Yurt dışında evlat edinilen çocuğun Türkiye’deki miras hakkı, önce evlatlık ilişkisinin Türkiye’de hangi hukuki yolla etkili olduğunun, ardından mirasa uygulanacak hukukun belirlenmesini gerektirir. Her yabancı evlat edinme için aynı tanıma yöntemi uygulanmaz. 1993 Lahey Ülkelerarası Evlat Edinme Sözleşmesi kapsamındaki uygun belgeli işlemler ile bu kapsam dışındaki yabancı kararlar ayrılır. Türk miras hukuku uygulanıyorsa evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur. [1, 3, 4]
Sorun çoğu zaman evlat edinenin ölümünden sonra görünür hale gelir. Çocuğun yabancı doğum belgesinde evlat edinenin adı yazılı olduğu halde Türkiye’deki kayıtlar farklı olabilir. Diğer mirasçılar ilişkiye veya belgenin kesinleşmesine itiraz edebilir. Böyle bir dosyada yalnız çocuğun pasaportunu veya yeni soyadını göstermek yeterli olmayabilir. Evlat edinmenin hukuki kaynağı, kapsamı ve Türkiye’deki etkisi belgelendirilmelidir.
Evlatlık ilişkisi ile miras hukuku neden ayrı incelenir?
MÖHUK m.18, evlat edinme ehliyeti, şartları, eşin rızası ve evlat edinmenin hükümleri için özel bağlama kuralları içerir. Miras ise m.20 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Tanınmış bir evlatlık ilişkisinin bulunması, bütün ülkelerdeki her mal için aynı miras oranını doğurmaz. Ölenin millî hukuku, Türkiye’deki taşınmazlar için Türk hukuku ve mirasın kazanılmasına ilişkin özel hükümler birlikte dikkate alınır. [3]
MÖHUK m.18’e göre evlat edinme ehliyeti ve şartları, evlat edinme anında taraflardan her birinin millî hukukuna tabidir. Evlat edinmeye eşin rızası konusunda eşlerin millî hukukları birlikte uygulanır. Evlat edinmenin hükümlerinde evlat edinenin millî hukuku; eşlerin birlikte evlat edinmesinde ise evlenmenin genel hükümlerine uygulanan hukuk önem taşır. Yabancı kararı tanıyan mahkemenin denetimi ile yeni bir evlat edinme işlemi kurarken uygulanacak hukuk incelemesi birbirine karıştırılmamalıdır. [3]
Bu ayrım, özellikle tam ve sınırlı evlat edinme modellerinde önemlidir. Bazı sistemlerde önceki aileyle hukuki bağ sona ererken Türk Medeni Kanunu’nun sınırlı modelinde biyolojik aileyle miras ilişkisi devam eder. Yabancı kararın tanınması halinde hangi aile bağlarının kabul edildiği belirlenmeden “çocuk iki aileden de her durumda miras alır” denilemez. Kararın etkisi, uygulanabilir sözleşme ve miras statüsü birlikte okunmalıdır. [1, 4, 8]
1993 Lahey Sözleşmesi hangi evlat edinmeleri kapsar?
Sözleşmenin konusu, farklı akit devletlerde mutad meskeni bulunan çocuk ile evlat edinecek kişi veya eşler arasında, çocuğun evlat edinme amacıyla ya da evlat edinmeden sonra diğer devlete taşınmasını içeren süreçtir. Sadece çocuğun yabancı vatandaş olması veya kararın yabancı mahkemeden çıkması yeterli değildir. Çocuk ve evlat edinenler aynı ülkede yerleşikse yapılan işlemin Sözleşme kapsamına girdiği otomatik kabul edilemez. [1]
Yaş, zaman ve devletler arası uygulanabilirlik de kontrol edilir. Sözleşme m.3, ilgili makamların m.17/c kapsamındaki anlaşmasının çocuk on sekiz yaşına ulaşmadan yapılmasını esas alır. Ergin evlat edinme işlemleri bu çocuk koruma düzenlemesine doğrudan sokulamaz. M.41’deki zaman bakımından uygulama koşulu ile taraf devletlerin katılım, yürürlük ve varsa itiraz kayıtları da önemlidir. [1]
HCCH’nin resmî durum tablosunda Sözleşmenin Türkiye bakımından yürürlüğe giriş tarihi 1 Eylül 2004 olarak gösterilir. Bir ülkenin yalnız imza atmış olması taraflık ve yürürlük koşullarının tamamlandığını göstermez. Bu nedenle dosyada hem Türkiye’nin hem diğer devletin ilgili tarihleri ve aralarındaki sözleşme ilişkisi kontrol edilmelidir. 1993 Evlat Edinme Sözleşmesi, başka konuları düzenleyen 1996 Çocukların Korunması Sözleşmesiyle karıştırılmamalıdır. [2]
Madde 23 belgesi ne sağlar?
