İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm

FERHAT ERENER (2023/99009)

  • İfade özgürlüğü

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, ceza infaz kurumunda verilen yemeği toplu olarak almama eylemine katılmadan dolayı disiplin cezasıyla cezalandırılmanın ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
İfade özgürlüğüCeza infaz kurumunda ifadeBaşvuru Yollarının Tüketilmemesi—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

FERHAT ERENER BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/99009)

 

Karar Tarihi: 21/4/2026

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Aydın AYGÜN

Başvurucu

:

Ferhat ERENER

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda verilen yemeği toplu olarak almama eylemine katılmadan dolayı disiplin cezasıyla cezalandırılmanın ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, olay tarihinde silahlı terör örgütü üyeliği suçundan hükümlü olarak Tarsus 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

3. Aralarında başvurucunun da bulunduğu mahpuslara 10/7/2023 tarihinde öğle iaşesi olarak dağıtılan yemeğin tutuklu ve hükümlüler tarafından teslim alınmadığı tespit edilmiştir. Bunun üzerine aynı tarihte başvurucu hakkında Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu (Disiplin Kurulu) tarafından disiplin soruşturması başlatılmıştır.

4. Disiplin Kuruluna sunulan soruşturma raporu sonucunda Disiplin Kurulu 28/7/2023 tarihinde protesto amacıyla idarece verilen yemeği topluca almama eylemine katıldığı gerekçesiyle başvurucu hakkında bir ay haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası verilmesine karar vermiştir.

5. Başvurucu, Disiplin Kurulunun kararına karşı Tarsus İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyette bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 28/9/2023 tarihli ve başvurucunun Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla hazır edildiği duruşmada başvurucunun yüzüne karşı şikâyetinin reddine karar vermiştir. Kararda tefhimden itibaren başvurucunun 7 gün içinde itiraz kanun yoluna başvurabileceği de hatırlatılmıştır.

6. İnfaz Hâkimliği, verilen karara itiraz edilmediğini tespit ederek 6/10/2023 tarihinde şikâyet hakkında verdiği kararın kesinleştiğini belirten kesinleşme şerhini 12/10/2023 tarihinde oluşturmuştur.

7. Başvurucu 6/11/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

10. Başvurucu; Ceza İnfaz Kurumunun bazı uygulamalarına karşı demokratik tepkisini göstermek için yemek almadığını, verilen disiplin cezası nedeniyle maddi manevi varlığını koruma geliştirme hakkının, ifade özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının, haberleşme hürriyetinin, suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

11. Başvurucu ayrıca İnfaz Hâkimliği kararının kendisine tebliğ edilmediğinden itiraz kanun yoluna başvurmadığını, İnfaz Hâkimliği kararının kesinleşme şerhinin tebliğinden sonra bireysel başvuruda bulunduğunu açıklamıştır.

12. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa Mahkemesinin somut olayla benzer olaylarda verdiği bazı kararlara yer verilmiştir. Başvurucunun haberleşme hakkının ihlal edilip edilmediği noktasında inceleme yapılırken görüşte değinilen Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.

13. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında verilen disiplin cezasının anayasal haklarını ihlal ettiği iddiasını yinelemiştir.

14. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Anayasa'nın 26. maddesinde düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün kullanımında başvurulabilecek araçlar "söz, yazı, resim veya başka yollar" olarak belirtilmiş ve "başka yollar" ifadesiyle her türlü ifade aracının anayasal koruma altında olduğu gösterilmiştir (Emin Aydın [GK], B. No: 2013/2602, 23/1/2014, § 43). Başvurucu yaptığı eylemle ifade açıklamasında bulunmuş, idarece verilen yemeğin topluca alınmamasını bir ifade aracı olarak kullanmıştır. Dolayısıyla başvurucunun verilen disiplin cezasına yönelik şikâyetlerin bir bütün olarak ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

15. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulabilmesi için olağan kanun yolları tüketilmiş olmalıdır. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle yargı mercileri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt [2. B.], B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

16. Bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu olarak olağan kanun yollarında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar ile bu mahkemelere sunulmayan bilgi ve belgeler bireysel başvuru konusu edilemez (Bayram Gök [2. B.], B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 20).

17. Somut olayda başvurucu, yüzüne karşı verilen ve 7 gün içinde itiraz kanun yoluna başvurabileceği hatırlatılan İnfaz Hâkimliği kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurmamıştır. Başvurucunun kararın kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle itiraz yoluna başvurmadığı yönündeki açıklamaları karşısında, bireysel başvuru süresinin tebliğden itibaren değil öğrenmeden itibaren başladığı hususu da gözetildiğinde olağan kanun yollarının tüketilmesi koşulu yönünden farklı bir değerlendirme yapmayı mümkün kılmamaktadır. Nitekim başvurucunun her durumda- süresinden sonra itiraz kanun yoluna başvurmuş olduğuna karar verilmiş olsa dahi- olağan kanun yoluna başvurması ve neden süresi içinde itiraz yoluna başvuramadığına ilişkin şikâyetlerini bireysel başvurudan önce kanun yolu merci önüne taşıması gerekir. Bu bireysel başvurunun ikincilliği ilkesinin bir gereği olup ancak bu durumda başvurucunun başvuru yollarını tüketmesi koşulunu gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin incelenebilir olacağı açıktır.

18. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 21/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, FERHAT ERENER, B. No: 2023/99009, 21.04.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 07, sayfa 450–452

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.