Konkordato mühleti, vergi ve SGK borçlarını kendiliğinden silmez. Buna karşılık geçici veya kesin mühletin takip yasağı, kural olarak 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan kamu alacağı takiplerini de kapsar. İİK m.288 ve m.294'teki geçici koruma ile İİK m.308/c ve 6183 m.101'deki kamu alacaklarının konkordatonun bağlayıcı indirim ve vadelendirme etkisi dışında kalması, farklı aşamalara ilişkin kurallardır.
Bu nedenle iki genelleme de yanlıştır: “Kamu alacağı konkordatoya tabi değil, mühlette hacze devam edilir” ve “Konkordato kabul edildi, vergi ve prim borcu projedeki oranda azalır.” Doğru değerlendirme için mahkeme kararı, kararın kapsadığı borçlu, borcun türü, dönemi, doğum ve ödeme tarihleri ile takip işleminin tarihi birlikte incelenmelidir.
Konkordato başvurusu ile mühlet kararı aynı sonucu doğurur mu?
Konkordato dilekçesi verilmiş olması tek başına bütün takiplerin durduğu anlamına gelmez. Takip yasağının başlangıcı, geçici veya kesin mühlet kararı ve varsa bu konudaki mahkeme tedbirleri üzerinden belirlenir. Şirketin kendi duyurusu, toplantı tutanağı veya mali müşavir açıklaması, mahkeme kararı yerine kullanılamaz.
Geçici mühlet, İİK m.288 gereğince kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Bu nedenle “yalnız kesin mühlet kamu takibini durdurur” yaklaşımı isabetli değildir. Kararın başlangıç ve bitiş tarihleri, uzatma kararları ve kaldırma kararları aynı takvimde izlenmelidir. İlk mühlet kararıyla başvurup sonraki süre değişikliklerini bildirmemek, idari takip kayıtlarında sorun yaratabilir.
Kararın hangi şirket veya kişiye ait olduğu neden önemlidir?
Mühlet, hakkında karar verilen borçlu bakımından sonuç doğurur. Aynı gruptaki başka şirketler, ortaklar, kefiller veya yöneticiler yalnız ekonomik bağlantı nedeniyle aynı korumadan yararlanmaz. Birden çok başvuran varsa her biri için verilen kararın kapsamı ayrı okunmalıdır.
Ticaret unvanı değişikliği, birleşme veya grup şirketlerinin benzer isimleri, tahsil dairesine yanlış dosya bildirilmesine neden olabilir. Vergi numarası, SGK işyeri sicili ve mahkeme dosyası doğru eşleştirilmelidir. Bir yöneticinin ayrıca kendi adına mühlet kararı almış olması, şirket kararından farklı bir durumdur.
Mühlet sırasında vergi ve SGK takibi yapılabilir mi?
İİK m.294, mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 kapsamındaki takipler dahil takip yapılamamasını ve başlamış takiplerin durmasını düzenler. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının uygulanmasına ilişkin yasak da aynı düzenlemede yer alır. Kanuni istisnalar saklı olmakla birlikte, alacağın kamu alacağı olması tek başına bu korumayı kaldırmaz.
SGK'nın 2024/12 sayılı Genelgesinin 23. bölümü de geçici veya kesin mühlet kararı verilen borçluya karşı ihtiyati haciz dahil icra takip işlemi yapılmamasını açıklar. Karar ilgili birime sunulmalı; hangi ödeme emri, haciz veya satış işleminin hangi tarihte tesis edildiği gösterilmelidir. Başvuru, yalnız “konkordatodayız” şeklinde bırakılmamalıdır.
Tarhiyat ve bildirim yükümlülükleri de durur mu?
Takip yasağı ile verginin hesaplanması, beyanı, inceleme ve tahakkuk süreçleri aynı değildir. Mühlet, şirketin vergi beyannamesi ve prim bildirimi yükümlülüklerini genel olarak ortadan kaldırmaz. Geçmiş döneme ilişkin inceleme sonucunda yeni bir işlem tebliğ edilmişse bunun hukuki niteliği ve dava süresi ayrıca değerlendirilir.
