Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
YUSUF YERLİKAYA (2023/9237)
- Mülkiyet hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, ruhsatı iptal edilen silahın üçüncü bir kişiye devrine fırsat verilmeden mülkiyetinin kamuya geçirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Mülkiyet hakkı | Müsadere ve elkoyma | Düşme | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
YUSUF YERLİKAYA BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2023/9237) |
|
|
|
Karar Tarihi: 20/5/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Muhterem İNCE Yılmaz AKÇİL |
|
Raportör |
: |
Ahmet Faruk TANYILDIZI |
|
Başvurucu |
: |
Yusuf YERLİKAYA |
|
Vekili |
: |
Av. Tarık ÇAĞLAYAN |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ruhsatı iptal edilen silahın üçüncü bir kişiye devrine fırsat verilmeden mülkiyetinin kamuya geçirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu 14/7/2017 tarihli ve 30124 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (692 sayılı KHK) ile kamu görevinden çıkarılmış ve 692 sayılı KHK'da düzenlenen ilave tedbirler hükmü uyarınca başvurucunun silahının ruhsatı iptal edilerek silahına el konulmuştur. Anayasa Mahkemesinin 1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan “...ilave tedbirler ile...” ibaresinin 24/12/2019 tarihli ve E.2018/74, K.2019/92 sayılı kararıyla iptal edilmesi sonucunda başvurucu silahının ruhsatının iptal edilmesi yönündeki ilave tedbirin kaldırılması ve silahının kendisine iade edilmesi için idareye başvuru yapmıştır. İdare, başvuruyu zımnen reddetmiştir.
3. Başvurucu, işlemin iptali ve silah devir prosedürü işletilerek silahını üçüncü bir kişiye devredebilmesi için imkân tanınmaması nedeniyle Ankara 27. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde başvurucu hakkındaki kamu görevinden çıkarılma asıl tedbirine karşı yapılan başvurunun Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme (OHAL) Komisyonu tarafından reddedildiği, anılan Komisyon kararına karşı açılan iptal davasının da kabul edilmediği vurgulanmıştır. Ayrıca asıl tedbir işlemine karşı açılan davanın reddedilmesi nedeniyle davaya konu ilave tedbirin de kaldırılmaması yönündeki işlemin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.
4. Başvurucu; hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiğini, silah ruhsatının iptal edilmesi yönündeki ilave tedbirin kaldırılmamasının ve silahın üçüncü bir kişiye devrine fırsat verilmeden mülkiyetinin kamuya geçirilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. Dava Dairesince mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek başvurucunun istinaf isteminin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
5. Başvurucu, nihai kararı 9/1/2023 tarihinde öğrendikten sonra 23/1/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Komisyonca, adli yardım talebinin kabulüne, bu kapsamda başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına ve başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Başvurucu, silahının mülkiyetinin kamuya geçirilmesine dayanak olabilecek bir hüküm bulunmamasına rağmen silahına fiilen 2017 yılında el konulduğunu, yasal düzenlemenin daha sonra yapıldığını, silahın mülkiyetinin kamuya geçirileceğine ilişkin kuralın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, babasından kalan aile yadigârı silahın herhangi bir suçta kullanılmadığını, bizatihi müsadereye tabi olmayan silahın mülkiyetinin kamuya geçirildiğini, silahın kendisine iadesini yahut devir prosedürü işletilerek silahı ağabeyi A.Y.ye devretme imkânının kendisine tanınmasını talep ettiğini, İdare Mahkemesince sadece silah ruhsatının iptal edilmesi hususunun değerlendirildiğini, silahın iadesi veya devir prosedürü işletilmesi talepleri hakkında inceleme yapılmadığını, hakkında yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verildiğini, buna rağmen silahının mülkiyetinin kamuya geçirilmesinin ölçüsüz olduğunu belirterek mülkiyet hakkı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
8. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınmasının faydalı olacağı belirtilmiştir. Başvurucuya Anayasa Mahkemesi tarafından gönderilen 14/5/2025 tarihli yazı ile Bakanlık görüşüne karşı varsa beyanlarını sunması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu 23/5/2025 tarihli cevabında; bireysel başvuruda bulunduktan sonra Anayasa Mahkemesinin 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun ek 4. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen silahın mülkiyetinin kamuya geçirileceğine ilişkin kuralı iptal ettiğini, bunun üzerine Ankara 23. İdare Mahkemesinde iptal davası açtığını, Mahkemece işlemin iptaline karar verildiğini, bu kapsamda silahını talebi doğrultusunda A.Y.ye devrettiğini ancak başvuru tarihinde mağdur kimliğinin bulunduğunu bildirmiştir.
9. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.
10. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi" başlıklı 48. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:
"Kabul edilebilirlik şartları ve incelemesinin usul ve esasları ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir."
11. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Düşme kararı" başlıklı 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi şöyledir:
"(1) Bölümler ya da Komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde düşme kararı verilebilir:
...
(c) İhlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması."
12. İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi gereği Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması hâlinde başvurunun düşmesine karar verebilir (S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 23; Mehmet Emin Bülbül [2. B.], B. No: 2014/4463, 16/6/2016, §§ 46-48).
13. Başvuruya konu olayda başvurucu, aile yadigârı olan silahın ruhsatının iptal edilerek üçüncü bir kişiye devrine fırsat verilmeden mülkiyetinin kamuya geçirilmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu 23/5/2025 tarihli Bakanlık görüşüne karşı cevabında ise bireysel başvuruda bulunduktan sonra Anayasa Mahkemesinin 3713 sayılı Kanun'un ek 4. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen silahın mülkiyetinin kamuya geçirileceğine ilişkin kuralı iptal ettiğini, bunun üzerine Ankara 23. İdare Mahkemesinde silahın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine yönelik işlemin iptali için dava açtığını, İdare Mahkemesince işlemin iptaline karar verildiğini, bu kapsamda silahını talebi doğrultusunda A.Y.ye devrettiğini ancak başvuru tarihinde mağdur kimliğinin bulunduğunu belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini beyan etmiştir.
14. Somut başvuruda başvurucunun ihlal iddialarının temelinin aile yadigârı olan silahın üçüncü bir kişiye devrine imkân verilmemesi olduğu açıktır. Bu kapsamda bireysel başvuru tarihinden sonra başvurucuya silahın devri için imkân verildiği ve başvurucunun talebi doğrultusunda silahını A.Y.ye devrettiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla bireysel başvuru tarihinden sonra başvurucunun talebinin yerine getirilmesi suretiyle ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığı tespit edilmiştir.
15. Bu bağlamda İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen, başvurunun incelenmesinin devamında Anayasa'nın uygulanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı herhangi bir durumun da söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
16. Açıklanan gerekçelerle İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması nedeniyle DÜŞMESİNE,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 20/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, YUSUF YERLİKAYA, B. No: 2023/9237, 20.05.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 09, sayfa 511–514
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.