İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Miras ve Tereke Hukuku

Tereke Temsilcisi Atanması: Mirasçılar Arasındaki Anlaşmazlıkta Yönetim, Dava ve Tahsil Yetkisi

Tereke Temsilcisi Atanması — Atama, Yetki, Denetim
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 10 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Tereke temsilcisi nasıl atanır? Başvuru şartları, mahkeme, yönetim ve tahsil yetkisinin kapsamı, dava ve icra takibi, denetim ve görevin sona ermesi.

Tereke temsilcisi, paylaşılmamış mirasın yönetilmesi veya belirli bir davada temsil edilmesi için sulh hukuk mahkemesince görevlendirilen kişidir. Mirasçılardan birinin başvurması yeterlidir; bütün mirasçıların atamaya razı olması aranmaz. Bununla birlikte, temsilci atanması isteyen kişi miras ortaklığının sürdüğünü ve temsil ihtiyacını somutlaştırmalıdır. Temsilcinin yetkisi, atama kararının kapsamından doğar. Bir dava için görevlendirilmiş olması, bütün taşınmazları satabileceği veya mirası dağıtabileceği anlamına gelmez.

Miras kalan bir dükkânın kirasının tahsil edilememesi, mirasçıların dava için birlikte hareket edememesi veya bakım giderlerinin ödenmemesi ortaklığın değerini azaltabilir. TMK m.640/3 bu kilitlenmeye çözüm sağlar. Ancak temsilci, mirasçılar arasındaki mülkiyet çekişmesini tek başına karara bağlayan bir hakem değildir. Yönetim, koruma, paylaşma ve hak sahipliğinin belirlenmesi ayrı işlemlerdir. Bu rehber, atamanın şartlarını ve sonrasında işlemlerin nasıl yürütüleceğini birlikte ele alır. Türk Medeni Kanunu, m.640.

Miras ortaklığı neden temsilciye ihtiyaç duyar?

Elbirliği mülkiyetinin yönetim üzerindeki etkisi

Birden çok mirasçı varsa ölümle birlikte terekedeki hak ve borçları kapsayan miras ortaklığı oluşur. Paylaşmaya kadar mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Bir mirasçının miras payının dörtte bir olması, her taşınmazın fiziksel dörtte birini istediği gibi kullanabileceği veya belirli bir alacağın dörtte birini her durumda tek başına tahsil edebileceği anlamına gelmez. Kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan özel temsil yetkileri saklıdır. Mirasçıların araştırıldığı dönemde tereke yönetimi bakımından mirasçıların bilinmemesi ve mirasın Devlete geçmesi yazısı da incelenebilir.

Bu yapı, önemli tasarruflarda birlikte hareket edilmesini gerektirir. Bir mirasçının sessiz kalması, adresinin bulunamaması veya diğerlerine karşı dava açması, ortaklığın dışarıya karşı işlem yapmasını güçleştirebilir. Başvuruda yalnız “aramız kötü” denilmesi yerine, hangi işin aksadığı ve gecikmenin terekeye nasıl zarar vereceği açıklanmalıdır. Ödenmeyen sigorta, tahsil edilmeyen kira, yaklaşan dava süresi ve bakım gerektiren taşınmaz farklı temsil ihtiyaçlarıdır.

Tek mirasçının koruma istemesi ile temsil yetkisi aynı değildir

TMK m.640/4 her mirasçıya terekedeki hakların korunmasını isteme imkânı verir ve sağlanan korumadan bütün mirasçılar yararlanır. Bu nedenle acil koruma için her durumda temsilci kararını beklemek gerekmez. Buna karşılık koruma yetkisi, ortaklığın bütün hakları üzerinde serbest tasarruf yetkisine dönüşmez. Terekeye ait bir paranın kendi hesabına ödenmesini istemek ile paranın ortaklık adına güvenceye alınmasını istemek aynı sonuç değildir.

Somut talebin mirasçının kişisel hakkına mı, terekenin bütününe mi ilişkin olduğu belirlenmelidir. Kendi miras hakkına dayanılarak yöneltilen bir talepte geçerli olan dava takip biçimi, mirasbırakana ait alacağın tamamının istendiği davaya doğrudan taşınamaz. Bu ayrım yapılmadan temsilci talep edilmesi gereksiz gider; temsilci gerektiği hâlde hiç talep edilmemesi ise usul sorunu doğurabilir.

