Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
MUSTAFA KARATEPE (2022/81294)
- Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından ihlal kararı verilmesi sonrası yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | AİHM kararlarına uyulmaması | İşlemden Kaldırılma | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
MUSTAFA KARATEPE BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/81294) |
|
|
|
Karar Tarihi: 8/4/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Selahaddin MENTEŞ Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR |
|
Raportör |
: |
Alperen KONAK |
|
Başvurucu |
: |
Mustafa KARATEPE |
|
Vekili |
: |
Av. Yusuf ÇAKAS |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından ihlal kararı verilmesi sonrası yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu hakkında devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır. Davaya bakan İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu başvurucu hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bahse konu karar, kanun yolu denetiminden geçerek 17/4/2000 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Başvurucu, hakkında verilen mahkûmiyet kararı ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurmuştur. AİHM 29/11/2007 tarihli kararı ile başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Başvurucu İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinden (Kapatılan CMK 250. madde ile yetkili) (Mahkeme) yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Mahkeme 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f) bendi gereğince kanunda öngörülen bir yıllık sürenin geçtiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar vermiştir. Bu karara yapılan itiraz da İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiştir.
4. Başvurucu 7/7/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon adli yardım talebinin kabulüne, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
5. Yapılan haricî nüfus kaydı sorgulamasıyla başvurucunun 30/8/2025 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir. Başvurucu vekili 8/10/2025 tarihli dilekçesi ile başvurucunun vefat ettiğini bildirmiş ancak mirasçıların bireysel başvuruya devam edip etmeyeceklerine ilişkin herhangi bir bilgi vermemiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Anayasa Mahkemesi Elberan Vural ve diğerleri ([GK], B. No: 2018/30235, 17/1/2023) kararından itibaren bir başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde varsa vekiline, yoksa tespit edilen mirasçılarına bireysel başvuruya devam edip etmeyeceklerini tebligat yoluyla sormaya başlamıştır. Bununla birlikte anılan karar sonrasındaki sürecin, Anayasa Mahkemesinin temel hak ve özgürlüklerin kamu makamlarınca ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvuruları inceleme görevini mevcut yoğun iş yükü karşısında yerine getirmesinde birtakım sorunlara yol açtığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle Elberan Vural ve diğerleri kararının gelinen aşama itibarıyla yeniden değerlendirilerek geliştirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmelidir (Abdurrahman Beycur ve diğerleri [GK], B. No: 2023/76490, 31/7/2025, § 38).
7. Anayasa Mahkemesi Abdurrahman Beycur ve diğerleri kararında başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra vefat etmesi hâlinde bireysel başvurudan haberi olmayan mirasçılarının hak kaybına uğramaması için yapılması gerekenler hususunda genel ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi mirasçıların hak kaybına uğramalarını engellemek, bireysel başvuruların neticelendirilmesini sağlamak gerekliliğini birlikte karşılayabilecek bir yol olarak 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 84. maddesinin verdiği yetkiyle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin başvuru tarihinden sonra ölüm hâli için de uygulanabileceği kanaatine varmıştır. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde bu kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı sonucuna ulaşmıştır. Bunun yanında vefat eden başvurucunun mirasçısı olduğunu bilgi ve belgeleriyle ispat eden kişilerin ise makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde -mirasçıların menfaatlerinin bulunup bulunmadığını da gözeterek- başvurunun incelenmesine devam edilebileceğini belirtmiştir. Bu kapsamda bireysel başvuru yapıldıktan sonra ölen bir başvurucunun mirasçılarının başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletme yükümlülüğünün kendileri üzerinde olduğu kaydedilmelidir. Öte yandan Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi durumunda dahi başvurunun incelenmeye devam edilebileceği vurgulanmalıdır.
8. Somut olayda başvurucu, başvuru sonrası ölmüş; mirasçılar, başvuruya devam edilip edilmeyeceği yönündeki iradelerini Anayasa Mahkemesine bildirmemiştir. Dolayısıyla anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
9. Açıklanan gerekçelerle başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 8/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, MUSTAFA KARATEPE, B. No: 2022/81294, 08.04.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 06, sayfa 611–613
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.