İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

ELİF YÜKSEL (2023/63852)

  • Mülkiyet hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, el konulan zatî demirbaş silahın rayiç bedelinin ödenmesi talebinin yargı makamlarınca değerlendirilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Mülkiyet hakkıMülkiyet hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkıİhlalYeniden yargılama

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ELİF YÜKSEL BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/63852)

 

Karar Tarihi: 5/5/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Kenan YAŞAR

Ömer ÇINAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Ahmet Faruk TANYILDIZI

Başvurucu

:

Elif YÜKSEL

Vekili

:

Av. Mehmet ARSLAN

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, el konulan zatî demirbaş silahın rayiç bedelinin ödenmesi talebinin yargı makamlarınca değerlendirilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, Emniyet Genel Müdürlüğü (İdare) emrinde polis memuru olarak görev yapmaktayken 7/2/2017 tarihli ve 29972 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2/1/2017 tarihli ve 686 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (686 sayılı KHK) ile kamu görevinden çıkarılmış ve davaya konu zatî demirbaş silahını Emniyet Genel Müdürlüğü Hatay merkez deposuna teslim etmiştir.

3. 27/7/2022 tarihinde başvurucu, baretta marka beylik silahının 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun ek 4. maddesi gereğince rayiç bedelinin tarafına ödenmesini İdareden talep etmiştir.

4. 4/8/2022 tarihinde İdare, kesin olmayan cevapla talebin reddine karar vermiştir. 24/10/2022 tarihinde başvurucu, işlemin iptali için Ankara 24. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır.

5. Yargılama devam ederken İdare, 18/1/2022 tarihli komisyon kararı ile 2022 yılı için FS-92 baretta marka silahların satış bedelini 1.794 TL, her bir fişeğin satış fiyatını 3,50 TL olarak belirlemiştir. Bu kapsamda bedelden damga vergisi kesintisi düşüldükten sonra başvurucuya toplam 1.863,66 TL ödeme yapmıştır.

6. Mahkeme, davaya konu olan zatî ve ruhsatlı silahın bedelinin yargılama devam ederken İdare tarafından başvurucuya ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını belirterek uyuşmazlık hakkında esas yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

7. Başvurucu, 3713 sayılı Kanun'un ek 4. maddesi uyarınca silahın rayiç bedelinin ödenmesini talep etmesine rağmen İdare tarafından 17/3/1989 tarihli ve 20111 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeline Görevlerinde Kullanılmak Üzere Bedeli Mukabili Zati Demirbaş Tabanca Satışına Dair Yönetmelik'in (mülga Yönetmelik) 3. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca silahın rayiç değerinin çok altında bir ödeme yapıldığını, Mahkemece rayiç değer araştırması yapılmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

8. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 7/6/2023 tarihli kararı ile Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğunu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığını belirterek istinaf isteminin reddine kesin olarak karar vermiştir.

9. Başvurucu, nihai kararı 18/7/2023 tarihinde öğrendikten sonra 14/8/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. Komisyonca adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

11. Başvurucu; yargılama makamlarınca silahın rayiç bedelinin ödenmesi talebinin değerlendirilmediğini, davanın sonucuna etkili iddia ve itirazlarının yargılama makamlarınca cevapsız bırakıldığını, tek hâkimle duruşma yapılmadan karar verildiğini, rayiç bedelden çok düşük miktarda ödeme yapıldığını belirterek adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

12. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; uyuşmazlığa konu zatî demirbaş silahın devlet malı statüsünde bir silah olduğu, başvurucuya silahın rayiç bedelinin ödeneceğine ilişkin mevzuat hükmü ve bu yönde süregelen yerleşik yargı içtihadı bulunmadığı, mülkiyet hakkı kapsamında başvurucuda meşru beklenti oluşturabilecek somutlukta bir durumun olmadığı belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.

13. Başvuru, mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkı kapsamında incelenmiştir.

14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

15. Etkili başvuru hakkı anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya (yeterli giderim sağlama) elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânı sağlanması olarak tanımlanabilir (Y.T. [GK], B. No: 2016/22418, 30/5/2019, § 47; Murat Haliç [1. B.], B. No: 2017/24356, 8/7/2020, § 44).

16. Bu hak tek başına, bağımsız olarak kullanılması mümkün olmayan ancak Anayasa'da güvence altına alınan başka bir temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği iddiasının bulunması hâlinde kullanılabilecek tamamlayıcı nitelikte bir haktır. Bir başka ifadeyle etkili başvuru hakkının ihlal edilip edilmediğinin tartışılabilmesi için hangi temel hak ve özgürlük konusunda etkili başvuru hakkının kısıtlandığı sorusuna cevap verilmesi gerekir (Onurhan Solmaz [1. B.], B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §§ 33, 34; Sıtkı Güngör [2. B.], B. No: 2013/5617, 21/4/2016, § 86).

17. Etkili başvuru hakkı, Anayasa'ya aykırılığı iddia edilen bir husustan kendisinin zarar gördüğünü düşünen kişinin hem iddiaları hakkında karar verilmesini hem de mümkünse zararının giderilmesini sağlamak için hukuki bir yola başvurabilmesini gerektirir. Başka bir deyişle Anayasa'da düzenlenen temel hak ve özgürlüklerden birinin savunulabilir düzeyde ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduğunu ileri süren herkes Anayasa'nın 40. maddesi kapsamında etkili başvuru hakkına sahiptir (Sıtkı Güngör, § 87).

