İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm

MUSTAFA GÜDER (2022/46643)

  • Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, kıymet takdirine itiraz davasının esası incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)Mahkemeye erişim hakkı (hukuk)Başvurunun Reddi—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MUSTAFA GÜDER BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/46643)

 

Karar Tarihi: 17/6/2026

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Nuray KOVANCI

Başvurucu

:

Mustafa GÜDER

Vekili

:

Av. Muhammet OĞUZ

​

I.    BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, kıymet takdirine itiraz davasının esası incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu ile davalı şirket arasında şirkete ait on taşınmaza ilişkin olarak noterde 28/4/2016 tarihinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalanmış, 9/5/2016 tarihinde sözleşme tapuya şerh edilmiştir. Davalı şirket 16/1/2017 tarihli noter ihbarnamesi ile satış vaadi sözleşmesini feshettiğini bildirmiştir. Başvurucu 15/2/2021 tarihinde Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davası açmıştır.

3. Diğer yandan Adana 2. Genel İcra Dairesinin E.2023/49249 sayılı dosyasında (kapatılan Adana 12. İcra Müdürlüğünün E.2014/112 sayılı dosyası) alacaklı tarafından davalı şirket ve diğer borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır. Taşınmaz satış vaadine konu olan on taşınmaz hakkında kıymet takdir raporu düzenlenmiştir.

4. Başvurucu, taşınmazların değerinin düşük belirlendiği gerekçesiyle 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 128/a maddesi kapsamında ilgili sıfatıyla Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) 14/2/2022 tarihinde davalı şirket ve alacaklı aleyhine kıymet takdirine itiraz davası açmıştır.

5. Mahkeme 12/4/2022 tarihli kararıyla şikâyetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine kesin olarak karar vermiştir. Karar gerekçesinde satış vaadi sözleşmesinin tapu kaydına 9/5/2016 tarihinde şerh edildiğini, 16/1/2017 tarihinde satış vaadi sözleşmesinin noter işlemiyle feshedildiğinin taşınmazların tapu kaydına şerh edildiğini, bu nedenle şikâyetçinin tapu sicilindeki ilgili sıfatının kalmadığını ve ilgili sıfatıyla kıymet takdirine itiraz hakkı olmadığını belirtmiştir.

6. Başvurucu, nihai kararı 13/4/2022 tarihinde öğrendikten sonra 21/4/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

7. Başvurucu, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tek taraflı fesih beyanı ile feshedilemeyeceğini, 2004 sayılı Kanun'un 128/a maddesi uyarınca ilgili sıfatını haiz olduğunu belirterek hak arama hürriyetinin, adil yargılanma hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

8. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında başvuru formunda belirtilen bilgilerde ve başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bunun Anayasa Mahkemesine bildirilmesinin gerektiği belirtilmiştir. Diğer yandan 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ile İçtüzük'ün 83. maddesinde başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvurunun reddedileceği ve yargılama giderlerinin dışında ilgilinin 2.000 Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verileceği öngörülmüştür.

9. Genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31; S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).

10. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö., § 29).   

11. Başvurucunun söz konusu taşınmazların ihale ile satışı üzerine 4/4/2022 tarihinde Adana 6. İcra Hukuk Mahkemesinde (İcra Hukuk Mahkemesi) ihalenin feshi davası açtığı anlaşılmıştır. İcra Hukuk Mahkemesi 15/9/2022 tarihli kararıyla ihalenin feshi isteminin reddine karar vermiştir. Başvurucunun karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Adana 10. Bölge Adliye Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 26/4/2023 tarihli kararı ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

12. İcra Hukuk Mahkemesi, yeniden yapılan yargılama sonucunda 22/2/2024 tarihli kararıyla ihalenin feshi isteminin reddine karar vermiştir. Başvurucu bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi 6/6/2024 tarihli kararıyla mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Karar gerekçesinde, kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararların kesin olduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte süresinde şikâyet hakkının kullanıldığı hâllerde icra mahkemesince itirazın incelenmeksizin reddedilmesi hâlinde icra mahkemesi kararının ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesinin mümkün olduğunu vurgulamıştır. Kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanların kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremeyeceğine değinmiştir. Davacının tapu ilgilisi olarak Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesinde kıymet takdirine itiraz ettiği ve mahkemece tapuda ilgili olmadığından kıymet takdirine itiraz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kesin olarak reddine karar verildiğine işaret etmiştir. Davacının tapuda satış vaadi alacaklısı olduğunu, beş yıllık sürede tapu iptal ve tescil davası açtığını, bu nedenle kıymet takdirine itiraz etme hakkı bulunduğunu, itirazın da süresinde yapıldığını belirtmiştir. Nihayetinde kıymet takdir raporunun usulüne uygun olarak kesinleştiğinin kabul edilemeyeceği ve davacının kıymet takdirine ilişkin itirazının usulünce incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

13. İcra Hukuk Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada 13/9/2024 tarihinde dava konusu taşınmazlar üzerinde keşif yapılmış ve kıymet takdiri raporu alınmıştır. İcra Hukuk Mahkemesi 28/11/2024 tarihli kararıyla davanın kabulüne, on adet taşınmaz ihalesinin feshine karar vermiştir. Karar gerekçesinde, tespit edilen değerin icra müdürlüğünün muhammen bedele esas aldığı kıymetten daha yüksek olduğunu ve bu hususun ihalenin feshi nedeni olduğunu belirtmiştir. Karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

14. İcra Hukuk Mahkemesince ihalenin feshi davasında başvurucunun kıymet takdirine itirazının esastan incelenmesi, başvurucunun özellikle mağdur statüsünün değerlendirilmesi bağlamında kabul edilebilirlik incelemesi bakımından oldukça önemlidir. Buna karşılık başvurucu, İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerine açıkça aykırı bir şekilde yukarıda belirtilen gelişmelerle ilgili olarak herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.

15. Bu itibarla başvurucunun başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan unsurlar hakkında bilgi vermediği, bu süreçte vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği sonucuna varılmıştır.

16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/6/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MUSTAFA GÜDER, B. No: 2022/46643, 17.06.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 09, sayfa 632–635

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.