İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm

MURAT KAYA (2022/48097)

  • Sendika hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, sendikanın çağrısı üzerine yapılan basın açıklamasının idarenin yasaklama kararına aykırı olduğu gerekçesiyle emre aykırı davranıştan idari para cezası uygulanması nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Sendika hakkıSendikaİhlalYeniden yargılama

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MURAT KAYA BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/48097)

 

Karar Tarihi: 9/4/2026

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Muhterem İNCE

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Muhammed Cemil KANDEMİR

Başvurucu

:

Murat KAYA

Vekili

:

Av. Linda Sevinç HOCAOĞULLARI

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, sendikanın çağrısı üzerine yapılan basın açıklamasının idarenin yasaklama kararına aykırı olduğu gerekçesiyle emre aykırı davranıştan idari para cezası uygulanması nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Hakkâri Valiliği; millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın, genel ahlakın ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11. maddesi ile 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 17. ve 19. maddeleri uyarınca il genelindeki tüm etkinlik ve eylemleri 28/11/2021 ila 12/12/2021 tarihleri arasında on beş gün süreyle yasaklamış ve resmî internet sitesinden duyurmuştur. Valiliğin resmî internet sitesindeki bilgilere göre bu tarihler öncesinde ve sonrasında da aynı gerekçelerle on beş gün süreli yasaklama kararları verilmiştir.

3. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonuna (KESK) bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES/Sendika) 2/12/2021 tarihinde, sağlık çalışanlarına yönelik 1/12/2021 tarihli yasal düzenlemenin protesto edilmesi ve çalışanların ekonomik, sosyal ve mesleki haklarının korunması, iyileştirilmesi amacıyla kurum binaları önünde toplanma, iş yavaşlatma ve iş bırakma kararı almıştır.

4. Başvurucu SES üyesi ve yöneticisidir. SES Hakkâri Şubesi başkanı 6/12/2021 tarihinde Hakkâri Devlet Hastanesi bahçesinde "sadece hekimlere yapılan maaş düzenlemesini protesto" konulu bir basın açıklaması yapmıştır. Başvurucu da anılan eyleme katılmıştır.

5. Başvurucu hakkında, idarenin yasaklama kararına aykırı olarak izinsiz basın açıklaması yapılması nedeniyle 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca emre aykırı davranışta bulunmaktan 427 TL idari para cezası uygulanmıştır. Başvurucu; Sendikanın aldığı karar üzerine barışçıl şekilde etkinlik gerçekleştirildiğini belirterek idari para cezası kararlarının kaldırılması için başvurmuştur.

6. Başvuruyu inceleyen sulh ceza hâkimliği, etkinliğin idarenin yasaklama kararına aykırı olarak yapılması nedeniyle uygulanan yaptırımın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle 21/3/2022 tarihinde kesin nitelikte ret kararı vermiştir.

7. Başvurucu, nihai kararı 21/3/2022 tarihinde öğrendikten sonra 20/4/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

8. Başvurucu; üyesi ve yöneticisi olduğu ve sağlık hizmet kolunda örgütlü olan Sendikanın aldığı karar üzerine, ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve seslerini duyurmak amacıyla basın açıklaması yaptıklarını ve bu etkinliğe katıldığını, ayrıca idarenin hakkın özüne dokunmama güvencesini ihlal ederek uzun süredir aynı gerekçelerle kesintisiz şekilde yasaklama kararları verdiğini belirterek barışçıl nitelikte bir etkinlik yapılması sonucu haklarında idari para cezası uygulanması nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile sendika hakkının ihlal edildiğinden şikâyet etmiştir. Başvurucu ayrıca idarenin cevabının taraflarına tebliğ edilmemesi ve hâkimliğin itirazlarını gerekçesiz ve sistematik biçimde reddetmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini iddia etmiştir.

9. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvuruda kabul edilebilirlik şartlarının sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bakanlık görüşünde, başvurucunun örgütlenme özgürlüğü kapsamında sendika hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı verdiği cevapta, Anayasa Mahkemesinin başvurusu ile benzer başvurularda ihlal kararları verdiğini ileri sürerek başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

10. Başvuru, Sendikanın üyelerinin mesleki, ekonomik, sosyal çıkarlarını ve çalışma hayatını korumaya yönelik, diğer bir ifadeyle Sendikanın çekirdek faaliyet alanı kapsamında kalan bir konuda aldığı karar doğrultusunda yapılan basın açıklaması nedeniyle başvurucunun idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkindir. Bu nedenle Sendika yöneticisi ve üyesi olan başvurucunun şikâyetlerinin bir bütün olarak Anayasa’nın 26. ve 34. maddelerinin ışığında Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (benzer yönde değerlendirme için bkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK], B. No: 2014/920, 25/5/2017, § 72; toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkından değerlendirildiği kararlar için bkz. İhsan Uğraş [1. B.], B. No: 2015/5365, 3/4/2019, § 24; Hüseyin Doğan ve Yusuf Kaya [2. B.], B. No: 2020/4741, 5/10/2023, § 8; Songül Eriş ve Bedriye Kuş [2. B.], B. No: 2020/38552, 30/3/2022, § 25).

