Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
ÇAĞLAR GÜDER (2023/99726)
- Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulmaması neticesinde açık ceza infaz kurumuna gönderilme kararı verilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | İnfaz, koşullu salıverme | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
ÇAĞLAR GÜDER BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2023/99726) |
|
|
|
Karar Tarihi: 22/7/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Yılmaz AKÇİL Şaban KAZDAL |
|
Raportör |
: |
Yusuf Enes KAYA |
|
Başvurucu |
: |
Çağlar GÜDER |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulmaması neticesinde açık ceza infaz kurumuna gönderilme kararı verilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, Manavgat 5. Asliye Ceza Mahkemesince silahla tehdit suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Bu ceza kesinleşmiştir.
3. Antalya 1. İnfaz Hâkimliğinin 3/8/2023 tarihli kararıyla başvurucunun cezasının koşullu salıverilme tarihi olan 20/2/2025 tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmiştir.
4. 7/8/2023 tarihli denetim planı uyarınca başvurucunun 16/8/2023 ile 20/2/2025 tarihleri arasında ilk üç ayda cumartesi ve pazar, kalan sürede ise sadece pazar günleri 08.00-16.00 saatleri arası olmak üzere Tunceli'de denetim ve gözetim altında bulundurulması, 31/8/2023 ile 5/3/2024 tarihleri arasında Tunceli Belediye Başkanlığında hafta içi her gün 08.00 ila 12.00 saatlerinde kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılması, belirlenen tarihlerde vaka sorumlusu ve uzmanla bireysel görüşmeler gerçekleştirmesi ve beş ayrı seminere katılması kararlaştırılmıştır.
5. Başvurucu 16/8/2023 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne hitaben yazdığı dilekçede yaklaşık yedi yıldır yurt dışında süregelen iş ve aile hayatı nedeniyle kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmesinin fiilen imkânsız olduğunu belirtmiştir. Dilekçede başvurucu; yurt dışındaki kurulu düzeni gözetilerek tüm tedbir ve yükümlülüklerin fiilî imkânsızlık nedeniyle kaldırılmasını ve denetimden muaf tutulmasını, bu mümkün olmadığı takdirde ise yükümlülüklerinin yaşam koşullarına göre revize edilerek kamu yararına çalışma yükümlülüğünün iptalini, imza yükümlülüğünü ayda bir konsolosluk vasıtasıyla yerine getirmeyi ve bireysel görüşme/seminerlerin sayıca azaltılıp üç ayda bir Türkiye'ye geliş zamanlarına göre planlanmasını talep etmiştir.
6. Başvurucunun bu talebi Tunceli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonu tarafından 21/8/2023 tarihinde infaz hâkimliğinde şikâyet yolu açık olmak üzere reddedilmiştir.
7. Tunceli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce 21/9/2023 tarihinde, İnfaz Hâkimliğince hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen başvurucunun hazırlanan denetim planına uymadığı ve yapılan uyarılara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtilerek açık ceza infaz kurumuna iadesi talep edilmiştir.
8. Tunceli İnfaz Hâkimliği, denetim dosyasının incelenmesi neticesinde 26/9/2023 tarihinde başvurucunun 17/9/2023 tarihinden itibaren koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Hükümlünün 19/8/2023-20/8/2023 tarihinde "bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma" yükümlülüğünü ihlal etmesi üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunca 24/8/2023 tarih ve 2023/198 sayılı yazısı ile uyarılmasına karar verilerek uyarı yazısının hükümlü müdafi[sine] 7/9/2023 tarihinde tebliğ edildiği, yapılan uyarının ardından hükümlünün 2/9/2023- 3/9/2023 tarihinde "bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma" yükümlülüğünü ikinci kez ihlal ettiğinin tespit edildiği, bu hususta hazırlanan uyarı yazısının İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonu'nun 5/9/2023 tarih ve 2023/231 sayılı yazısı ile hükümlü müdafi[sine] 7/9/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve yapılan tebligatta hükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosya hakkında kapatma işlemi yapılabileceği bildirilmesine rağmen, hükümlünün 16/9/2023-17/9/2023 tarihinde "bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma" yükümlülüğünü 3. kez ihlal ettiği anlaşıldığından 17/9/20203 tarihinden itibaren koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar veril[miştir.]"
9. Başvurucunun Tunceli İnfaz Hâkimliği kararına karşı yaptığı itiraz, Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 19/10/2023 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir.
