İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

MUHAMMETULLAH ALIZADE VE DİĞERLERİ (2022/34954)

  • Kötü muamele yasağı
  • Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
  • Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
  • Kapsam dışı haklar

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, menşe ülkesine sınır dışı edilmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen yabancının güvenli üçüncü ülkeye sınır dışı edilmesine karar verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Kötü muamele yasağıKötü muamele riskine rağmen sınır dışıİhlalYeniden yargılama, Sınırdışı edilmeme
Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıSınırdışı-Yurda giriş yasağıİncelenmesine Yer Olmadığı—
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)Yargılamanın sonucuna ilişkin iddialar (idare)Konu Bakımından Yetkisizlik—
Kapsam dışı haklarKapsam dışı (hak)Konu Bakımından Yetkisizlik—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MUHAMMETULLAH ALIZADE VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/34954)

 

Karar Tarihi: 3/3/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Yıldız SEFERİNOĞLU

Kenan YAŞAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Merve ARSLANTÜRK

Başvurucular

:

Muhammetullah ALIZADE ve diğerleri

[bkz. ekli listenin (C) sütunu]

Vekili

:

[bkz. ekli listenin (D) sütunu]

​

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, menşe ülkesine sınır dışı edilmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen yabancının güvenli üçüncü ülkeye sınır dışı edilmesine karar verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/4/2022 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, aralarında kişi yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle süresinde yapılan 2022/40829 numaralı bireysel başvuruyla ilgili dosyanın 2022/40828 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir.

3. Aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle süresinde yapılan 2022/40828, 2022/43422 ve 2023/9142 numaralı bireysel başvurularla ilgili dosyaların 2022/34954 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, 2022/40828, 2022/43422 ve 2023/9142 numaralı bireysel başvuru dosyalarının kapatılmasına ve incelemenin 2022/34954 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmelidir.

4. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Ekli listenin 4. sırasında yer alan başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuş; diğer başvurucular beyan sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Afganistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olan başvurucuların farklı tarihlerde 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca sınır dışı edilmelerine ve aynı Kanun'un 57. maddesi kapsamında idari gözetim altına alınmalarına ilgili il göç idaresi müdürlükleri tarafından karar verilmiştir. Ekli listenin 1., 2. ve 3. sırasında yer alan başvuru dosyalarında çocuk başvurucular hakkında ayrıca bireysel bir sınır dışı kararı bulunmamakla birlikte anılan kararlarda başvurucu ebeveynlerinin refakatinde oldukları belirtilmiştir.

7. Sınır dışı etme kararlarında başvurucuların menşe ülkelerine gönderilmelerinin 6458 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 55. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında sakıncalı olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle başvurucuların gidebilecekleri güvenli üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmelerine veya gönüllü olmaları hâlinde menşe ülkelerine çıkışlarının sağlanmasına karar verilmiştir.

8. Başvurucular, haklarında alınan sınır dışı etme kararlarına karşı yetkili idare mahkemelerinde iptal davası açmış; dava dilekçelerinde, menşe ülkelerine gönderilmeleri hâlinde kötü muameleye maruz kalacaklarını ileri sürmüştür. İlgili idare mahkemeleri, açılan davaların reddine kesin olarak karar vermiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

9. Anayasa Mahkemesinin 3/3/2026 tarihinde yaptığı toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

10. Başvurucular, adli yardım talebinde bulunmuştur.

11. Anayasa Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabul edilebilmesi için gerekli şartlar Mehmet Şerif Ay ([2. B.], B. No: 2012/1181, 17/9/2013, § 23) kararında, yabancıların adli yardım talepleri konusunda benimsenen ilkeler ise Nadali Aghelı Kohne Shahrı ([1. B.], B. No: 2014/12633, 9/9/2015, §§ 17, 18) kararında yer almaktadır. Anılan ilkelere göre adli yardım için gerekli şartlar mevcutsa karşılıklılık şartı gerçekleşmese bile yabancının adli yardım talebi kabul edilmelidir. Yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğuna yönelik iddiaları açıkça dayanaktan yoksun olmadığından başvurucuların adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü

12. Başvurucular, sınır dışı edilmeleri hâlinde ülkenin kontrolünü ele geçiren Taliban'ın uyguladığı genel şiddet nedeniyle kötü muameleye maruz kalacaklarını iddia etmiştir. Ekli listenin 1., 2. ve 3. sırasında yer alan başvurucular ayrıca gönderilecekleri güvenli üçüncü ülkenin sınır dışı kararında belirtilmediğini, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, tüm bu belirsizlikler nedeniyle etkili başvuru haklarının da ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

13. Bakanlık görüşünde, başvurucuların ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmesinde Anayasa'nın 17. maddesinin, 6458 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadı ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Ekli listenin 4. sırasında yer alan başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı sunduğu beyan dilekçesinde başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.

2. Değerlendirme

14. Başvuru, Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

15. Başvurucular arasında yer alan çocuklar hakkında bireysel bir sınır dışı kararı bulunmamaktadır. Bununla birlikte ebeveynler hakkında tesis edilen sınır dışı kararının aile birliği ve refakat ilişkisi kapsamında çocuk başvurucuları da doğrudan etkilediği açıktır. Zira ebeveynlerin sınır dışı edilmesi hâlinde çocukların da onlarla birlikte gönderilmeleri söz konusudur. Bu nedenle çocuk başvurucuların da anılan sınır dışı kararlarından fiilen etkilendiği dikkate alındığında mağdur sıfatlarının olduğu sonucuna varılmıştır.

16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

17. Yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikamet etmeleri ve ülkeden çıkarılmaları, uluslararası hukukta da kabul edildiği üzere devletin egemenlik yetkisi kapsamındadır (birçok karar arasından bkz. A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, § 54).

18. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında kötü muamele yasağı güvence altına alınmıştır. Bu yasakla ilgili herhangi bir istisna da kabul edilmemiştir. “Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması” başlıklı 15. maddede ise savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde de savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulamayacağı ifade edilmiştir. Kötü muamele yasağının mutlak niteliğini ortaya koyan sözü edilen düzenlemelere göre bir yabancının sınır dışı edileceği ülkede Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı bir muameleye uğrayacağı konusunda gerçek bir riskle karşı karşıya kalacağına inanılması için esaslı gerekçelerin gösterildiği hâllerde yabancının sınır dışı edilmesi kötü muamele yasağını ihlal edebilir zira böyle bir durumda yabancının kötü muamele riskiyle karşıya kalması devletin tutumunun doğrudan bir sonucudur (A.A. ve A.A., §§ 55, 56, 59; Poorya Parva [1. B.], B. No: 2018/27830, 23/10/2024, § 16). Dolayısıyla devlet bu hâllerde yabancıyı o ülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğü altındadır (Masoud Talebı [2. B.], B. No: 2023/26088, 19/3/2024, § 64). Bu yükümlülük, yabancıların riskin bulunduğu ülkeye dolaylı olarak gönderilmemelerini de kapsamaktadır (A.D. [1. B.], B. No: 2014/19506, 3/4/2019, § 55).

19. Sınır dışı edilmesi hâlinde kötü muameleye uğrayacağını iddia eden yabancı, ilke olarak sınır dışı edileceği ülkede kötü muameleye uğrayacağı konusunda gerçek bir riskle karşı karşıya kalacağına inanılması için esaslı nedenler bulunduğunu kanıtlayabilecek delilleri idari merciler ile yargı mercilerine sunmalıdır. Bu doğrultuda yabancı, sınır dışı edileceği ülkede var olduğunu iddia ettiği kötü muamele riskinin ne olduğunu makul şekilde açıklamalı, varsa bu iddiayı destekleyen bilgi ve belgeleri ibraz etmelidir (A.A. ve A.A., § 68).

20. Yabancı; etnik kökenleri, dinî inançları, siyasi görüşleri ya da belirli bir gruba mensubiyetleri gibi nedenlerle sınır dışı edileceği ülkedeki kamu makamlarının kişilere sistematik olarak kötü muamelede bulunduklarını iddia ediyor ise uygulamanın varlığı ile risk altında olduğu iddia edilen gruba mensup olduğuna inanılması için ciddi nedenler bulunduğunu ortaya koymalıdır. Geri gönderileceği ülkedeki riskin kamu görevlisi olmayan kişi veya gruplardan kaynaklandığını ileri süren yabancı, hem riskin gerçekliğini hem de söz konusu ülkenin kamu makamlarının bu riski ortadan kaldırmak konusunda yeterli korumayı sağlamakta yetersiz kalacaklarını kanıtlamalıdır. Bununla birlikte yabancı, sınır dışı edileceği ülkede uzun süredir devam eden genel siyasi istikrarsızlık ya da ülkenin tamamına yayılmış iç karışıklık nedeniyle kötü muameleye maruz kalacağını ileri sürmüşse anılan ülkenin genel koşullarının nesnel olarak kötü muamele yasağına aykırılık oluşturmayacağı idari ve yargısal makamlar tarafından ortaya konulmalıdır (A.A. ve A.A., §§ 66-69).

21. İspat külfetinin başvurucuya ait olduğu ve bu külfetten doğan yükümlülüğün yerine getirildiği hâllerde idari ve yargı mercileri gerçek riskin varlığı konusunda titiz bir inceleme yapmalıdır. Bu inceleme yapılırken yabancının sınır dışı edilmesinin öngörülebilir sonuçları, yabancının sınır dışı edileceği ülkenin genel durumu, yabancının kişisel durumu ve uğranılacağı iddia edilen muamelenin kötü muamele yasağı için aranan asgari ağırlık eşiğine ulaşıp ulaşmadığı dikkate alınmalıdır. Riskin varlığı araştırılırken ulusal veya uluslararası kurum ve kuruluşların düzenledikleri raporlardan ya da somut olay hakkında bilgi edinilmesini sağlayacak başka kaynaklardan yararlanılması mümkündür (A.A. ve A.A., §§ 62-64).

22. Gerçek riskin varlığıyla ilgili değerlendirmede kural olarak sınır dışı kararının verildiği tarihteki koşullar dikkate alınmalıdır ancak yapılacak değerlendirmenin sonucunu doğrudan etkileyecek önemli gelişmeler de gözönünde tutulmalıdır (A.A. ve A.A., § 70).

23. Sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan ve başvurucunun sınır dışı edileceği ülkede Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı bir muameleye uğrayacağı konusunda gerçek bir riskle karşı karşıya kalacağına inanılması için esaslı gerekçelerin gösterildiği bireysel başvurularda Anayasa Mahkemesinin rolü, kural olarak başvurucuyu doğrudan veya dolaylı olarak kötü muamele riskiyle karşılaşacağı ülkeye gönderilmesine karşı koruyan etkili usul güvencelerinin sağlanıp sağlanmadığını tespit etmektir. Usul güvencelerinin sağlandığı durumlarda geri gönderilen ülkede gerçek bir kötü muamele riskinin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir (bazı değişikliklerle birlikte bkz. A.A. ve A.A., § 71; M.A. [2. B.], B. No: 2023/104230, 20/11/2024, § 19). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, somut olayın özel koşulları altında gerekli gördüğü hâllerde geri gönderilen ülkede gerçek bir kötü muamele riski bulunup bulunmadığını istisnai olarak ilk elden kendisi de inceleyebilir (A.A. ve A.A., § 72).

ii. İlkelerin Olaya Uygulanması

24. Anayasa Mahkemesi Hooman Hosseınpour ([GK], B. No: 2021/47168, 29/9/2022) başvurusunda, menşe ülkesine sınır dışı edilmesinde sakınca görülen ve güvenli üçüncü ülke belirlenmeksizin hakkında sınır dışı etme kararı verilen yabancının gönderileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye veya insanlık dışı muameleye maruz kalıp kalmayacağının veya dolaylı olarak menşe ülkesine gönderilip gönderilmeyeceğinin yargı mercilerince değerlendirilemeyeceğini tespit etmiştir (anılan kararda bkz. § 67). Anayasa Mahkemesi M.E. ve diğerleri ([1. B.], B. No: 2020/18186, 24/1/2024) başvurusunda güvenli üçüncü ülke yönünden herhangi bir belirleme yapılmadığı hâllerde idari yargı mercilerinin sınır dışı edilecek ülkede kötü muamele riski veya dolaylı geri gönderme ihtimalini değerlendirmelerinin mümkün olmadığını belirtmiş ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği sonucuna varmıştır (anılan kararda bkz. §§ 31, 32). M.A. başvurusunda ise sınır dışı etme kararında veya bu kararın ekindeki bir belgede ya da sınır dışı etme kararına karşı açılan dava dosyasında bulunan ve yabancıların (davacıların) erişimine kapalı olmayıp yetkili idari birimce düzenlenen bir belgede üçüncü ülke veya ülkeler tek tek sayılarak yabancının bu ülkelerden birine sınır dışı edilebileceği açıkça ifade edilmişse yabancının bu ülke dışında başka bir yere gönderilemeyeceğinin açık olduğunu ifade etmiştir (anılan kararda bkz. § 21).

25. Olayda, ekli listenin 1., 2. ve 3. sırasında yer alan ebeveyn başvurucular ile 4. sırasında yer alan başvurucu hakkında alınan sınır dışı etme kararlarında başvurucuların menşe ülkesine gönderilmelerinin sakıncalı olduğu Göç İdaresi tarafından tespit edilmiş ve gidebilecekleri güvenli üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmelerine veya gönüllü olmaları hâlinde menşe ülkesine çıkışlarının sağlanmasına karar verilmiştir. Bununla birlikte güvenli üçüncü ülkeye gönderilmelerine karar verilen başvurucuların gönderilecekleri ülke ne sınır dışı işlemi sırasında ne de sonrasında belirlenebilmiştir. Başvurucuların açtığı iptal davasında idare mahkemelerinin bu belirsizliği dikkate alarak başvurucuların maruz kalabileceği kötü muamele riskini bertaraf edecek nitelikte bir değerlendirme yapması gerekirken davayı reddetmesi usul yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır. Sonuç olarak başvurucuların sınır dışı edilecekleri ülkede kötü muameleye maruz kalma riski ile dolaylı olarak menşe ülkelerine gönderilmelerine karşı korunmalarını sağlayacak usul güvencelerinin etkili şekilde sağlandığı söylenemez.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

27. Ekli listenin 4. sırasında yer alan başvurucu; sınır dışı etme kararı nedeniyle ailesinden ayrılmak zorunda kalacağını, aile düzeninin bozulacağını belirterek aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Sınır dışı etme işlemi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği sonucuna varıldığından başvurucunun anılan şikâyeti yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek bulunmadığına karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

28. Ekli listenin 4. sırasında yer alan başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Z.M. ve I.M. ([1. B.], B. No: 2015/2037, 6/1/2016, §§ 53-64) kararına göre, yerleşme ve seyahat hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Sebahat Tuncel ([1. B.], B. No: 2012/1051, 20/2/2014, §§ 44-54) kararına göre konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. GİDERİM

29. Başvurucular, ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.

30. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

31. İncelenen başvuruda, başvuruculara kötü muamele riskiyle karşılaşacakları ülkeye gönderilmesine karşı koruyan etkili usul güvencelerin sağlanmadığı sonucuna varılmış ve hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir. Öte yandan yeniden yapılacak yargılama sürecinde başvurucuların sınır dışı edilmesi, verilen ihlal kararını anlamsız hâle getirecektir. Bu sebeple ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için aynı zamanda 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında yapılması gerekenlere de hükmedilmelidir. Bu doğrultuda sınır dışı etme kararıyla ilgili yargılama sonuçlanıncaya kadar başvurucuların sınır dışı edilmemesine karar verilmelidir.

32. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,

B. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

C. 1. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

Ç.   Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,

E. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli listenin (E) sütununda gösterilen yargı mercilerine GÖNDERİLMESİNE,

F. Sınır dışı etme kararıyla ilgili yargılama sonuçlanıncaya kadar başvurucuların SINIR DIŞI EDİLMEMESİNE,

G. 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin ekli listenin 4. sırasında yer alan başvurucuya ÖDENMESİNE,

H. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

I. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 3/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MUHAMMETULLAH ALIZADE VE DİĞERLERİ, B. No: 2022/34954, 03.03.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 05, sayfa 52–58

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.