Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
NEŞE GENÇER GURBANOV (2022/44541)
- Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, yurt dışına çıkış yasağı ve imza karşılığı belirlenen yerlere başvurma öngören adli kontrol tedbirleri nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı | Yurtdışına çıkışın engellenmesi (pasaport, adli kontrol) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
NEŞE GENÇER GURBANOV BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/44541) |
|
|
|
Karar Tarihi: 17/2/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Hasan Tahsin GÖKCAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Muhterem İNCE Yılmaz AKÇİL |
|
Raportör |
: |
Abdurrahman Remzi AKPINAR |
|
Başvurucu |
: |
Neşe GENÇER GURBANOV |
|
Vekili |
: |
Av. Rahat GURBANOV |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, yurt dışına çıkış yasağı ve imza karşılığı belirlenen yerlere başvurma öngören adli kontrol tedbirleri nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanmıştır. İtiraz üzerine Bolu Sulh Ceza Hâkimliği 13/12/2016 tarihinde başvurucuyu tahliye etmiş ve başvurucu hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentleri gereğince yurt dışına çıkamamak ve haftada üç gün imza karşılığı belirlenen yerlere başvurmak şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar vermiştir.
3. Başvurucu 4/10/2018 tarihinde yurt dışı yasağı şeklinde verilen tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. Sakarya Sulh Ceza Hâkimliğince 8/10/2018 tarihinde talep reddedilmiştir. Kararda; atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve başvurucunun kaçma şüphesinin bulunması nedenleriyle talebin reddedildiği ifade edilmiştir. Ayrıca verilen karara yedi günlük kanuni süre içinde itiraz edilebileceği açıkça belirtilmiştir. Söz konusu karara itiraz edilmemiştir.
4. Soruşturma dosyasının yetkisizlikle geldiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucu hakkında belirlenen yerlere başvurmak şeklinde uygulanan tedbirin süresinin dolması nedeniyle kaldırılması talep edilmiştir. Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 14/3/2022 tarihinde talep kabul edilerek imza karşılığı belirlenen yerlere başvurmak şeklinde tatbik edilen tedbirin kaldırılmasına; yurt dışına çıkmama şeklinde uygulanan tedbirin ise devamına karar verilmiştir. Kararda Ankara Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz kanun yolunun açık olduğu açıkça belirtilmiştir. Söz konusu karara itiraz edilmemiştir.
5. Başvurucu, bu karar üzerine 12/4/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Bireysel başvurudan sonra Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde 20/2/2023 tarihinde başvurucu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve aynı tarihte adli kontrol tedbirinin resen kaldırıldığı görülmektedir.
7. Komisyonca makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezliğine, diğer temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
8. Başvurucu, yurt dışı yasağı nedeniyle Türkmenistan uyruklu eşinin vefat eden annesinin taziyesine katılamadığını ve iki yaşında çocuğuyla birlikte Türkmenistan'a gidememesi nedeniyle kayınvalidesinin sağlığında torununu göremediğini belirtmiştir. Başvurucu ayrıca verilen adli kontrol tedbirlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve uzun süre devam ettiğini ifade ederek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile seyahat hürriyetinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
9. Adalet Bakanlığı görüşünde; mevcut başvuru incelenirken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Başvurucu, bu görüşe karşı beyanda bulunmamıştır.
10. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir hak arama yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt [2. B.], B. No: 2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).
11. Somut olayda başvurucu 4/10/2018 tarihinde adli kontrol tedbirinin kaldırılması yönünde talepte bulunmuş, bu talebi Sakarya Sulh Ceza Hâkimliği tarafından, -itiraz yolu açık olmak üzere- reddedilmiştir (bkz. § 3). Başvuru formu ve eklerinde, başvurucunun itiraz yolu açık olan bu karara karşı itiraz yoluna başvurup başvurmadığı ve başvurmuş ise itiraz merciince itirazın ne şekilde sonuçlandırıldığı hususlarında bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bununla birlikte 14/3/2022 tarihinde Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğince belirlenen yerlere başvurmak şeklindeki tedbirin kaldırıldığı ve yurt dışına çıkmama şeklindeki tedbirin ise devamına karar verildiği sabittir (bkz. § 4). Ancak itiraz yolu açık olan söz konusu karara karşı da başvurucu tarafından itiraz yoluna başvurulmadığı, doğrudan bu karar üzerine Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış olduğu görülmektedir. Bu tespitlerin yanı sıra başvuru formu ve eklerinde, adli kontrollerin kaldırılması taleplerinin ya da itirazlarının incelenmediği veya kararların tebliğ edilmediği yönünde başvurucu tarafından ileri sürülen bir şikâyetin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
12. Bu bağlamda, başvurucunun hukuk sisteminde mevcut idari ve yargısal başvuru yollarını tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun anılan şikâyetlerine ilişkin olarak olağan kanun yollarını -itiraz yolu- tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmamaktadır.
13. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, NEŞE GENÇER GURBANOV, B. No: 2022/44541, 17.02.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 04, sayfa 159–161
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.