Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
MEHMET ALİ ALTAN (2022/84671)
- Mülkiyet hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, yargı kararının icra edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Mülkiyet hakkı | İcra etmeme | Başvurunun Reddi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
MEHMET ALİ ALTAN BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/84671) |
|
|
|
Karar Tarihi: 17/6/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Yılmaz AKÇİL |
|
Raportör |
: |
Tuğba TUNA IŞIK |
|
Başvurucu |
: |
Mehmet Ali ALTAN |
|
Vekili |
: |
Av. Adar ADIBELLİ |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, yargı kararının icra edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında oluşan zararları için Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Tazminat Komisyonu) başvurmuş ve talebinin zımnen reddedilmesi üzerine Mardin 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 10/4/2018 tarihli kararla, başvurucunun evinin, bahçe duvarlarının ve eşyalarının hasar görmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini talebi hakkında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle işlemin bu kısmı yönünde iptaline, gelir kaybının karşılanması ve kira talebi yönünden reddine karar vermiştir. İstinaf incelemesinden geçen karar kesinleşmiştir.
3. Başvurucu, iptal kararının Tazminat Komisyonu tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek 2/9/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
4. Komisyon 25/12/2023 tarihinde başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını kabul edilemez bulmuş, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden ise başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Ayrıca başvurucunun adli yardım talebini kabul etmiştir.
5. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun uygulanmadığını ileri sürdüğü kararın gereklerinin yerine getirilip getirilmediği ve mahkeme kararı gereğince başvurucu hakkında yeni bir karar alınıp alınmadığı hususlarında Tazminat Komisyonundan bilgi istemiştir.
6. Tazminat Komisyonu tarafından başvuru kapsamında sunulan 14/7/2025 tarihli karara göre başvurucu adına hazırlanan zarar tespit raporu bulunmadığı, dosya içinde R.A. adına düzenlenen on bir zarar tespit raporu olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir muvafakatname bulunmadığı gerekçeleriyle 2/1/2020 tarihinde başvurucunun talebinin reddedildiği ifade edilmiş, başvurucunun ret işlemine karşı Mardin 2. İdare Mahkemesinde açtığı davanın kabul edilmesi üzerine başvurucunun beyan ettiği adres ile dışarı çıkma yasaklarının uygulandığı dönemde resmî kayıtlardaki adreslerinin uyuşmaması nedeniyle adres uyuşmazlığından ve bilgi/belge eksikliğinden dolayı talebin reddine karar verildiği görülmüştür. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarından yapılan araştırmalarda başvurucunun anılan işlemin iptali talebiyle Mardin 1. İdare Mahkemesinde 2025/1517 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı tespit edilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Başvurucu, Mahkemenin iptal kararı vermesine ve aradan geçen zamana rağmen Komisyon tarafından mahkeme kararının uygulanmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı görüşünde, başvuruya konu mahkeme kararı üzerine işlem tesis edildiği belirtilmiş; Tazminat Komisyonu tarafından verilen kararlara ilişkin sürece yer verilmiştir (bkz. § 6). Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
8. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında başvuru formunda belirtilen bilgilerde ve başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bunun Anayasa Mahkemesine bildirilmesinin gerektiği ifade edilmiştir. Diğer yandan 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ile İçtüzük'ün 83. maddesinde başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvurunun reddedileceği öngörülmüştür.
9. Genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31; S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).
10. Bu kapsamda özellikle Anayasa Mahkemesini yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö., § 29).
11. Somut olayda başvurucu, Mahkemece verilen iptal kararının Tazminat Komisyonu tarafından uygulanmadığını ileri sürerek bireysel başvuruda bulunmuştur. Ancak yapılan yazışmalar neticesinde Tazminat Komisyonunun 2/1/2020 tarihinde başvuruyu reddettiği, başvurucunun bu işleme karşı Mardin 2. İdare Mahkemesinde açtığı davanın kabulü üzerine Tazminat Komisyonunun 14/7/2025 tarihli kararıyla başvurucunun talebini adres uyuşmazlığı ve bilgi/belge eksikliği nedeniyle reddettiği anlaşılmıştır. Başvurucu söz konusu ret işleminin iptali talebiyle yeniden dava açmıştır. Başvurucu, gelişmelerle ilgili olarak Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemiştir.
12. Bireysel başvurunun yapılmasından sonraki süreçte Tazminat Komisyonunun mahkeme kararından sonra yeni bir karar alması, kararın icra edilmediği iddiası kapsamında bireysel başvurunun değerlendirilmesi bağlamında kabul edilebilirlik incelemesi bakımından oldukça önemlidir. Buna karşılık başvurucu, İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerine açıkça aykırı şekilde, yukarıda belirtilen Komisyon kararına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesine herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.
13. Bu itibarla başvurucunun başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan unsurlar hakkında bilgi vermediği, bu süreçte vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği sonucuna varılmıştır.
14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA tarihinde 17/6/2026 OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, MEHMET ALİ ALTAN, B. No: 2022/84671, 17.06.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 09, sayfa 655–657
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.