İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Dernekler, Vakıflar ve Kooperatifler

Kooperatiften Ev veya Hisse Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Tapu, Borç, Ruhsat ve Üyelik İncelemesi

Mimari planın üzerinde büyüteç ve ev anahtarları, arka planda apartman maketi.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 9 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Kooperatiften ev veya hisse alırken önce edinilecek hakkın belirlenmesi gerekir: kooperatif ortaklığı, arsa payı ve bağımsız bölüm mülkiyeti aynı şey değildir. Satıcının üyeliği, kooperatifin arsa üzerindeki hakkı, konut tahsisi, geçmiş borçlar, gelecekteki ödeme yükümlülükleri ve ruhsat durumu birlikte incelenmelidir. Tapu devri üyeliği her durumda kendiliğinden geçirmediği gibi, üyelik devri de dairenin tapusunu kazandırmaz. Ayrıca 2026'da getirilen özel düzenleme, belirli biçimde etaplar hâlinde yeniden inşaata başlayan yapı kooperatiflerinde tapu devrini sınırlandırmaktadır. Güvenli bir değerlendirme, ilan metninden başlayıp kooperatif kayıtları, tapu sicili ve belediye dosyası arasında tutarlılık aranmasını gerektirir.[1, 2, 3, 6]

Yapay zekâ ile üretilmiş temsili görsel.

Önce şu soru: Daire mi, ortaklık mı, arsa payı mı alıyorsunuz?

“Kooperatif hisseli daire” ifadesi tek başına işlemin hukuki niteliğini açıklamaz. Satıcı tamamlanmış ve adına tescil edilmiş bir bağımsız bölümü satıyor olabilir. Henüz tapusu bulunmayan, ileride konut edinme amacı taşıyan ortaklık sıfatını devrediyor da olabilir. Bazen de satışın konusu yalnızca bir arsa üzerindeki paydır. Aynı ilan diliyle sunulan bu üç işlem, farklı belgeler ve farklı riskler doğurur.

İşlemin konusuEdinilen hakkın temel niteliğiTek başına sağlamadığı sonuç
Kooperatif ortaklığının devriOrtaklık ilişkisine bağlı hak ve yükümlülüklerBelirli dairenin tapuda alıcı adına tescili
Arsada pay satın alınmasıTaşınmazın belirli oranında paylı mülkiyetBelirli bir dairenin müstakil mülkiyeti veya kooperatif üyeliği
Bağımsız bölüm satın alınmasıTapu işlemine konu daire veya işyerinin mülkiyetiHer durumda kooperatif üyeliğinin de geçmesi

Taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasında kural tescildir. Ortaklığa kabul ve ortaklık devri ise Kooperatifler Kanunu ile ilgili kooperatifin anasözleşmesi çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle “hisse belgesi verilecek” açıklamasıyla “tapu verilecek” taahhüdü aynı kabul edilmemelidir.[1, 2]

Tapu devredildiğinde kooperatif üyeliği de devredilmiş olur mu?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6 Ekim 2020 tarihli kararında, kendisine tahsis edilip tapusu verilen daireyi satan kişinin üyeliğinin satışla sona erdiği iddiası incelenmiştir. Somut olayda üyelik devir sözleşmesi ve uygulanabilir anasözleşmenin aradığı başvuru bulunmadığı, kooperatifin de üyelik devrini kabul ettiğini gösteren bir uygulama olmadığı değerlendirilmiştir. Tapudaki satışın üyeliği kendiliğinden sona erdirdiği sonucu benimsenmemiştir.[3]

Kararın alıcı bakımından önemi açıktır: Tapu işlemi tamamlanmış olsa bile üyelik yönünden ayrıca işlem gerekip gerekmediği araştırılmalıdır. Bununla birlikte Kanun'un 15. maddesindeki, ortaklığı taşınmaz mülkiyetine bağlayan özel anasözleşme düzenlemesi ihtimali de dikkate alınır. “Hiçbir durumda geçmez” şeklindeki mutlak ifade de isabetli değildir.[1, 3]

Kooperatifin ve satıcının kimliği nasıl doğrulanır?