Sözleşme m.23 uyarınca evlat edinmenin Sözleşmeye uygun yapıldığını yetkili makamın belgelediği işlem, diğer akit devletlerde kanun gereği tanınır. Belge, m.17/c kapsamında verilen mutabakatların ne zaman ve kimler tarafından verildiğini de belirtir. Dolayısıyla kapsam içindeki uygun belgeli işlem için, bütün yabancı kararlar bakımından zorunluymuş gibi ayrı bir MÖHUK tanıma davası varsayılmamalıdır. [1]
Bu belge apostil ile aynı değildir. Apostil tasdik işlevi görürken m.23 belgesi Sözleşmeye uygun evlat edinmeye ilişkindir. Kanun gereği tanıma da nüfus, mirasçılık veya tapu işlemlerinde hiç belge istenmeyeceği anlamına gelmez. İlgili makamın doğru ilişkiyi kayda geçirebilmesi için karar, uygunluk belgesi, tercüme ve kimlik bağlantıları sunulmalıdır. M.24’te çocuğun üstün yararı gözetilerek düzenlenen kamu düzeni istisnası da saklıdır. [1]
Sözleşme kapsamı dışındaki yabancı kararlar nasıl değerlendirilir?
1993 Sözleşmesinin uygulanmadığı olaylarda MÖHUK’un tanıma hükümleri ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.30 birlikte incelenir. M.30, yabancı yetkili makam önündeki evlat edinme işleminin asli şartlarına ve yabancı adli veya idari makamların karar ve belgelerinin Türkiye’de etkili kılınmasına ilişkin özel düzenleme içerir. Bu nedenle yalnız “idari makam vermiş, hiçbir şekilde kullanılamaz” veya “yabancı ülkede geçerli, Türkiye’de de işlem gerekmez” şeklinde iki uç sonuca gidilmemelidir. [3, 5]
Tanımada, yabancı kararın kesinleşmesi veya ilgili özel düzenlemedeki hukuki niteliği, yetki, kamu düzeni ve savunma hakkı koşulları değerlendirilir. MÖHUK m.58 uyarınca tanımada karşılıklılık şartı aranmaz. Türk mahkemesi olağan bir tanıma incelemesini yeni bir evlat edinme davasıyla özdeşleştirmez. Bununla birlikte m.30’un asli şartlara ilişkin hükmü, uygulanacak hukuk ve varsa sözleşmenin önceliği dosya özelinde ayrıca ele alınmalıdır. [3, 5]
Aile hukukuna ilişkin tanıma başvurusunda görevli mahkeme ve yer yönünden yetki belirlenir; gerekli taraflara usulüne uygun katılım imkânı sağlanır. Evlat edinenin ölmüş olması, çocuğun miras hakkı nedeniyle tanıma ihtiyacını ortadan kaldırmayabilir. Diğer mirasçıların sıfatı ve çocuğun temsil durumu başlangıçta açıklığa kavuşturulmalıdır. “Nüfusa kayıt davası” adı altında, gerçekte gerekli olan tanıma aşamasının atlandığı bir başvuru hazırlanması süreci uzatabilir. [3, 6]
| Dosyanın niteliği | Öncelikli inceleme | Sonraki işlem |
|---|---|---|
| 1993 Sözleşmesi kapsamında, m.23 belgeli işlem | Kapsam, devlet ilişkisi ve uygunluk belgesi | Tanınan statünün ilgili kayıtlarda kullanılması |
| Sözleşme kapsamı dışında kesinleşmiş yabancı karar | MÖHUK ve 5490 m.30 koşulları | Uygun mahkemeden tanıma ve kayıt takibi |
| Yalnız doğum veya yeni kimlik belgesi | Evlatlık ilişkisinin gerçek hukuki dayanağı | Asıl karar ve destekleyici belgelerin temini |
| Kesinleşmesi belirsiz yabancı evrak | Kararın nihai niteliğinin doğrulanması | Yetkili yabancı makamdan tamamlayıcı belge |