18. Kişilerin etkili başvuru hakkı açısından sahip oldukları güvencenin kapsamı ihlal iddiasına konu edilen hakkın niteliğine göre değişmektedir. Fakat genel olarak ifade edilmelidir ki Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca sağlanması gereken başvuru yolunun hem teoride hem de uygulamada ileri sürülen ihlali önlemesi, ihlal devam etmekte ise sonlandırması, gerçekleşip sona ermiş ihlallere yönelik olarak ise makul bir tazmin imkânı sunması gerekir (K.A. [GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015, § 71).

19. Şikâyetlerin esasının incelenmesine imkân sağlayan ve gerektiğinde uygun bir telafi yöntemi sunan etkili hukuk yollarının olması ilgililere etkili başvuru hakkının sağlanmasının bir gereğidir. Buna göre kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla öngörülen yargı yollarının mevzuatta yer alması yalnız başına yeterli olmayıp bu yolun aynı zamanda pratikte de başarı şansı sunması gerekir. Söz konusu yola başvurulabilmesi için öngörülen koşullar somut olaylara tatbik edilirken dayanak işlem, eylem ya da ihmallerden kaynaklanan savunulabilir nitelikteki iddialar bu doğrultuda geniş şekilde değerlendirilmeli; koşulların oluşmadığı sonucuna ulaşılması hâlinde ise bu durum yargı makamları tarafından ilgili ve yeterli gerekçelerle açıklanmalıdır (İlhan Gökhan [2. B.], B. No: 2017/27957, 9/9/2020, §§ 47, 49).

20. Etkili başvuru hakkı, temel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla oluşturulan idari ve yargısal mekanizmalara yapılan başvuruların mutlaka başvurucu lehine sonuçlanmasını güvence altına almamaktadır. Bu bağlamda ilgili idari ve yargısal mercilere düşen ödev, başvurucunun şikâyetinin esasını inceleyerek ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karara bağlamaktır. Bununla birlikte mahkemelerin yorum ve değerlendirmelerinin söz konusu başvuru yoluna müracaat edilmesini anlamsız kılacak, başarı şansını zayıflatacak derecede keyfîlik içermesi ya da açıkça makul olmayan bir muhakemeye dayanması hâlinde etkili başvuru hakkı ihlal edilebilir (Seyfettin Şimşek [2. B.], B. No: 2019/21111, 30/3/2022, § 41).

21. Anayasa Mahkemesince incelenecek ilk mesele, başvurucunun zatî demirbaş silahının rayiç bedelinin ödenmesine imkân tanıyan etkili bir başvuru yolunun bulunup bulunmadığıdır. Etkili bir başvuru yolunun bulunduğunun belirlenmesi hâlinde ise teorik düzeyde etkili olduğu tespit edilen bu yolun başvurucunun açtığı davada fiilen işleyip işlemediği, diğer bir ifadeyle pratikte başarı şansı sunup sunmadığı belirlenerek sonuca varılacaktır.

22. Eldeki olayda başvurucunun 686 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle el konulan zatî demirbaş silahı hakkında mülga Yönetmelik hükümleri uyarınca İdarenin oluşturduğu komisyon tarafından belirlenen bedel üzerinden başvurucuya ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Başvurucu, Mahkeme nezdinde açtığı davada silahın rayiç bedelinin ödenmesini talep etmiş ancak Mahkemece yargılama devam ederken İdare tarafından ödeme yapıldığından bahisle davanın konusuz kaldığı belirtilerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucu; silahın rayiç bedelinin belirlenmesi talebinin dikkate alınmadığını, Mahkemece davalı İdarenin belirlediği bedelin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yargılamaya esas alındığını, rayiç bedel araştırması yapılmaması nedeniyle silahın bedelinin düşük ödendiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

23. Bölge İdare Mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmiş ancak başvurucunun istinaf talebine ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. Diğer bir anlatımla kararda başvurucunun silahın rayiç bedelinin araştırılarak bu bedelin ödenmesi yönündeki talebi bakımından bir inceleme yapılmadığı, talebin kabulü veya reddi yönünde herhangi bir gerekçeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre başvurucunun istinaf başvurusu hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmeden talebin sonuçsuz bırakıldığı görülmüştür.

24. Etkili bir giderim sağlama kapasitesi bulunan yargı yoluna başvuran başvurucuya silahın rayiç bedelinin araştırılarak bu bedelin kendisine ödenmesine dair itirazlarını ilgili makamlar önünde etkin bir şekilde ortaya koyabilme imkânı tanınmamıştır. Dolayısıyla teorik düzeyde etkili olduğu tespit edilen başvuru yolu somut olayda başarı şansı sunma kapasitesini yitirmiştir.

25. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde teminat altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III.   GİDERİM

26. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile miktar belirtmeksizin manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

27. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

28. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde teminat altına alınan etkili başvuru hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 24. İdare Mahkemesine (E.2022/1031, K.2023/341) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 5/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, ELİF YÜKSEL, B. No: 2023/63852, 05.05.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 08, sayfa 364–368

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.