İlk inceleme, kooperatifin tam unvanı ve ticaret sicili numarası üzerinden yapılmalıdır. Benzer isimler taşıyan kooperatifler, birden fazla etap veya aynı proje içinde farklı tüzel kişiler bulunabilir. Sözleşmedeki unvan, banka hesabının sahibi, arsanın maliki ve başvuruyu kabul eden kuruluş birbirinden farklıysa bunun hukuki nedeni açıklanmalıdır.

Güncel ticaret sicili kayıtları, tescilli anasözleşme ve değişiklikleri, temsil yetkisi, yönetim kurulu seçimi ile tasfiye durumu incelenir. Kooperatif adına imza atan kişinin projeyi tanıtması, tek başına temsil yetkisini göstermez. Birden çok imza gerekiyorsa tek kişinin imzasıyla işlem yapılmasının sonuçları ayrıca değerlendirilir.[1]

Satıcı yönünden ise üyeliğe kabul kararı, ortaklar defteri kaydı, varsa önceki devir belgeleri ve kendisine yapılan tahsis araştırılır. Satıcının adının eski bir listede bulunması yeterli değildir; güncel üyelik ve varsa ihraç uyuşmazlığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Kesinleşmemiş çıkarma işlemleri ile kesinleşmiş üyelik kaybı aynı hukuki durumda değildir.

Kooperatifler Kanunu'nun 8. maddesi, başvurunun yazılı yapılmasını ve yönetim kurulunun ortaklık şartlarını araştırmasını düzenler. Ortaklığı devralan kişi gerekli nitelikleri taşıyorsa 14. madde uyarınca kabul edilmelidir. Ancak devir bedelini ödemek, üyelik dosyasındaki eksiklikleri kendiliğinden gidermez.[1]

Tapu kaydında hangi hususlar incelenmelidir?

Tapu incelemesi, satıcının gönderdiği eski tapu fotoğrafıyla sınırlı tutulmamalıdır. İşlem tarihine yakın kayıt ve ilgili belgeler esas alınmalıdır. Araştırmanın merkezinde şu sorular bulunur:

• Arsa kooperatifin mi, arsa sahibinin mi, başka bir şirketin mi adına kayıtlıdır?

• İlan edilen ada, parsel, blok ve bağımsız bölüm bilgileri mevcut kayıtlarla uyuşuyor mu?

• İpotek, haciz, ihtiyati tedbir, irtifak veya uyuşmazlığı gösteren kayıt var mı?

• Kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmuş mu; satılan hakkın kapsamı nedir?

• Kooperatif arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanıyorsa, sözleşmede hangi bağımsız bölümlere hak kazanacaktır?

Kooperatifin arsa maliki olmaması her projeyi geçersiz yapmaz. Ancak arsa sahibinden edinilecek hakkın hangi şartlara bağlandığını bilmek gerekir. Kooperatifin yüklenici sıfatıyla üstlendiği işler tamamlanmamışsa, alıcının kooperatife bütün ödemelerini yapması arsa sahibinin borcunu otomatik olarak muaccel hâle getirmeyebilir. Arsa sahibi ile kooperatif arasındaki davalar bu yüzden alım kararını doğrudan etkileyebilir.

Kayıttaki her sınırlamanın kaldırılacağı sözü de yeterli değildir. İpoteğin hangi borcu güvenceye aldığı, kaldırılma işlemini kimin yapacağı ve bedelin ne zaman ödeneceği belgelenmelidir. Tapu sicilinin açıklığı, ilgisi bulunmayan herkesin sınırsız kişisel veri elde edebilmesi anlamına gelmez; inceleme hukuka uygun erişim ve yetkiyle yapılmalıdır.[2]

Borcu olmayan hisse gerçekten son maliyet anlamına gelir mi?

“Borcu yoktur” yazısında tarih, kapsam ve imza yetkisi önemlidir. Yalnızca vadesi gelmiş aidatları gösteren bir belge; henüz vadesi gelmemiş taksitleri, alınmış ek ödeme kararlarını veya ileride tamamlanacak işler için gerekli finansmanı açıklamayabilir.

