İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

MEHMET BERBEROĞLU (2023/28536)

  • Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, yargı kararının icra edilmemesi nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)Mahkemeye erişim hakkı (idare)Başvurunun Reddi—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MEHMET BERBEROĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/28536)

 

Karar Tarihi: 29/1/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Rıdvan GÜLEÇ

Kenan YAŞAR

Ömer ÇINAR

Raportör

:

Volkan SEVTEKİN

Başvurucu

:

Mehmet BERBEROĞLU

Vekili

:

Av. Ali KIZILAY

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, yargı kararının icra edilmemesi nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

A. Bireysel Başvurudan Önceki Süreç

2. Başvurucu 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname gereği kapatılan Melikşah Üniversitesinde işçi olarak 1/11/2012-23/7/2016 tarihleri arasında çalışması nedeniyle alamadığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı ve yıllık izin ücretinden oluşan alacaklarının ödenmesi istemiyle 17/8/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 5. maddesi kapsamında Kayseri Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosuna (İl Bürosu) başvuruda bulunmuştur. İl Bürosu tarafından başvurunun 29/3/2018 tarihinde reddedilmesi üzerine başvurucu Kayseri 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) 19/2/2021 tarihinde işlemin iptali ile hak ettiği işçilik alacaklarının fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebiyle dava açmıştır.

3. Mahkeme 12/10/2021 tarihinde dava konusu işlemin iptaline, işçilik alacaklarına ilişkin maddi tazminat talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"…Uyuşmazlıkta davalı idare vekilince sunulan savunma dilekçesinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, irtibatı, iltisakı olduğu, başvurusunun mevzuat hükümleri gereğince reddedildiği ileri sürülmüş ise de, dava dosyasına buna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, davacı hakkında yapılan bir ceza yargılaması ya da verilen bir mahkûmiyet kararının olmadığı, kapatılan Melikşah Üniversitesi’nde SGK kaydının bulunduğunun görüldüğü, bu durumun ise davacının kapatılan kurumda çalışan olduğunu ve bu kurumdan işçilik alacağı olabileceğini ortaya koyduğu anlaşılmış olup dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Davacının, hakkettiği işçilik alacaklarının akdin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise;

Davacının talebinin değerlendirmeye alınmaması yukarıda yer verildiği üzere hukuka aykırı bulunduğundan, davacının kapatılan kuruluştan olan alacak talebi yönüyle İl KHK İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca, hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi,   asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne veya diğer terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması koşulları yönüyle değerlendirme yapılmak suretiyle talep hakkında İl KHK İşlemleri Bürosu veya Maliye Bakanlığınca bir karar verilmesi gerektiğinden, dolayısıyla kapatılan kuruluştan olan istihkak ve alacaklara ilişkin davacının talebiyle birlikte tüm talepler bir arada değerlendirilerek bir karar verileceğinden, davacının işçilik alacağının olup olmadığı ve miktarı idarece yapılacak araştırma ve değerlendirme sonucunda ortaya çıkacağından, bu aşamada davacının parasal hak talebi hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır."

4. Başvurucu anılan karar üzerine 27/10/2021 tarihinde İl Bürosuna yeni bir başvuruda bulunarak başvurunun reddine konu idari işlemin Mahkemece iptal edildiğini belirtmek suretiyle işçilik alacaklarının ödenmesini talep etmiştir.

5. Bu arada davalı idarenin istinaf başvurusu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin (İstinaf Dairesi) 30/12/2021 tarihli kararıyla Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle kesin olarak reddedilmiştir.

6. Başvurucu bu defa 14/1/2022 tarihinde Kayseri 2. İdare Mahkemesinde (2. İdare Mahkemesi) açtığı ikinci davada 27/10/2021 tarihli başvurusuna cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiğini belirterek işlemin iptali ile işçilik alacaklarına karşılık fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın akdin fesih tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

7. Öte yandan başvurucu vekili Kayseri Valiliğine (İdare) yazdığı 27/1/2022 tarihli dilekçe ile İstinaf Dairesinin 30/12/2021 tarihli kararından bahsederek işçilik alacaklarının bildirdiği banka hesabına yatırılmasını talep etmiştir.

8. İdare vekili anılan davada 7/2/2022 tarihli cevap dilekçesinde İstinaf Dairesinin kararı sonrasında başvurucu vekilinin işçilik alacaklarının ödenmesi için 27/1/2022 tarihli dilekçe ile tekrardan İdareye müracaat ettiğini, İl Bürosunca bilirkişi görevlendirildiğini, henüz bilirkişinin raporunu sunmadığını, bilirkişinin raporunu hazırlaması sonrasında ödeme yapılabileceğini belirtmiştir. Ayrıca şu an için kapatılan kurumun bütün mal varlığının nakde çevrilmediği, mevcut nakit üzerinden orantılama yapılarak (%28,08079) oranında ödeme yapılabildiği, bilirkişi raporu ibraz edildiğinde başvurucu için de bu oran üzerinden ödeme yapılacağı, kapatılan kurumun menkul ve gayrimenkullerinin nakde çevirme işlemlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü (Millî Emlak Müdürlüğü) tarafından yürütülmekte olup çalışmaların devam ettiği bildirilmiştir. Bilirkişi raporundan sonra belirtilen oran üzerinden yapılacak ödemeden bakiye kalan kısmın ödemesinin de nakde çevirme işlemlerinin tamamlanmasına müteakip yapılabileceği ifade edilmiştir.

9. Bu arada İl Bürosunun belirlediği hukukçu bilirkişi 5/5/2022 tarihli bilirkişi raporunu düzenlemiş ve bu raporda dosyada bulunan sınırlı sayıdaki belge ve bilgilere göre işçilik alacakları ve alacak faiz tutarlarının hesaplandığı belirtilmiştir.

10. İl Bürosunun 9/6/2022 tarihinde başvurucu vekiline yazdığı yazıda bilirkişinin hesapladığı işçilik alacakları olarak belirlenen 11.237,18 TL'nin kapatılan kurumun nakit varlıkları yeterli olmaması nedeniyle ödemenin %20'si üzerinden gerçekleştirilerek 2.247,44 TL'nin başvurucu vekilinin hesabına 6/6/2022 tarihinde yatırıldığı ve alacağın kalan kısmının da anılan kurumun taşınmaz varlıklarının nakde çevrilmesi işlemleri tamamlandığında ilgili hesaba yatırılacağı belirtilmiştir.

11. 2. İdare Mahkemesi 16/12/2022 tarihli ara kararında davalı idare tarafından düzenlettirilen 5/5/2022 tarihli bilirkişi raporunun taraflara tebliği ile 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesince tebliğden itibaren bilirkişi raporuna itiraz için iki hafta kesin süre verilmesine karar vermiş ve anılan ara karar başvurucu vekiline 25/12/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. 2. İdare Mahkemesi 21/2/2023 tarihinde davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"…Uyuşmazlıkta, Kayseri 1. İdare Mahkemesinin E:2022/108 sayılı dosyasında yapılan 26.10.2022 tarihli ara kararı ile ‘667 sayılı KHK kapsamında kapatılan Melikşah Üniversitesinin tüm mal varlığının nakde çevrilip çevrilmediğinin, kısmen çevrilmişse hangi oranda nakde çevrildiğinin ve nakde çevrilen bu kısma ilişkin alacaklılara hangi oranda ödeme yapılabileceğinin sorulmasına buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin, dava konusu alacaklara ilişkin davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin aslı ya da onaylı-okunaklı örneğinin gönderilmesinin istenilmesine’ karar verilmesi üzerine davalı idarece verilen ve 14.11.2022 tarihinde kayıtlara alınan cevabi yazıda;‘1- 667 sayılı KHK ile kapatılarak her türlü mal varlığı, alacak ve hakları Hazineye bedelsiz olarak devredilen Melikşah Üniversitesinin hazineye intikal eden mal varlıklarının tespiti için Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 2016/1 sayılı Genelgesi ile komisyon kurulmuş ve komisyon, kapatılan kurumun borç ve yükümlülükleri hususunda hak iddiasında bulunanlardan hak düşürücü süre içerisinde başvuruda bulunanların dilekçeleri değerlendirmiş ve ödenmesine karar verilen borçlar sıra cetveline bağlanarak; 1-Avans/peşin olarak ödenen eğitim öğretim ücretleri 2- Vergi, Resim, Harç. Fon kesintisi, Pay gibi borçlar 3-Çalışanların sigorta prim borçları 4-Rehinli alacaklar, 5-Enerji, iletişim ve su kullanım borçları 6-Çeşidine bakılmaksızın 500,00 TL'yi geçmeyen borçlar, 7-Özlük hakları ve diğer borçlar, şeklinde düzenlemeye tabi tutulmuştur. Alacak talebinde bulunanlardan ödenmesine karar verilenlere ait toplam borç tutarının 7.457.929,77 TL olduğu tespit edilmiş olmasına karşın Defterdarlığımız Muhasebe Müdürlüğünün 23.10.2019 tarih ve 4468586 sayılı yazısında kapatılan kurumun emanet hesabında 3.670.028,91 TL olduğu anlaşıldığından, yapılacak ödemelerde istihkak taleplerine ilişkin hukuki ihtilaflardan Bakanlığımız aleyhine sonuçlanabileceği öngördüklerimiz ve uygulamada ortaya çıkabilecek diğer riskleri dikkate alarak Hazineye ek mali külfet yüklenilmemesi amacıyla emanet hesabın yüzde on beşine tekabül eden tutar tedbiren muhafaza edilmiş kalan tutar; sıra cetvelinin ancak ilk 6 sıradaki alacaklılarının ödemelerinin tamamını karşılayabilmiştir. Kurumun kalan ödenebilir nakit varlığı olan 1.627.550,70 TL son sıradaki ‘Özlük Hakları ve Diğer Borçlar’ bölümünde ödenmesi uygun görülen kişi/kurumlara garameten taksim edilmiş, bu tutar ilgili sıradaki kişilerin alacağının %28'ini karşılayabilmiştir.

Kapatılan kurumun emanet hesabına daha sonra; -Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün (Milli Emlak Müdürlüğü) gerçekleştirmiş olduğu taşınmaz satışı sonucunda elde edilen 702.750,00 TL intikal etmiş, -Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. hakkında İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün 2017/14 sayılı iflas dosyası ile yapılan tasfiye işlemleri sonucu Maliye Hazinesine Melikşah Üniversitesi adına 17.06.2022 tarihinde 2.247.744,38 TL yatırılmış olması ile emanet hesapta 2.947.092,17 TL tutarında bir meblağa ulaşılmış, bu meblağ da kalan borcun ifası için ilgililere taksim edilmiştir.

Mevcut durum itibariyle sıra cetvelinin son sırasında yer alan ‘Özlük Hakları ve Diğer Borçlar’ grubunda yer alan kişilerin alacaklarının %67'si ödenmiş bulunmaktadır. Bu arada kapatılan kurumun tüm borçlarını karşılayabilmesi için taşınır/taşınmaz varlıklarının satışını yapılarak nakde çevrilmesi hususu, yetkili birim olan Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğünden (Milli Emlak Müdürlüğü), 14.10.2020 tarih ve 574182 sayılı yazımız ile istenilmiş olup henüz dönüş sağlanmamıştır. Kurumun nakit varlığında gerekli artış sağlanabildiği takdirde kısmi ödeme yapılan tüm alacaklılara kalan alacakları ödenecektir...’ ifadelerine yer verilmiştir.

Bakılan davada; davacının kapatılan kuruluştan olan alacak talebi yönüyle İl KHK İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca, hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması yönlerinden değerlendirilerek davalı idarece bir karar verilmesi gerektiğinin açık olduğu, bu doğrultuda tasfiye süreci ile bağlantılı olarak davalı idare tarafından davacıya alacak kaleminin bir kısmı için ödemenin yapıldığı, diğer yandan Melikşah Üniversitesinin tasfiye sürecinde kuruluşun aktifinin kalıp kalmayacağı hususunun belirsiz olduğu, bu durumun tasfiyeden sonra netlik kazanacağı, KHK'nın emredici hükümleri doğrultusunda kapatılan kuruluşun borçları sebebiyle idareye ek mali yükümlülük getirilemeyeceği, bu sebeple tasfiye sürecinin sona ermesinden sonra emanet hesabında aktif kalırsa öncelikli borçların tediye edileceği, bu tediyeden sonra artık aktif değer kalması halinde kapatılan kuruluşta çalışanların alacaklarının tazminine geçileceği ve davalı idarece Melikşah Üniversitesinin mal varlıkları tasfiye edildikçe ödemelerin yapıldığı da dikkate alındığında bu aşamada davacının parasal haklarının tamamının ödenmesine olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgelerle yukarıda aktarılan yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, Kayseri 1. İdare Mahkemesince verilen iptal kararı üzerine işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle 27.10.2021 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırı bulunmadığından ödenmeyen işçilik alacaklarına karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi tazminatın akdin fesih tarihi olan 23.07.2016 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduatı faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, Melikşah Üniversitesinin tasfiye sürecinin sonunda kuruluşun aktif mal varlığının kalması ve davalı idarece ödeme yapılmaması veya eksik ödeme yapılması durumunda yeniden dava açılabileceği de tabiidir."

13. Anılan karar sonrası başvurucu vekili 24/2/2023 tarihli miktar artırım dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak açtığı davada, dosya içerisine idarece alınan ve yanlı olan bilirkişi raporunda hesaplama hatalarının mevcut olduğunu, bu nedenle hesaplanan miktarı kabul etmediklerini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla talep miktarını toplam 20.100 TL'ye artırmıştır.

14. Başvurucu vekili bu defa 2. İdare Mahkemesinin anılan kararının 20/3/2023 tarihinde tebliği sonrasında 27/3/2023 tarihli dilekçesinde dava dosyasına miktar artırım dilekçesi sunulmuş olmasına rağmen dikkate alınmaksızın hüküm verilmesinin maddi bir hata olduğunu, bu maddi hatanın giderilerek miktar artırım dilekçesi doğrultusunda 21/2/2023 tarihli karar hakkında tavzih yapılmasını talep etmiştir. Diğer taraftan başvurucu vekili 21/2/2023 tarihli karara karşı 5/4/2023 tarihinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.

15. 2. İdare Mahkemesi 6/4/2023 tarihinde başvurucu vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talebinin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"…Dosyanın incelenmesinden; Mahkememizin E:2022/75, K:2023/302 sayılı kararının 21.02.2023 tarihinde verildiği, davacı tarafından sunulan ıslaha ilişkin dilekçenin ise karar tarihinden sonra 24.02.2023 tarihinde Mahkememiz kayıtlarına alındığı, dolayısıyla karar tarihinden sonra verilen dilekçe ile sunulan beyanlar hüküm kurulurken dikkate alınamayacağından davacı vekili tarafından ileri sürülen hususun yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde belirtilen ‘yanlışlıkların düzeltilmesi’ kapsamında ele alınmasına hukuken olanak bulunmadığı açık olup yanlışlığın düzeltilmesine yönelik talebin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır."

16. Başvurucu 10/4/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç

17. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerden 2. İdare Mahkemesi 12/4/2023 tarihli kararıyla konusu yirmi bin Türk lirasını geçmediği anlaşılan dava hakkında verilen karar kesin olduğundan istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle anılan kararın kaldırılmasına yönelik istinaf isteminin reddine karar vermiştir.

18. Başvurucu vekili istinaf talebinin reddi kararını istinaf etmişse de İstinaf Dairesi 8/6/2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusuna konu 2. İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir.

19. Öte yandan başvurucu adına vekilinin hesabına 31/10/2023 tarihinde 3.685,79 TL ve 9/11/2023 tarihinde 14.519,95 TL ödeme yapılmıştır.

20. Başvurucu 3/12/2024 tarihinde açtığı yeni davada 25/10/2024 tarihinde işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle İl Bürosuna tekrardan bir başvuruda bulunduğunu ancak başvurusuna cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiğini belirterek işlemin iptali ile işçilik alacaklarına karşılık fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL maddi tazminatın akdin fesih tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

21. 2. İdare Mahkemesi 7/3/2025 tarihinde davanın görev yönünden reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"…7082 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4 numaralı fıkrasının 3. cümlesinin iptali istemiyle yapılan başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesinin, 22/11/2023 tarih ve 32377 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 31/05/2023 tarih ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla; söz konusu maddenin ilgili cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline hükmedildiği,

Dava konusu uyuşmazlığı çözümlemekle görevli yargı kolunu belirleyen kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı 22/11/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının derdest olan davalarda uygulanacağı açıktır.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında uyuşmazlığın niteliğine göre, adli veya idari yargının görevli olup olmadığı konusunda dava dosyasını elinde bulunduran idari yargı mercii tarafından karar verilmesi gerekir.

Dava konusu uyuşmazlık, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Melikşah Üniversitesi'nde çalışması nedeniyle ödenmeyen işçilik alacaklarının ödenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davada işlemin iptaline karar verilmesi üzerine Mahkeme kararı doğrultusunda parasal haklarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 30.000,00-TL işçilik alacaklarının 23.07.2016 tarihinden itibaren yasal faizden düşük olmamak kaydıyla en yüksek banka mevduatı faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminden kaynaklanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle 667 sayılı KHK ile kapatılan Melikşah Üniversitesi ile davacı arasında alacak-borç ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve varsa alacak miktarının hesaplanması gerekmekte olup, tüm bu hallerde uyuşmazlığın adli yargı düzeninin görev alanında olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Nitekim; benzer bir uyuşmazlıkta verilen Danıştay 5. Dairesi'nin 10.12.2024 tarih E:2021/11428, K: 2024/20528 sayılı kararı da bu yöndedir."

22. Başvurucu vekilinin istinaf başvurusu, İstinaf Dairesinin 13/5/2025 tarihli kararıyla kesin olan karara karşı istinaf başvurusunun incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmiştir.

23. Komisyon adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

24. Başvurucu, adil yargılanma hakkı kapsamında aynı maddi olaya dayanılarak açılan başka davalarda verilen kararlardan aksi bir sonuca ulaşılarak davanın reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ile Mahkemenin 12/10/2021 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar vermesine rağmen idarece işlem tesis edilmemesi suretiyle kararın icrası hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte başvurucu, bilirkişi raporu aldırılmadan ve miktar artırım dilekçesi de dikkate alınmadan kesin olarak ret kararı verilerek kanun yoluna başvuruya yönelik mahkemeye erişim hakkının ayrıca yeterli bilgi ve belge toplanmadan, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadan iddia ve savunma hakkı kısıtlanarak karar verilerek hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

25. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvuru konusu işçilik alacaklarına ilişkin olarak ekte yer alan Kayseri Valiliğinden alınan cevabi yazıdan Mahkemenin kararı doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporunda belirtilen işçilik alacakları ve faiz tutarlarının başvurucu adına avukatının hesabına ödendiğini ve ödemenin yapılmış olmasının başvurucu bakımından yapılacak kabul edilebilirlik (mağdur sıfatının kalmaması) incelemesinde dikkate alınması gerektiğini bildirilmiştir. Ayrıca bilirkişi raporu (bkz. § 9) doğrultusunda başvurucu vekili hesabına 6/6/2022 tarihinde 2.247,44 TL, 2/9/2022 tarihinde 5.303,95 TL, 31/10/2023 tarihinde 3.685,79 TL olmak üzere toplam 11.237,18 TL anapara ile başvurucunun kuruma başvuru tarihi dikkate alınarak 9/11/2023 tarihinde faizin güncel tutarı olan 14.519,95 TL faiz ödemesi yapıldığına ilişkin ödeme belgeleri sunulmuştur.

26. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında alacaklarının maddi boyutu noktasında uyuşmazlığın devam ettiğini, idarenin dayanak kabul ettiği bilirkişi raporunda birçok eksiklikler olduğunu ve yapılan kısmi ödeme ile mağduriyetinin ortadan kalkmadığını ifade etmiştir. Başvurucu ayrıca bireysel başvuru formundaki ihlal iddialarının dışında mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

27. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında başvuru formunda belirtilen bilgilerde ve başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bunun Mahkemeye bildirilmesinin gerektiği belirtilmiştir. Diğer yandan 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ile İçtüzük'ün 83. maddesi gereği başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilecek ve ilgilinin yargılama giderleri dışında 2.000 TL'den fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilebilecektir.

28. Genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılması bireysel başvuru alanında özel olarak ele alınmaktadır. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31; S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).

29. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö., § 29).

30. Somut olayda başvurucu iptal kararının idarece uygulanmadığını, bilirkişi raporu aldırılmadan ve miktar artırım dilekçesi de dikkate alınmadan kesin olarak karar verilerek kanun yoluna başvuramadığını ayrıca adil yargılanma hakkının birtakım usulü güvencelerine aykırı şekilde karar verildiğini ileri sürerek bireysel başvuruda bulunmuştur. Ancak bireysel başvuru sonrasında başvurucu, aynı konuda 25/10/2024 tarihinde idareye işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle tekrardan başvuruda bulunmuş ve başvurusuna cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiğini belirterek işlemin iptali ile işçilik alacaklarının ödenmesi istemiyle 3/12/2024 tarihinde yeni bir dava açmıştır (bkz. § 20). Bu dava sonucunda 7/3/2025 tarihinde davanın görev yönünden reddine kesin olarak karar verildiği, başvurucu vekilinin istinaf başvurusunun da İstinaf Dairesinin 13/5/2025 tarihli kararıyla incelenmeksizin reddedildiği anlaşılmaktadır (bkz. §§ 21, 22). Öte yandan başvurucuya bireysel başvuru sonrasında 31/10/2023 tarihinde 3.685,79 TL ve 9/11/2023 tarihinde 14.519,95 TL ödeme yapıldığı Bakanlık tarafından dosya kapsamında sunulan belgelerden anlaşılmıştır (bkz. § 25).

31. Başvurucu, bireysel başvuruda bulunmadan önce istinaf kanun yoluna başvurduğunu bireysel başvuru formunda belirtmediği gibi aynı konuda idareye başvurusu sonrası açtığı dava ve bu davanın yargılama sürecine ilişkin gelişmelerle ilgili olarak da Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemiştir. Ayrıca Bakanlık görüşünde bildirilen ve bireysel başvuru sonrasında 31/10/2023 ve 9/11/2023 tarihlerinde yapıldığı anlaşılan ödemelere ilişkin bir bilgi de vermemiştir.

32. Bireysel başvurunun yapılmasından önceki ve sonraki gelişmeler, başvurucu hakkında verilen yeni kararlar ve ayrıca işçilik alacakları kapsamında başvurucuya yapılan ödemeler başvurucunun özellikle mağdur statüsünün değerlendirilmesi veya ilgili diğer ihlal iddialarına yönelik kabul edilebilirlik ve esas incelemesi bakımından oldukça önem taşımaktadır. Buna karşılık başvurucu, İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerine açıkça aykırı bir şekilde yukarıda ifade edilen olgulara ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.

33. Bu itibarla başvurucu, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan unsurlar hakkında bilgi vermediği, bu süreçte vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği sonucuna varılmıştır.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 29/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MEHMET BERBEROĞLU, B. No: 2023/28536, 29.01.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 03, sayfa 45–52

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.