Karar yılı 2024 · Birinci Bölüm
E.E. (2022/68208)
- Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
- Eğitim hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, tutuklama koruma tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | Tutukluluk (suç süphesi ve tutuklama nedeni) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | Tutulan kişinin yargı merciine başvuru hakkı (hakim önüne çıkarılma) | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Eğitim hakkı | Ceza infaz kurumunda eğitim | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
E.E. BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/68208) |
|
|
|
Karar Tarihi: 21/5/2024 |
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
RESEN GİZLİLİK KARARI VERİLDİ
|
Başkan |
: |
Hasan Tahsin GÖKCAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL |
|
|
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ |
|
|
|
Selahaddin MENTEŞ |
|
|
|
Yılmaz AKÇİL |
|
Raportör |
: |
Yüksel GÜNARSLAN |
|
Başvurucu |
: |
E.E. |
|
Vekili |
: |
Av. Raşit BAŞKAN |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, tutuklama koruma tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucu ile M.A.Y. hakkında 14 yaşındaki mağdur İ.A.ya yönelik olarak çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından soruşturma yürütülmüştür.
3. Mağdur İ.A. alınan ifadesinde, olay günü davet üzerine M.A.Y.nin evine gittiğini, M.A.Y. ve başvurucunun ısrarı üzerine önce M.A.Y. ile, sonrasında başvurucu ile ilişkiye girdiğini, başvurucu ile sürtünme şeklinde birlikte olduğunu beyan etmiştir.
4. Kolluk görevlileri tarafından üçüncü kişilerden temin edilen ve başvurucu tarafından çekildiği ileri sürülen cinsel ilişki görüntüleri soruşturma dosyasına eklenmiştir.
5. Olay tarihi itibarıyla 12 yaşında olan başvurucu 20/5/2022 tarihli savcılık ifadesinde, M.A.Y.nin tehdidi üzerine cinsel ilişkiyi kaydettiğini, mağdurun cinsel ilişki teklifini kabul ettikten sonra isnat edilen eylemi sadece sürtünme şeklinde gerçekleştirdiğini beyan etmiştir.
6. Başsavcılık, başvurucuyu çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından tutuklanması talebiyle Malatya 3. Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk etmiştir. Hâkimlik, sorgunun ardından 20/5/2022 tarihinde başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 26/5/2022 tarihinde reddedilmiştir.
7. Başsavcılık tarafından başvurucunun çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle 3/6/2022 tarihli iddianame düzenlenmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava çocuk mahkemesi sıfatıyla Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yürütülmüştür.
8. Başvurucu, tutukluluğa itirazın reddi kararını 3/6/2022 tarihinde öğrendikten sonra 20/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
9. Mahkeme, duruşmanın 28/6/2022 tarihli ilk oturumunda başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.
10. Yargılama neticesinde Mahkeme, başvurucunun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve sonuçlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğine dair rapora dayanarak 29/9/2022 tarihinde ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. İstinaf incelemesinden geçen hüküm 22/11/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
11. Komisyon, adli yardım talebinin kabulü ile başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
12. Başvurucu; suç tarihinde çocuk olduğunu, bu durumun tutuklama kararında dikkate alınmadığını, 15 yaşından küçük akranlar arasında gerçekleşen cinsel nitelikteki eylemlerin isnat edilen suçu oluşturmadığını, buna rağmen tutuklama nedenleri ortaya konulmadan ölçüsüz ve hukuka aykırı bir şekilde tutuklandığını beyan ederek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, eşitlik ilkesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğinden yakınmıştır.
13. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; anılan şikâyetle ilgili olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. ve 142. maddeleri uyarınca açılması gereken bir tazminat davası açılmadığından söz konusu iddia bakımından olağan başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru yapıldığı ileri sürülmüştür.
14. Başvurucunun şikâyetinin özü, tutukluluğun hukuki olmadığına ilişkindir. Dolayısıyla başvurucunun iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.
15. Anayasa Mahkemesi tutuklamaya konu davanın kesinleşmiş olması hâlinde başvurucuların tutuklamanın hukuka aykırı olduğu iddiasına yönelik olarak 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında tazminat davası açabileceğini belirtmiş ve anılan iddiayı başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmuştur (Reşat Ertan, B. No: 2013/5700, 15/4/2015, § 26; Ömer Köse, B. No: 2014/12036, 16/11/2016, § 34; Eyyüp Güneş [GK], B. No: 2017/28308, 21/10/2021, § 88; Murat Ağırel ve diğerleri [GK], B. No: 2020/11655, 7/4/2022, §§ 23-26). Başvurucu, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından tutuklanmıştır. Yapılan yargılama sonucunda ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Somut olayda da kesinleşmiş bir hüküm bulunduğundan başvurucunun tutuklama tedbiri açısından 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlenen tazminat yoluna başvurabilmesi mümkündür (kanuna aykırı yakalandığını veya tutuklandığını iddia eden bir kişinin 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında tazminat davası açabileceğine ilişkin benzer değerlendirmeler için bkz. Eyyüp Güneş, § 91).
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
17. Başvurucunun soruşturma dosyasına erişimin kısıtlandığına ilişkin iddiasının Günay Dağ ve diğerleri ([GK], B. No: 2013/1631, 17/12/2015, §§ 168-176); Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri (B. No: 2015/9756, 16/11/2016, §§ 248-257) kararları doğrultusunda; ceza infaz kurumunda tutulması nedeniyle okuluna devam edemediğine, Liselere Geçiş Sistemi Sınavı'na giremediğine ve bu suretle eğitim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Doğan Yüksekbağ ve diğerleri (B. No: 2014/1197, 13/9/2017, §§ 26-32) ve Seyran Çakmakcı (B. No: 2014/16310, 19/4/2018, §§ 17-24) kararları doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun niteliği gereği kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin RESEN GİZLİ TUTULMASINA,
B. 1. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 21/5/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, E.E., B. No: 2022/68208, 21.05.2024. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 07, sayfa 268–270
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.