İncelemede üç tutar birbirinden ayrılmalıdır: satıcıya ödenecek devir bedeli, kooperatife mevcut borç ve gelecekte doğabilecek yükümlülükler. Özellikle devir bedelinin yüksek olması, kooperatif nezdinde yüksek miktarda ödeme yapıldığı anlamına gelmez. Satıcıya verilen para ile kooperatif hesabına yatırılan para farklı hukuki ilişkilere aittir.

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Satıcı, payının bedelini “bütün ödemeler dâhil” açıklamasıyla belirliyor. Ancak son genel kurulda altyapı ve tamamlanmamış işler için ek tahsilat kararı alınmış. Bu karar ve satıcının hesap dökümü görülmeden yapılan ödeme, alıcıyı beklemediği bir finansman ihtiyacıyla baş başa bırakabilir. Satıcıyla yapılan borç paylaşımı anlaşmasının kooperatife etkisi de ayrıca incelenmelidir; iki kişinin kendi arasındaki düzenleme, kooperatifin hukuken mevcut talebini her durumda ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle son genel kurul kararları, faaliyet ve denetim raporları, gelir gider hesapları, üye hesap dökümü, yüklenici hakedişleri ve tamamlanma bütçesi birlikte değerlendirilmelidir. Kanuni bilgi edinme hakkı mevcut ortaklara tanınmıştır; henüz alıcı olan kişi, satıcının katılımı veya uygun yetkilendirme üzerinden belge talep etmelidir. Ticari defterlerin incelenmesinin de ayrıca koşulları vardır.[1]

“Sabit fiyatlı üyelik” iddiasında hangi belge gerekir?

Bir yönetici tarafından verilen “bundan sonra para istenmeyecek” sözüyle, yetkili organ kararına ve geçerli sözleşmeye dayanan özel statü birbirinden ayrılır. Sabit veya peşin bedelli üyelik iddiasında kararın yetkili organdan çıkıp çıkmadığı, kimleri kapsadığı, sözleşmeyle ilişkisi ve ortaklar arasında eşitlik ilkesi incelenir. İnternet ilanında kullanılan etiket, tek başına gelecekteki bütün ödemeleri ortadan kaldırmaz.[1]

Ruhsat, iskân ve fiilî durum neden birlikte kontrol edilir?

Tapu incelemesi, yapının imar ve kullanım durumunu tek başına açıklamaz. İlgili idareden yapı ruhsatı, onaylı proje, varsa tadilat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi araştırılmalıdır. Mevcut bina ile onaylı proje arasında fark bulunup bulunmadığı teknik inceleme gerektirebilir. Ruhsat ve yapı kullanma izni farklı aşamalara ilişkindir.[5]

Alıcıya gösterilen dairenin katı, alanı, kullanım amacı ve bağımsız bölüm numarası proje ile eşleştirilmelidir. Projede depo görünen alanın konut olarak tanıtılması, ortak alanın daireye katılması veya ilave kat yapılması sıradan bir numaralandırma sorunu gibi ele alınamaz. Yapı hakkında mühürleme, durdurma veya yıkım işlemi bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.

İskânı olan binada dahi dairenin teknik ayıpları bulunabilir; iskânın bulunmaması ise tek başına her uyuşmazlığın aynı biçimde sonuçlanacağı anlamına gelmez. Hukuki dosya incelemesiyle mühendislik incelemesi birbirini tamamlar. Birinin olumlu sonucu diğerini gereksiz kılmaz.

2026 değişikliği: Etaplar hâlinde yeniden inşaat yapan kooperatifler

22 Mayıs 2026'da yürürlüğe giren 7579 sayılı Kanun'la, Kooperatifler Kanunu'na Ek 6. madde eklenmiştir. Düzenleme; inşaatını tamamlayıp etaplar hâlinde yeniden inşaata başlayan yapı kooperatiflerinde, yapılan ve planlanan bütün inşaatlar bitmeden ortaklara tahsis edilmiş taşınmazların tapusunun devredilemeyeceğini öngörür.[6]

Burada bütün yapı kooperatiflerine uygulanabilecek genel bir “tapu verilemez” sonucu çıkarılmamalıdır. Önce kooperatifin hükümde tarif edilen durumda bulunup bulunmadığı belirlenir. Alım incelemesinde tamamlanan etaplar, devam eden inşaatlar ve yeni proje kararları sorulmalıdır. Satıcının “bizim blok bitti” açıklaması, bu özel kapsam söz konusuysa tek başına tapu devrinin yapılabileceğini göstermez. Geçmiş işlemler ve devam eden uyuşmazlıklarda zaman bakımından uygulama ayrıca değerlendirilmelidir.