Tereke temsilcisi atanmasının şartları

Miras ortaklığının devam etmesi

Atama, paylaşmaya kadar süren ortaklık için öngörülmüştür. Bütün tereke paylaşılmışsa artık yönetilecek miras ortaklığı bulunmayabilir. Ancak bir taşınmazın paylaşılması veya bir banka hesabının dağıtılması, kalan bütün terekenin de paylaşıldığını göstermez. Hangi malların ortaklıkta kaldığı ayrı belirlenir. Bir mal üzerindeki paylı mülkiyet rejimi ile terekenin kalanındaki elbirliği rejimi birbirine karıştırılmamalıdır.

Mirasçılık belgesi, ölüm kaydı, paylaşma sözleşmesi ve tapu kayıtları bu değerlendirmenin başlangıç belgeleridir. Karşı taraf “miras zaten paylaşıldı” savunmasını ileri sürüyorsa, sözleşmenin hangi mal ve hakları kapsadığı incelenir. Salt miras paylarının belirlenmiş olması paylaşma değildir. Mirasçılık belgesindeki oranlar, ortaklığın hangi kişilere ait olduğunu gösterir; her malın fiilen bölüştürüldüğünü kanıtlamaz.

Başvuranın mirasçılığı ve somut hukuki yararı

TMK m.640/3 mirasçılardan birinin istemini yeterli görür. Başvurucu, atanmasını istediği kişinin adını önerebilir; mahkeme bu öneriyle bağlı değildir. Bir tereke alacaklısının korunma ihtiyacı ise aynı hükümde mirasçıya tanınan başvuru hakkıyla özdeş değildir. Alacaklının durumu, koruma önlemleri veya TMK m.633 kapsamındaki resmî tasfiye şartları bakımından ayrıca incelenmelidir.

Başvurucunun kişisel üstünlük elde etmek istemesi, terekenin ortak menfaatinin önüne geçemez. Örneğin temsilci atanarak diğer mirasçının miras hakkını tanımamak veya çekişmeli bir bağışı tartışmasız geçerli saymak mümkün değildir. Temsil ihtiyacı, elde edilmek istenen işlem ve bu işlemin ortaklığa faydası birlikte gösterilmelidir. Çözümün kapsamı da ihtiyaçla orantılı olmalıdır.

Başvuru hangi mahkemeye ve hangi belgelerle yapılır?

Tereke temsilcisini atama görevi sulh hukuk mahkemesindedir. Mirasbırakanın son yerleşim yeri, terekeye ilişkin yetki incelemesinin merkezindedir. Yabancılık unsuru bulunan olaylarda MÖHUK m.43 ayrıca uygulanır. Nüfusa kayıtlı olunan ilçe ile fiilî son yerleşim yeri aynı olmayabilir. Bu nedenle yalnız nüfus kütüğü bilgisine bakılarak mahkeme seçilmemelidir.

Başvurunun çekişmesiz yargı niteliği, diğer mirasçıların süreçten dışlanabileceği anlamına gelmez. Bilinen bütün mirasçıların kimlik ve tebligat bilgileri sunulmalı, mirasçılık durumunda çekişme varsa buna ilişkin dosyalar belirtilmelidir. Görev, hukuki dinlenilme hakkı ve başvurunun gerekliliği mahkemece değerlendirilir. HMK, m.27 ve m.382–385.

Belge veya kayıtGösterdiği meseleBaşvurudaki işlevi
Mirasçılık belgesi ve ölüm kaydıOrtaklığın taraflarıBaşvuru sıfatının açıklanması
Tapu, banka ve kira kayıtlarıYönetilecek mal ve gelirYetki kapsamının belirlenmesi
Dava dosyası ve ara kararTemsil eksikliğiBelirli dosya için atama ihtiyacı
Yazışma ve ihtarlarBirlikte hareket edilememesiSomut yönetim sorununun ispatı
Gider belgeleri ve vadelerGecikme riskiAcil işlem ihtiyacının gösterilmesi

Dilekçede yalnız “genel yetkili temsilci” sözcükleri kullanmak yerine yapılması gereken işlemler belirtilmelidir. Kira tahsili, bakım sözleşmesi, belirli dava ve icra dosyalarının takibi, banka hareketlerinin araştırılması veya dönemsel hesap sunulması açıkça yazılabilir. Mahkemenin verdiği yetkiyle talep edilen iş arasındaki uyum, sonraki banka ve mahkeme işlemlerinde belirleyicidir.

Kimler tereke temsilcisi olabilir?

