Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
MÜŞERREF GEÇER (2023/82305)
- Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | Tutukluluk (suç süphesi ve tutuklama nedeni) | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | Tutukluluk (süre) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
MÜŞERREF GEÇER BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2023/82305) |
|
|
|
Karar Tarihi: 3/3/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Yıldız SEFERİNOĞLU Kenan YAŞAR Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Muzaffer KORKMAZ |
|
Başvurucu |
: |
Müşerref GEÇER |
|
Vekili |
: |
Av. Lokman ÇETİN |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Patnos Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) Patnos Belediyesine ait olan ve özel bir şirket tarafından işletilen asfalt üretim tesisinde meydana gelen bir kaza sonucunda işçi M.Ç.nin vefat etmesi üzerine taksirle ölüme neden olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma suçlarından soruşturma başlatmıştır.
3. Patnos Belediyesi başkan yardımcısı olan başvurucu, anılan soruşturma kapsamında 8/6/2023 tarihinde gözaltına alınmıştır.
4. Başsavcılık, başvurucuyu kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma suçundan tutuklanması istemiyle Patnos Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk etmiştir. Başvurucu; sorgusunda asfalt üretim tesisinin özel şirkete kiralanmasına dair evraka diğer belediye çalışanlarına duyduğu güvenle imza attığını, söz konusu tesise yönelik ihale işlemi yapılmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini belirtmiştir.
5. Hâkimlik 12/6/2023 tarihinde başvurucunun atılı suçtan tutuklanmasına karar vermiştir. Tutuklama kararının ilgili kısmı şöyledir:
"...Kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak suçundan şüpheliler E.K., Müşerref Geçer, U.L., R.D. ve E.Y.nin savunmaları, meydana gelen kamu zararının miktar bakımından tespitinin henüz yapılamadığı, şüphelilerin konumu gereği zarar tespitini önlemeye yönelik suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile tanıklar ve başkalarının üzerinden baskı kuracakları hususunda kuvvetli şüphe bulunması, atılı suç sonucu kamu kaynağında artışa engel olunduğu, korunan hukuki yararın kamu idaresine duyulan güven ve itibarın olması, şüpheliler R.D. ve E.Y.nin SGK Başkanlığının evraklarını ve imza incelemesine dair kriminal rapor karşısında ihale koşullarında aralarında anlaşma yaparak TCK 40/2 maddesi uyarınca suça iştiraklerinin bulunduğu dosya kapsamında bulunan beyanlar ve mevcut tutanaklar dikkate alındığında şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesi gösteren somut olguların bulunduğu, şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ve bu suça ilişkin cezanın alt ve üst haddi dikkate alındığında açıklanan nedenlerle tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu, adli kontrol tedbirinin de yetersiz kalacağı anlaşıldığından, şüphelilerin CMK.nun 100 ve devamı maddeleri gereğince ayrı ayrı tutuklanmasına... [karar verildi.]"
6. Başvurucu, tutuklama kararına itiraz etmiş; itiraz Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/6/2023 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
7. Devam eden süreçte başvurucu tutukluluğunun devamına yönelik kararlara müteaddit defa itiraz etmiş; son olarak Hâkimliğin tutukluluk hâlinin devamına dair 8/8/2023 tarihli kararına karşı itirazı Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/8/2023 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.
8. Bu karar başvurucuya 19/8/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 4/9/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
9. Hâkimlik haftanın belirli günleri kolluk görevlilerine imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleri uygulamak suretiyle 6/9/2023 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.
10. Başsavcılık 16/10/2023 tarihli iddianame ile başvurucu hakkında resmî belgede sahtecilik, resmî belgeyi bozma, yok etme veya gizleme ile kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma suçlarından cezalandırılması istemiyle aynı yer asliye ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. İddianamede, 12/6/2019 tarihinde asfalt üretim tesisinin işletilmesine ilişkin ihale yapıldığı ve bu ihaleyi kazanan şirketle kira sözleşmesinin akdedildiği belirtilerek ihale sürecinin sahte belgelerle usulsüz bir şekilde icra edildiği ve başvurucunun da bu süreçte yer aldığı ileri sürülmüştür. İddianamede, suçlamalara esas alınan temel olgular ve değerlendirmeler şöyledir:
i. Başsavcılık, 5/1/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre ihale için gerekli evrak temin edilmeden ve pazarlık yapılmadan asfalt üretim tesisinin işletmesinin doğrudan şirkete verildiğinin tespit edildiğini ifade etmiştir.
ii. Başsavcılık, başvurucunun da imzasının bulunduğu kira sözleşmesinde E.Y.nin isminin geçtiğini ancak yapılan araştırmada bu isimde bir kişinin bulunmadığının ve vatandaşlık numarasının sahte olduğunun belirlendiğini, ilgili mevzuat uyarınca ihaleyi yapan kurumda bulunması gereken ihale evrakının da mevcut olmadığını vurgulamıştır.
iii. Başsavcılık, başvurucunun ihale sürecinde sorumluluğu bulunduğuna yönelik şüpheli U.L.nin beyanına dayanmıştır. U.L.nin beyanının ilgili kısmı şöyledir:
"...Ben Patnos Belediye Başkanlığında 2019 yılının 6. Ayında P. Şirketinin müdürü olarak göreve başladım. Görev başladığım sürede ilk defa bu işi yaptığımdan dolayı usulü işlemleri tam olarak bilmiyordum. Bana sormuş olduğunuz ihaleye hatırladığım kadarıyla 2 firma katılmıştı. Bu iki firma bildiğim kadarıyla ihaleye girmişti. İhalenin sonucunda hangi şirketin ihaleyi kazandığını dahi bilmiyorum. İhale aşamasını tam olarak hatırlamıyorum. İhale evraklarını kimin hazırladığını dahi bilmiyorum. Bizim belediyemizde herhangi bir şekilde ihale komisyonu dahi yoktur. İhale komisyonu başkanı belediye başkanı ve başkan yardımcısıdır. Ben ve altımdaki çalışanların herhangi bir şekilde ihale evrakları hazırlamadık. Bu olay tamamıyla belediye başkan ve başkan yardımcısı [başvurucu] dahilinde oldu. Bütün işlemleri kendileri yaptılar ben olay tarihinde zaten tecrübesiz olduğum için bu işlemlerin hiç birine katılmadık..."
11. Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesi iddianamenin kabulüne karar vermiş ve kovuşturma aşaması başlamıştır.
12. Bireysel başvuruyu inceleme tarihi itibarıyla yargılama ilk derece mahkemesi aşamasında derdesttir.
13. Komisyon tarafından adli yardım talebinin kabulü ile başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Tutuklamanın Hukuki Olmadığına İlişkin İddia
14. Başvurucu; suç şüphesi ve bunu haklı kılan deliller olmamasına rağmen hakkında tutuklama kararı verildiğini, delilleri karartma tehlikesi ve kaçma şüphesinin de somut olayda mevcut olmadığını, tutuklama kararının ve bu karara itirazı üzerine verilen tutukluluğun devamına ilişkin kararın gerekçe içermediğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
15. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, ilgili Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıf yapılarak değerlendirmenin bu içtihat doğrultusunda yapılmasının uygun olacağı ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
16. Başvurucunun şikâyetinin özü, tutukluluğun hukuki olmadığına ilişkindir. Dolayısıyla başvurucunun iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamında incelenmesi gerekir.
17. Somut olayda öncelikle başvurucunun tutuklanmasının kanuni dayanağının olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Başvurucu, kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma suçundan 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Dolayısıyla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır.
18. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanın ön koşulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.
19. Başvurucu hakkında verilen tutuklama kararında ve iddianamede Patnos Belediyesine ait olan asfalt üretim tesisinin işletilmesine ilişkin ihale sürecinin sahte belgelerle usulsüz bir şekilde icra edildiği ve başvurucunun da bu süreçte yer aldığı iddiasına dayanıldığı görülmektedir (bkz. §§ 5, 10).
20. Başvurucunun ihale sürecinde sorumluluğu bulunduğuna yönelik şüpheli U.L.nin beyanı (bkz. § 10), ihale için gerekli evrak temin edilmeden ve pazarlık yapılmadan asfalt üretim tesisinin işletmesinin doğrudan şirkete verildiği tespitlerini içeren bilirkişi raporu, başvurucunun da imzasının bulunduğu kira sözleşmesinde ismi geçen E.Y.nin gerçekte var olmayıp vatandaşlık numarasının sahte olduğuna ve ilgili mevzuat uyarınca ihaleyi yapan kurumda olması gereken ihale evrakının bulunamamasına ilişkin hususlar bir bütün olarak gözetildiğinde sayılan olguların tutuklama tedbirinin uygulanmasında suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul edilmesinin temelsiz ve keyfî olduğu söylenemeyecektir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Berk Eroğlu [1. B.], B. No: 2024/10939, 5/11/2025, §§ 7, 18).
21. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan ve kuvvetli suç şüphesinin bulunması şeklindeki ön koşulu yerine gelmiş olan tutuklama tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.
22. Eldeki olayda Hâkimlik tarafından başvurucunun tutuklanmasına karar verilirken; işlendiği iddia olunan kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma suçunun niteliğine, kanunda öngörülen yaptırımın ağırlığına ve başvurucunun konumu gereği kamu zararının tespitini önlemeye yönelik olarak suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile tanıklar ve başkalarının üzerinden baskı kurabileceği hususunda kuvvetli şüphe bulunmasına dayanıldığı görülmektedir (bkz. § 5).
23. Dolayısıyla başvuru konusu olayın yukarıda belirtilen özel koşulları ile Hâkimlik tarafından verilen kararın içeriği birlikte değerlendirildiğinde tutuklandığı tarih itibarıyla belediye başkan yardımcısı olan başvurucu yönünden özellikle suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile tanıklar ve başkalarının üzerinden baskı kurabileceği şüphesine yönelen tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğu söylenebilir.
24. Başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülü olup olmadığının da belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13. ve 19. maddeleri kapsamında ölçülülüğünün belirlenmesinde somut olayın tüm özellikleri dikkate alınmalıdır (Gülser Yıldırım (2) [GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, § 151).
25. Olayda Hâkimliğin isnat edilen suç için öngörülen yaptırımın ağırlığını, işin niteliğini ve önemini de gözönünde tutarak başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı sonucuna varmasının keyfî ve temelsiz olduğu söylenemez (aynı yöndeki değerlendirmeler için bkz. Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri [2. B.], B. No: 2015/9756, 16/11/2016, § 214).
26. Açıklanan gerekçelerle tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Tutukluluğun Makul Süreyi Aştığına İlişkin İddia
27. Başvurucu, tutukluluğunun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
28. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye edilmiş veya hükümlü hâle gelmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak [2. B.], B. No: 2014/8515, 28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek [1. B.], B. No: 2014/6500, 29/9/2016, §§ 33-45; Ahmet Kubilay Tezcan [2. B.], B. No: 2014/3473, 25/1/2018, § 26). İncelenen olayda 6/9/2023 tarihinde tahliye edilen başvurucu yönünden anılan kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durumun olmadığı anlaşılmıştır.
29. Açıklanan gerekçelerle tutukluluğun makul süreyi aşması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Tutukluluğun makul süreyi aşması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 3/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, MÜŞERREF GEÇER, B. No: 2023/82305, 03.03.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 05, sayfa 195–199
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.