Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
ADNAN KARATAŞ (2023/75237)
- İfade özgürlüğü
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, bildiri dağıtılması nedeniyle disiplin cezası verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| İfade özgürlüğü | Diğer | İhlal | Yeniden yargılama, Manevi tazminat |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
ADNAN KARATAŞ BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2023/75237) |
|
|
|
Karar Tarihi: 17/6/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Yılmaz AKÇİL |
|
Raportör |
: |
Yusuf KARABULAK |
|
Başvurucu |
: |
Adnan KARATAŞ |
|
Vekili |
: |
Av. Sevil ARACI |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, bildiri dağıtılması nedeniyle disiplin cezası verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, başvuruya konu olayın yaşandığı tarihte Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümü öğrencisi olarak öğrenim görmektedir.
3. Başvurucunun 28/12/2020 tarihinde Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin otoparkında bir siyasi partiye ait bildiri dağıtması sebebiyle hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır. Başvurucunun eylemi -olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle- 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54. maddesi ile 65. maddesinin (a) fıkrasının (9) numaralı bendine dayanılarak hazırlanan 18/8/2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) disiplin suç ve cezalarına ilişkin maddeleri kapsamında değerlendirilmiştir. Nihayetinde başvurucunun Yönetmelik'in "Kınama cezasını gerektiren disiplin suçları" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen yükseköğretim kurumu içinde izinsiz olarak bildiri dağıtmak, afiş ve pankart asma disiplin suçunu işlediği gerekçesiyle kınama cezasıyla cezalandırılmasına, daha önce almış olduğu bir disiplin cezası bulunmadığından bir alt ceza uygulanarak uyarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Başvurucu, anılan disiplin cezasının iptali istemiyle Adana 2. İdare Mahkemesine (Mahkeme) başvurmuştur. Yargılama neticesinde Mahkeme, disipline konu eylemin sübuta erdiği gerekçesiyle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğuna ve davanın reddine karar vermiştir. Bu karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
5. Başvurucu, nihai kararı 11/7/2023 tarihinde tebellüğ ettikten sonra 10/8/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Komisyonca başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamında makul sürede yargılanma hakkı kapsamındaki şikâyetinin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, diğer şikâyetlerin kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Başvurucu, aynı eylemden kaynaklı 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi gereğince verilen idari para cezasının Sulh Ceza Hâkimliğince iptal edildiğini belirtmiştir. Bunun yanında bildirisini dağıttığı siyasi partinin üyesi ve Adana il yöneticisi olduğunu, siyasi parti imzası taşıyan bildirilerle sağlık emekçilerinin ölümlerine bir önlem alınması gerektiğine dikkat çekmek istediğini, önlemlerin arttırılmasını talep etmek üzere kaleme alınan bildirileri bu konudaki görüşlerini paylaşmak ve sağlık çalışanlarını bilgilendirmek için hazırladığını ifade etmiştir. Son olarak uyuşmazlığın yargı mercilerince yeterli düzeyde incelenmediğini iddia eden başvurucu, disiplin cezası nedeniyle ifade özgürlüğünün, eşitlik ilkesinin ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
8. Başvurucunun iddiaları, Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında incelenmiştir.
9. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
10. İfade özgürlüğü kişinin haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanmaması, bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir. Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğünün demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemde olduğunu daha önce pek çok kararında açıklamıştır (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 33-35; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 42, 43; Tansel Çölaşan [1. B.], B. No: 2014/6128, 7/7/2015, §§ 35-38).
11. Somut olaya benzer nitelikte olan Kemal Alican Yeğen ve diğerleri ([2. B.], B. No: 2018/10488, 29/3/2023) kararında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi, yükseköğretim öğrencisi olan başvurucular hakkında çeşitli nedenlerle verilen disiplin cezalarının dayanağı olan yönetmelik hükümlerinin düzenlenmesine izin veren kuralın (2547 sayılı Kanun'un 54. maddesinin (a) bendi ile 65. maddesinin ilgili kısmı) Anayasa'ya aykırı olduğu tespitiyle iptaline karar vermiştir (AYM, E. 2022/54, K.2022/99, 08/09/2022). Anayasa Mahkemesi ilgili kanun maddelerinin yükseköğretim öğrencileri bakımından disiplin suçu teşkil eden eylemler ile bu eylemlere uygulanabilecek disiplin cezaları arasında herhangi bir ilişkilendirme kurmadığı, bu bağlamda muhatapları açısından belirlilik ve öngörülebilirlik sağlanmadığı, dolayısıyla yeterli hukuki güvence oluşturmadığı, ayrıca belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanamadığı bir alanda idareye öğrencilerin disiplin ile ilgili işlerini yönetmelikle düzenleme yetkisinin verilmesinin de mümkün olamayacağı gerekçeleriyle bahse konu kuralların iptaline karar vermiştir. Sonuç olarak anılan norm denetimi kararında, başvuruya konu disiplin cezasının da yönetmelikle düzenlemesine izin veren dayanak kanun maddesinin belirli ve öngörülebilir olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu durumda eldeki başvuruda müdahalenin kanuni dayanağı bakımından norm denetimi kararındaki iptal gerekçesinden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı anlaşılmakla müdahalenin kanunilik ölçütünü karşılamadığı sonucuna varılmıştır (farklı bağlamlarda benzer değerlendirmelerin yer aldığı kararlar için bkz. İsmail Karaca [1. B.], B. No: 2017/26460, 21/4/2021, §§ 60-67; Nigar Hürel ve diğerleri [1. B.], B. No: 2017/16800, 22/11/2022, §§ 17-25; Kemal Alican Yeğen ve diğerleri, § 17).
12. Açıklanan gerekçelerle, Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
13. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 500.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
14. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
15. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için talepte bulunan başvurucuya manevi zararları karşılığında net 50.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucu, maddi zarara ilişkin olarak bilgi/belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 2. İdare Mahkemesine (E.2021/474, K.2022/1100) GÖNDERİLMESİNE,
Ç. Başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 2.220,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 42.220,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 17/6/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, ADNAN KARATAŞ, B. No: 2023/75237, 17.06.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 10, sayfa 69–72
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.