Sözleşme ve ödeme düzeni nasıl kurulmalıdır?

Sözleşme, satın alınan hakkı tereddüde yer bırakmadan tanımlamalıdır. Üyelik numarası, devir kapsamı, varsa tahsis edilen bağımsız bölüm, geçmiş borçların paylaşımı, bekleyen kararlar ve işlemin tamamlanması için gereken başvurular yazılmalıdır. Ödeme takvimi, doğrulanabilir işlem aşamalarıyla ilişkilendirilebilir. Üyelik devri kabul edilmezse veya vaat edilen hak mevcut değilse bedelin ne olacağı da önceden düzenlenmelidir.

Taşınmaz satışı ve taşınmaz satış vaadi bakımından kanunun aradığı resmî şekil gözden kaçırılmamalıdır. Basit bir “hisse satış sözleşmesi” imzalayıp gerçekte bağımsız bölüm mülkiyetinin devredildiğini varsaymak ciddi uyuşmazlık doğurabilir. Üyelik devrine ilişkin belgenin şekli ile taşınmaz satışının şekli aynı sorun değildir.[4]

Ödemeler açıklamalı ve izlenebilir yapılmalı; kime, hangi borç veya bedel için ödendiği açık olmalıdır. Elden verilen paranın yalnız mesajlaşmayla doğrulanmasına güvenmek, sonradan ispatı zorlaştırabilir. Satıcının kişisel hesabına yapılan ödeme ile kooperatif hesabına yapılan aidat ödemesi belgelerde ayrı gösterilmelidir.

Pratik bir kapanış dosyasında kimlik ve temsil belgeleri, imzalı sözleşmeler, üyelik başvurusu ve kabul bildirimi, güncel hesap dökümü, tahsis belgeleri, tapu kayıtları ve ödeme dekontları birlikte tutulur. Belgelerin birbirini doğrulaması, sayıca fazla olmalarından daha değerlidir.

Uyuşmazlık çıkarsa hangi hukuki ilişki esas alınır?

Kooperatif üyeliğinden doğan uyuşmazlıklar, Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesi kapsamında ticari dava niteliğindedir. Buna karşılık üye olmayan kişiyle yapılan bağımsız satışın tüketici işlemi olup olmadığı, tarafların sıfatı ve işlemin amacı üzerinden ayrıca incelenir. Satış konusu konut olduğu için her uyuşmazlık kendiliğinden tüketici davasına dönüşmez.[1, 7, 8]

Görevli mahkeme ve dava öncesi arabuluculuk, talebe göre belirlenmelidir. Ticari para alacağıyla yalnız üyeliğin tespiti veya tapu tescili istemi aynı kurala tabi kabul edilemez. Belge incelemesinde çıkan sorun; satıcıya karşı bedel talebini, kooperatife karşı üyelik uyuşmazlığını veya taşınmazın malikine yöneltilecek talebi gerektirebilir. Tek bir “kooperatif davası” başlığı bütün bu ilişkileri açıklamaz.

Sonuç

Kooperatiften alım yaparken güvenilirlik, yalnızca binanın tamamlanma oranıyla veya yönetimin verdiği sözle ölçülemez. Satın alınan hakkın niteliği, satıcının bu hak üzerindeki yetkisi, kooperatifin arsa ve proje üzerindeki hukuki durumu, mali yükümlülükler ve tapu devrine ilişkin engeller birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle üyelikle mülkiyetin ayrılması ve 2026 tarihli etap düzenlemesinin kapsamının araştırılması, ödeme öncesinde çözülmesi gereken meselelerdir. Belirsizliği sözleşmede açıkça düzenlemek, uyuşmazlık çıktıktan sonra söylenenleri ispat etmeye çalışmaktan daha etkili bir koruma sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Kooperatif hissesi almak doğrudan daire sahibi olmak anlamına gelir mi?

