İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

OKTAY AYVAZOĞLU (2023/82002)

  • Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, memuriyetin sona ermesine neden olan ceza davasındaki hükmün iptal edilerek beraat kararı verilmesine rağmen kamu görevine atanma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali amacıyla açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıMeslek (atama, disiplin, OHAL hariç işten çıkarma)Süre Aşımı—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

OKTAY AYVAZOĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/82002)

 

Karar Tarihi: 22/4/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Rıdvan GÜLEÇ

Ömer ÇINAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Sinan ARMAĞAN

Başvurucu

:

Oktay AYVAZOĞLU

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, memuriyetin sona ermesine neden olan ceza davasındaki hükmün iptal edilerek beraat kararı verilmesine rağmen kamu görevine atanma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali amacıyla açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Tarım ve Orman Bakanlığı Derince İlçe Tarım Müdürlüğünde veteriner hekim olarak görev yapmakta olan başvurucu hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası 16/11/2016 tarihinde kesinleşmiş; bunun üzerine idare tarafından 17/3/2017 tarihli yazıyla cezanın kesinleştiği tarihten itibaren başvurucunun memuriyetinin sona ermesine karar verilmiştir. Başvurucu, söz konusu işlemin iptali amacıyla dava açmamıştır.

3. Başvurucu, mahkûmiyetine karar veren Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine (Ağır Ceza Mahkemesi) 22/2/2018 tarihinde başvurarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Ağır Ceza Mahkemesi 17/7/2018 tarihinde önceki hükmün iptaline ve başvurucunun beraatine karar vermiştir. Beraat kararı Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13/3/2019 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

4. Başvurucu; beraat kararının kesinleşmesi üzerine 10/4/2019 tarihli dilekçeyle idareye başvuru yaparak önceki görevine yeniden atamasının yapılmasını, ayrıca tüm özlük ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı 16/4/2019 tarihli yazıyla başvurucuya; istifa sonrası açıktan atanma talebiyle ilgili dilekçesinin incelendiğini, personel alımlarının kadro durumu ve hizmet ihtiyacına göre personel açığı olan branşlardan kamu personel seçme sınavı sonuçları uyarınca Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığından talep etmek suretiyle karşılandığını, talebi konusunda herhangi bir işlem yapılamadığını bildirmiştir.

5. Başvurucu, davalı idarenin 16/4/2019 tarihli işleminin iptali amacıyla Ankara 11. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Başvurucu; dava dilekçesinde özetle hapis cezası ile cezalandırılması nedeniyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin beşinci alt bendi uyarınca memuriyet şartlarını kaybettiği gerekçe gösterilerek memuriyetine son verilmiş ise de yeniden yargılama sonunda isnat edilen suçlamadan beraat ettiğini, dolayısıyla memuriyet şartlarını kaybetmediğinin kesinleşen mahkeme kararıyla ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Başvurucu; idareye başvurusu sonrasında verilen cevabın kişisel durumuna uygun düşmediğini, yazıda belirtildiği gibi istifa etmediğini, mahkûmiyeti üzerine herhangi bir disiplin soruşturması yapılmaksızın memuriyetine son verildiğini, kamu görevine yeniden başlamak üzere yaptığı başvurusunun açıktan atanma talebi olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, memuriyetinin sona ermesinin tek dayanağı olan mahkûmiyet kararının ortadan kalkmasına rağmen kamu görevine başlatılmamasının haksızlık olduğunu iddia etmiştir. Başvurucu, sosyal çevresinde sahte evrak düzenlemiş biri gibi algılanması ve hatalı kararlar sonrasında veterinerlik yapamaması nedeniyle çok büyük mağduriyetler yaşadığını belirterek işlemin iptalini talep etmiştir.

6. İdare Mahkemesince 11/12/2019 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Gerekçeli kararda memuriyetinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin iptaline karşı iptal davası açmayan başvurucunun beraat kararı sonrasında davalı idareye yeniden atanma talebiyle yaptığı başvurusunun açıktan atama koşullarına tabi olacağı belirtilmiştir. Ayrıca kararda başvurucunun atanması konusunda idarenin yargı kararıyla zorlanmasının mümkün olmadığı, açıktan atanma konusunda idarenin takdir yetkisi olduğu, dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir.

7. Başvurucu, ret kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde başvurucu -dava dilekçesinden farklı olarak- özetle;

 i.   İdare Mahkemesinin ret gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, memuriyetine son verilme işleminin disiplin soruşturması sonunda verilen bir ceza üzerine tesis edilmediğini, bağlı yetki kapsamında 657 sayılı Kanun'un 98/b maddesinin amir hükmü gereğince kesinleşen bir mahkûmiyet sonrasında tesis edildiğini, işlemin bir bildirim niteliğinde olduğunu, dolayısıyla bu işleme karşı dava açmanın pratik bir yararı olmadığını, kabul edilme ihtimalinin zaten bulunmadığını, bu nedenle davanın reddedilmesine bu durumun gerekçe yapılmasının haksızlık olduğunu,

 ii.    Bir talebin açıktan atama olarak nitelendirilebilmesi için ilk defa memur olma, istifa ettikten sonra göreve dönme veya emekli olan bir memurun yeniden atama talep etmesi gibi bir durumun söz konusu olması gerektiğini, kendisinin durumunun ise farklı olduğunu, mahkûmiyet nedeniyle göreve son verme işleminin olağan ve olağanüstü kanun yolları sürecinde askıda bir işlem olarak sayılması gerektiğini, aksinin kabulü hâlinde bu kanun yollarının bir işlevinin kalmayacağını, 40 yaşını geçmiş biri olarak idarenin ret yazısında açıklandığı gibi yeniden sınava girip atamasının yapılmasının zaten mümkün olmadığını,

 iii.   Talebi açıktan atama olsa dahi idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, daha önce görev yaptığı birimin 5 olan kadro sayısının 4'ünün dolu olduğunu, ayrıca Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde 125 veteriner hekim kadrosunun 83'ünün dolu olduğunu, dolayısıyla idarenin takdir hakkını sebep ve maksat yönlerinden hukuka uygun kullanmadığını,

 iv.   Dava açtıktan sonra verilen yürütmenin durdurulması kararı akabinde memuriyete başladığını, fakat itiraz üzerine verilen kararın kaldırıldığını ve yeniden görevine son verildiğini, görevine bir türlü dönememiş olmasının sosyal çevresinde hâlen aklanmadığı izlenimi verdiğini, dolayısıyla masumiyet karinesinin zedelendiğini, dava sonucunda hakkaniyete uygun bir karar verilmediğini ileri sürmüştür.

8. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi (Daire) verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığını belirterek başvurucunun istinaf başvurusunu 8/4/2021 tarihinde kesin olarak reddetmiştir.

9. Başvurucu, verilen karara karşı 3/7/2021 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Daire, yeniden atanma işlemine ilişkin uyuşmazlık konusu olayda verilen karara karşı temyiz kanun yoluna gidilemeyeceğini belirterek 17/8/2021 tarihinde temyiz başvurusunun reddine karar vermiştir.

10. Başvurucu, bu kez Dairenin 17/8/2021 tarihli kararına karşı 6/9/2021 tarihli dilekçesiyle temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Danıştay Onikinci Daire (Danıştay) 18/5/2023 tarihinde temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanmasına kesin olarak karar vermiştir.

11. Başvurucu, nihai kararı 31/7/2023 tarihinde öğrendikten sonra 24/8/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

12. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

13. Başvurucu; mahkemeler tarafından dava konusunun yanlış değerlendirildiğini, talebinin açıktan atanma olarak nitelendirilemeyeceğini, karar sonucunu değiştirebilecek esaslı itirazlarının mahkemelerce cevapsız bırakıldığını, beraat kararı sonrasında kamu görevine döneceğine ilişkin haklı beklentisinin karşılanmadığını, kamu haricinde özel sektörde çalışamayacağını, kalıcı olarak kamu görevine dönememesinin bir sonucu olarak sosyal güvencelerden de yoksun kaldığını belirterek adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

14. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında daha önceki iddialarını yinelemiştir.

15. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru yapılması gerekir.

16. Somut olayda başvurucunun İdare Mahkemesinin ret kararına karşı istinaf talebi, Dairece 8/4/2021 tarihinde reddedilmiş ve böylece verilen karar kesinleşmiştir. Başvurucu, kesin nitelikteki ret kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurmuş; bu kez Daire temyiz başvurusunun reddine karar vermiştir. Başvurucu, temyiz başvurusunun reddine ilişkin karara karşı da temyiz kanun yoluna gitmiş ise de Danıştay tarafından başvurucunun temyiz talebi reddedilmiş ve verilen karar onanmıştır.

17. Başvurucunun kesin olduğu karar içeriğinde belirtilen bir karara karşı hatalı şekilde başka bir kanun yoluna başvurarak kanun yolunda yanılması kararın kesinleşmesini ve bireysel başvuru süresinin yeniden canlandırılmasını etkilememektedir (Nesin Kayserilioğlu [1. B.], B. No: 2012/613, 13/6/2013, § 17). Dairenin istinaf talebinin reddine dair kararında bu kararın kesin olduğu belirtilmiştir (bkz. § 8). Dairenin kesin kararına yönelik temyiz kanun yoluna başvurulması ve temyiz sonucunda verilen kararın tebliğ edilmesi bireysel başvuru süresini yeniden başlatmayacaktır. Dolayısıyla başvurucunun nihai kararı en geç temyiz talebinde bulunduğu 3/7/2021 tarihinde öğrendiği kabul edilmelidir. Başvurucunun nihai kararı öğrendiği 3/7/2021 tarihinden itibaren otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 24/8/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır (benzer yöndeki kararlar için bkz. Erendiz Önal [1. B.], B. No: 2014/1133, 30/6/2014; Mustafa İleri [1. B.], B. No: 2019/3949, 7/4/2021).

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 22/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, OKTAY AYVAZOĞLU, B. No: 2023/82002, 22.04.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 08, sayfa 143–146

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.