2025 tarihli Yargıtay kararı kesinleşme belgesi hakkında ne söylüyor?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.12.2025 tarihli, E.2025/5584, K.2025/11094 sayılı kararında yabancı evlat edinme kararının tanınması ve tenfizi talebi incelenmiştir. İlk derece mahkemesi kabul kararı vermiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay ise dosyadaki tercümeden kararın kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılmadığını belirterek gerekli belgenin temin edilmesini istemiş ve hükmü bozmuştur. [6]
Bu sonuç, çocuğun evlatlık ilişkisinin esas yönünden kesin olarak reddedildiği anlamına gelmez. Karar, hukuki sonuca ulaşmak için gereken belgenin eksikliğine işaret eder. Bir miras dosyasında kesinleşme kaydı tercüme edilmemişse, asıl belgenin üzerinde bulunduğu varsayımıyla hareket edilmemelidir. Yetkili makamdan alınan kesinleşme belgesi ve bunun uygun tercümesi birlikte hazırlanmalıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarihli, E.2020/989, K.2020/2694 sayılı kararı da eksik belge incelemesinin önemini gösterir. Karar düzeltme aşamasında önceki onama kaldırılmış; yabancı makamdan gerekli araştırma ve belge temini sağlanmadan sonuca gidilmesi nedeniyle bozma kararı verilmiştir. Bu karar “kesinleşme aranmaz” şeklinde okunamaz. Belge eksikliğinin nasıl tamamlanacağı ile tanımanın maddi ve usuli şartları ayrı meselelerdir. [7]
Türk hukukuna göre evlatlığın miras payı nedir?
Türk miras hukuku uygulanıyorsa TMK m.500 gereğince evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur. Evlatlık, sırf evlat edinilmiş olduğu için biyolojik çocuktan daha düşük bir yasal paya yerleştirilmez. Pay hesabında sağ kalan eş, diğer çocuklar, önce ölen altsoy ve varsa ölüme bağlı tasarruflar birlikte dikkate alınır. [4]
Basit bir örnekte ölen kişinin sağ kalan eşi, bir biyolojik çocuğu ve bir evlatlığı vardır. Türk hukuku uygulanıyor, her iki çocuk sağ ve başka payı değiştiren durum bulunmuyorsa sağ kalan eş terekenin dörtte birini; iki çocuk kalan dörtte üçü eşit olarak, kişi başına sekizde üç oranında alır. Bu örnek net tereke içindir. Borçlar, mal rejimi alacağı veya saklı pay ve vasiyetname sorunları ayrıca hesaplanmalıdır. [4]
Evlatlığın evlat edinenden önce ölmesi halinde altsoyunun mirasçılığı gündeme gelebilir. Ancak çocuğun evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olması, evlat edinenin bütün akrabalarına da otomatik yasal mirasçı olduğu anlamına gelmez. Türk hukukundaki sınırlı modelde ilişki evlat edinen ile evlatlık ve onun altsoyu ekseninde değerlendirilir. [4, 8]
Evlat edinenin anne ve babasından doğrudan miras alınır mı?
Türk hukukundaki evlatlık ilişkisi tek başına evlat edineni temsil ederek onun anne ve babasına yasal mirasçı olma hakkı doğurmaz. Buna karşılık evlat edinen, kendi anne veya babasından bir malı miras almış ve bu mal daha sonra kendi terekesine girmişse, evlatlık evlat edinenin mirasçısı olarak o terekeden yararlanabilir. Doğrudan büyük ebeveyn mirasçılığı ile daha önce evlat edinene geçmiş malın sonradan miras kalması farklıdır. [4, 8]
Evlat edinen, evlatlığın mirasçısı olur mu?
TMK m.500, evlat edinen ve hısımlarının evlatlığa yasal mirasçı olmayacağını düzenler. Bu, Türk hukukundaki evlatlık ilişkisinin miras yönünden tek taraflı özelliğidir. Bununla birlikte başka bir hukuki sebeple mirasçılık, örneğin geçerli bir ölüme bağlı tasarruf, kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilebilir. [4]
Biyolojik aileden miras hakkı her zaman devam eder mi?
