İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

HÜSEYİN ERPOLAT (2) (2022/27644)

  • Kötü muamele yasağı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, ceza infaz kurumuna kayıt kabul işlemleri yapılırken gerçekleştirilen arama sırasında görevli memurların eylemleri ve odada sayım sırasında darbedilme iddiası üzerine yapılan şikâyette yeterli araştırma gerçekleştirilmeden soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Kötü muamele yasağıİnfaz kurumunda güç kullanımıAçıkça Dayanaktan Yoksunluk—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

HÜSEYİN ERPOLAT BAŞVURUSU (2)

(Başvuru Numarası: 2022/27644)

 

Karar Tarihi: 3/3/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Yıldız SEFERİNOĞLU

Kenan YAŞAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Hikmet Murat AKKAYA

Başvurucu

:

Hüseyin ERPOLAT

Vekili

:

Av. Abdulcelil AKIN

​

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumuna kayıt kabul işlemleri yapılırken gerçekleştirilen arama sırasında görevli memurların eylemleri ve odada sayım sırasında darbedilme iddiası üzerine yapılan şikâyette yeterli araştırma gerçekleştirilmeden soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/1/2022 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

4. Ceza infaz kurumunun kapsama gücünün aşılması nedeniyle başvurucu ile birlikte on dört kişi, Tarsus 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Türkoğlu 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) 13/2/2019 tarihinde nakledilmiştir.

5. Başvurucu ile birlikte altı kişinin saat 16.25 sularında kayıt kabul işlemleri sırasında yapılan aramaya itiraz ettikleri ve slogan attıkları aynı gün infaz koruma memurları tarafından tutulan bir tutanakla tespit edilmiştir. Tanzim edilen bu tutanak sebebiyle başvurucu ve diğer kişiler hakkında ertesi gün İnfaz Kurumu tarafından disiplin soruşturması başlatılmıştır. Yapılan uyarılara rağmen itirazların devam etmesi üzerine görevli memurlar tarafından aramanın gerçekleştirildiği de söz konusu tutanaktan anlaşılmıştır.

A. Başvurucu Hakkında Yürütülen Disiplin Soruşturması Süreci

6. Başvurucuya disiplin soruşturması kapsamında savunma yapması için üç gün süre verilmiştir. Başvurucu sözlü savunma yapmak istediğini belirtmiştir. Bunun üzerine 15/2/2019 tarihinde İnfaz Kurumu 2. müdürü nezdinde başvurucunun savunması alınmıştır. Başvurucu; ifadesinde nakil geldikten sonra çıplak aranmak istediğini, bunu kabul etmeyince kaba kuvvet kullanılarak ve hakaret edilerek arama yapıldığını iddia etmiştir. Başvurucu, aramanın şeklinden söz etmemiş; doktor kontrolünden geçirilmediğini öne sürmüştür.

7. Disiplin soruşturması kapsamında aramayı gerçekleştiren personel arasından iki kişinin, infaz ve koruma başmemurunun, olay anında diğer yerlerde görevli ve görgü tanığı olduğu anlaşılan iki infaz koruma memurunun ifadeleri de 19/2/2019 tarihinde tutanağa bağlanmıştır. Aramayı gerçekleştiren kişilerin ifadelerinden anlaşıldığı kadarıyla üst arama işlemlerine başlayacakları esnada hükümlü ve tutukluların slogan atmaya başladığı, slogan atma sebeplerini sorduklarında çıplak arama yaptırmayacaklarını beyan ettikleri, kendilerine çıplak arama yapılmayacağını defalarca söylemelerine rağmen slogan atmaya devam ettikleri, bunun üzerine başmemurun talimatıyla usule uygun şekilde üst aramalarına başladıklarını ifade ettikleri anlaşılmıştır. İfadelerinin devamında üst araması yapılan hükümlülerden Z.Y.nin yapılan işlemi görünce "biz böyle arama yapılacağını bilmiyorduk. Çıplak arama yapılacağını düşündük. Aramam bitince arama odası dışında bulunan arkadaşlarıma da aramanın çıplak yapılmadığı konusunda bilgi vereyim ki slogan atmasınlar sorun çıkmasın" şeklinde söylemde bulunduğu görülmüştür. Diğer görgü tanığı memurlar da hükümlü ve tutukluların çıplak arama yapılmadığını görünce sakinleştiklerini ifade etmiştir.