Mirasçı veya üçüncü kişinin atanması

Temsilci bir mirasçı ya da uygun bir üçüncü kişi olabilir. Önemli olan işin gerektirdiği yeterlilik, bağımsız hareket edebilme ve ortak menfaatin korunmasıdır. Avukatın görevlendirilmesi de mümkündür; ancak bir mirasçının avukatı olmak kendiliğinden bütün terekeyi temsil yetkisi doğurmaz. Avukatın kişisel vekillik sıfatı ile mahkemece verilen temsilcilik sıfatı ayrılmalıdır.

Birden çok kiralık taşınmaz bulunan tereke ile yalnız bir tapu davası için temsil gereken terekenin ihtiyaçları farklıdır. Atanacak kişinin dosyaları takip edebilmesi, gelir ve giderleri belgeleyebilmesi ve hesap verebilmesi gerekir. Taraflar arasındaki geçmiş uyuşmazlıklar veya temsilcinin bir mirasçıdan alacaklı olması gibi ilişkiler, somut menfaat çatışması yönünden değerlendirilir.

Atamaya itiraz ile kişinin şahsına itiraz

“Tereke temsilcisine ihtiyaç yoktur” savunması atamanın şartlarına ilişkindir. “Temsilci olarak seçilen kişi tarafsız değildir” itirazı ise kişinin şahsına yöneliktir. Başvuru yollarının birbirinden ayrılması gerekir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.05.2016 tarihli, E.2015/14998, K.2016/5995 sayılı kararında, belirli tapu davası için atama yönünden hüküm onanmış; temsilcinin şahsına yönelik itirazın özel kayyımlık ve vesayet denetimi kuralları içinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kararın sonucu, şahsa ilişkin itirazın esasının reddedildiği değildir. Yargıtay bu kısmın görevli denetim mekanizmasında incelenmesini istemiştir. Güncel başvuruda kararın türü, tebliğ veya öğrenme tarihi ve özel itiraz hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Eski kararın temyiz usulü, bugünkü bütün atama kararlarına aynen uygulanamaz. Kararın tam metni.

Temsilcinin yönetim ve tahsil yetkisi

Kira, banka ve zorunlu giderler

Atama kararının kapsamına giriyorsa temsilci kira alacaklarını takip edebilir, ortaklık adına ödeme talep edebilir ve gerekli yönetim işlerini yapabilir. Tahsilatın kaydı tutulmalı; tereke parası temsilcinin kişisel parasından ayrılmalıdır. Banka hesabı açılması veya mevcut hesaptan ödeme yapılması için kurumun istediği temsil belgesi ve mahkeme kararının kapsamı birlikte incelenir.

Temsilci, hangi taşınmazdan hangi dönemde ne kadar kira toplandığını, kesintileri, ödenmeyen tutarları ve zorunlu giderleri anlaşılır biçimde raporlamalıdır. Kira sözleşmesiyle banka girişinin eşleştirilmesi, elden tahsilatın makbuzla belgelenmesi ve onarım faturalarının saklanması sonradan çıkabilecek hesap uyuşmazlığını azaltır. Mirasçıların kendi aralarında yaptığı masraf paylaşımı, üçüncü kişiye karşı borcu kendiliğinden değiştirmez.

Satış, paylaşma ve anlaşma sınırları

Temsilci atanması, mirasçıların miras paylarının yeniden belirlenmesi veya bütün terekenin satılması için sınırsız yetki vermez. Olağan yönetim dışındaki tasarrufların dayanağı ayrıca incelenmelidir. Özellikle taşınmaz devri, davadan feragat, sulh, borç ikrarı ve mirasın paylaşılması bakımından atama kararı ile uygulanacak özel hükümler birlikte değerlendirilir.

Kararda yalnız bir alacak davasının takibi yazıyorsa, bu karar başka taşınmazın satışına dayanak gösterilemez. İşin gereği değişmişse mahkemeden yetki kapsamının açıklığa kavuşturulması veya uygun yeni karar istenmesi gerekir. Yetki belirsizliğini temsilcinin kendi yorumu ile genişletmek, işlemin geçerliliği ve sorumluluk bakımından yeni uyuşmazlık doğurabilir.

Dava ve icra takibini kim yürütür?