Ödeme emri bir tahsil işlemi niteliğindeyken, vergi ve ceza ihbarnamesi tarhiyat aşamasına ilişkindir. Bu ayrım yapılmadan, gelen her evrakın mühlet nedeniyle geçersiz olduğunu varsaymak hak kaybına yol açabilir. Vergilendirmeye karşı dava süresi, konkordato dosyasındaki toplantı veya komiser raporu beklenerek geçirilmemelidir.
Önceden konulan e-haciz ve banka blokesi kendiliğinden kalkar mı?
Takibin durması, önceden uygulanmış her haczin otomatik kaldırılması değildir. SGK Genelgesi, mühlet öncesinde yapılmış hacizlerin ve diğer takiplerin kaldırılmayacağını açıklar. Banka hesabındaki blokajın tarihi, paranın hacizli hesaba ne zaman girdiği ve tutarın idareye aktarılıp aktarılmadığı ayrı belirlenmelidir.
Mühlet öncesi tamamlanmış tahsil işlemiyle, mühlet içinde hacizli paranın tahsil dairesine gönderilmesi aynı hukuki aşama değildir. Hesap hareketleri ve banka yazıları üzerinden işlemin niteliği araştırılır. Her blokajın serbest bırakılması veya her eski haczin mühlet boyunca tahsile devam etmeye izin verdiği yönünde genel sonuç çıkarılamaz.
İşletmenin devamı için hesap kullanımı zorunluysa talep; ücret, hammadde, zorunlu işletme giderleri ve nakit akışı kayıtlarıyla desteklenmelidir. Konkordato mahkemesinin yetkisiyle vergi veya SGK işleminin yargısal denetimine ilişkin görev kuralları birlikte değerlendirilir. Bir makama yapılan kaldırma başvurusu, diğer yargı yolundaki süreyi kendiliğinden korumaz.
Tasdik edilen konkordato vergi ve prim borcunu azaltır mı?
İİK m.308/c, 6183 kapsamındaki kamu alacaklarını konkordatonun bütün alacaklıları bağlayan genel etkisinin dışında bırakır. 6183 m.101 de tasdik edilen konkordatonun kamu alacakları için mecburi olmadığını düzenler. Özel alacaklıların kabul ettiği indirim veya uzun ödeme planı, sırf tasdik kararıyla vergi dairesi ve SGK için aynı sonucu doğurmaz.
Bunun pratik sonucu şudur: Projede kamu borçlarını hiç dikkate almamak, gerçekçi olmayan bir mali iyileşme tablosu yaratır. Vergi aslı, prim, gecikme kalemleri ve varsa ayrı tecil planı mali projeksiyonda gösterilmelidir. Konkordato planının bir özel alacaklıya sağlayacağı ödeme takvimi, kamu borcunun ödeme takvimiyle özdeşleştirilmemelidir.
Gecikme zammı ve faiz işlemeye devam eder mi?
Konkordatonun bazı alacaklar bakımından faiz üzerindeki etkisi, kamu alacaklarına aynen aktarılamaz. SGK Genelgesinin 23. bölümü, mühlet veya konkordato nedeniyle Kurum alacağında indirim, gecikme zammının işlememesi ya da kendiliğinden vadelendirme sonucunun kabul edilmeyeceğini belirtir.
Vergi borcunda uygulanacak fer'i alacak türü ve hesabı da kendi mevzuatına göre belirlenir. Tecil kabul edilmişse tecil şartları; özel yapılandırma varsa o düzenlemenin hükümleri ayrıca uygulanır. Mühlet süresi boyunca borcun muhasebe kayıtlarında sabit tutulması, güncel borç tutarını eksik gösterebilir. Değişken oranlar, ödeme ve başvuru tarihindeki resmî düzenlemeden kontrol edilmelidir.
Şirketin konkordatosu ortak ve yöneticileri de korur mu?
Şirket hakkındaki mühlet kararının ortak veya yöneticinin kişisel takibini otomatik durdurduğu söylenemez. Ancak bu, şirket borcunun yöneticiden her koşulda istenebileceği anlamına da gelmez. Önce kişisel sorumluluğun dayanağı ve koşulları belirlenir: limited şirket ortaklığı, kanuni temsilcilik ve SGK bakımından üst düzey yönetici sorumluluğu farklıdır.
Vergi alacaklarında VUK m.10 ve 6183 m.35 veya mükerrer m.35'in uygulanma koşulları, görev dönemi, ilgili ödev ve şirketten tahsil şartları değerlendirilir. Şirketin konkordatoya girmesi, tek başına bütün kişisel sorumluluk koşullarını ispatlamaz. Ortak veya yöneticinin kendi ödeme emrine karşı dava hakkı ve süresi ayrıca vardır.
SGK borçlarında mühlet öncesi ile mühlet içi neden ayrılır?
SGK'nın 2024/12 sayılı Genelgesi, mühlet içinde ödenmeyen primler bakımından 5510 m.88'deki haklı sebep değerlendirmesini açıklar. Genelge, bu dönem primlerinin takibinde üst düzey yönetici ve yetkililerin sorumluluğu konusunda, ödeme engelinin kanundan doğmasına dayanan yargı yaklaşımını dikkate almaktadır. Buna karşılık mühlet öncesi dönem borçlarında, şirket hakkındaki kararın yöneticiler ve limited şirket ortakları yönünden takibe engel oluşturmadığını belirtir.
Bu açıklama bütün vergi borçlarına veya bütün ortaklara aynı kapsamda taşınmamalıdır. Ayrıca primin çalışma dönemi ile yasal ödeme zamanı farklı olabilir. Çalışma ayı, tahakkuk, son ödeme günü, mühlet tarihi ve kişinin görev aralığı birlikte gösterilmelidir. Komiserin ve mahkemenin ödeme yetkisine ilişkin somut kararları da önem taşır. Yalnız “şirket konkordatodaydı” beyanı, bütün dönemler için yeterli savunma değildir.
Mühlete rağmen ödeme emri veya haciz gelirse hangi yol izlenir?
Mahkemenin mühlet ve uzatma kararları, ilgili tahsil birimine sunularak işlemin durdurulması veya hukuka aykırı yeni işlemin giderilmesi istenir. Başvuruda borçlu kimliği, kararın geçerlilik dönemi ve itiraz edilen işlemin tarihi açık gösterilir. İşlemin şirket yerine yönetici adına düzenlenmiş olması, farklı incelemeyi gerektirir.
Vergi ödeme emri bakımından vergi mahkemesinde; 5510 m.88 kapsamındaki SGK ödeme emri bakımından iş mahkemesinde özel başvuru düzeni gözetilir. Ödeme emrinde 6183 m.58'deki 15 günlük süre önemlidir. Haciz ve diğer işlemler için kendi görev ve süre kuralları ayrıca belirlenir. Mühletin belirli zamanaşımı ve hak düşürücü süreler üzerindeki etkisi, bütün idari dava sürelerinin durduğu şeklinde yorumlanmamalıdır.
Talep, gerektiğinde geçici hukuki korumayı da içermelidir. Vergi yargısındaki yürütmenin durdurulması ile iş mahkemesindeki ihtiyati tedbir, farklı usul kurumlarıdır. Mahkeme kararının varlığı, istenen tedbirin işlemi ve muhatabı açıkça göstermesi gereğini ortadan kaldırmaz.
Tecil, yapılandırma ve konkordato nasıl birlikte planlanır?
Kamu borcu için 6183 m.48 ve ilgili özel düzenlemeler uyarınca tecil imkânları ayrıca incelenebilir. Tecil; başvuru, mali durum, teminat, yetki, borç türü ve ödeme planı şartlarına bağlı ayrı idari işlemdir. Konkordato tasdiki, tecil talebinin mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.
