Karar yılı 2025 · İkinci Bölüm
SAFA YILMAZ (2022/51024)
- Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, daha önce mahkûmiyet hükmü kurulan eylemlere ilişkin ikinci kez soruşturma açılarak hukuka aykırı şekilde tutuklama nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | Tutukluluk (suç süphesi ve tutuklama nedeni) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
SAFA YILMAZ BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/51024) |
|
|
|
Karar Tarihi: 15/4/2025 |
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Yıldız SEFERİNOĞLU |
|
|
|
Kenan YAŞAR |
|
|
|
Ömer ÇINAR |
|
|
|
Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Aydın DEMİREL |
|
Başvurucu |
: |
Safa YILMAZ |
|
Vekili |
: |
Av. Fatma Zehra KILIÇ |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, daha önce mahkûmiyet hükmü kurulan eylemlere ilişkin ikinci kez soruşturma açılarak hukuka aykırı şekilde tutuklama nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
A. 2017/16634 Numaralı Soruşturmaya İlişkin Süreç
2. Başvurucu, silahlı terör örgütü üyeliği isnadı ile başlatılan soruşturmada 16/8/2017 tarihinde gözaltına alınmış; 21/8/2017 tarihinde tutuklanmıştır.
3. Başlayan yargılamada Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince 14/12/2017 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. 20/2/2018 tarihinde etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak başvurucu hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
4. 2/9/2019 tarihinde Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) tarafından mahkûmiyet hükmünün bozulması üzerine 20/2/2020 tarihinde başvurucu hakkında ikinci kez mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Kararda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesi gereği suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi hâlinde hakkında örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma suçundan dolayı cezaya hükmolunmaması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı ve mahkûmiyet hükmünde yarı oranında indirim yapıldığı ifade edilmiştir.
5. 29/12/2021 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargılama Yargıtay nezdinde derdesttir.
B. 2022/59176 Numaralı Soruşturmaya İlişkin Süreç
6. Başvurucu, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme isnadı ile 27/3/2022 tarihinde ikinci kez gözaltına alınmış; 29/3/2022 tarihinde Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliği (Sulh Ceza Hâkimliği) tarafından adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştır.
7. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Sulh Ceza Hâkimliği kararına itiraz edilmiştir. İtiraz dilekçesinde 19/8/2016 tarihinde yakalanan örgüt üyesinden ele geçirilen SD karttaki bilgilerden başvurucunun mahrem yapılanmada imam olarak faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, 11/1/2019 tarihli tanık ifadesine göre başvurucunun örgüt evlerinde kaldığına ve faaliyetlerine ilişkin beyan bulunulduğu ifade edilmiş ve suç vasfının örgüt yöneticiliğine dönüşme ihtimali gözetilerek başvurucunun tutuklanması gerektiği belirtilmiştir.
8. Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından söz konusu itirazın kabulü üzerine çıkarılan yakalama emri uyarınca 4/4/2022 tarihinde başvurucu tekrar gözaltına alınmıştır. Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesince 7/4/2022 tarihinde gerçekleştirilen sorguda başvurucu; aynı eylemleri nedeniyle açılan davada hakkında mahkûmiyet kararı verildiğini, kendisine hükmedilen adli kontrol tedbirlerine uyduğunu, kaçma şüphesi olmadığını belirtmiştir.
9. Tutuklama kararına yapılan itiraz 15/4/2022 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 18/4/2022 tarihinde öğrendikten sonra 17/5/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
10. 18/4/2022 tarihinde başvurucu hakkındaki soruşturma dosyasının tefrikine karar verilmiştir. Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme isnadı ile düzenlenen iddianame Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından başvurucunun eylemleri nedeniyle daha önce yargılama yapılarak mahkûmiyet hükmü kurulduğu ifade edilerek iade edilmiştir.
11. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 8/7/2022 tarihinde başvurucu hakkında adli kontrol tedbirine hükmedilerek tahliye edilmesi talep edilmiştir. Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğince aynı gün tahliye edilen başvurucu hakkındaki soruşturmada 13/5/2024 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
12. Komisyon tarafından başvurucunun adli yardım talebi kabul edilmiş, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
13. Başvurucu, hakkında daha önce mahkûmiyet hükmü kurulan eylemleri nedeniyle ikinci kez soruşturma başlatılarak tutuklanmasına karar verilmesinden şikâyet etmektedir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
14. Başvuru, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmiştir.
15. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek [1. B.], B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).
16. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendinde, kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilere tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanınmaktadır. Bu yol, Anayasa Mahkemesince haksız veya hukuka aykırı tutuklama şikâyetleri bakımından etkili bir başvuru yolu olarak görülmektedir (Kamil Erdoğan [2. B.], B. No: 2017/4023, 19/4/2018, § 40). Bu nedenle haksız tutuklama nedeniyle tazminat elde edilememesine ilişkin şikâyetin esastan incelenebilmesi için bu tazminat yolunun usulüne uygun bir şekilde tüketilmesi gerekir.
17. Somut olayda başvurucu, hakkında başlatılan ikinci soruşturma kapsamında tutuklanmış ve soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucu, hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunma imkânına sahiptir. Bahsi geçen dava yolunun başvurucunun durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır (Kamil Erdoğan, § 41).
18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 15/4/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, SAFA YILMAZ, B. No: 2022/51024, 15.04.2025. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 05, sayfa 556–558
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.