Atamadan sonra takip yetkisi

Temsilci, atandığı kapsam içinde tereke adına davayı yürütür veya bu sıfatla avukata vekâlet verir. Mirasçıların daha önce kendi adlarına verdiği vekâletnameler, temsilci adına verilmiş vekâletnamenin yerini her durumda tutmaz. Dosyadaki sıfat, vekâletname ve atama kararının kapsamı birbiriyle uyumlu olmalıdır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.11.2022 tarihli, E.2022/4828, K.2022/7752 sayılı kararı, temsilci atanmasının davanın takibi ve kanun yoluna başvuru yetkisi üzerindeki etkisini ortaya koyar. Tereke için atanan temsilci varken, temsil kapsamındaki davada bir mirasçının kendi vekili üzerinden yaptığı işlem aynı hukuki sonucu doğurmayabilir. Somut olayda mirasçının vekilinin temyiz dilekçesi, davayı takip yetkisi nedeniyle reddedilmiştir; bu sonuç uyuşmazlığın esastan çözüldüğü anlamına gelmez. Bu nedenle hükmün kime tebliğ edildiği ve kanun yolu başvurusunu kimin yaptığı ayrıca izlenmelidir. Kararın tam metni.

Süreler kendiliğinden durmaz

Temsilci atanması talebi, asıl davanın veya alacağın bütün sürelerini kendiliğinden durdurmaz. Zamanaşımı, hak düşürücü süre, mahkemenin verdiği kesin süre ve kanun yolu süresi ayrı takip edilir. Asıl mahkemenin temsil eksikliğini gidermek için verdiği süre varsa, atama başvurusu ve dosyanın geldiği aşama bu mahkemeye bildirilmelidir.

Tereke temsilciliği ile resmî defter tutulmasının icra takibine etkisi de farklıdır. TMK m.625'teki özel takip sınırlaması, her temsilci atama talebine uygulanmaz. Başvurunun başlığında “tereke” sözcüğü bulunması yeterli değildir; hukuki niteliği belirleyicidir. Süre takibinin bir mirasçının şahsi dosya notlarına bırakılmaması, temsilci ve vekilin görev dağılımının yazılı kurulması yararlıdır.

Denetim, ücret ve görevin sona ermesi

Temsilcilik denetimsiz bir yetki değildir. Mirasçılar, gelirlerin toplanmadığı, masrafların belgesiz olduğu veya temsilcinin yetkisini aştığı iddialarını somutlaştırarak görevli mahkemeye sunabilir. İşlem tarihi, tutar, belge ve iddia edilen zarar açıkça gösterilmelidir. Yalnız temsilcinin kararlarından hoşnut olmamak ile görevin gereği gibi yürütülmemesi birbirinden ayrılır.

Atama gideri, tebligat, araştırma masrafı, temsilci ücreti ve avukatlık ücreti farklı kalemlerdir. Bunların aynı ücret olduğu varsayılmamalıdır. Terekenin hacmi, işin niteliği ve mahkeme kararları değerlendirilmeden sabit toplam bedel verilemez. Başlangıçta avans yatırılması gerekebileceği gibi giderlerin nihai yükü de ayrıca belirlenir.

Görev, atamanın amacı gerçekleştiğinde, mahkeme kararıyla değiştirilip kaldırıldığında veya ortaklığın paylaşılmasıyla sona erebilir. Belirli dava için atanmış kişinin o dava sonrasındaki yetkisi ayrıca değerlendirilir. Sona erme aşamasında banka bakiyesi, dosyalar, makbuzlar ve son hesap teslim edilmelidir. Temsilcinin değişmesi, devam eden davaların ve tebligat adreslerinin güncellenmesini de gerektirir.

Uygulama örneği ve başvuru yol haritası

Varsayımsal olarak dört mirasçıya kalan işyerinin kiracısı ödeme yapmamakta, iki mirasçı dava açılmasını desteklerken diğerleri yanıt vermemektedir. Başvuruda kira sözleşmesi, ödenmeyen aylar, mirasçılık belgesi ve birlikte hareket girişimleri sunulur. İhtiyaç yalnız kira alacağının tahsiliyse, bu dosyayı kapsayan temsil kararı yeterli olabilir. Çatı onarımı, sigorta ve başka taşınmazların yönetimi de aksıyorsa daha geniş yönetim ihtiyacı ayrıca açıklanır.

Karşı taraf, alacağın ödendiğini veya bütün mirasçıların ortak vekili bulunduğunu belgeleyebilir. Bu savunmalar temsil gereksiniminin kapsamını değiştirebilir. Mahkemece temsilci atanması ise kiracının mutlaka borçlu olduğunun kabulü değildir. Kira alacağına ilişkin ödeme, mahsup ve zamanaşımı savunmaları asıl uyuşmazlıkta incelenir.