Başvuru tarihinde yürürlükte olan süre, faiz ve teminat düzenlemeleri esas alınmalıdır. Önceki yılların tecil rakamlarını kullanmak, özellikle mevzuat değişikliklerinden sonra yanıltıcı olabilir. Sırf tecil başvurusu yapıldığı için takip ve dava sürelerinin durduğu varsayılmamalıdır. Komiserin nakit planı ile kamu borcunun ödeme planı birbiriyle tutarlı olmalıdır.
| Aşama | Kamu borcu bakımından temel ayrım | Kontrol edilecek belge |
|---|---|---|
| Başvuru | Tek başına genel takip koruması değildir | Mahkeme kararı bulunup bulunmadığı |
| Geçici/kesin mühlet | Korunan borçlu yönünden takip yasağı | Mühlet ve uzatma kararları |
| Önceki haciz | Durma ile kaldırma farklıdır | Haciz tarihi, banka hareketleri |
| Tasdik | Kamu borcuna zorunlu indirim sonucu doğurmaz | Proje ve ayrı kamu ödeme planı |
| Mühletin sona ermesi | Korumanın devamı ayrıca belirlenir | Ret, kaldırma, iflas veya yeni karar |
Sonuç
Konkordatoda vergi ve SGK borçları bakımından temel ilke, geçici takip korumasıyla borcun maddi varlığını ve kişisel sorumluluğu ayırmaktır. Mühlet kararı şirkete nefes aldırabilir; fakat kamu alacağını kendiliğinden azaltmaz ve bütün yöneticileri aynı kapsamda korumaz. Dönem, vade, görev ve mahkeme kararlarının birlikte incelenmesi; mali planın kamu borçlarını gerçekçi biçimde içermesi gerekir.
İlgili yazılar: SGK Ödeme Emrine İtiraz: 15 Günlük Süre, İptal Davası ve Takibin Durdurulması; Şirketin SGK Borcundan Kim Sorumludur? Ortak, Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesinin Sorumluluğu; Vergi Borcu Nedeniyle E-Haciz Nasıl Kaldırılır? Banka Blokesi ve Dava Yolları; Vergi Borçlarının Tecili ve Taksitlendirilmesi: Mali Durum, Teminat, Faiz ve Ödeme Planının Korunması.
Sıkça Sorulan Sorular
Konkordato başvurusu yapınca vergi takibi hemen durur mu?
Yalnız başvuru yeterli değildir; mühlet ve ilgili mahkeme kararları esas alınır. “Konkordato başvurusu ile mühlet kararı aynı sonucu doğurur mu?” bölümüne bakılabilir. İlgili açıklama
Konkordato eski e-haczi otomatik kaldırır mı?
Takibin durması ile önceden uygulanmış haczin kaldırılması farklıdır. İşlem ve para hareketinin tarihleri incelenir. “Önceden konulan e-haciz ve banka blokesi kendiliğinden kalkar mı?” bölümü açıklayıcıdır. İlgili açıklama
Konkordato tasdik edilirse SGK borcu indirilir mi?
Kamu alacakları, projenin genel bağlayıcı indirim etkisi dışında kalır. Ayrı tecil veya özel düzenleme incelenmelidir. “Tasdik edilen konkordato vergi ve prim borcunu azaltır mı?” bölümüne bakılabilir. İlgili açıklama
Şirket müdürüne konkordato sırasında ödeme emri gelebilir mi?
Şirket kararı kişisel korumayı otomatik sağlamaz. Sorumluluk sebebi, dönem ve özellikle SGK bakımından mühlet içi ayrımı incelenir. “Şirketin konkordatosu ortak ve yöneticileri de korur mu?” bölümü açıklayıcıdır. İlgili açıklama
Kaynakça
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.288, 294 ve 308/c; 7101 sayılı değişiklik Kanunu, TBMM resmî metni
- 6183 sayılı Kanun, m.35, mükerrer m.35, 48, 58 ve 101
- SGK, 14.08.2024 tarihli 2024/12 sayılı Genelge, bölüm 23; TÜRMOB tarafından yayımlanan Kurum metni. Tecil hükümleri sonraki değişikliklerle birlikte değerlendirilmelidir
- 5510 sayılı Kanun m.88; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.10
- GİB, 6183 sayılı Kanun m.48 kapsamında tecil ve taksitlendirme bilgi sayfası