İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2025 · Birinci Bölüm

GÜLFEN NİHAL COŞKUN VE DİĞERLERİ (2022/54957)

  • Mülkiyet hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Mülkiyet hakkıGeçici hukuki koruma (İhtiyati tedbir, haciz, ihtiyati haciz)Açıkça Dayanaktan Yoksunluk—
Mülkiyet hakkıGeçici hukuki koruma (İhtiyati tedbir, haciz, ihtiyati haciz)Konu Bakımından Yetkisizlik—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

GÜLFEN NİHAL COŞKUN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/54957)

 

Karar Tarihi: 18/11/2025

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

İrfan FİDAN

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Gökhan SÖNMEZ

Başvurucular

:

1. Gülfen Nihal COŞKUN

2. Hasan BALCAN

3. Hüseyin BALCAN

4. Nuriye BALCAN

Vekili

:

Av. Erdal DEMİR

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucular aleyhine muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil istemiyle 25/10/2017 tarihinde Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır. Mahkeme 6/12/2017 tarihinde başvurucu Nuriye Balcan adına kayıtlı İstanbul ili Beykoz ilçesi Paşabahçe Mahallesi 217 ada 22 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 5.000 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına karar vermiştir. Davacı taraf 5.000 TL teminatı 15/12/2017 tarihinde mahkeme veznesine yatırmıştır.

3. Başvurucular ihtiyati tedbir kararına itiraz ederek öncelikle tedbirin kaldırılmasını, aksi takdirde teminatın artırılmasını 20/12/2017 tarihli cevap dilekçesinde talep etmiştir.

4. Başvurucular yargılama devam ederken 10/5/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

5. Mahkemenin 27/9/2022 tarihinde, başvurucu Nuriye Balcan adına kayıtlı taşınmazın 1/6 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı taraf adına tesciline karar vermesi üzerine başvurucular tarafından yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı istinaf merciince kaldırılmıştır. Mahkeme, istinaf merciinin belirttiği eksiklikleri giderdikten sonra 12/12/2024 tarihinde aynı şekilde karar vermiştir. Başvurucular karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş olup yargılama devam etmektedir.

6. Mahkeme 6/12/2017 tarihinde ihtiyati tedbir konulmasına dair kararının icrası için Tapu Müdürlüğüne 13/3/2025 tarihinde yazı yazmıştır. Tapu Müdürlüğü 14/3/2025 tarihinde taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhini işlemiştir.

7. Birinci Bölüm İkinci Komisyon 31/5/2024 tarihinde adil yargılanma hakkı kapsamında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının kabul edilebilirlik hususunun karara bağlanması Bölüm kararını gerektirdiğinden başvurunun Bölüme gönderilmesine karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Başvurucu Nuriye Balcan Yönünden

8. Başvurucu, ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının tanıdığı yetkileri kullanmasının belirsiz olacak şekilde ötelendiğinden yakınmaktadır.

9. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.

10. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu [2. B.], B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 32).

11. Somut olayda, teminatın yatırılması karşılığında başvurucu adına kayıtlı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, bu karar taraflara tebliğ edilmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede teminatın 15/12/2017 tarihinde yatırılmasına rağmen tedbir kararının icrası için Tapu Müdürlüğüne gönderilmesi gereken yazı 13/3/2025 tarihinde gönderilmiştir. Bu süre zarfında taşınmazın tapu kaydında başvuruya konu dava nedeniyle üçüncü kişilere devri önleyici ihtiyati tedbir şerhi bulunmamaktadır. Dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına yönelik açık bir müdahalenin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

12. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Diğer Başvurucular Yönünden

13. Başvurucular ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla tanınan yetkileri kullanmalarının belirsiz olacak şekilde ötelendiğinden yakınmaktadır.

14. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.

15. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakkının var olduğunu kanıtlamak zorundadır (Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri [2. B.], B. No: 2013/1178, 5/11/2015, § 54). Bu nedenle öncelikle başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca korunmayı gerektiren mülkiyete ilişkin bir menfaatinin bulunup bulunmadığı noktasındaki hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir (Cemile Ünlü [2. B.], B. No: 2013/382, 16/4/2013, § 26; İhsan Vurucuoğlu [1. B.], B. No: 2013/539, 16/5/2013, § 31).

16. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Bu bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve fikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve diğerleri [2. B.], B. No: 2014/11441, 1/2/2017, § 60).

17. Meşru beklenti, objektif temelden uzak olmayıp belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteren yerleşik bir yargı içtihadına ya da ayni menfaatle ilgili hukuki bir işleme dayanan yeterli derecede somut nitelikteki bir beklentidir (Selçuk Emiroğlu [1. B.], B. No: 2013/5660, 20/3/2014, § 28). Dolayısıyla Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma kapsamında olan meşru beklentiye dayalı mülkiyet hakkının tespiti mevcut hukuk sisteminde iddia edilen mülkiyet iddiasının tanınmasına bağlı olup bu tespit, mevzuat hükümleri ve yargı kararları ile yapılmaktadır (Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2013/845, 20/11/2014, § 37). Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece mülkiyet hakkı kapsamında ileri sürülebilir bir iddianın varlığı meşru beklentinin kabulü için yeterli değildir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi [1. B.], B. No: 2012/636, 15/4/2014, § 37).

18. Başvuruya konu somut olayda, taşınmaz başvuruculardan yalnızca Nuriye Balcan adına kayıtlıdır. Dava tarihinden önce veya sonra başvurucular adına taşınmaz üzerinde oluşturulmuş herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi başvuru formunda yalnızca taşınmazın maliki olduklarını ifade eden başvurucuların hak sahipliğine ilişkin herhangi bir açıklamaya da yer vermedikleri görülmektedir. Bu durumda, başvurucuların taşınmaz yönünden Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı kapsamına giren bir ekonomik değeri veya en azından böyle bir değeri elde etme yönünde meşru beklentisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1.   Başvurucu Nuriye Balcan yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

   2. Diğer başvurucular yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucuların üzerinde BIRAKILMASINA 18/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, GÜLFEN NİHAL COŞKUN VE DİĞERLERİ, B. No: 2022/54957, 18.11.2025. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 15, sayfa 252–254

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.