ve tam metni doğrulandı: 22.10.2026).

[5] 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, kabul: 13.01.2011, Resmî Gazete: 14.02.2011, sayı: 27846; özellikle m.5 ve 5/A. Güncel resmî metin: https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6102.pdf (erişim: 22.10.2026).

[6] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, kabul: 12.01.2011, Resmî Gazete: 04.02.2011, sayı: 27836; özellikle m.389–397 ve 400–405. Güncel resmî metin: https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6100.pdf (erişim: 22.10.2026).

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları