İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

ERCAN YILDIZ VE DİĞERLERİ (3) (2023/2900)

  • Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, disiplin cezasına karşı infaz hâkimliğince yapılan incelemede şikâyette bulunanın duruşmada hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya katılımının sağlanmaya çalışılması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)Sözlü yargılanma hakkı (aleni yargılanma, duruşmada hazır bulunma vs.)Açıkça Dayanaktan Yoksunluk—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ERCAN YILDIZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (3)

(Başvuru Numarası: 2023/2900)

 

Karar Tarihi: 12/3/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Metin KIRATLI

Raportör

:

Volkan SEVTEKİN

Başvurucular

:

1. Ercan YILDIZ

Vekilleri

:

Av. Fatih GÖKÇE

2. Fatih Özgür AYDIN

3. Fikret KARA

Av. Seda ŞARALDI

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, disiplin cezasına karşı infaz hâkimliğince yapılan incelemede şikâyette bulunanın duruşmada hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya katılımının sağlanmaya çalışılması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucular, olay tarihinde Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) hükümözlü/hükümlü olarak bulunmaktadır.

A. 2023/2900 Numaralı Bireysel Başvuruya İlişkin Süreç

3. Başvurucular 11/3/2022 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu personeli tarafından hastaneye sevkleri için odalarından çıkartılmış ve mahkûm kabul birimine getirilmiştir. Sonrasında jandarma personeline arama için teslim edilen başvurucuların jandarma personelinin “ağız içi aramasına” karşı gelmeleri üzerine hastaneye götürülmedikleri ve tekrar mahkûm kabul bekleme odasına alındıkları esnada “tedavi hakkımız engellenemez” şeklinde slogan attıklarının aynı tarihli jandarma tutanağı ile tespit edilmesi üzerine Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun çerçevesinde başvurucular hakkında disiplin soruşturması başlatmıştır.

4. Disiplin soruşturması sonucunda Disiplin Kurulu 29/3/2022 tarihinde jandarma tutanağı, başvurucuların savunmalarında olayı ikrarları, kamera görüntüleri ve soruşturma raporu kapsamında “ağız içi aramasına” karşı çıkan ve tepki olarak mahkûm kabul biriminde ve odalarına götürülürken “tedavi hakkımız engellenemez” şeklinde slogan atan başvurucuların 1 ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir.

5. Başvurucular, haklarında verilen disiplin cezalarına karşı şikâyet yoluyla Adana 4. İnfaz Hâkimliğine (4. İnfaz Hâkimliği) başvuruda bulunmuştur. Ercan Yıldız dışındaki başvurucular, şikâyet dilekçelerinde savunmalarını mahkeme huzurunda yapmak istediklerini beyan etmiştir.

6. 4. İnfaz Hâkimliğince yapılan yargılama tek celsede tamamlanmıştır. Başvurucular 15/6/2022 tarihinde yapılan duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılmıştır. Başvurucular, Anayasa Mahkemesinin Emrah Yayla ([GK], B. No: 2017/38732, 6/2/2020) ve Gökhan Gündüz (4) ([1. B.], B. No: 2018/13782, 10/3/2021) kararları dikkate alınarak savunmalarını doğrudan mahkeme duruşma salonunda yapmak istediklerini, SEGBİS aracılığı ile savunma vermek istemediklerini ifade etmiştir.

7. Aynı tarihli celsede 4. İnfaz Hâkimliği ise başvurucuların taleplerini değerlendirerek “Yargıtay'ın infaz hâkimliği duruşmalarında yerleşik içtihatları, İnfaz Hakimliği Kanununun usul hükümleri, İnfaz Hâkimliği uyarınca hükümlünün alınan savunmasının CMK anlamında bir duruşma niteliği taşımadığı, disiplin cezası kararlarının şikâyet yoluyla denetlenmesinden ibaret olduğu dikkate alınarak hükümlünün talebinin reddine” şeklinde ara kararlar vermiştir.

8. 4. İnfaz Hâkimliği 30/6/2022 tarihinde şikâyetlerin ayrı ayrı reddine karar vermiştir. Hâkimlik gerekçeli kararında; ara kararı gerekçelerinin yanı sıra disiplin soruşturmasının süresinde başlatılıp sonuçlandırıldığı vurgulanarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda olay gününe ait tutanak ve hükümlülerin soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde slogan attıklarını kabul eden beyanları doğrultusunda gereksiz marş söylemek veya slogan atmak disiplin suçunu işlediklerinin sabit olduğunu, hükümlülerin eylemlerinin karşılığı verilen disiplin cezasının usul ve kanuna uygun olduğunu ifade etmiştir.

9. Başvurucular; zorunlu hâllerde ve ancak tutuklu/hükümlü kabul ediyorsa SEGBİS'in uygulanabileceğini, 4. İnfaz Hâkimliğinin SEGBİS ile duruşma yapması ve kendilerinin savunma vermeye zorlanması nedeniyle duruşmada hazır bulunma haklarının ihlal edildiğini belirterek anılan karara itiraz etmiştir. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2022 tarihli kararıyla 4. İnfaz Hâkimliği kararında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek başvurucuların itirazları kesin olarak reddedilmiştir.

B. Birleştirilen 2023/5036 Numaralı Bireysel Başvuruya İlişkin Süreç

10. Başvurucu Fatih Özgür Aydın 27/6/2022 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu personeli tarafından hastaneye sevki için odasından çıkartılmış ve mahkûm kabul birimine getirilmiştir. Sonrasında jandarma personeline arama için teslim edilen başvurucunun, jandarma personelinin “ayakkabılarının kendisince çıkarılması suretiyle aranmasına” karşı gelmesi üzerine hastaneye götürülmediği ve tekrar mahkûm kabul bekleme odasına alındığı esnada “tedavi hakkımız engellenemez” şeklinde slogan attığı aynı tarihli jandarma tutanağı ile tespit edilmesi üzerine Disiplin Kurulu 5275 sayılı Kanun çerçevesinde başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatmıştır.

11. Disiplin soruşturması sonucunda Disiplin Kurulu 5/7/2022 tarihinde jandarma tutanağı, başvurucunun savunmasında olayı ikrarı, kamera görüntüsü ve soruşturma raporu kapsamında “ayakkabılarının kendisince çıkarılması suretiyle aranmasına” karşı çıkan ve tepki olarak mahkûm kabul biriminde “tedavi hakkımız engellenemez” şeklinde slogan atan başvurucunun 1 ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

12. Başvurucu, hakkında verilen disiplin cezasına karşı şikâyet yoluyla Adana 2. İnfaz Hâkimliğine (2. İnfaz Hâkimliği) başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, şikâyet dilekçesinde savunmasını mahkeme huzurunda yapmak istediğini beyan etmiştir.

13. 2. İnfaz Hâkimliğince yapılan yargılama üç celsede tamamlanmıştır. Başvurucu 29/7/2022 tarihinde yapılan ilk duruşmaya SEGBİS vasıtasıyla katılmıştır. Başvurucu, beyanında duruşma tebligatının telefonla görüş gününün ertesinde yapıldığını, avukatı ile görüştükten sonra savunma yapmak istediğini belirterek avukatı ile görüşmek üzere süre talep etmiş; ayrıca SEGBİS ile savunma yapmak istemediğini beyan etmiştir. 2. İnfaz Hâkimliği başvurucunun süre talebini kabul ederek duruşmanın 1/8/2022 tarihine ertelenmesine karar vermiştir. Aynı tarihli celsede başvurucunun bizzat mahkeme duruşma salonunda ifade vermeye yönelik talebinin reddine ilişkin ara kararın gerekçesi şöyledir:

"Her ne kadar şikayet eden[ler] duruşmada bizzat bulunmak ve Hakimlik huzuruna gelerek savunma vermek istediklerini belirtmiş ise de, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 3. Maddesine göre hükümlü ve tutuklular hakkındaki disiplin tedbirleri ile cezalarına ilişkin şikayetleri inceleyerek karara bağlamakla görevli olan infaz hakimlerinin aynı kanunun 6. Maddesine göre bu şikayetleri ‘duruşma yapmaksızın dosya üzerinde bir hafta içerisinde’ karara bağlayacakları; disiplin cezalarına karşı yapılan şikayetlerde hükümlü veya tutukluların savunmalarını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirildikten sonra karar vereceklerinin hükme bağlandığı, infaz hakiminin, disiplin cezasına karşı şikayet üzerine hükümlü veya tutuklunun savunmasını alma zorunluluğu duruşma yapmasını gerektirmediği gibi buna imkan da vermemekte; bu düzenleme, duruşma yapılmadan dosya üzerinden bir hafta içerisinde karar verilmesini öngören hükmün istisnasını oluşturmamakta ve şikayetçi duruşma salonunda dinlenildiyse dahi bunun da duruşma yapıldığı anlamına gelmeyeceği, anılan hüküm, esas olarak, disiplin cezalarına yönelik şikayetlerin karara bağlanmasından önce ilgilinin savunmasının infaz hakimi tarafından dinlenmesini ve talep edilen diğer delillerin toplanıp değerlendirilmesini gerektirdiği, disiplin cezalarına yönelik şikayetlerin hukuk mahkemelerinde görülen davalardaki veya asli[ye] ceza ve ağır ceza mahkemelerindeki uyuşmazlık niteliğinde olmadığı, bu itibarla, söz konusu şikayetler bakımından bir suç isnadı altında olmayan ve hakkında bir kamu davası da yürütülmeyen ve en önemlisi de esas mahkemelerinde olduğu gibi karşı tarafı bulunmayan, delil tartışılması yapılmayacak olması nedeniyle niteliği itibariyle karmaşık olarak görülmeyen olayın, mutlaka hakimlik önünde duruşma salonlarında yapılması gereken bir duruşma gerektirmediği, SEGBİS yöntemiyle açılan duruşmada şikayet edene, dezavantajlı konumda olmayacak şekilde kendisini savunma, duruşma sürecine etkin bir şekilde dahil olma, duruşma salonundakileri net bir biçimde görebilme, söylenenleri duyabilme, herhangi bir sınırlamaya maruz kalmadan savunmasını yapabilme ve varsa müdafi yardımından da yararlanma imkanının sağlandığı, olayda şikayet edenin bizzat duruşma salonunda bulunmasını zorunlu kılan bir nedenin de bulunmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca ölçülülük ilkesi açısından ilk olarak SEGBİS sistemiyle savunma almanın elverişli olup olmadığı incelenmelidir. Somut olayda infaz kurumunda bulunan hükümlü/tutuklunun ceza infaz kurumundan duruşma salonuna transferi nedeniyle oluşabilecek gecikmelerin azaltılması ve yargılamanın hızlandırılması için SEGBİS yönteminin yüz yüzelik ilkesini karşıladığı ve makul sürede yargılama yapılması amacına ulaşılması bakımından elverişli bir araç olduğu açıktır. İkinci olarak SEGBİS sistemiyle savunma almanın gerekli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Somut olayda şikayet edenin başvurusunun klasik ceza, idare veya hukuk yargılamalarından farklı olduğu ve bu tür uyuşmazlıklarda duruşmada hazır bulunma hakkının daha esnek uygulanabileceği 4675 sayılı kanunun 6. Maddesinde infaz hakimliği tarafından yapılacak incelemelerin kural olarak dosya üzerinden gerçekleştirileceği ancak disiplin cezasına karşı yapılan şikayet üzerine infaz hakiminin hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verebileceğinin belirtildiği, dosyanın yapılan incelemesinde, ceza infaz kurumu tarafından tutanaktan sonra yapılan disiplin soruşturması neticesinde, tüm delillerin eksiksiz bir şekilde toplandığı, toplanmamış olsa dahi infaz hakimliğimizce resen eksik hususların tamamlanabileceği, ortada tartışılacak bir delilin bulunmadığı, hükümlü ve tutuklunun suç türü ve bulunduğu kurumun kapalı ve yüksek güvenlikli olması dikkate alındığında Adana Ceza İnfaz Kurumları kampüsünden Adana Adliyesine sırf iş bu dosyaya konu, basit nitelikteki bir disiplin cezasının duruşması için getirilmesinin hem kurum hem de sevk işlemini gerçekleştirecek kolluk görevlilerinin güvenliklerini tehlikeye düşürebileceği, ayrıca hükümlü tutuklunun firar etme gibi hareketlere tevessül edebileceği ve son olarak duruşma salonunda bizzat hazır edilmesinin usul ekonomisine uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Bununla birlikte hakimliğimizce ceza infaz kurumu kampüsüne gidilerek hükümlü/tutuklunun savunmasının bizzat alınabileceği düşünülmüş ise de, Adana Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü alanında 8 adet kurumun bulunduğu, bunların birbirinden bağımsız ve duruşma salonunun kampüs girişinde hemen sağ tarafta bulunduğu, her bir ceza infaz kurumundan tüm hükümlü tutukluların ayrı ayrı söz konusu duruşma salonuna getirilmelerinin istenilmesi halinde hükümlü tutukluların bu duruşma salonuna getirilmelerindeki zorlukların Adana Adliyesinde İnfaz Hakimlikleri duruşma salonunda hazır edilmelerinin istenilmeleri halindeki ile aynı zorluklar ve güvenlik riskine haiz olduğu, ayrıca benzer bir olay sebebiyle Ankara Batı İnfaz Hakimliği'nin 26/01/2021 tarihli ve 2021/49 esas 2021/320 kararına konu olayda terör örgütü üyeliğinden tutuklu kişinin duruşma salonuna sevk edilirken, nakil aracı içerisindeki kameraya zarar vermeye çalışarak güvenlik riski oluşturduğu, yine benzer bir olay sebebiyle Ankara Batı İnfaz Hakimliği'nin 04/03/2022 tarihli ve 2022/740 esas 2022/1370 sayılı karar ile 2021/1649 esas, 2021/4181 esas, 2021/4180 esas, 2021/4023 esas sayılı dosyalarında da terör örgütü üyeliğinden kurumda bulunan hükümlü ve tutukluların duruşmaya, adliyeye ve hastaneye giderken slogan atarak kapıya vurma eylemi gerçekleştirdikleri, oturma eylemi yaparak kurum görevlilerine zorluk çıkardıkları, ayrıca Ankara Batı İnfaz Hakimliği'nin 24/02/2022 tarihli ve 2022/485 esas 2022/1229 sayılı karar ile 2022/315 esas, 2021/5820 esas, 2020/569 esas sayılı dosyalarında hükümlü tutukluların çok iyi derecede Türkçe dilini bilmelerine rağmen ısrarla ana dillerinde savunma yapmak isteyerek şikayet sürecini sürüncemede bırakmaya çalıştıkları, bu kişilerin ay[nı] zamanda duruşmada bizzat hazır bulunmak istediklerini de belirttikleri, yani bu taleplerinin şikayet sürecini uzatmak amacıyla yaptıklarının açık olduğu, dolayısıyla yukarıda belirtilen somut olaylardan da anlaşılacağı üzerine, güvenlik riski nedeniyle infaz hakimliği tarafından şikayet incelemelerinde şikayet edenin/edenlerin savunma alma işlemi sırasında bizzat hazır bulundurulmasının gerekmeyeceği değerlendirilmiştir."

14. 1/8/2022 tarihli ikinci duruşmada başvurucunun hastaneye sevk işlemi nedeniyle Adana Şehir Hastanesinde bulunduğu belirtilerek, Ceza İnfaz Kurumunda SEGBİS salonunda hazır edilemediğinin bildirilmesi üzerine duruşmanın 10/8/2022 tarihine ertelenmesine karar verilmiştir.

15. 10/8/2022 tarihli üçüncü ve son duruşmaya başvurucu, SEGBİS vasıtasıyla katılmıştır. Başvurucu; Anayasa Mahkemesinin Emrah Yayla ve Gökhan Gündüz (4) kararları dikkate alınarak savunmasını duruşma salonunda hazır bulunarak yapmak istediğini, SEGBİS aracılığı ile savunma vermek istemediğini ifade etmiştir. 2. İnfaz Hâkimliği başvurucunun mahkeme duruşma salonunda ifade vermeye yönelik talebinin yeniden reddine karar vermiştir.

16. 2. İnfaz Hâkimliği 17/8/2022 tarihinde şikâyetin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"Disiplin soruşturmasına kanunda öngörülen süre içinde başlanıp başlanılmadığı, soruşturmanın süresi içinde tamamlanıp tamamlanmadığı, yapılan soruşturma kapsamında, cezaya muhatap olan hükümlüye savunma hakkı tanınıp tanınmadığı, ceza verme kararının disiplin soruşturma dosyası içeriği ile uygun olup olmadığı, hükümlünün eylemi ile temas ettiği disiplin suçunun belirlenmesinde isabet olup olmadığı, disiplin suçu ve eylem doğru olarak nitelendirilmiş ise, verilen cezanın, eylemin nitelik ve ağırlığı ile orantılı şekilde tesis edilip edilmediği yönünden Hakimliğimizce yapılan inceleme sonucunda;

Hükümlü/tutuklu hakkındaki disiplin soruşturmasının 5275 Sayılı Kanunun 47. maddesi uyarınca süresinde başlatılıp sonuçlandırıldığı, hükümlünün savunması ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Hükümlü her ne kadar duruşmada bizzat hazır bulunma talebinde bulunmuşlarsa da şikayetin 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'na göre neticelendirilmesi gerektiği, belirtilen kanuna göre infaz hakimliğinin duruşmalı inceleme yapma zorunluluğun olmaması, duruşma açılan şikayetlerle ilgili her ne kadar delillerin toplanması için gerekli yazışmaların yapılması veya hükümlünün taleplerinin değerlendirilmesi neticesinde kanunda belirtilen yedi günlük sürenin uzamasına sebebiyet verse de Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2012/16893-18285 Esas-Karar sayılı kararı da disiplin cezalarına itirazlarda da 1 haftalık sürenin kıyas yoluyla uygulanması gerektiği yönündedir. Bu sebeple Anayasa'nın 141. Maddesi uyarınca da davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması ilkesine uygun olacak şekilde, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlık kapsamında olan disiplin cezalarının, yüz yüzelik ilkesini ihlal etmeyen, ceza infaz kurumunda bulunan kişilerin hızlıca hakim karşısına çıkarılmasını sağlayan ve nakillerde meydana gelebilecek her türlü zararı ortadan kaldırmaya yönelik en uygun yöntem olan Segbis ile hükümlülerin şikayetine ilişkin savunmaların alınması kararlaştırılmaktadır. Şikayete konu disiplin işleminin hükümlülerin cezaevi uygulamasına karşı slogan atma eyleminden kaynaklandığı, disiplin soruşturması esnasında alınan ifadelerinde hükümlülerin eylemlerini ikrar ettikleri, olayın karmaşık olmadığı, yazılı savunmalarının mevcut olduğu göz önünde bulundurulduğunda hükümlülere tanınan segbis aracılığıyla savunmalarını yapmasında herhangi bir hak kaybı yaşanmayacağı görülmektedir. Bunun yanında hükümlülerin duruşmada bizzat hazır bulunma talebinin reddine karar verilmesine sebep bir diğer gerekçe ise Covid 19 salgınının dünya ve ülke genelinde yeniden ve hızla artış göstermesi, Sağlık Bakanlığı'nın yakın tarihli vaka sayılarının hızla artıyor olması yönündeki açıklamaları, ceza infaz kurumlarında hastalığa ilişkin vakalara rastlanıyor ve ceza infaz kurumlarında karantina uygulamalarının devam ediyor olması nedeniyle, hakimin duruşma esnasında duruşma salonunda bulunması gereken jandarma görevlileri, mahkeme personeli, varsa hükümlü avukatları, hükümlüler, infaz koruma memurlarının sağlığını da düşünerek buna ilişkin tedbirleri alması gerektiği göz önüne alındığında hastalığın bulaşma riskinin en aza indirilmesi gerektiği düşünüldüğünden hükümlülerin taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Her ne kadar hükümlülerin savunma vermek istememeleri nedeniyle savunmaları alınamamışsa da disiplin soruşturması esnasında alınan yazılı savunmalarında hükümlülerin eylemi ikrar ettikleri bu nedenle disiplin cezasına konu suçun sabit olduğu anlaşıldığından şikayetlerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."

17. Başvurucu; zorunlu hâllerde SEGBİS’in uygulanabileceğini, ısrarla SEGBİS ile duruşmaya katılmak ve savunma vermek istemedikleri hâlde bu şekilde duruşma yapılmasının dayatıldığını belirterek anılan karara itiraz etmiştir. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2022 tarihli kararıyla, 2. İnfaz Hâkimliği kararında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek başvurucunun itirazı kesin olarak reddedilmiştir.

C. Birleştirilen 2023/5609 Numaralı Bireysel Başvuruya İlişkin Süreç

18. Başvurucular Ercan Yıldız ve Fikret Kara 3/6/2022 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu personeli tarafından hastaneye sevkleri için odalarından çıkartılmış ve mahkûm kabul birimine getirilmiştir. Sonrasında jandarma personeline arama için teslim edilen başvurucuların, jandarma personelinin “ağız içi aramasına” karşı gelmeleri üzerine hastaneye götürülmedikleri ve tekrar mahkûm kabul bekleme odasına alındıkları esnada “tedavi hakkımız engellenemez” şeklinde slogan attıkları aynı tarihli jandarma tutanağı ile tespit edilmesi üzerine Disiplin Kurulu 5275 sayılı Kanun çerçevesinde başvurucular hakkında disiplin soruşturması başlatmıştır.

19. Disiplin soruşturması sonucunda Disiplin Kurulu 14/6/2022 tarihinde jandarma tutanağı, başvurucuların savunmalarında olayı ikrarları, kamera görüntüleri ve soruşturma raporu kapsamında “ağız içi aramasına” karşı çıkan ve tepki olarak mahkûm kabul biriminde “tedavi hakkımız engellenemez” şeklinde slogan atan başvurucuların 1 ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir.

20. Başvurucular, haklarında verilen disiplin cezalarına karşı şikâyet yoluyla Adana 3. İnfaz Hâkimliğine (3. İnfaz Hâkimliği) başvuruda bulunmuştur. Başvurucular, şikâyet dilekçelerinde savunmalarını mahkeme huzurunda yapmak istediklerini beyan etmişlerdir.

21. 3. İnfaz Hâkimliğince yapılan yargılama üç celsede tamamlanmıştır. Başvurucular 6/7/2022 tarihinde yapılan ilk duruşmaya SEGBİS vasıtasıyla katılmıştır. Başvurucular beyanlarında duruşma tebligatının taraflarına geç tebliğ edildiğini belirterek avukatlarına haber vermek üzere süre talep etmiş; ayrıca SEGBİS ile savunma yapmak istemediklerini beyan etmişlerdir. 3. İnfaz Hâkimliği başvurucuların mahkeme duruşma salonuna gelerek ifade vermeye yönelik taleplerinin reddine, süre taleplerini kabul ederek duruşmanın 8/7/2022 tarihine ertelenmesine karar vermiştir.

22. 8/7/2022 tarihli ikinci duruşmaya başvurucular, SEGBİS vasıtasıyla katılmıştır. Başvurucular; Anayasa Mahkemesinin Emrah Yayla ve Gökhan Gündüz (4) kararları dikkate alınarak savunmalarını mahkeme duruşma salonunda yapmak istediklerini, SEGBİS aracılığı ile savunma vermek istemediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca ilk celse verilen sürenin kısa olması nedeniyle avukatlarına ulaşamadıklarını belirterek tekrardan süre talep etmişlerdir. 3. İnfaz Hâkimliği ara kararlarında; Yargıtay'ın konu ile ilgili içtihatları, usule ilişkin hükümler, disiplin soruşturmaları kapsamında hükümlünün alınan savunmasının 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu anlamında bir duruşma sayılmayıp yarı adli yarı idari bir nitelikte olduğu, yapılan duruşmaların disiplin cezası kararlarının usul ve kanuna uygunluğu açısından denetlemekten ibaret olduğu gerekçeleri ile başvurucuların mahkeme duruşma salonuna gelerek ifade vermeye yönelik taleplerinin reddine, süre taleplerini kabul ederek duruşmanın 18/7/2022 tarihine ertelenmesine karar vermiştir.

23. 18/7/2022 tarihli üçüncü ve son duruşmaya başvurucular, SEGBİS vasıtasıyla katılmıştır. Başvurucular; savunmalarını mahkeme duruşma salonunda yapmak istediklerini, SEGBİS aracılığı ile savunma vermek istemediklerini ifade etmiştir. 3. İnfaz Hâkimliği başvurucuların mahkeme duruşma salonunda ifade vermeye yönelik taleplerinin yeniden reddine karar vermiştir.

24. 3. İnfaz Hâkimliği 19/7/2022 tarihinde başvurucuların şikâyetinin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"…Hükümlü her ne kadar duruşmada bizzat hazır bulunma talebinde bulunmuşlarsa da şikayetin 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'na göre neticelendirilmesi gerektiği, belirtilen kanuna göre infaz hakimliğinin duruşmalı inceleme yapma zorunluluğun olmaması, duruşma açılan şikayetlerle ilgili her ne kadar delillerin toplanması için gerekli yazışmaların yapılması veya hükümlünün taleplerinin değerlendirilmesi neticesinde kanunda belirtilen yedi günlük sürenin uzamasına sebebiyet verse de Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2012/16893-18285 Esas-Karar sayılı kararı da disiplin cezalarına itirazlarda da 1 haftalık sürenin kıyas yoluyla uygulanması gerektiği yönündedir. Bu sebeple Anayasa'nın 141. Maddesi uyarınca da davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması ilkesine uygun olacak şekilde, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlık kapsamında olan disiplin cezalarının, yüz yüzelik ilkesini ihlal etmeyen, ceza infaz kurumunda bulunan kişilerin hızlıca hakim karşısına çıkarılmasını sağlayan ve nakillerde meydana gelebilecek her türlü zararı ortadan kaldırmaya yönelik en uygun yöntem olan Segbis ile hükümlülerin şikayetine ilişkin savunmaların alınması kararlaştırılmaktadır. Şikayete konu disiplin işleminin hükümlülerin cezaevi uygulamasına karşı slogan atma eyleminden kaynaklandığı, disiplin soruşturması esnasında alınan ifadelerinde hükümlülerin eylemlerini ikrar ettikleri, olayın karmaşık olmadığı, yazılı savunmalarının mevcut olduğu göz önünde bulundurulduğunda hükümlülere tanınan segbis aracılığıyla savunmalarını yapmasında herhangi bir hak kaybı yaşanmayacağı görülmektedir. Bunun yanında hükümlülerin duruşmada bizzat hazır bulunma talebinin reddine karar verilmesine sebep bir diğer gerekçe ise Covid 19 salgınının dünya ve ülke genelinde yeniden ve hızla artış göstermesi, Sağlık Bakanlığı'nın yakın tarihli vaka sayılarının hızla artıyor olması yönündeki açıklamaları, ceza infaz kurumlarında hastalığa ilişkin vakalara rastlanıyor ve ceza infaz kurumlarında karantina uygulamalarının devam ediyor olması nedeniyle, hakimin duruşma esnasında duruşma salonunda bulunması gereken jandarma görevlileri, mahkeme personeli, varsa hükümlü avukatları, hükümlüler, infaz koruma memurlarının sağlığını da düşünerek buna ilişkin tedbirleri alması gerektiği göz önüne alındığında hastalığın bulaşma riskinin en aza indirilmesi gerektiği düşünüldüğünden hükümlülerin taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Her ne kadar hükümlülerin savunma vermek istememeleri nedeniyle savunmaları alınamamışsa da disiplin soruşturması esnasında alınan yazılı savunmalarında hükümlülerin eylemi ikrar ettikleri, bu nedenle disiplin cezasına konu suçun sabit olduğu anlaşıldığından şikayetlerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."

25. Başvurucular; zorunlu hâllerde SEGBİS'in uygulanabileceğini, ısrarla SEGBİS ile duruşmaya katılmak ve savunma vermek istemedikleri hâlde bu şekilde duruşma yapılmasının dayatıldığını belirterek anılan karara itiraz etmiştir. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2022 tarihli kararıyla, 3. İnfaz Hâkimliği kararında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek başvurucuların itirazları kesin olarak reddedilmiştir.

26. Komisyonca başvurucuların adli yardım taleplerinin kabulü ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

27. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan 2023/5036 ve 2023/5609 numaralı başvuruların süresinde yapılan 2023/2900 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.

28. Başvurucular, infaz hâkimliklerine yaptıkları şikâyetler ve ağır ceza mahkemesine yaptıkları itirazlarda SEGBİS ile duruşma yapılmasının yüz yüzelik ilkesine aykırı olduğunu, bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesinin ihlal kararlarının bulunduğunu, infaz hâkimliklerinin gerekçelerinin müdahaleyi haklı kılabilecek nitelik taşımadığını belirtmiştir. SEGBİS aracılığı ile ifade/savunma vermenin zorunlu hâllerde söz konusu olacağını, duruşmalara SEGBİS ile katılımın dayatılmasının dezavantajlı bir durum yarattığını ifade etmiştir. Ceza İnfaz Kurumunda intiharlar ve şüpheli ölümler yaşandığını, can ve sağlık güvenlikleri ile hukuk güvenliklerinin olmadığını belirten başvurucular, sistemli bir baskı altında olduklarından ve kendilerini tehdit altında hissettiklerinden SEGBİS ile katıldıkları duruşmalarda özgürce savunma yapmalarının mümkün olmadığını iddia ederek duruşmada hazır bulunma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

29. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucuların duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edilip edilmediği noktasında inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği ifade edilmiştir. SEGBİS ile makul sürede karar verilebilmesi olanağı sağlandığı belirtilmiştir. Söz konusu sistemin ceza infaz kurumundan duruşma salonuna transferde kişilerin güvenliğinin sağlanması noktasındaki zorlukları ve nakiller sırasında meydana gelebilecek kaza veya terör saldırısı gibi ihtimalleri bertaraf ederek meydana gelebilecek zararların önlenmesi amacına hizmet ettiği açıklanmıştır. Görüş yazısında adil yargılanma hakkının sağlanabilmesi için duruşmaya etkili katılımın fiziki olarak duruşma salonunda bulunmayı zorunlu kılmadığı, herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan savunma yapılması, aleyhe veya lehe ortaya konan tanık veya bilirkişi anlatımları ile diğer deliller hakkında mahkemeye açıklamada bulunulması veya soru sorabilme imkânının varlığının yeterli olduğu, dolayısıyla teknolojik gelişmelerden (SEGBİS) istifade edilmesinin önem arz ettiği vurgulanmıştır. Öte yandan hükümlü/tutukluların mahkeme ve hastane sevkleri -götürülüp getirilmesinin- yapılırken sevk planlamasının jandarma personelleri tarafından gerçekleştirildiği, hükümlü/tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek ve güvenliği sağlamak amacıyla sağlığa zarar vermeyecek şekilde gerekli bütün önlemlerin jandarma görevlilerince alındığı, söz konusu durumun ceza infaz kurumlarının idaresinin yetkisinde olmadığı dile getirilmiştir.

30. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında bir kısım AİHM ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına ve özellikle Emrah Yayla kararına değinerek SEGBİS'in kişilerin fiziken duruşmada hazır bulunma haklarını ortadan kaldırmak için getirilen bir uygulama olmadığını vurgulamıştır. Başvuru konusu yargılamalarda aynı ildeki bir infaz kurumunda bulunan başvurucuların duruşmaya neden getirilemediğine dair somut bir değerlendirme ve gerekçeye yer verilmediği iddia edilmiştir. Öte yandan başvurucuların duruşmaya bizzat getirilmediği için görülmekte olan yargılamanın esasına etki edecek delillerini mahkemeye ulaştırmakta zorluk yaşadıkları dile getirilmiştir. Sonuç olarak Emrah Yayla kararındaki olayla birebir aynı somut olayda başvurucuların duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğinin açık olduğu ifade edilmiştir.

31. Anayasa Mahkemesi somut başvuru ile aynı nitelikteki ihlal iddialarını incelediği Emrah Yayla ve Emrah Yayla (2) ([2. B.], B. No: 2017/34742, 13/10/2020) kararlarında duruşmada hazır bulunma hakkı ile ilgili uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Anayasa Mahkemesi, bu kararlarda öncelikle disiplin cezası nedeniyle yapılan şikâyetlerin infaz hâkimliği tarafından incelenmesinin medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlık kapsamında kaldığını ve kişilerin talebine aykırı olarak SEGBİS yoluyla duruşmaya katılmasının duruşmada hazır bulunma hakkına yönelik bir müdahale teşkil ettiğini tespit etmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesinin söz konusu müdahalenin kanunilik ölçütünü karşıladığı ve müdahalenin usul ekonomisinin gerçekleştirilmesine yönelik meşru bir amaca dayandığı değerlendirmelerine yer verilen kararda, ölçülülük yönünden yapılan incelemede infaz hâkimliği tarafından şikâyet incelemelerinde başvuruda bulunanların her durumda duruşmada bizzat hazır bulundurulmasının gerekmeyebileceği vurgulandıktan sonra başvurucunun hâkim huzurunda fiziken dinlenilme talebinin hangi zorlayıcı nedene dayanılarak kabul edilmediğinin ortaya konulmadığı, SEGBİS yoluyla katıldığı celselerde ise esaslı işlemlerin yapıldığı belirtilmiş; başvurucunun duruşmada hazır bulunma talebinin alternatif yöntemler değerlendirilmeden genel ve kategorik bir yaklaşımla reddedilmesi nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkına müdahale için en uygun aracın seçilmemesinin anılan hakka yönelik müdahaleyi gereklilik unsurundan yoksun bıraktığı ve hakkın ihlaline yol açtığı sonucuna ulaşılmıştır.

32. Öte yandan Anayasa Mahkemesi Emrah Yayla kararında belirtilen medeni hak yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarda duruşmada hazır bulunma hakkının daha esnek uygulanabileceği değerlendirmesine (anılan kararda bkz. § 70) Ercan Yıldız ve diğerleri (2) ([GK], B. No: 2022/60188, 8/7/2025) kararında açıklık getirmiştir. Buna göre ilk olarak ceza infaz kurumunda verilen disiplin cezalarına karşı şikâyette bulunanların her durumda duruşmada bizzat hazır bulundurulması gerekmeyebileceği belirtilmiştir (aynı kararda bkz. § 59). Kararda, duruşmada hazır bulunma konusunda; başvurucuların kişisel özellikleri ve davranışlarının, başvurucuların davanın karşı tarafınca sözlü olarak sunulan görüş ve kanıtlar, bilgi ve belgeler hakkında bilgi sahibi olup olamadıkları ile bunlara karşı kendi delillerini sunma hususunda dezavantajlı konuma düşüp düşmediklerinin, yargılamanın niteliği, şeklî ve teknik nitelikte bir incelemeden ibaret olup olmadığının, ceza infaz kurumundan duruşma salonuna transfer edilmedeki zorlukların, başvurucuların duruşmada bizzat hazır bulunmak istemelerine yönelik ileri sürdükleri gerekçelerin duruşmada bizzat hazır bulunmayı gerektirip gerektirmediğinin, davanın konusunun, karşı tarafın konumu ve tanık sorgulama veya bu türden duruşmada bizzat hazır bulunmayı gerektirebilecek kabul edilebilir gerekliliklerin yapılacak değerlendirmede dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır (aynı kararda bkz. § 60).