11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

12. 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesinin kanunilik ölçütünü karşıladığı kabul edilmiştir. Müdahalenin Anayasa'nın 51. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen sınırlama sebeplerinden millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın, genel ahlâkın ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla yapıldığı anlaşılmıştır. Bu belirlemenin ardından demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk yönünden inceleme yapılacaktır.

13. Anayasa Mahkemesi 6/12/2021 tarihinde Hakkâri Devlet Hastanesi bahçesinde yapılan basın açıklaması nedeniyle emre aykırı davranıştan idari para cezası uygulanan ve bu cezaya karşı yaptıkları itirazlar da eldeki başvuru ile benzer gerekçelerle reddedilen başvuruları Ahmet Batur ve diğerleri ([1. B.],B. No: 2022/47914, 16/4/2025) kararında sendika hakkı yönünden incelemiştir.

14. Ahmet Batur ve diğerleri kararında; internet haber sitesinde de yer alan etkinliğin güvenlik görevlilerinin açık kaynak araştırmasıyla tespit edildiği, söz konusu açık kaynak araştırma raporunda -başvurucunun da aralarında olduğu- katılımcıların kimliğine, yapılan basın açıklamasının konusuna ve içeriğine yer verilmekle birlikte etkinliğin nasıl sona erdiğine dair bir bilgi bulunmadığı belirtilmiştir (Ahmet Batur ve diğerleri, §§ 4-5). Kararda, mezkûr raporda etkinliğin barışçıl olmadığına ya da barışçıl olmaktan sonradan çıktığına dair bir tespitin de yapılmadığı vurgulanmıştır.

15. Mezkûr kararda, ne kolluk tutanağında ne de hâkimlik kararlarında, söz konusu basın açıklaması veya başvurucuların eylemleri nedeniyle kamusal bazı faaliyetlerin aksadığı, kamu düzeninin bozulduğu ya da bu yönde ciddi bir tehlike doğduğu yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, ayrıca bazı tutanaklardan söz konusu basın açıklaması esnasında olay yerinde kolluk kuvvetleri dahi bulunmadığı, sonradan açık kaynak araştırması sonucu tespit edilen eylem nedeniyle başvurucular hakkında idari para cezası uygulandığının anlaşıldığı ifade edilmiştir (Ahmet Batur ve diğerleri, § 18). Ahmet Batur ve diğerleri kararındaki bu tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında müdahaleye dayanak basın açıklamasının barışçıl şekilde tamamlandığı, bu esnada kolluk güçleri tarafından müdahale edilmesini gerektirecek bir durum da yaşanmadığının kabul edilmesi gerektiği, nitekim aksi yönde bir durumun varlığının kamusal makamlar tarafından ortaya konulmadığı vurgulanmıştır.

16. Kararda ayrıca başvurucuların idarenin sürekli olacak şekilde verdiği yasaklama kararları nedeniyle temel hak ve özgürlüklerin kullanımının imkânsız hâle geldiğini ileri sürmelerine ve Valiliğin resmî internet sitesinde bu iddianın araştırılmasını gerektirecek sayıda yasaklama kararı olmasına rağmen hâkimliğin bu konuda herhangi bir değerlendirme yapmamasına da işaret edilmiştir (Ahmet Batur ve diğerleri, § 19). Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu Adnan Vural ve diğerleri kararında, şablon gerekçelerle birbiri ardına alınan yasaklama kararlarının kullanılmak istenen hakkı anlamsız ve imkânsız kılacak bir dereceye ulaştırması hâlinde bu durumun temel hakkı ihlal edeceği sonucuna ulaşmıştır (Adnan Vural ve diğerleri [GK], B. No: 2017/36237, 10/3/2022, §§ 60-62).

17. Ahmet Batur ve diğerleri kararında gerek idarece düzenlenen tutanakta gerekse hâkimlik kararında başvuruya konu idari para cezasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığına ve yarışan haklar arasında adil bir denge kurulduğuna ilişkin ilgili ve yeterli bir gerekçe bulunmadığı, çalışma hayatına ilişkin ortak çıkarlara yönelik Sendikanın çekirdek faaliyet alanı kapsamında kalan bir konuda yapılan basın açıklaması nedeniyle başvuruculara verilen idari para cezasının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

18. Aynı basın açıklamasına katılması nedeniyle SES üyesi ve yöneticisi olan başvurucuya emre aykırı davranışta bulunmak nedeniyle uygulanan idari para cezasına ilişkin mevcut başvuruda Ahmet Batur ve diğerleri kararında ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmamaktadır.

19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

20. Sendika hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığı için, kararda varılan sonuç ve uygun görülen giderim dikkate alınarak adil yargılanma hakkına ilişkin diğer şikâyetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

21. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ve 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

22. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

23. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Diğer ihlal iddiasının İNCELENMESİNE GEREK BULUNMADIĞINA,

Ç. Kararın bir örneğinin sendika hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Hakkâri Sulh Ceza Hâkimliğine (2022/496 D. İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 9/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MURAT KAYA, B. No: 2022/48097, 09.04.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 07, sayfa 71–75

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.