Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
SİNAN SARISOY (2023/54398)
- Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, idari para cezasına ilişkin kararın kaldırılması için sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuruda karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Gerekçeli karar hakkı (ceza) | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (hukuka aykırı deliller, bariz takdir hatası vs.) | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Tanık dinletme ve sorgulama hakkı (ceza) | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
SİNAN SARISOY BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2023/54398) |
|
|
|
Karar Tarihi: 22/4/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Ömer ÇINAR Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Yunus Emre BAĞLAR |
|
Başvurucu |
: |
Sinan SARISOY |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, idari para cezasına ilişkin kararın kaldırılması için sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuruda karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca adil yargılanma hakkının farklı güvencelerinin ihlal edildiği iddiası da bulunmaktadır.
2. Acıpayam İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri bir ihbar üzerine yapılan araştırmada 11/12/2022 günü R.A.nın saat 22.40 sıralarında eli boş hâlde apartmandan çıkarak başvurucunun işlettiği tekel büfesine girdiği, yaklaşık beş dakika sonra elinde siyah bir poşet ile işyerinden çıktığı, R.A.nın bir bayan şahsın kendisine üç yüz Türk lirası para vermesi ve tekel büfesinden dokuz adet alkollü içecek almasını istemesi üzerine başvurucunun işlettiği tekel büfesinden alkol aldığını beyan ettiği, siyah poşetin içinde dokuz adet alkollü içecek bulunduğu, R.A.nın on sekiz yaşından küçük olduğu hususlarını içeren tutanak düzenlenmiştir.
3. Kolluk görevlilerince olaya ilişkin tanzim edilen diğer bir tutanakta; başvurucunun işlettiği tekel büfesinin kasa kısmında bir kişinin bulunduğu, bu kişinin İ.S. olduğunun tespit edildiği, İ.S.nin ağabeyi olan başvurucunun işyerinin sahibi olduğu, kendisinin onun yerine baktığını beyan ettiği, işyerinin güvenlik kameralarının kayıt yapmadığı belirtilmiştir.
4. R.A. kolluk görevlilerince müdafi eşliğinde mağdur sıfatıyla alınan ifadesinde evde bulunan bayanın kendisine 300 TL vererek alkol almaya gönderdiğini, başvurucuya ait işyerinden dokuz adet alkol aldığını, tekel bayisinde bir erkek şahsın bulunduğunu, bu şahsın kendisine kimlik sormadığını, alışveriş sonrasında kendisine fiş verilmediğini beyan etmiştir.
5. Acıpayam İlçe Emniyet Müdürlüğü 19/1/2023 tarihinde başvurucunun işyerinde 18 yaşından küçüklere alkollü içecek satıldığı gerekçesiyle 8/6/1942 tarihli ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 100.000 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. İdari yaptırım kararı başvurucuya 23/1/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.
6. Başvurucu vekili, idari yaptırım kararının kaldırılması amacıyla 3/2/2023 tarihli dilekçesiyle Acıpayam Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) başvurmuştur. Başvuru dilekçesinde; kolluk görevlilerince tutulan tutanakta alkol satışı yapıldığı iddia edilen ana ait bir delil bulunmadığını, alkol satışının yapıldığına dair tanık tespit edilmediğini, alkol aldığı ileri sürülen şahsın bu alkolü kimden aldığının belli olmadığını, olay sırasında başvurucunun işyerinde bulunmadığını, satış anına dair kamera kayıtlarında somut bir emare yer almadığını, alkol satışı yapıldığını gösteren fatura veya fiş bulunmadığını, polisler tarafından tanzim edilen tutanağın tek başına delil niteliği göstermediğini, tutanakta başvurucunun imzasının bulunmadığını, polislerce başvurucunun kardeşi olan İ.S.ye ilişkin tespitin hukuka aykırı olduğunu, alkol satılan kişinin belli olmadığını, tanık beyanlarına başvurulmadan tutanağa itibar edilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. Dilekçeye ayrıca başvurucu ve kardeşi İ.S. hakkında aynı olaya ilişkin Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığınca sağlık için tehlikeli madde temini suçundan yürütülen soruşturma evraklarını eklemiştir.
7. Başvurucu tarafından dosya kapsamına sunulan soruşturma evraklarında bilgi sahibi sıfatıyla ifadesi alınan S.B. ve S.D. isimli kişiler R.A.nın alkol satın almak amacıyla ikametten ayrıldığını belirtmiştir. R.A.da müdafii eşliğinde mağdur sıfatıyla alınan ifadesinde alkol satın almak amacıyla ikametten ayrıldığını, başvurucuya ait işyerinden alkol satın aldığını ifade etmiştir.
8. Hâkimlik 6/2/2023 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapmıştır. Tensip tutanağında idari yaptırıma konu bilgi ve belgelerin Acıpayam İlçe Emniyet Müdürlüğünden istenilmesine karar verilmiştir.
9. Acıpayam İlçe Emniyet Müdürlüğü dosyaya sunduğu müzekkere cevabında dayanak belgeleri dosyaya ibraz etmiştir. Bu çerçevede idari yaptırım karar tutanağı, kolluk görevlilerince tanzim edilen tutanaklar, R.A.nın ifade tutanağı, bira şişelerine ilişkin fotoğraflar dosya kapsamına sunulmuştur.