Başvurudan önce mirasçılık ve ortaklık durumu belirlenmeli; aksayan işlemler listelenmeli; atamanın genel mi belirli dosyayla sınırlı mı olması istendiği açıklanmalıdır. Sonrasında kararın kesinleşme ve tebligat durumu, bankaya veya dava dosyasına sunulacak belgeler ve dönemsel hesap düzeni takip edilmelidir. Temsil, somut iş akışına dönüştürüldüğünde terekenin korunmasına hizmet eder.

Temsil kararının kurumlarda uygulanması

Atama kararı alındıktan sonra işlem yapılacak banka, kiracı veya icra dosyasına kararın ilgili örneği sunulmalıdır. Kurumun ek belge istemesi hâlinde, bunun kimlik doğrulamasına mı yoksa temsil yetkisinin kapsamına mı ilişkin olduğu belirlenmelidir. Temsilci, kişisel miras payını gösteren belgeyi mahkeme kararının yerine koyamaz. Özellikle tahsil edilen bedelin kimin adına ve hangi hesapta tutulacağı, atama kararına ve ortaklığın menfaatine uygun biçimde düzenlenmelidir.

Dosya tesliminde devam eden işler için bir devir listesi hazırlanması yararlıdır. Listede dosya numarası, karşı taraf, son tebligat, işlem süresi, tahsilat ve ödenmesi gereken gider bulunabilir. Temsilci değiştiğinde aynı listenin güncellenmesi, yetki değişikliğinin alacağın kaybına yol açmasını önler. Bir mirasçının belgeyi saklaması hâlinde temsilci kendi yetkisiyle belgeyi zorla alamaz; ilgili mahkeme ve kurumdan uygun usulle teminini ister.

Öğretide Oruç Hami Şener, “tereke temsilcisi” ifadesinin yerleşmiş kullanımına rağmen terekenin ayrı tüzel kişiliği bulunmadığını; temsilin mirasçılar bakımından sonuç doğurduğunu vurgular. Bu açıklama, dava dilekçesinde temsil sıfatının ve ortaklığın doğru gösterilmesinin önemini anlatır. Şener, çalışmanın giriş bölümü ve s.2552, dn.1.

Sonuç

Tereke temsilcisi atanması, mirasçıların birlikte hareket edemediği durumlarda ortaklığın işlemesini sağlar. Başarılı bir başvuru için ortaklığın devamı, somut temsil ihtiyacı ve istenen yetki kapsamı birlikte gösterilmelidir. Atamadan sonra ise dava takip yetkisi, gelirlerin kayıt altına alınması ve mahkeme denetimi ihmal edilmemelidir. Temsilcinin görevini belirleyen temel belge, yapılacak işlemlerle uyumlu ve sınırları açık atama kararıdır.

Konunun ilgili yönleri için vasiyeti yerine getirme görevlisi ve miras kalan taşınmazda ortaklığın giderilmesi yazılarımıza da bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bir mirasçı tek başına temsilci atanmasını isteyebilir mi?

Evet. TMK m.640/3 tek mirasçının istemine imkân verir. Diğer mirasçıların rızası zorunlu değildir; ancak bütün ilgililerin sürece katılması ve temsil ihtiyacının değerlendirilmesi gerekir.

Temsilci mutlaka avukat mı olmalıdır?

Hayır. Uygun bir mirasçı veya üçüncü kişi de atanabilir. İşin niteliği, yeterlilik ve menfaat çatışması değerlendirilir. Bir mirasçının avukatı olmak kendiliğinden temsilcilik yetkisi oluşturmaz.

Temsilci miras kalan evi satabilir mi?

Atanmış olması tek başına satış yetkisi vermez. Mahkeme kararının kapsamı ve olağan yönetim dışındaki işleme ilişkin özel şartlar incelenmelidir.

Temsilci atanınca mirasçıların kendi davaları da sona erer mi?

Hayır. Etki, atamanın kapsadığı tereke hakkı ve dava takip yetkisiyle ilgilidir. Mirasçının kişisel hakkına dayanan talepler ayrıca değerlendirilir.

Temsilciye itiraz nereye yapılır?

Atamanın gerekli olmadığı iddiası ile atanan kişinin şahsına yönelik itiraz ayrılır. Şahsa itirazda özel kayyımlık ve vesayet denetimi hükümleri önem taşır; karar ve bildirim tarihleri üzerinden uygun yol belirlenmelidir.

Temsilci atanması talebi icra takibini durdurur mu?

Kendiliğinden genel bir durma etkisi doğurmaz. Resmî defter tutulmasının TMK m.625'teki etkisiyle temsilci atanması birbirine karıştırılmamalıdır.

Kaynakça

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları