İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

M.A. (2022/73026)

  • Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, katılınan toplantıda gerçekleştirilen eylemden dolayı görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılma nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkıToplantı ve gösteri yürüyüşüBaşvuru Yollarının Tüketilmemesi—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

M.A. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/73026)

 

Karar Tarihi: 8/4/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

GİZLİLİK TALEBİ KABUL

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Selahaddin MENTEŞ

Kenan YAŞAR

Ömer ÇINAR

Raportör

:

Hasan HÜZMELİ

Başvurucu

:

M. A.

Vekili

:

Av. Davut ERKAN

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, katılınan toplantıda gerçekleştirilen eylemden dolayı görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılma nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, kamuoyunda Gezi Parkı olayları olarak bilinen ve Türkiye geneline yayılan kitlesel gösterinin Kocaeli'nde gerçekleştirilen kısmına katılmıştır.

3. Kolluk görevlilerince düzenlenen 8/7/2013 tarihli görüntü çözüm ve şahıs tespit tutanağına göre başvurucunun da aralarında olduğu beş kişi polise yumurta atmıştır.

4. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı; başvurucu hakkında 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrası gereğince kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme, yönetme ve bunların hareketlerine katılma, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265. maddesi gereğince görevi yaptırmamak için direnme ve aynı Kanun'un 152. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince kamu malına zarar verme suçlarından cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlemiştir.

5. Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme), başvurucuyu görevi yaptırmamak için direnme suçundan 12 ay hapis cezası ile cezalandırmış; ayrıca başvurucunun iddianameye konu diğer suçları işlediğinin sabit olmaması nedeniyle de anılan suçlardan beraat kararı vermiştir.

6. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 29/3/2022 tarihinde başvurucunun cezalandırılmasına ilişkin kararda usule ve esasa dair herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği gerekçesiyle istinaf talebini kesin olarak reddetmiştir.

7. Başvurucu, nihai kararı 3/6/2022 tarihinde öğrendikten sonra 28/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Bireysel başvurunun yapılmasından sonra Bölge Adliye Mahkemesi 9/11/2023 tarihli ek kararıyla görevi yaptırmamak için direnme suçunun 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesine eklenen (3) numaralı fıkra kapsamında temyize tabi hâle geldiğini belirterek hükmü tavzih etmiş ve infazın durdurulmasına karar vermiştir.

9. Başvurucu müdafii 27/11/2023 tarihinde hükmü temyiz etmiştir. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla anılan yargılamanın temyiz kanun yolu aşamasında derdest olduğu tespit edilmiştir.

10. Komisyon makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

11. Başvurucu, sembolik nitelikteki bu eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçu kapsamında değerlendirilmesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğundan, demokratik toplumda gerekli olmadığından ve bu eylem nedeniyle verilen on iki aylık hapis cezasının orantısız olduğundan şikâyet etmiştir. Başvurucu, anılan nedenlerle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

12. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvuruların açık bir keyfîlik iddiası olmadıkça bireysel başvuru kapsamında incelenemeyeceği belirtilerek ileri sürülen ihlal iddialarının kabul edilebilirlik bakımından değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

13. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."

14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

15. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların öncelikle yargı mercileri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt [2. B.], B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

16. Başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği, ilke olarak Anayasa Mahkemesine başvurunun yapıldığı tarihteki duruma bakılarak değerlendirilir. Ancak Anayasa Mahkemesi bazı durumlarda bireysel başvuru yapıldıktan sonra oluşturulan yeni başvuru yollarının tüketilmesi gerektiğine de karar verebilir. Özellikle belli konulardaki sorunlara çözüm bulmak amacıyla sonradan oluşturulmuş bir yol söz konusu ise ikincillik ilkesi, o konudaki temel hak ve özgürlüklerin ihlali iddialarının -bu yol vasıtasıyla- öncelikle idari ve yargısal makamlarca değerlendirilmesine imkân tanınmasını gerekli kılabilir (Suat Durukan [2. B.], B. No: 2021/31982, 10/1/2024, § 12).

17. Somut olayda 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesine eklenen (3) numaralı fıkra uyarınca, daha önce kesin nitelikte olan bazı bölge adliye mahkemesi kararları bakımından sonradan temyiz kanun yolu açılmıştır. Nitekim başvurucu da 9/11/2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hapis cezasına karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Başvurunun incelendiği tarih itibarıyla yargılamanın temyiz aşamasında derdest olduğu anlaşılmıştır.

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 8/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, M.A., B. No: 2022/73026, 08.04.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 06, sayfa 604–606

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.