Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
SEZAR DURUK (2022/62476)
- Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, başvurucuya başka bir ceza infaz kurumunda bulunan mahpus tarafından gönderilen mektubun teslim edilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı | Haberleşme-Sakıncalı mektup | İhlal | Yeniden yargılama |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
SEZAR DURUK BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/62476) |
|
|
|
Karar Tarihi: 21/4/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Yılmaz AKÇİL |
|
Raportör |
: |
İsmail ŞAHİN |
|
Başvurucu |
: |
Sezar DURUK |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, başvurucuya başka bir ceza infaz kurumunda bulunan mahpus tarafından gönderilen mektubun teslim edilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, olay tarihinde terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu olarak Şanlıurfa 1 No.lu T Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.
3. Başvurucuya başka bir ceza infaz kurumunda bulunan mahpus arkadaşı tarafından mektup gönderilmiştir. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığınca (Kurul) 29/3/2022 tarihinde mektubun başvurucuya teslim edilmemesine ve İnfaz Kurumunda muhafazasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; mektup zarfının içeriğinden mektubun birden fazla kişi tarafından ve birden fazla kişiye yazıldığının anlaşıldığı belirtilerek 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 68. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince birden fazla mektubun bir kişi adına Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne (UYAP) kaydedilmesinin karışıklığa neden olabileceği ifade edilmiştir. 5275 sayılı Kanun'un "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" başlıklı 68. maddesinin (1) numaralı fıkrasında "Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir." düzenlemesi mevcuttur. Mektup zarfı içeriğinden dört farklı mektup yazıldığı anlaşılmaktadır.
4. Başvurucu, anılan mektubun Kurul tarafından kendisine teslim edilmemesi kararına karşı Şanlıurfa İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) 30/3/2022 tarihinde şikâyette bulunmuştur. Başvurucu, dilekçesinde başka bir ceza infaz kurumunda bulunan mahpus arkadaşı tarafından gönderilen mektubun ilgili infaz kurumu tarafından 5275 sayılı Kanun gereği sakıncalı bulunmayarak gönderilmesine rağmen kendisinin bulunduğu infaz kurumu tarafından mektuba el konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
5. İnfaz Hâkimliğince 30/4/2022 tarihinde başvurucunun şikâyetinin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde Kurul kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir.
6. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine (Ağır Ceza Mahkemesi) itirazda bulunmuştur. Ağır Ceza Mahkemesi, anılan kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 16/5/2022 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir.
7. Başvurucu, nihai kararı 18/5/2022 tarihinde öğrendikten sonra 31/5/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
9. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
10. Başvurucu; mahpus arkadaşı tarafından kendisine gönderilen mektubun gönderildiği ceza infaz kurumu tarafından sakıncalı bulunmamasına rağmen kendi bulunduğu infaz kurumu tarafından el konulmasının keyfî bir uygulama olduğunu belirterek haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına yer verildikten sonra başvurucunun şikâyeti konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında bireysel başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.
11. Başvuru, haberleşme hürriyeti kapsamında incelenmiştir.
12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
13. Mahpusların mektuplarının denetlenmesi ve alıkonulması suretiyle haberleşme hürriyetine yapılan müdahalelerin kanuniliği, meşru amacı, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğu ve ölçülülüğünün denetiminde gözetilmesi gereken genel ilkeler, Anayasa Mahkemesince birçok kararda ayrıntılı olarak açıklanmıştır (bkz. Ahmet Temiz [2. B.], B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 37-68; Muhittin Pirinççioğlu (3) [1. B.], B. No: 2017/34566, 10/3/2020, §§ 44-57; Cihat Ayik ve Hacı Ali Baştürk [1. B.], B. No: 2017/31506, 10/3/2020, §§ 44-57; Eyyup Gül [2. B.], B. No: 2018/10186, 25/2/2021, §§ 22-40).
14. Bu bağlamda mahpusların yazışmalarının ceza infaz kurumu tarafından denetlenmesi nedeniyle haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesi bağlamında kanuni dayanağının ve meşru amacının bulunduğunu Anayasa Mahkemesi kabul etmiştir (ayrıntılı açıklama için bkz. Ahmet Temiz, §§ 46, 55; Muhittin Pirinççioğlu (3), §§ 45, 47). Somut olayda da bu sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum olmadığı görülmüştür.
15. Bununla birlikte yazışmalara yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olduğunun kabul edilebilmesi için ise mektubu gönderen, mektubun muhatabı ve mektup içeriği gözetilerek mektuba özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi ve haberleşme hakkının kötüye kullanıldığının objektif bir şekilde ortaya konulması gerektiği söylenebilir. Bu bağlamda öncelikle mektubun içeriğindeki hangi sözlerin neden sakıncalı olduğu ilgili mevzuat kapsamında yeterli bir gerekçe ile gösterilmek zorundadır. Ayrıca yazışmanın sakıncalı görülen kısımların çizilmesi suretiyle yazışmanın muhatabına ulaştırılma imkânının olup olmadığı hususunun da ilgili kararlarda tartışılması gerekir (Gökhan Gündüz [2. B.], B. No: 2017/36100, 13/10/2020, § 43; Davut Şen [2. B.] , B. No: 2018/14937, 11/2/2021, § 44; İnan Gök (2) [2. B.], B. No: 2018/36333, 24/11/2021, § 44).
16. Somut başvuruda terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu bulunan başvurucuya başka bir ceza infaz kurumunda bulunan mahpus arkadaşı tarafından mektup gönderilmiştir. Mektup zarfı içinde birden fazla kişi tarafından birden fazla kişiye mektup bulunduğu belirtilerek 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesi düzenlemesi ve birden fazla mektubun bir kişi adına UYAP sistemine kaydedilmesinin karışıklığa neden olabileceği gerekçesiyle mektup başvurucuya teslim edilmemiştir. Bununla birlikte Kurul ve mahkeme kararlarında mektubun birden fazla kişi tarafından birden fazla kişiye yazıldığı tespit edilmekle birlikte 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesi gözetilerek neden sakıncalı olduğuna dair bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden mektubun alıkonulmasına dair mektupla ilişkili, somut bilgilere dayalı ve yeterli gerekçenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mektubun sakıncalı olduğu hususunda içerikleriyle ilişkilendirilen bir gerekçe ortaya konulmadığı anlaşılmakla haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.
17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
18. Başvurucu; ihlalin tespitine, yeniden yargılama yapılmasına ve 30.000 TL tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
19. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
20. İhlalin niteliği dikkate alındığında yeniden yargılamanın yeterli giderimi sağlayacağı anlaşıldığından başvurucunun tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
Ç. Kararın bir örneğinin haberleşme hürriyetinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Şanlıurfa 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2022/3299, K.2022/3798) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, SEZAR DURUK, B. No: 2022/62476, 21.04.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 07, sayfa 357–360
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.