33. Somut olayda başvurucuların disiplin cezasına konu eylemleri, Ceza İnfaz Kurumunun dış güvenliğinden sorumlu jandarma personellerince -hastane sevk planlamasına göre- gerçekleştirilen arama faaliyetlerine yönelik protestolarından kaynaklanmaktadır. Başvurucular da bu eylemi gerçekleştirdiklerini kabul etmiştir. Başka bir ifadeyle disiplin suçu yönünden olmasa da disiplin suçuna konu edilen eylemin sübutu yönünden taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu bağlamda yargılamanın karmaşık bir niteliğinin olmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucuların da esasen -hazır bulunmak istedikleri duruşmada- işlediklerini kabul ettikleri eylemin neden disiplin suçunu oluşturmayacağı konusunda savunma yapacaklarının farkında oldukları anlaşılabilmektedir. Diğer yandan ise başvurucuların Ceza İnfaz Kurumu koşulları altında SEGBİS ile ifade vermelerinin ne gibi sakıncaları olduğu hususuna yönelik herhangi somut bir açıklamada bulunmadıkları ve bu bağlamda SEGBİS ile ifade vermek istememelerinin gerekçelerini ortaya koyamadıkları görülmüştür. Başvurucular, ses ve görüntü naklinde sorunlar yaşandığını da dile getirmemiştir. Aynı zamanda başvurucular hakkında uygulanan disiplin yaptırımının türü ve niteliği de dikkate alındığında duruşmada fiziki olarak hazır bulunmanın gerekli olduğu söylenemeyecektir.

34. Bazı başvurucular infaz hâkimliklerine yaptıkları şikâyette Ceza İnfaz Kurumu görevlilerinin tanık olarak dinlenilmesini istediklerinden bahsetmişlerse de infaz hâkimlikleri kararlarına karşı itiraz dilekçelerinde başvurucuların tanık dinletme talebi ile ilgili açık bir itirazlarının olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte başvurucuların Ceza İnfaz Kurumu görevlilerinin duruşmada fiziki olarak hazır bulunmak suretiyle -veya SEGBİS- ile tanık olarak dinlenilmesi taleplerinin niçin gerekli olduğunu açıklamadıkları ve Anayasa Mahkemesinden önce itiraz aşamasında bu hususun tartıştırılmadığı görülmektedir. Kaldı ki ilk defa bireysel başvuru formlarında dile getirilen Ceza İnfaz Kurumunda intiharlar ve şüpheli ölümler yaşandığı, can ve sağlık güvenlikleri ile hukuk güvenliklerinin olmadığı, sistemli bir baskı altında olduklarından ve kendilerini tehdit altında hissettiklerinden SEGBİS ile katıldıkları duruşmalarda özgürce savunma yapmalarının mümkün olmadığına dair somutlaştırılmayan iddiaların (bkz. § 28), dinlenilmesini istedikleri tanıkların Ceza İnfaz Kurumu görevlileri oldukları da dikkate alındığında tanık sorgulama hakkı yönünden de başvurucuların duruşmada bizzat hazır bulunmaları gereğinden söz edilemeyecektir.

35. Öte yandan Ceza İnfaz Kurumunun bulunduğu il merkezinin büyüklüğü ile Ceza İnfaz Kurumundan mahkemeye sevk esnasında oluşabilecek gecikmeler ve güvenlik sorunları dikkate alındığında ve infaz hâkimlikleri tarafından şikâyete konu disiplin yaptırımının dayanağını oluşturan olayla ilgili olarak yapılan yargısal denetimde başvurucuların savunmasının alınması haricinde esaslı bir işlem yapılmadığı görülmekle duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin gerekli olmadığının söylenemeyeceği sonucuna varılmıştır.

36. Son olarak başvurucuların duruşmada hazır bulunmamasının yargılamanın adilliğine bir bütün hâlinde zarar verip vermediğinin ölçülülük ilkesinin diğer bir unsuru olan orantılılık açısından da yapılan değerlendirmede, duruşmada bizzat hazır bulundurulmayan başvurucuların yargılamanın diğer tarafını oluşturan Ceza İnfaz Kurumunun disiplin cezası kararından ve bu karara ilişkin bilgi ve belgelerden haberdar oldukları açıkça görülmektedir. Bundan başka yargılama sürecinde başvurucuların yokluğunda herhangi bir esaslı işlemin yapıldığı da tespit edilmemiştir. İncelenen olayda duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin orantılı olmadığının söylenemeyeceği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak başvuruda, aynı nitelikteki ihlal iddialarının incelendiği Ercan Yıldız ve diğerleri (2) kararında açıklanan ilkelerden ve gerekçelerden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,

B. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucuların yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 12/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.   

AYM, ERCAN YILDIZ VE DİĞERLERİ (3), B. No: 2023/2900, 12.03.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 06, sayfa 296–306

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.