TMK m.500 kapsamında Türk sınırlı evlat edinme modelinde evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı devam eder. Ancak yabancı ülkedeki tam evlat edinmenin Türkiye’de tanınması ve etkileri incelenmeden aynı sonuç bütün ülkelere genellenemez. Burcu Zengin Özküçükparlak’ın karşılaştırmalı çalışmasının özeti, tam ve sınırlı modellerin miras bakımından farklı sonuçlar verdiğine özellikle dikkat çeker. [4, 8]
1993 Sözleşmesi m.26, tanımanın ebeveyn–çocuk ilişkisini ve koşulları varsa önceki hukuki bağın sona ermesini de kapsamasını düzenler. M.27 ise belirli şartlarla sınırlı etkiye sahip evlat edinmenin farklı etkiye dönüştürülmesini ele alır. Bu nedenle kararın yalnız “evlat edinme kabul edildi” bölümünü tercüme etmek yeterli olmayabilir; önceki soybağının devamına veya sona ermesine ilişkin hüküm de okunmalıdır. [1]
Biyolojik aileden bir kişinin ölümünde miras talep edilecekse, o mirasa uygulanacak hukuk ayrıca belirlenir. Aynı çocuğun iki farklı ölüm olayındaki durumu, iki ayrı miras dosyasında değerlendirilir. Bir ülkedeki nüfus belgesinin diğer aile bağını göstermemesi veya göstermeye devam etmesi, tek başına bütün hukuk sistemleri bakımından kesin miras sonucu vermez.
Nüfus, mirasçılık belgesi ve malvarlığı işlemleri nasıl tamamlanır?
Önce çocuğun farklı ülkelerdeki kimlik kayıtlarının aynı kişiye ait olduğu gösterilir. Ad değişiklikleri, doğum tarihi, biyolojik ve evlat edinen ebeveyn bilgileri arasındaki bağlantı resmî belgelerle kurulur. Ardından tanıma veya Sözleşme kapsamında tanınan statüye dayanan kayıt işlemi takip edilir. Nüfusta bilgi güncellenmesiyle mirasçılık belgesinin doğru kişiler ve oranlarla düzenlenmesi birbirini destekleyen fakat ayrı aşamalardır. [3, 4, 5]
| Belge grubu | Neden gerekir? | Kontrol noktası |
|---|---|---|
| Evlat edinme kararı ve ekleri | İlişkinin kuruluşunu ve etkisini gösterir. | Tam veya sınırlı etki, hüküm fıkrası ve tarih |
| Kesinleşme veya m.23 belgesi | Uygulanacak tanıma yolunu destekler. | Birbirinin yerine geçmeyen belge türleri |
| Kimlik ve nüfus kayıtları | Çocuğun ve ebeveynlerin bağlantısını kurar. | Ad değişikliği ve farklı yazımlar |
| Ölüm ve mirasçılık belgeleri | Tereke ve diğer mirasçıları belirler. | Önceki belgede çocuğun eksik bırakılması |
| Temsil ve malvarlığı belgeleri | İşlemi kimin yapacağını gösterir. | Küçükte menfaat çatışması ve işleme özgü yetki |
Çocuk daha önce düzenlenen mirasçılık belgesinde yer almıyorsa uygun yoldan belgenin geçersizliği veya yeni belge talebi değerlendirilir. Tanıma kararının varlığı, bankanın parayı kendiliğinden göndermesi veya tapunun otomatik olarak çocuğa geçmesi demek değildir. Her kurum için mirasçılık, temsil ve işlem belgeleri tamamlanır. Yabancı mirasçının taşınmaz edinimine ilişkin özel kurallar da ayrıca kontrol edilir. [4]
Çocuk küçükse veli, vasi veya kayyımın yetkisi somut işleme göre incelenir. Sağ kalan evlat edinen eşin kendi mal rejimi alacağı ile çocuğun tereke payı karşı karşıya gelebilir. Böyle bir durumda aynı kişinin her iki menfaati sorunsuz temsil ettiği varsayılmamalıdır. Paylaşma, satış veya sulh işlemlerinde gerekli temsil ve izin koşulları ayrıca belirlenir. [4]
Evlat edinmeye ilişkin kayıtların gizliliği de korunmalıdır. TMK m.314 ve Sözleşmenin kişisel bilgilerin kullanımına ilişkin hükümleri, bilgilerin gelişigüzel paylaşılmamasını gerektirir. Kuruma gerekli belge güvenli yöntemle sunulmalı; çocuk ve biyolojik aileye ait ayrıntılar herkese açık yazışmalarda veya internet yorumlarında paylaşılmamalıdır. [1, 4]
Sonuç
Yurt dışında evlat edinilen çocuğun miras hakkını güvenceye almak için evlatlık ilişkisinin hangi yöntemle tanındığı, tanınan ilişkinin etkileri ve mirasa uygulanacak hukuk birlikte belirlenmelidir. 1993 Sözleşmesi kapsamındaki uygunluk belgesi ile olağan yabancı kararın kesinleşme belgesi aynı işlevi görmez. Türk hukukundaki eşit çocuk payı da evlat edinenin bütün akrabalarına otomatik mirasçılık şeklinde genişletilemez.
