Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
YAŞAR GÜNDÜZALP (2023/46603)
- Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | İnfaz, koşullu salıverme | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
YAŞAR GÜNDÜZALP BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2023/46603) |
|
|
|
Karar Tarihi: 3/3/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Yıldız SEFERİNOĞLU Kenan YAŞAR Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Muzaffer KORKMAZ |
|
Başvurucu |
: |
Yaşar GÜNDÜZALP |
|
Vekili |
: |
Av. Müslüm BARAN |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, Cumhurbaşkanı'na hakaret ve terör örgütü propagandası yapma suçlarını işlediği iddiasıyla 24/5/2017 tarihinde gözaltına alınmış; 29/5/2017 tarihinde de her iki suçtan tutuklanmıştır.
3. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/7/2017 tarihli kararıyla başvurucunun Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tahliyesine karar verilmiştir. Kararda suç tarihi 23/7/2015 şeklinde belirtilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 31/10/2017 tarihinde başvurucunun istinaf başvurusunu reddetmiş, mahkûmiyet hükmü kesinleşmiştir. Kesinleşme üzerine hükmün infazına başlanmıştır. 24/11/2017-29/1/2019 tarihleri arasında Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan verilen hüküm infaz edilmiştir.
5. 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan verilen kesin nitelikteki kararlar bakımından temyiz kanun yolu açılmıştır. Başvurucu, bu kapsamda temyiz kanun yoluna müracaat etmiştir. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesi de 28/10/2019 tarihinde infazın durdurulmasına karar vermiştir.
6. Diğer yandan terör örgütü propagandası yapma suçundan açılan davada Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesi 29/5/2019 tarihinde başvurucunun 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tahliyesine karar vermiştir. Hükmün temyiz kanun yolunda onanıp 24/6/2021 tarihinde kesinleşmesi üzerine infazına başlanmıştır.
7. Başvurucu hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün infazı kapsamında düzenlenen 5/4/2023 tarihli müddetnameye göre başvurucunun 24/5/2017-29/5/2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı 5 gün ile 29/5/2017-24/11/2017 ve 29/1/2019-29/5/2019 tarihleri arasında tutuklu kaldığı 299 günün terör örgütü propagandası yapma suçundan verilen hapis cezası süresinden mahsup edildiği görülmüştür.
8. Başvurucu, müddetnamenin hatalı tanzim edildiğini zira Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan verilen hükmün infazı kapsamında 24/11/2017-29/1/2019 tarihleri arasında ceza infaz kurumunda geçirdiği sürenin de kesinleşen terör örgütü propagandası yapma suçundan verilen ceza süresinden mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek Şanlıurfa İnfaz Hâkimliğine müracaat etmiştir.
9. Şanlıurfa İnfaz Hâkimliği 9/5/2023 tarihinde mahsup talebinin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"... 5237 sayılı TCK 63. maddesinde mahsup hususu düzenlenmiş ve "hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirilir." hükmü getirilmiştir. Yargıtay uygulamaları da göz önüne alındığında şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran hallerin mahsubu için tutuklu kalınan suçtan beraat edilmesi halinde bu beraat kararı kesinleşmeden önce işlenen suçtan dolayı alınan cezalardan mahsubun mümkün olduğu tutuklu kalınan suçtan verilen kararın kesinleşmesinden sonra işlenen suçtan dolayı önceki tutukluluğun mahsubunun mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. (YCG 2006/1-4.2006/7 Sayılı kararı ) Buna göre hükümlü vekilinin talebi incelendiğinde; hükümlü hakkında her ne kadar 24.11.2017-29.01.2019 tarihleri arasındaki sürenin mahsubu talep edilmiş ise de hükümlünün bu süreler zarfında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 06.11.2018 tarih ve 2017/13298 dosya numaralı müddetname ile Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2017/1000 Esas sayılı dosyada kesinleşmiş olan 1 yıl 5 ay 15 günlük hapis cezasını infaz ettiğinin anlaşıldığı, hapis cezasının infazından sayılan bu sürelerin tekrardan mahsup edilmesi durumunda mükerrer mahsup sonucu doğuracağından şartları oluşmayan talebinin reddine dair karar verilmiştir..."