8. Disiplin soruşturması kapsamında hükümlü Z.Y.nin bilgi ve görgüsüne başvurulmuştur. İfadesinin ilgili kısmı şu şekildedir:

"Daha önceki cezaevlerinde yapılan aramalar çıplak olarak yapılıyordu. Bu cezaevinde de aynı eylemlerin yapılacağını düşündük. Arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla görevli memurlar onlara çıplak arama yapılacağını söylemiş. Ancak bana kimse çıplak arama yapılacağını söylemedi. Üst araması sırası bana geldiği zaman da üst aramam usule uygun olarak yapıldı. Üst araması yapılmak üzere beklerken net olarak hatırlayamasam da slogan atan arkadaşlarım vardı. Memurlar tarafından darp edilmedim. Arkadaşlarımında üst arama odalarında darp edildiklerini görmedim. Ancak sesler geliyordu. Üst aramaları yapılmak üzere bekleyen arkadaşlarımı sakinleştirmeye çalıştım."

9. Muhakkik tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından başvurucu hakkında gereksiz olarak marş söyleme veya slogan atma sebebiyle 22/2/2019 tarihinde bir ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası verilmiştir. Bu ceza verilirken başvurucu hakkında kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğu gözetilmiş ve disiplin cezasının kaldırılması gereken süre içinde başvurucunun yeni bir disiplin suçu işlediği dikkate alınmıştır.

10. Söz konusu karar başvurucuya 22/2/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucunun disiplin kurulu kararına itiraz etmemesi nedeniyle kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Bir ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezasının infazına 12/3/2019 tarihinde başlanmıştır.

B. Bireysel Başvuruya Konu Olan Olaylar

11. Başvurucu; Türkoğlu Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) müracaat ederek meydana gelen olaylar sebebiyle kötü muameleye maruz kaldığını, memurların görevi kötüye kullandıklarını iddia etmiştir. Başvurucu, vekili aracılığıyla yaptığı başvuruda özetle şunları ileri sürmüştür:

i. Aralarında kendisinin de olduğu sekiz kişinin infaz koruma memurları tarafından çıplak aranmak istendiğini, buna karşı çıkan hükümlülerin görevliler tarafından kötü muameleye maruz kaldığını, diğer sekiz kişinin işkence ve kötü muameleye şahit olması dolayısıyla üzerlerinde iç çamaşırı kalacak şekilde çıplak aranmayı kabul etmek zorunda kaldıklarını,

ii. İşkence gören mahpusların hastaneye sevk talepli dilekçe yazdıklarını, bu taleplerine olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini, işkence izleri geçtikten sonra hastaneye sevkin gerçekleştiğini, doktor muayenesi yapılmadan darp izi olmadığına dair rapor düzenlendiğini,

iii. 13/2/2019 tarihindeki akşam sayımında birinci müdür ve yaklaşık 50 infaz koruma görevlisinin mahkûmların odasına geldiğini ve askerî nizamda sayımı kabul etmeyen mahkûmları darbettiklerini, askerî nizamda sayımı kabul etmemeleri nedeniyle 26/2/2019 tarihinde üç kişilik hücreye alındığını ve burada kaldığı süre boyunca sadece iki saat havalandırmaya çıkabildiğini,

iv. 5/2/2019 tarihinde yaptığı ve maruz kaldığı kötü muameleleri anlattığı telefon görüşmesinin yarıda kesildiğini iddia etmiştir.

12. Bu kapsamda aralarında başvurucunun da olduğu on beş kişinin mağdur ya da tanık sıfatıyla dinlenilmesi, sorumlu müdürler ile diğer memurların şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulması, soyunma kabinlerinin bulunduğu odalar ve C-12 koğuşu olmak üzere C-12 koğuş koridorunu gören tüm kameraların kayıtlarının incelenmesi talep edilmiştir.

13. Söz konusu müracaat Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden e-imzalı olarak 20/3/2019 tarihinde gönderilmiştir. Başvurucu vekili 10/12/2020 tarihli dilekçesi ile şikâyet dilekçesinin akıbetini sormuştur. Ayrıca bu dilekçesinde şikâyetlerinin bir kısmını tekrar etmiştir. Ancak telefon görüşmesiyle ilgili ileri sürülen hususlar bu dilekçede yer almamaktadır. Yapılan inceleme sonucunda 20/3/2019 tarihli dilekçenin 2019/7 ihbar sayılı dosyaya kayıt yapıldığı anlaşılmıştır. Bunun üzerine Başsavcılığın, İnfaz Kurumundan 14/12/2020 tarihinde başvurucunun şikâyetlerine ilişkin olarak birtakım bilgi ve belgeler istediği görülmüştür.

14. İnfaz Kurumu tarafından gönderilen 21/12/2020 tarihli yazıyla başvurucu hakkında olay tarihinde herhangi bir darp raporu alınmadığı, İnfaz Kurumunda kamera kayıtlarının altı aylık süreler hâlinde tutulduğu, bu nedenle C-12 koğuşunu gösteren kamera görüntülerinin mevcut olmadığı bilgisi verilmiştir. Bununla birlikte soyunma kabini olarak belirtilen ve hükümlülerin kuruma kabulünün yapıldığı mahkûm alanının görüntülerinin -daha önceden yürütülen disiplin soruşturmasına esas olmak üzere- CD ortamında yedeğinin alındığı da ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun çıplak arandığına ve darbedildiğine dair görevli personel hakkında daha önceden idari soruşturma açıldığı ve iddiaların asılsız olması nedeniyle ceza verilmediği belirtilmiştir. Üst aramaların mevzuata uygun olarak yerine getirildiği ve insan onuruna saygılı bir şekilde yapıldığı ifade edilerek 13/2/2019 tarihine ait kamera görüntüleri üst yazının ekinde fiziki olarak Başsavcılığa gönderilmiştir.

15. Bu arada başvurucu tahliye edilmiştir. Başsavcılığın emri doğrultusunda başvurucunun ifadesi Gölcük Polis Merkezinde müşteki sıfatıyla 22/1/2021 tarihinde alınmıştır. Başvurucu, avukatı tarafından belirtilen hususların doğru olduğunu dile getirmiş ve ileri sürdüğü iddialar doğrultusunda ek açıklamalar yapmıştır. Bu bağlamda ceza infaz kurumu personeli olan dört kişinin çıplak kalacak şekilde üzerinde hiçbir kıyafet olmayacak biçimde soyduklarını, kendisini soymaya başladıklarında aynı zamanda darp ettiklerini, üzerindeki bazı kıyafetleri yırtarak zarar verdiklerini, aldığı darbeler sebebiyle yere düştüğünde yerde çıplakken yumrukla ve tekmeyle gelişi güzel şekilde hepsinin vurmaya devam ettiklerini ileri sürmüştür. Yaklaşık 10 dakika boyunca darp edildiğini, çıplak hâle getirip arama da yaptıklarını, aradan iki gün geçtikten sonra yaralarının tedavisi için ceza infaz kurumuna hitaben dilekçe yazıp sağlık kuruluşuna sevk edilmeyi talep etmesine karşın bu dilekçenin hiçbir şekilde işleme alınmadığını belirtmiştir.

16. Başsavcılık, İnfaz Kurumundan 6/10/2021 tarihinde bir kez daha bilgi istemiştir. Bu kapsamda;

i. Sağlık kuruluna darbedilme iddiasına ilişkin olarak sevkinin sağlanmasına yönelik başvurucunun dilekçe yazıp yazmadığı, yazmış ise dilekçe akıbeti ve yapılan işlemlerin bildirilmesi,

ii. Başvurucunun çıplak arandığı ve darbedildiği iddiasına ilişkin olarak idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığı,

iii. Başvurucuya ait tüm tıbbi evrakın çıkarılması istenmiştir.

17. İnfaz Kurumu tarafından gönderilen 12/10/2021 tarihli yazıda olay tarihinde herhangi bir darp olayının yaşanmaması nedeniyle darp raporunun alınmadığı ve başvurucunun sağlık kuruluna sevkinin sağlanmasına yönelik dilekçesinin bulunmadığı bilgisi verilmiştir. Ayrıca İnfaz Kurumuna ilk giriş sırasında başvurucunun muayenesine ilişkin düzenlenen sağlık raporu ve başvurucu hakkında yürütülen disiplin soruşturması evrakı gönderilmiştir. İnfaz Kurumu Tabipliğinin 19/2/2019 tarihli ilk muayene raporuna bakıldığında başvurucunun beyan ettiği hususların ameliyat ve kronik hastalık olduğu anlaşılmaktadır.

18. Gelen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda aynı dosya üzerinden değerlendirme yapılmış ve Başsavcılık tarafından soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. 23/11/2021 tarihli kararda öncelikle başvurucunun iddialarına (bkz. §§ 11, 13) yer verilmiştir. Kararın devamında başvurucunun beyanı özetlenerek delillerin toplandığından bahsedilmiştir. Bu kısımda Türkoğlu 1 No.lu Ceza İnfaz Kurumuna müzekkere gönderildiği yönünde açıklamalarda bulunulmuştur. Bu kapsamda kamera kaydı görüntülerinde herhangi bir kötü muamele ve işkence belirtisine rastlanmadığı hususuna değinilmiştir. Ayrıca darbedildiği iddiasına ilişkin olarak herhangi bir dilekçe çıkışının yapılmadığı, idari soruşturma neticesinde görevli memurların herhangi bir darp veya şiddet uyguladıklarına ilişkin iddiaların asılsız olduğunun ceza infaz kurumu tarafından gönderilen yazıdan anlaşıldığı ifade edilmiştir. Başvurucu ile birlikte aynı tarihte ceza infaz kurumuna alınan Z.Y.nin beyanlarına atıfla iddiaların soyut kaldığı, darbedildiği iddialarını destekleyici delil bulunmadığı, yapılan aramanın mevzuata uygun olduğu da belirtilmiştir.

19. Başvurucu, soruşturmanın etkili bir şekilde yürütülmediğini ifade ederek söz konusu karara itiraz etmiştir. Başvurucunun itirazı Kahramanmaraş 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 12/1/2022 tarihinde reddedilmiştir.

20. Nihai karar başvurucu tarafından 14/1/2022 tarihinde öğrenilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Anayasa Mahkemesinin 3/3/2026 tarihinde yaptığı toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A.   Adli Yardım Talebi

22. Başvurucu, adli yardım talebinde bulunmuştur.

23. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay ([2. B.], B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

24. Başvurucu, Başsavcılık nezdinde bahsettiği hususları aynı şekilde başvuru formunda da dile getirmiştir. Ayrıca ileri sürdüğü hususlara yönelik olaylar Türkoğlu 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda gerçekleştiği hâlde Başsavcılığın Türkoğlu 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan kamera kaydını istediğini ve bu kamera kayıtlarının incelendiğini iddia etmiştir. Suçun gerçekleştiği tarihten iki yıl geçtikten sonra ifadesine başvurulduğunu, kendisi dışında diğer kişilerin de dinlenilmesini talep etmesine rağmen sadece Z.Y.nin ifadesine başvurulmasının yeterli görülmesinden yakınmıştır. Darp raporu almak üzere hastaneye sevkini talep ettiği dilekçesinin işkence ve kötü muameleye maruz bırakan kamu görevlilerince işleme konulmamış olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bununla ilgili de soruşturma yürütülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

