İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2025 · İkinci Bölüm

NURTEN ALEMDAR (2023/63248)

  • Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
  • Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, kovuşturma sürecinin uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıTutukluluk (süre)Başvuru Yollarının Tüketilmemesi—
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)Makul sürede yargılanma hakkı (ceza)Başvuru Yollarının Tüketilmemesi—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

NURTEN ALEMDAR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/63248)

 

Karar Tarihi: 1/10/2025

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Rıdvan GÜLEÇ

Ömer ÇINAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Muzaffer KORKMAZ

Başvurucu

:

Nurten ALEMDAR

Vekili

:

Av. Metin EVREN

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, kovuşturma sürecinin uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucu, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştır.

3. Başsavcılık, başvurucuyu suç işlemek amacıyla örgüt kurma ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçlarından tutuklanması talebiyle Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk etmiştir. Hâkimlik 4/10/2021 tarihinde başvurucunun anılan suçlardan tutuklanmasına karar vermiştir.

4. Başsavcılık 1/9/2022 tarihli iddianame ile başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında tutuklama kararına konu olan suçlardan cezalandırılmaları talebiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır.

5. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi 22/9/2022 tarihli tensip duruşmasında yetkisizlik kararı vermiş ve başvurucunun tutukluluğunu devam ettirmiştir.

6. Devam eden süreçte farklı mahkemelerden yetkisizlik kararı çıkmış, son olarak Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi yetkisizlik kararıyla birlikte başvurucunun tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Başvurucunun bu karara itirazı Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/6/2023 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

7. Başvurucu 21/7/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Sürecin nihayetinde başvurucu hakkındaki dava Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanmıştır.

9. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi 16/5/2025 tarihli duruşmada yurt dışına çıkış yasağı ile konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirleri uygulamak suretiyle başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.

10. Bireysel başvuruyu inceleme tarihi itibarıyla yargılama ilk derece mahkemesinde derdesttir.

11. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

12. Başvurucu; tutukluluğun devamı kararları ile bunlara yönelik itirazın reddine ilişkin kararların gerekçeden yoksun olduğunu, matbu ifadelerin yer aldığı kararlarla haksız tutukluluğunun sürdürüldüğünü, bu kararlarda makul suç şüphesinin olup olmadığının ayrıca kaçma ya da delilleri karartma ihtimalinin varlığının tartışılmadığını, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalma nedenlerinin açıklanmadığını ve tutukluluğun makul süreyi aştığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

13. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye edilmiş veya hükümlü hâle gelmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf yaparak- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak [2. B.], B. No: 2014/8515, 28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek [1. B.], B. No: 2014/6500, 29/9/2016, §§ 33-45; Ahmet Kubilay Tezcan [2. B.], B. No: 2014/3473, 25/1/2018, § 26). Somut olayda 16/5/2025 tarihinde tahliye edilen başvurucu yönünden anılan kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durumun olmadığı anlaşılmıştır.

14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucu, hakkındaki davanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

16. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun'da değişiklik yapan 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun uyarınca üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine makul süre şikâyetlerinin Tazminat Komisyonu tarafından inceleneceği düzenlenmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi Ahmet Kartalkuş ([2. B.], B. No: 2019/39635, 19/3/2024) kararında ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1.   Tutukluluğun makul süreyi aşması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

      2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 1/10/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, NURTEN ALEMDAR, B. No: 2023/63248, 01.10.2025. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 13, sayfa 67–69

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.