10. Başvurucu karara itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinin devam ettiğini ve bu nedenle 24/11/2017-29/1/2019 tarihleri arasındaki infaz süresinin mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
11. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi 18/5/2023 tarihinde itirazı kesin olarak reddetmiştir.
12. Başvurucu, nihai kararı aynı tarihte öğrendikten sonra 2/6/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
13. Devam eden süreçte Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan başvurucu hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün onanmasına 6/3/2025 tarihinde karar vermiştir.
14. Komisyon, adli yardım talebinin kabulü ile başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
15. Başvurucu, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine 24/11/2017-29/1/2019 tarihleri arasında ceza infaz kurumunda cezanın infaz edildiğini, ilgili kanuni düzenlemeyle mezkûr suça yönelik temyiz kanun yolunun açılması üzerine temyize müracaat ettiğini ve infazın durdurulduğunu, sürecin devamında infazda geçen bu sürenin kesinleşen terör örgütü propagandası yapma suçundan verilen hapis cezası süresinden mahsup edilmesi talebinde bulunduğunu ancak talebinin hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini ifade ederek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
16. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
17. Başvurucunun şikâyeti, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmiştir.
18. Mahsup, bir hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve kişi hürriyetini sınırlama sonucu doğuran hâller sebebiyle geçirilmiş sürelerin hapis cezasından indirilmesidir. Bir suç nedeniyle de olsa henüz hakkında mahkûmiyet hükmü bulunmayan bir kimsenin hürriyetinden mahrum edilmek suretiyle ortaya çıkan haksızlığı telafi etmek amacıyla mahsup müessesesine başvurulmaktadır. Özgürlükten yoksun kalınan sürelerin mahkûmiyetten indirilmesiyle bu haksızlık giderilmektedir. Mahsup kurumu adalet ve hakkaniyet duygusunun gereği olarak özgürlüğü kısıtlanmış bir kişi bakımından denkleştirme görevi görmektedir (Burhan Yaz (3) [GK], B. No: 2021/7919, 29/5/2024, § 41).
19. Dolayısıyla mahsup kurumu Anayasa'da güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ceza hukuku alanında gerçekleştirmeye yönelik bir kurum olarak kabul edilebilir. Türk hukuk sisteminde 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesindeki "Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir." şeklindeki genel hüküm ile mahsubun mecburiliği sistemi kabul edilmiştir. Bu sisteme göre mahkûm kusuru ile tutuklu kalmış olsa dahi tutukluluk süresinin verilen cezadan indirilmesi zorunludur (Burhan Yaz (3), § 42).
20. Kişi hürriyetini sınırlama sonucunu doğuran hâller nedeniyle geçirilmiş sürelerin mahkûmiyetten mahsup edilmesine ilişkin kararlar, hapis cezasının kapsamını belirlemekte; dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını temelden etkilemektedir. Zira mahsup kurumu ceza infaz kurumunda kalınması gereken süre ile doğrudan ilgilidir. Bu gerekçelerle Anayasa Mahkemesi mahsubun Anayasa'nın 19. maddesi kapsamında bir güvence olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varmıştır (Burhan Yaz (3), §§ 43, 44).
21. Kişinin şartları oluştuğu hâlde mahsup talebinin reddedilmesi, mahsup talep ettiği ceza bağlamında hapiste kalma süresinin uzaması, kişinin hukuk sistemince belirlenenden daha fazla bir süre hürriyetinden yoksun kalması, dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğuracaktır (Ramazan Özgün [2. B.], B. No: 2016/3932, 24/6/2020, § 37).