İlgili yazılar: Evlat Edinilen Çocuğun Miras Hakkı: Öz Aile, Evlat Edinen ve Miras Payları; Yabancı Mirasçılık Belgesi Türkiye’de Geçerli mi? Apostil, Mahkeme Kararı ve Kullanım Usulü; Yabancılar ve Yurt Dışında Yaşayanlar İçin Türkiye’de Miras İntikali: Belgeler, İşlemler ve Sonuçlandırma
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı doğum belgesinde ebeveyn adının yazması miras için yeterli midir?
Her durumda yeterli değildir. Evlatlık ilişkisinin hukuki dayanağı, tanınma yolu ve kimlik bağlantıları ayrıca istenebilir. [3, 5]
Her yabancı evlat edinme için tanıma davası açılır mı?
Hayır. 1993 Sözleşmesi kapsamında uygun m.23 belgesi bulunan işlemler için kanun gereği tanıma düzenlenmiştir. Kapsam dışındaki olaylarda diğer tanıma kuralları incelenir. [1, 3]
Apostil, Lahey uygunluk belgesinin yerine geçer mi?
Geçmez. Apostil resmî belge tasdikiyle, m.23 belgesi ise evlat edinmenin 1993 Sözleşmesine uygunluğuyla ilgilidir. [1]
Türk hukukunda evlatlık biyolojik çocukla aynı payı alır mı?
Aynı mirasçı konumundaysa evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur. Pay, diğer mirasçılar ve ölüme bağlı tasarruflarla birlikte hesaplanır. [4]
Evlatlık biyolojik ailesinden de mutlaka miras alır mı?
Türk sınırlı modelinde bu hak devam eder. Yabancı tam evlat edinmede kararın tanınan etkileri, sözleşme ve ilgili mirasa uygulanacak hukuk ayrıca incelenmelidir. [1, 4]
Evlat edinen öldükten sonra tanıma istenebilir mi?
Miras hakkı nedeniyle hukuki yarar bulunabilir. Gerekli belgeler, diğer mirasçıların katılımı ve çocuğun temsil durumu değerlendirilir. [3, 6]
Kesinleşme belgesi eksikse talep mutlaka reddedilir mi?
Eksikliğin tamamlanması ve gerekli araştırma gündeme gelebilir. Bu, kesinleşme koşulunun ortadan kalktığı anlamına gelmez. [6, 7]
Koruyucu aile yanında yaşayan çocuk da aynı şekilde mirasçı mıdır?
Koruyucu aile ilişkisi ile evlat edinme farklıdır. Yalnız bakım ilişkisi, TMK m.500’deki evlatlık sıfatını kendiliğinden kurmaz; varsa başka miras dayanakları ayrıca incelenir. [4]
Kaynakça
[1] HCCH: 29 Mayıs 1993 tarihli Çocukların Korunması ve Ülkelerarası Evlat Edinme Konusunda İşbirliğine Dair Sözleşme, özellikle m.2–3, 17, 23–27, 30–31 ve 41–44; resmî metin.
[2] HCCH: 1993 Evlat Edinme Sözleşmesi durum tablosu, Türkiye ve ilgili devletlerin taraflık ve yürürlük kayıtları.
[3] 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, özellikle m.1, 18, 20 ve 50–59.
[4] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m.314, 495, 499, 500 ve 598; temsil ve vesayete ilişkin hükümler.
[5] 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, m.29–30, yayımlanmış konsolide kanun metni.
[6] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 11.12.2025, E.2025/5584, K.2025/11094, tam karar metni.
[7] Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 01.06.2020, E.2020/989, K.2020/2694, tam karar metni.
[8] Burcu Zengin Özküçükparlak, Evlat Edinmenin Miras Hukuku Açısından Sonuçları Üzerine İsviçre Hukukuyla Karşılaştırmalı De Lege Ferenda Bir Değerlendirme, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 29(1), 2023, s.631–644; özet ve künye.