Karar yılı 2025 · İkinci Bölüm
AYDIN BAHTİYAR (2023/72240)
- Mülkiyet hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, ceza yargılaması kapsamında silaha uzun süre elkoyma tedbiri uygulanması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Mülkiyet hakkı | Müsadere ve elkoyma | İhlal | Manevi tazminat |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
AYDIN BAHTİYAR BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2023/72240) |
|
|
|
Karar Tarihi: 23/12/2025 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Yıldız SEFERİNOĞLU Kenan YAŞAR Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Ahmet Faruk TANYILDIZI |
|
Başvurucu |
: |
Aydın BAHTİYAR |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ceza yargılaması kapsamında silaha uzun süre elkoyma tedbiri uygulanması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına üye olma suçundan yürütülen soruşturma sırasında başvurucuya ait 1 adet Sig Sauger marka silaha, 3 adet boş şarjöre ve 14 adet fişeğe 11/8/2016 tarihinde el konulmuştur. Başvurucu, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 31/8/2016 tarihli kararıyla meslekten çıkarılmıştır. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yürütülen ceza yargılaması neticesinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 13 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve adli emanette bulunan eşyanın başvurucunun meslekten çıkarılmış olması ve silah taşıma ruhsatının iptal edilmiş olması nedeniyle yönetmelik gereğince işlem yapılmak üzere idareye teslimine karar verilmiştir.
3. Başvurucu 6/3/2023 tarihli dilekçesiyle silahın, ruhsat almaya ehil birisine devredilmesi için kendisine süre verilmesini, süre verilmemesi hâlinde silahın piyasa değerinin tespit edilerek bu değerin kendisine ödenmesini talep etmiştir. Mahkeme, adli emanette bulunan eşyanın idareye teslimine karar vermiş ise de kararının henüz kesinleşmediğini ve istinaf incelemesinde olduğunu, bu nedenle silahın idareye teslim işleminin yapılamadığını belirterek başvurucunun talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. İtiraz merci ise asıl hükmün istinafa tabi olması nedeniyle sonradan verilen ek kararın da istinafa tabi olduğunu belirterek itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar vermiştir.
4. Başvurucu, nihai kararı 5/7/2023 tarihinde öğrendikten sonra 1/8/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
5. Bireysel başvuru tarihinden sonra başvurucu hakkında verilen karar, istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek 26/2/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Ayrıca Mahkeme 20/10/2025 tarihinde silahın yönetmelik hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere idareye teslimine karar vermiştir.
6. Komisyonca adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Başvurucu; silah ve mermilerinin herhangi bir suçta ya da kabahatte kullanılmadığını, suça ilişkin faaliyetten elde edilmediğini, bizatihi suç konusu oluşturmadığını, bu nedenle müsadereye konu olamayacağını, buna rağmen 7 yıldan fazla süredir silah ve mermilerinin alıkonulduğunu ve adli emanette bekletildiğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, tedbirin ölçülülük kriteri nazarında başvurucuya aşırı bir yük yüklemediği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
8. Bireysel başvuru tarihinden sonra ceza yargılamasının kesinleştiği ve Mahkemece silah ve mermilerin yönetmelik hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere idareye teslimine karar verildiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla bireysel başvuruyu inceleme tarihi itibarıyla silaha yönelik 9 yılı aşan elkoyma tedbirinin bireysel başvurunun konusunu oluşturduğu açıktır.
9. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. ([GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018), İhsan Metin ([2. B.], B. No: 2015/7044, 23/1/2019) ve Şeyhmus Terece ([GK], B. No: 2017/26532, 23/7/2020) kararlarında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin uygulanmasının ölçülü olabilmesi için kapsamı ve süresi itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerektiği ve tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesinin mülkiyet hakkının tanıdığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda elkoyma tedbirinin 9 yılı aşan bir süre devam ettiği anlaşıldığından anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
10. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
11. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 250.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılan tedbirin uzun sürmesine ilişkin olarak tedbir sürecinde mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliğin ve özenin gösterilmesi bakımından yargısal makamların sorumluluğu olduğuna dikkati çekmektedir (benzer değerlendirme için bkz. Hamit Alihansoy ve diğerleri [1. B.], B. No: 2017/35581, 29/9/2020, § 66). Buna göre başvuru konusu olayda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Olayda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından etkin giderim yolu tazminat olarak görülmektedir. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 34.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucu, uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile ilgili olarak yeterli bilgi ve belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 34.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz UYGULANMASINA,
E. Kararın bir örneğinin bilgi için İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2018/54, K.2019/261) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 23/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, AYDIN BAHTİYAR, B. No: 2023/72240, 23.12.2025. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 18, sayfa 326–328
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.