Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
E.Ç. (2022/86263)
- Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru; resen emeklilik işleminin iptali talebiyle açılan davada ortaya konulan gerekçenin makul ve yeterli olmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, yargı kararının otuz gün içinde icra edilmemesi nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Gerekçeli karar hakkı (idare) | Süre Aşımı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Mahkemeye erişim hakkı (idare) | Süre Aşımı | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
E.Ç. BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/86263) |
|
|
|
Karar Tarihi: 17/6/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Yılmaz AKÇİL |
|
Raportör |
: |
Ali KOZAN |
|
Başvurucu |
: |
E.Ç. |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; resen emeklilik işleminin iptali talebiyle açılan davada ortaya konulan gerekçenin makul ve yeterli olmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, yargı kararının otuz gün içinde icra edilmemesi nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucu birinci sınıf emniyet müdür yardımcısı olarak görev yapmaktayken 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen geçici 27. maddesi uyarınca, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü (İdare) Yüksek Değerlendirme Kurulunun (Kurul) 17/4/2015 tarihli kararıyla resen emekli edilmiştir.
3. Başvurucu bu işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle 7/7/2015 tarihinde dava açmıştır. Edirne İdare Mahkemesi (Mahkeme) davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; ilgili mevzuatta resen emekliliğe ilişkin idareye takdir yetkisi verildiği, emniyet hizmetlerinin niteliği ve kadro durumu dikkate alınarak, Kanunun amir hükmünün verdiği yetkiye istinaden başvurucunun emekliye sevk edildiği belirtilerek dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
4. Başvurucunun bu karara karşı yaptığı temyiz başvurusu Danıştay Beşinci Dairesi (Daire) tarafından 15/11/2016 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucunun bu kararın düzeltilmesi talebinde bulunması üzerine Daire 7/7/2020 tarihinde karar düzeltme talebini kabul ederek Mahkemenin kararının bozulmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; resen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Diğer yandan anılan kararda, İdare tarafından başvurucunun resen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda kararda belirtilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından bu kararın başvurucunun doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayacağı vurgulamıştır.
5. Mahkeme, Dairenin bozma kararına uyarak 25/11/2020 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; Dairenin anılan bozma kararındaki gerekçelere yer vermiştir. Başvurucu ve İdare bu karara karşı temyiz ve karar düzeltme başvurularında bulunmuştur. Tarafların temyiz başvurusu Danıştay Onikinci Dairesinin 3/6/2021 tarihli, karar düzeltme başvurusu ise 13/6/2022 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
6. Başvurucu, nihai kararı 29/7/2022 tarihinde öğrendikten sonra 9/9/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
7. Komisyonca makul sürede yargılanma hakkı ve eşitlik ilkesine ilişkin iddialar yönünden başvurunun kabul edilemez olduğuna, özel hayata saygı hakkı yönünden kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
8. Öte yandan 21/5/2021 tarihli Kurul kararıyla başvurucunun durumu yeniden değerlendirilerek hakkında tekrar resen emeklilik kararı verilmiştir. Bu karara karşı İdari Yargıda açtığı iptal davası sonucunda işlemin iptal edilmesi üzerine, başvurucu 4/7/2023 tarihinde göreve başlamıştır.
II. DEĞERLENDİRME
9. Başvurucu; İdare Mahkemesinin kararında yer alan doğrudan göreve başlama sonucu doğurmayacağına ilişkin ibarenin yerindelik denetimi anlamına geldiğini, yargı yerlerinin benzer davalardaki gerekçelerinde yer alan bu husus nedeniyle her yıl yeniden değerlendirme kararlarına karşı yeni davalar açıldığını, İdareye yeniden değerlendirme hakkı verilemeyeceğini belirtmiştir. Bu bağlamda başvurucu çalışma hakkının, kamu hizmetine girme hakkının, özel hayata saygı hakkının, adil yargılanma hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
10. Adalet Bakanlığı görüşünde, ilgili mevzuat ve içtihatlar hatırlatıldıktan sonra İdareden temin edilen bilgi ve belgeler görüş ekinde sunulmuş ve başvurucunun şikâyetlerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, bu görüşe karşı önceki beyanlarını tekrarlamıştır.
11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru usulü" başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:
"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler
..."
12. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün "Başvuru süresi ve mazeret" başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."
13. Anayasa Mahkemesi Hüseyin Aşkan ([2. B.], B. No: 2017/15649, 21/7/2020) kararında otuz günlük süre kuralının bireysel başvurunun ön şartlarından biri olduğunu ve bu sürenin başlangıç tarihinin tespitinde kanun hükmü gereği öğrenme tarihinin esas alınacağını belirtmiştir. Anılan kararda bireysel başvuru süresinin işlemeye başlaması yönünden nihai kararın gerekçesinin tebliğinin öğrenme şekillerinden biri olduğunu, bununla birlikte başka şekillerde de öğrenmenin söz konusu olabileceğini ifade etmiştir (Hüseyin Aşkan, §§ 20-23).
14. Bu doğrultuda kullanıcıların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yaptıkları işlemlerin (doküman oluşturma, düzenleme, imzalama, açma, okuma ve yazdırma gibi) kayıt altına alındığı evrak işlem kütüğünün Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi sonucunda nihai kararın açılarak okunduğuna ilişkin bir işlemin tespiti hâlinde bu işlemi yapan ilgililerin işlem sırasında nihai kararın sonucunu öğrendiklerinin kabul edileceği, böyle bir durumda bireysel başvuru süresinin de bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği belirtilmiştir (Hüseyin Aşkan, §§ 26-29).
15. Başvuru konusu olayda Danıştay Onikinci Dairesinin 13/6/2022 tarihli nihai kararına ilişkin olarak UYAP evrak işlem kütüğü üzerinde yapılan incelemede; anılan kararı başvurucunun ilk kez 29/7/2022 tarihinde okuduğu, bu tarihten itibaren otuz gün içinde ve en geç 29/8/2022 tarihine kadar bireysel başvuruda bulunması gerekirken bu tarih geçtikten sonra 9/9/2022 tarihinde başvuru yaptığı anlaşılmıştır. Bunun yanında başvuru süresinin 9/9/2022 tarihine uzamasını sağlayacak nitelikte herhangi bir resmî tatil bulunmadığı ve başvurucunun da mazeret bildirmediği görülmüştür.
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/6/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, E.Ç., B. No: 2022/86263, 17.06.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 10, sayfa 8–10
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.