10. Hâkimlik dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 7/3/2023 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
"…Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; 4250 Sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu hükümlerine uygun olarak tesis edilen idari işlemin mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, yapılan idari işlemde yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, itiraz edenin beyanlarının soyut iddia boyutunda kaldığı, somut, kesin ve inandırıcı herhangi bir delille desteklenmediği, kolluk görevlileri tarafından görev gereği tanzim edilen tespit tutanağının resmi evrak niteliğinde olduğu ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğu, ispat kuvveti bakımından başkaca bir delille desteklenmesinin gerekmediği, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/3279 Esas 2018/5274 Karar sayılı içtihadının da aynı yönde olduğu, bununla birlikte kararına itiraz edilen kurumun cevap yazısı ekinde ve itiraz dilekçesi ekinde sunulan tutanak ve belgelerin idari para cezası karar tutanağının içeriğini doğrular mahiyette olduğu anlaşıldığından idari para cezası kararının iptali istemiyle yapılan itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir…"
11. Başvurucu vekili karara karşı itiraz dilekçesinde, başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü hususları yinelemiştir. Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliği 20/3/2023 tarihli kararıyla yapılan itirazı kesin olarak reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
"…İtiraza konu Acıpayam Sulh Ceza Hakimliğinin 2023/119 D.iş sayılı kararında; uygulanan idari yaptırım kararının gerek yöntem, gerek yetki, gerek miktar yönünden usul ve yasaya uygun olduğu, yasaya aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşılmakla, Acıpayam Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön saptanmadığından, yazılı biçimde itirazın reddine karar verilmiştir…"
12. Başvurucu, nihai kararı 20/3/2023 tarihinde öğrendikten sonra 30/3/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
13. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
14. Başvurucu, kolluk görevlilerince tutulan tutanakta alkol satışı yapıldığı iddia edilen ana ait bir delil bulunmadığını, alkol aldığı ileri sürülen şahsın bu alkolü kimden aldığının belli olmadığını, karar sonucuna etki edecek esaslı iddialara gerekçede yer verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
15. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
16. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
17. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan mercinin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciinde ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).
18. Somut olayda başvurucunun işyerinde 18 yaşından küçüklere alkollü içecek satıldığından bahisle başvurucu hakkında idari para cezası düzenlenmiştir (bkz. § 5). Hâkimlik itiraza ilişkin incelemesinde kolluk görevlileri tarafından görev gereği tanzim edilen tespit tutanağının resmî evrak niteliğinde ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğu, kararına itiraz edilen kurumun cevap yazısı ekinde ve itiraz dilekçesi ekinde sunulan tutanak ve belgelerin idari para cezası karar tutanağının içeriğini doğrular mahiyette bulunduğu gerekçesiyle idari para cezasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir (bkz. § 10).
19. Başvurucu ise kolluk görevlilerince tutulan tutanakta alkol satışı yapıldığı iddia edilen ana ait bir delil bulunmadığını, alkol aldığı ileri sürülen şahsın bu alkolü kimden aldığının belli olmadığını, olay sırasında başvurucunun işyerinde bulunmadığını, satış anına dair kamera kayıtlarında somut bir emare yer almadığını, alkol satışı yapıldığını gösteren fatura veya fiş bulunmadığını, polisler tarafından tanzim edilen tutanağın tek başına delil niteliği göstermediğini ileri sürmüştür (bkz. §§ 6, 11).
20. Başvuru konusu olayda Hâkimliğin kolluk görevlilerince tanzim edilen tutanağı esas alarak sonuca vardığı görülmektedir. Bunun yanında Hâkimlik gerekçeli kararında, itiraz edilen kurumun cevap yazısı ekinde ve itiraz dilekçesi ekinde sunulan tutanak ve belgelerin idari para cezası karar tutanağının içeriğini doğruladığını da vurgulamıştır. Kurum cevap dilekçesi ekleri ve başvuru dilekçesi ekindeki evraklar incelendiğinde; yürütülen soruşturma kapsamında R.A.nın mağdur sıfatıyla, S.B. ve S.D.nin ise bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifadelerin Hâkimliğin gerekçesinde esas aldığı kolluk tutanaklarını doğrular nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. R.A.nın ifadesinin müdafi eşliğinde alındığı da gözönünde bulundurulmalıdır.
21. Hâkimliğin gerekçesinde esas aldığı kolluk tutanakları ve dosya kapsamına sunulan evraklar, alkol satışının hangi işyerinden ve kime yapıldığı hususlarında bilgiler içermektedir. Bu şekilde başvurucunun alkolün kime ve ne şekilde satıldığına dair somut bir tespit bulunmadığına yönelik itirazları gerekçeli kararda değerlendirilmiştir. Dolayısıyla yargılamanın sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmaların tartışılarak verilen kararda hükme ulaşılması için yeterli gerekçe bulunmaktadır. Kanun yolu incelemesi sonucunda verilen kararda, değerlendirme konusu hüküm ve gerekçenin uygun bulunduğu dikkate alındığında gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlalin olmadığı anlaşılmaktadır.
22. Açıklanan gerekçelerle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
23. Başvurucunun yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddiasının Ahmet Sağlam ([2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013, §§ 43-46) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle; tanık dinletme hakkının ihlal edildiği iddiasının Cemal Günsel ([GK], B. No: 2016/12900, 21/1/2021) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına 22/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, SİNAN SARISOY, B. No: 2023/54398, 22.04.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 08, sayfa 138–142
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.