Hayır. Edinilen hak çoğu durumda ortaklık ilişkisine bağlıdır. Belirli daireye hak kazanılması, geçerli tahsis, ödeme yükümlülükleri ve projenin hukuki durumu incelenir. Taşınmaz mülkiyeti için de kural olarak tescil gerekir. Hisse belgesi ile tapu belgesinin aynı kabul edilmemesi gerekir.[1, 2]

Satıcının elinde tapu varsa üyelik incelemesi gereksiz midir?

Hayır. Satışa konu tapunun niteliği ve taşınmaz üzerindeki kayıtlar araştırıldığı gibi üyeliğin devredilip devredilmediği de açıklanmalıdır. HGK'nin 2020 tarihli kararı, daire satışının üyeliği otomatik olarak sona erdirdiği varsayımını somut olayda kabul etmemiştir. Özel anasözleşme hükümleri ayrıca incelenir.[3]

Kooperatiften alınan borcu yoktur yazısı yeterli midir?

Tek başına yeterli görülmemelidir. Yazının hangi tarih ve borçları kapsadığı, kimin tarafından imzalandığı, genel kurulun kararlaştırdığı henüz vadesi gelmemiş tutarlar ve devam eden işlerin maliyeti araştırılmalıdır. Mevcut borcun bulunmaması, gelecekte hiçbir ödeme yükümlülüğü doğmayacağının garantisi değildir.

Noterde yapılan üyelik devir sözleşmesi dairenin tapusunu da geçirir mi?

Üyelik devrini belgeleyen işlem, sırf noterde yapılmış olması nedeniyle taşınmaz mülkiyetini devretmez. Yapılan işlemin niteliği, yetkili makam ve tescil koşulları belirleyicidir. Taşınmaz satış vaadi de satıştan farklıdır; doğrudan mülkiyet kazandırdığı düşünülmemelidir.[2, 4]

2026 düzenlemesi nedeniyle bütün kooperatiflerden tapu almak yasaklandı mı?

Hayır. Ek 6. madde, inşaatını tamamlayarak etaplar hâlinde yeniden inşaata başlayan yapı kooperatiflerini özel olarak düzenler. Bu kapsamdaki kooperatiflerde yapılan ve planlanan bütün inşaatların tamamlanması şartı önem taşır. Her kooperatifin faaliyet ve proje kayıtları üzerinden kapsam değerlendirmesi yapılmalıdır.[6]

Belgeleri görmeden kapora verildiyse ne yapılabilir?

Önce ödemenin hukuki niteliği ve imzalanan metin belirlenmelidir. “Kapora” sözcüğü tek başına cayma hakkı veya otomatik iade sonucu doğurmaz. Satıcının taahhüdü, sözleşmenin geçerliliği, eksik bilginin niteliği ve ödeme belgesi incelenerek iade, ifa veya diğer talepler değerlendirilir. Sonraki ödemelerden önce belirsizliğin yazılı olarak giderilmesi önemlidir.[4]

Kaynakça

1 — 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu; özellikle m.8, 14, 15, 23–25, 42, 55–59 ve 99. Güncel resmî metin.

2 — 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu; m.705, 706, 1020, 1023 ve 1024. Güncel resmî metin.

3 — Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 06.10.2020, E.2017/1690, K.2020/724; özellikle üyelik ile bağımsız bölüm satışını ayıran değerlendirmeler. Kararın tam metni, DeJure.

4 — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; özellikle m.112, 117, 177, 178 ve 237. Güncel resmî metin.

5 — 3194 sayılı İmar Kanunu; özellikle m.21 ve 30. Güncel resmî metin.

6 — 7579 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m.6; 1163 sayılı Kanun'a eklenen Ek m.6; Resmî Gazete, 22.05.2026, sayı 33261. TBMM kanun metni.

7 — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.5 ve 5/A. Güncel resmî metin.

8 — 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m.3, 73 ve 73/A. Güncel resmî metin.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları