İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

RECEP YÜKSEL (2022/8367)

  • Mülkiyet hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru; kamu görevinden çıkarılan ve resen emekliye sevk edilen başvurucuya ödenen emekli aylıklarının, başvurucunun emekliye ayrılma talebinin bulunmadığı gerekçesiyle iadesinin istenilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Mülkiyet hakkıSosyal güvenlikİhlalYeniden yargılama

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

RECEP YÜKSEL BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/8367)

 

Karar Tarihi: 5/5/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Kenan YAŞAR

Ömer ÇINAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Cihan BAYDERE

Başvurucu

:

Recep YÜKSEL

Vekili

:

Av. Kemal Nevzat GÜLEŞEN

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; kamu görevinden çıkarılan ve resen emekliye sevk edilen başvurucuya ödenen emekli aylıklarının, başvurucunun emekliye ayrılma talebinin bulunmadığı gerekçesiyle iadesinin istenilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, Hava Kuvvetleri Komutanlığında tümgeneral olarak görev yapmaktayken 25/7/2016 tarihli ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (668 sayılı KHK) kapsamında kamu görevinden çıkarılmıştır.

3. Başvurucu, kamu görevinden çıkarıldığı 25/7/2016 tarihi itibarıyla Millî Savunma Bakanlığınca (MSB) resen emekli edilmiş ve Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) tesis edilen işlemle 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 39. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında 15/8/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere başvurucuya emekli aylığı bağlanmıştır.

4. MSB tarafından 24/4/2017 tarihinde tesis edilen işlemle kanun hükmünde kararnameler ile Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilen kişiler hakkında resen emeklilik işlemi tesis edilmesinin mevzuata uygun olmadığı, bu nedenle başvurucunun da aralarında olduğu söz konusu kişilerin resen emeklilik işlemlerinin iptal edildiği SGK'ya bildirilmiştir.

5. Daha sonra SGK tarafından başvurucunun resen emeklilik işleminin iptal edilmesi nedeniyle başvurucuya resen emekli aylığı bağlama işlemi iptal edilmiş ve başvurucuya emeklilik talebinde bulunabileceği bildirilmiştir. Ancak başvurucu tarafından 14/12/2016 tarihinde verilen dilekçe ile emeklilik talebinde bulunulduğundan başvurucuya 5434 sayılı Kanun'un 39. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca 1/1/2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmıştır.

6. SGK tarafından 15/8/2016-31/12/2016 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen emekli aylıklarının başvurucunun emekli ikramiyesi ve aylıklarından tahsil edilmesi yönünde işlem tesis edilmiştir. Bunun üzerine başvurucu 15/8/2016-31/12/2016 tarihleri arasında yapılan emekli aylığı ödemelerinin tahsili yönündeki işlemin kaldırılması, bu mümkün olmazsa söz konusu dönemler için kendisine muvazzaf tümgeneral aylığı ödenmesi, ayrıca emekli ikramiyesinin 57 yıl 4 ay üzerinden hesaplanması talebiyle SGK'ya başvurmuştur. SGK tarafından 23/2/2018 ve 14/3/2018 tarihlerinde tesis edilen işlemlerle başvurucunun taleplerinin reddedilmesi üzerine başvurucu, bu işlemlerin iptali talebiyle dava açmıştır.

7. Ankara 17. İdare Mahkemesince (İdare Mahkemesi) 6/2/2019 tarihinde verilen kararla dava konusu işlemlerin başvurucuya 15/8/2016-31/12/2016 tarihleri arasında ödenen emekli aylıklarının başvurucudan tahsiline ilişkin kısmının iptaline hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun emekliliğe hak kazanacak kadar hizmet süresinin bulunduğu, resen emekli edilen başvurucunun bu işleme itiraz etmeyerek emekli aylığını kabul ettiği, idarenin hatalı işlemi ile ilgili olarak başvurucuya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı hususlarına yer verilmiştir. İdare Mahkemesi kararına karşı yalnızca davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

8. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince (İstinaf Mahkemesi) 24/11/2021 tarihinde verilen kararla İdare Mahkemesinin kararı kaldırılmış ve kesin olarak davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; 5434 sayılı Kanun'un 91. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca açıkta bulunan başvurucunun emeklilik işleminin yapılması için başvurusunun bulunması gerektiği, idarece açıkça hatalı olarak tesis edilen resen emeklilik işleminin her zaman geri alınabileceği, tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı hususlarına yer verilmiştir.

9. Başvurucu, nihai kararı 3/1/2022 tarihinde öğrendikten sonra 21/1/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

11. Başvurucu; İstinaf Mahkemesince olayla ilgisiz yasal düzenleme esas alınarak hüküm kurulduğunu, kendisinin kusurlu bir hareketi bulunmamasına ve yasal bir dayanağı olmamasına rağmen emekli aylığının geri alındığını iddia ederek mülkiyet hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

12. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvurucunun resen emeklilik işleminin geri alınmasına karşı dava açıp açmadığının bilinmediğini, bu nedenle başvuru yollarının tüketilmemiş olabileceğini belirtmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formundaki iddialarını tekrarlamıştır.

13. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.

14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

15. Başvuru konusuyla ilgili ilkeler daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından Şaban Umut ve diğerleri ([2. B.], B. No: 2020/34798, 7/1/2026) kararında ortaya konulmuştur. Anılan başvuruda aynı şikâyet yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Müdahalenin kanuni dayanağı ve meşru amacının bulunduğu tespit edilen söz konusu kararda, başvurucuların kamu görevinden çıkarıldığı aşamada emekliliğe hak kazanacak şekilde hizmet süresinin bulunduğu konusunda tartışma bulunmadığı, başvurucuların kamu görevinden çıkarıldığı gün idarece emekli edildiği ve daha sonra başvuruculara emekli aylığı bağlandığı, başvurucuların emeklilik işlemlerini idare kendi inisiyatifi ile tesis ettiğinden emekli aylığı bağlanmasında başvurucuların herhangi bir kusurunun bulunduğunun ileri sürülemeyeceği, söz konusu resen emeklilik işlemleri tesis edilmeseydi başvurucuların kendi isteğiyle emeklilik talebinde bulunamayacağına dair bir iddianın da idarece ileri sürülmediği, başvurucuların kendilerine resen emekli aylığı bağlanması işlemine karşı itiraz etmediği ve başvurucuların emekli edilmesi işleminin iptali üzerine kısa süre içerisinde dilekçe vererek emekli aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, idarenin kendiliğinden tesis ettiği ve hatalı olduğunu düşündüğü işlemlerini iptal etmesi nedeniyle oluşan olumsuz sonuçların başvurucular üzerinde bırakıldığı, ödenen emekli aylıklarının iadesi yönünde işlem tesis edilerek aşırı bir külfet yüklendiği, kamu yararı ile özel yarar arasında kurulması gereken makul dengenin başvurucular aleyhine bozulduğu tespit edilmiştir (Şaban Umut ve diğerleri, §§ 42-44).

16. Somut olayda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Başvurucunun kamu görevinden çıkarıldığı esnada emeklilik şartlarını taşıdığıyla ilgili olarak bir tartışma bulunmamaktadır. Başvurucu kamu görevinden çıkarıldıktan sonra idarenin kendi inisiyatifiyle başvurucuya emekli aylığı bağlanmıştır. Başvurucu kendisine emekli aylığı bağlanmasına karşı itiraz etmemiş ve emeklilik işleminin iptal edilmesinden önce ayrı bir emeklilik dilekçesi daha vermiştir. Bu durumda ilgili idari işlemlerin tesisinde bir kusuru bulunmayan başvurucuya ilgili dönemde emeklilik şartlarını sağlamasına rağmen ödenen emekli aylıklarının iadesi yönünde işlem tesis edilerek aşırı bir külfet yüklendiği, kamu yararı ile özel yarar arasında kurulması gereken makul dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşılmıştır.

17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

18. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 29.031,71 TL tazminat talebinde bulunmuştur.

19. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

20. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesine (E.2019/4511, K.2021/4730) iletilmek üzere Ankara 17. İdare Mahkemesine (E.2018/899, K.2019/175) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 5/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, RECEP YÜKSEL, B. No: 2022/8367, 05.05.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 08, sayfa 330–333

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.