10. Bu karar 20/10/2023 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 20/11/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
11. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
12. Başvurucu; sekiz yıla yakın bir süredir Almanya’da yaşadığını, orada düzenli bir işi, kurulu bir düzeni ve ailesi olduğunu, kesinleşen cezasının infazı sürecinde iyi niyetle Türkiye’ye gelerek denetimli serbestlik hakkından yararlandığını ancak Tunceli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından kendisine uyması fiziki ve fiilî olarak imkânsız yükümlülükler getirildiğini, yükümlülüklerin risk ve ihtiyaçlarına göre değiştirilmesi veya revize edilmesi yönünde kanuni imkân varken bu yöndeki taleplerinin ve sunduğu belgelerin idari ve adli makamlarca nazara alınmadığını, itirazlarının gerekçesiz kararlarla reddedilmesinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını tehdit eder boyuta ulaştığını, kamu yararına çalışma yükümlülüğü kapsamında her gün dört saat çalışmaya zorlandığını, hâlihazırda sigortalı bir işi bulunmasına rağmen bu yükümlülüğün kaldırılmamasının zorla çalıştırma yasağına aykırılık teşkil ettiğini, şahsi ve özel koşullarının değerlendirilmemesi sonucunda hakkında yakalama emri düzenlendiğini, bu durumun yerleşme ve seyahat hürriyetini kısıtladığını ileri sürmüştür.
13. Başvurucu; kamuya yararlı bir işte çalışma zorunluluğu nedeniyle zorla çalıştırma yasağının, cezasının geri kalanını ceza infaz kurumunda geçirme riski nedeniyle yerleşme ve seyahat hürriyetinin ve aleyhine verilen kararların gerekçesiz olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte başvurucunun şikâyetinin asıl sürecini, denetimli serbestlik yükümlülüklerinin ihlal edildiği gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kesin olarak reddedilmesi üzerine bireysel başvuruda bulunması oluşturmaktadır. Başvurucunun iddialarının özü, yerine getirmesinin fiilen imkânsız olduğunu iddia ettiği yükümlülüklerin değiştirilmemesi neticesinde ceza infaz kurumuna girme tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasına ve fiziksel özgürlüğünün kısıtlanmasına yöneliktir. Olayların hukuki tavsifi Anayasa Mahkemesine ait olduğundan başvurucunun infaz sürecine ve hürriyetinden yoksun bırakılma riskine yönelik tüm şikâyetlerinin bir bütün olarak yalnızca kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
14. Anayasa’nın 19. maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen “Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.” şeklindeki düzenlemede yer alan "hürriyet" sözcüğü, özgürlük ve bağımsızlığın yanı sıra serbestlik anlamına da gelmektedir. Bu anlamda kişi hürriyetine yönelik bir müdahalenin bulunduğunun söylenebilmesi için kişinin hareket serbestîsinin maddi olarak sınırlandırılması gerekir. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale için kişi, rızası olmaksızın en azından rahatsızlık verecek uzunlukta bir süre boyunca belirli bir yerde fiziki olarak tutulmalıdır (Galip Öğüt [GK], B. No: 2014/5863, 1/3/2017, § 34).
15. Anayasa Mahkemesi, yakalama emirlerinin infaz edilmediği dönemde temel hak ve hürriyetlere yönelik bazı etkileri bulunsa da bu dönemde henüz kişilerin fiziksel özgürlükleri maddi olarak kısıtlanmamış olduğundan söz konusu etkilerin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir (Galip Öğüt, § 41). Aynı durumun infaz edilmemiş veya infaza henüz konulmamış tutuklama kararları için de geçerli olduğu ifade edilmiştir (Ferhat Encu (2) [1. B.], B. No: 2017/4576, 28/6/2018, § 53).
16. Başvurucu hakkında Manavgat 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaktadır. Başvurucunun cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesine karar verilmiş ve bu kapsamda başvurucu 3/8/2023 tarihinde serbest bırakılmıştır. Ancak başvurucunun denetim planı kapsamında "bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma" yükümlülüğünü ihlal ettiği, denetim planında yer alan "kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırma" yükümlülüğüne hiç başlamadığı, "bireysel görüşme/seminere katılma" yükümlülüğüne de uymadığı tespit edilmiştir. Bu denetimli serbestlik yükümlülüklerinin ihlali gerekçesiyle Tunceli İnfaz Hâkimliğince başvurucunun koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiştir.
17. Her ne kadar başvurucu hakkında cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi yönünde bir karar bulunmaktaysa da başvurunun yapıldığı tarih itibarıyla bu kararın infaz edilmediği ve başvurucunun fiziksel olarak özgürlükten yoksun bırakılmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak denetimli serbestlik yükümlülüklerinin ihlali nedeniyle verilen açık ceza infaz kurumuna gönderme kararına ilişkin olarak başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla henüz bir müdahalede bulunulmadığı sonucuna varılmıştır.
18. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun iddialarına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyete neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 22/7/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, ÇAĞLAR GÜDER, B. No: 2023/99726, 22.07.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 10, sayfa 622–625
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.