22. 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesinde hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve kişinin hürriyetini kısıtlayan bütün hâller nedeniyle geçirilen sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirileceği öngörülmektedir. Bu düzenlemeden yargı organlarına mahsuba ilişkin bir takdir yetkisinin tanınmadığı anlaşılmaktadır. İlgili yargı organları mahsuba ilişkin incelemelerinde mahsup şartlarının bulunup bulunmadığını incelemekle ve mahsup şartları oluşmuşsa mahsup kararı vermekle yükümlüdür. Yargıtay kararlarında da ifade edildiği üzere tutuklu kalınan sürenin mahkûmiyetten mahsup edilebilmesi için tutukluluğun mahsup yapılacak suça konu mahkûmiyete ait olması gerekmemektedir. Mahsubun uygulanması bakımından burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. Tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşme tarihinden önce bir başka suç ya da suçların işlenmesi yeterli olup tutuklu kalınan suçun beraat veya mahkûmiyetle sonuçlanmasının önemi bulunmamaktadır (bazı değişikliklerle birlikte bkz. Ercan Bucak (2) [1. B.], B. No: 2014/11651, 16/2/2017, § 49).
23. Somut olayda başvurucu hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine başvurucunun 24/11/2017-29/1/2019 tarihleri arasında ceza infaz kurumunda cezasının infaz edildiği, ilgili kanuni düzenlemeyle mezkûr suça yönelik temyiz kanun yolunun açılmasına istinaden başvurucunun hükme karşı temyiz kanun yoluna müracaat ettiği ve infazın durdurulduğu görülmüştür.
24. Başvurucunun ceza infaz kurumunda geçirdiği bu sürelerin başka cezasından mahsup edilebilir olup olmadığının belirlenmesi açısından 7188 sayılı Kanun'la getirilen düzenlemelerin dikkate alınması gerekir. 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesine eklenen (3) numaralı fıkra kapsamındaki suçlarla (Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu da dâhil) ilgili olarak daha önce bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar bakımından sonradan temyiz kanun yolu açılmıştır. 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesinde ise temyiz imkânı uygulandığı hâlde cezası infaz edilmekte olan hükümlülerin 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesi uyarınca tutukluluğunun devam edip etmeyeceği hususunun hükmü veren ilk derece mahkemesince değerlendirileceği ifade edilmiştir. Bu hükümden anılan düzenleme kapsamında temyize başvuracak kişinin hükümlü sıfatının kaldırılıp sanık hâline getirildiği, tutulmasının da tutukluluk gibi değerlendirildiği anlaşılmaktadır (Aytekin Gezici [2. B.], B. No: 2022/3121, 4/2/2025, §§ 26, 27).
25. Başvurucu hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan verilen hapis cezasının infazının durdurulmasına 28/10/2019 tarihinde karar verilmiş ve başvurucu bu suç bakımından tekrar sanık statüsüne geçmiştir. Başvurucunun Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan aldığı hapis cezasının infazı kapsamında ceza infaz kurumunda geçirdiği sürelerin -mahsup talebinde bulunduğu tarih itibarıyla- mahkûmiyet hükmünün infazı şeklinde değerlendirilemeyeceği ve başvurucunun talebinin bir mahkûmiyetin infazında geçen sürelerin başka bir mahkûmiyetten mahsup edilmesi olarak görülemeyeceği belirtilmelidir. Nitekim Anayasa Mahkemesi Aytekin Gezici kararında; Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan kesinleşmiş bulunan mahkûmiyet hükmünün kanuni düzenleme kapsamında temyize tabi kılındığını ve temyiz incelemesinin devam ettiğini, bu nedenle Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan verilen mahkûmiyetin infazında geçen sürelerin mahsubu talebinin kesinleşmiş bir mahkûmiyetin başka bir mahkûmiyetten mahsubu şeklinde görülemeyeceğini ifade etmiştir (Aytekin Gezici, § 27). Bununla birlikte somut olayda Yargıtay 3. Ceza Dairesi 6/3/2025 tarihinde Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan başvurucu hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar vermiş ve böylelikle başvurucunun mahsup talebine konu olan 24/11/2017-29/1/2019 tarihleri arasındaki süre, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün infazı mahiyetini almıştır. Dolayısıyla inceleme tarihi itibarıyla başvurucunun hukuk sistemince belirlenenden daha fazla bir süre hürriyetinden yoksun kaldığı söylenemeyecektir.
26. Açıklanan gerekçelerle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 3/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, YAŞAR GÜNDÜZALP, B. No: 2023/46603, 03.03.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 05, sayfa 164–168
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.