İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2025 · İkinci Bölüm

YAŞAR HEZMEN (2023/53511)

  • Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
  • Mülkiyet hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (bariz takdir hatası, içtihat farklılığı vs.-hukuk)Açıkça Dayanaktan Yoksunluk—
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk)Başvuru Yollarının Tüketilmemesi—
Mülkiyet hakkıGeçici hukuki koruma (İhtiyati tedbir, haciz, ihtiyati haciz)İhlalManevi tazminat

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

YAŞAR HEZMEN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/53511)

 

Karar Tarihi: 23/12/2025

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Yıldız SEFERİNOĞLU

Kenan YAŞAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Gökhan SÖNMEZ

Başvurucu

:

Yaşar HEZMEN

Vekili

:

Av. Enes KÜÇÜKKILINÇ

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu aleyhine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği devretmesi gereken bağımsız bölümleri devretmediği iddiasıyla 7/12/2007 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açılmıştır. Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi aynı tarihte dava konusu taşınmazlar hakkında daha önce 28/11/2007 tarihinde başka bir mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının başvuruya konu davanın esası hakkında verilecek kararın kesinleşmesine değin devamına karar vermiştir. Başvuruya konu yargılama, belirtilmeyen bir tarihten sonra İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) devam etmiştir.

3. Mahkeme 8/7/2021 tarihinde, davacı arsa sahipleri tarafından açılan davanın kabulü ile başvurucu adına kayıtlı dört adet bağımsız bölümün tapu kaydının iptaline ve davacı arsa sahipleri adına tesciline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; imara aykırı olarak yapılan bağımsız bölümlerin de yüklenici sıfatıyla taraf olan başvurucuya ait olacağına dair sözleşme hükmünün emredici düzenlemelere aykırı olduğundan paylaştırmada dikkate alınamayacağı, yine aksine düzenleme olmadıkça tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi için gerekli masrafın başvurucuya ait olduğu belirtilerek bölgedeki teamüle göre meydana getirilecek bağımsız bölümlerin yüzde kırkının arsa sahiplerine, geri kalan yüzde altmışının yükleniciye ait olduğu ifade edilmiştir.

4. Başvurucu karara karşı 1/10/2021 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Temyiz dilekçesinde dava konusu arsanın toplam 690/1301 payını bedelini Kâğıthane Belediyesine ödemek suretiyle satın aldığını, bu nedenle taşınmazda hem arsa sahibi hem de yüklenici olarak hak sahibi olduğundan paylaşım oranının hatalı belirlendiğini, tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi için gerekli masraflardan sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

5. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına 30/11/2022 tarihinde karar vermiştir. Başvurucunun aynı yöndeki karar düzeltme başvurusu da 26/4/2023 tarihinde reddedilmiştir.

6. Başvurucu, nihai kararı 6/6/2023 tarihinde öğrendikten sonra 4/7/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

7. Başvurucu, ihtiyati tedbirin uzun sürmesinden yakınmıştır. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

8. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.

9. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

10. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. ([GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018), İhsan Metin ([2. B.], B. No: 2015/7044, 23/1/2019), İbrahim Geçer ([1. B.], B. No: 2014/19056, 19/2/2019) ve Şeyhmus Terece ([GK], B. No: 2017/26532, 23/7/2020) kararlarında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin uygulanmasının ölçülü olabilmesi için kapsamı ve süresi itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerektiği ve tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesinin mülkiyet hakkının tanıdığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda 28/11/2007 tarihinde konulan ihtiyati tedbirin, 26/4/2023 tarihinde sona erdiği görülmüştür. Yaklaşık on beş yılı aşkın süredir devam eden ihtiyati tedbirin süresi itibarıyla orantılı olmadığı anlaşıldığından anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

11. Başvurucu yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, taşınmazda davacılardan bağımsız olarak arsa payı sahibi olduğu iddiası değerlendirilmeden paylaşım oranının hatalı belirlendiğini belirterek hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

12. Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının Ahmet Kartalkuş ([2. B.], B. No: 2019/39635, 19/3/2024) kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, somut olayda bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan hususun bulunmadığı gözetilerek Ahmet Sağlam ([2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013, §§ 43-46) ve Yasemin Ekşi ([1. B.], B. No: 2013/5486, 4/12/2013, §§ 23-36) kararları doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

13. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile tür belirtmeksizin 1.300.000 TL tazminat talebinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılan tedbirin uzun sürmesine ilişkin olarak tedbir sürecinde mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliğin ve özenin gösterilmesi bakımından yargısal makamların sorumluluğu olduğuna dikkati çekmektedir (benzer değerlendirme için bkz. Hamit Alihansoy ve diğerleri [1. B.], B. No: 2017/35581, 29/9/2020, § 66). Buna göre başvuru konusu olayda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Olayda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından etkin giderim yolu tazminat olarak görülmektedir. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 140.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 140.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 1.480,40 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 41.480,40 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2021/26, K.2021/248) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 23/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, YAŞAR HEZMEN, B. No: 2023/53511, 23.12.2025. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 18, sayfa 277–279

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.