25. Bakanlık görüşünde, olay ve olgular kısaca anlatılarak Başsavcılığın gerekçesi hatırlatılmıştır. Bu kapsamda beklenen oranda titizlikle hareket edildiği, atılması gereken her türlü adımın atıldığı, iddiaların gerçekliğini ortaya çıkarmak hedefiyle her türlü ve objektif delillerin temini cihetine gidildiği, başvurucunun soruşturmaya dahlinin sağlandığı, elde edilen delil ve bilgilerin nesnel bir analizle neticeye ulaşıldığı belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

26. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.

27. Ceza infaz kurumlarına tutuklu ve hükümlülerin kabulleri sırasında arama yapılması, hükümlü ve tutuklular açısından tek başına kötü muamele yasağını ihlal eden bir durum olarak değerlendirilemez. Nitekim arama işlemleriyle ceza infaz kurumlarının güvenliğinin sağlanması, hükümlü ve tutukluların kurum içinde kendilerine, diğer hükümlü/tutuklulara ve infaz koruma memurlarına zarar verecek veya suç oluşturacak uyuşturucu maddelerin, kesici ve delici aletlerin sokulmasının engellenmesi amaçlamaktadır (Elif Kaya [1. B.], B. No: 2014/266, 6/4/2017, § 40).

28. Mahpusların ceza infaz kurumlarında çıplak olarak aranmaları, ceza infaz kurumu güvenliğinin sağlanması ve suç işlenmesinin ya da düzensizliğin önlenmesi bakımından haklı görülebilir ancak bu nitelikteki aramaların insan onuruna gereken saygı gösterilerek ve meşru bir amaç için uygun bir şekilde yapılması gerekir. Bir çıplak aramanın yapılma şekli, arama işleminin neden olduğu kaçınılmaz aşağılamayı önemli ölçüde ağırlaştıran küçük düşürücü unsurlar içeriyorsa veya çıplak arama işlemi ile ceza infaz kurumunun güvenliğinin sağlanması ya da suçun yahut düzensizliğin önlenmesi arasında yerleşik bir bağlantı yoksa arama, kötü muamele yasağının ihlali için aranan asgari ağırlık eşiğine ulaşabilir (bazı değişikliklerle birlikte bkz. Mehmet Bayraktar [2. B.], B. No: 2014/2316, 15/2/2017, §§ 33, 34; Elif Kaya, § 41).

29. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasıyla yasaklanan muamelelerin varlığına ilişkin iddialar, uygun delillerle desteklenmelidir. Bu delillerin değerlendirilmesinde ise sözü edilen delillerin iddiayı makul şüphenin ötesinde ispat edip etmediği gözetilmelidir. Bununla birlikte yeterince ciddi, açık ve tutarlı emareler ya da aksi ispat edilemeyen birtakım karineler de iddianın ispatı için yeterli kanıt teşkil edebilir (K.K. [GK], B. No: 2020/34532, 29/5/2024, § 28; bazı değişikliklerle birlikte bkz. Cezmi Demir ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 95; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, § 83).

30. İspat külfetinin devlete geçtiği durumların söz konusu olmadığı hâllerde kötü muameleye uğramaları nedeniyle mağdur olduklarını ileri süren kişiler, kötü muamele yasağı kapsamına giren ağırlıkta bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emare ve delilleri -haklı bir gerekçeleri olmadığı sürece- zamanında yetkili makamlara sunma konusunda özenli davranmakla yükümlüdür. Olgulara dayanmayan yetersiz açıklamalar, iddiaların deliller ile desteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu veya kötü muamelenin yapıldığı yer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeler gibi hususlar kötü muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddianın savunabilir olduğundan, dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturma başlatılması gerekliliğinden söz edilemez. Kaldı ki iddialarını güçlü bir dayanakla birlikte yetkili merciler nezdinde dile getirmemeleri hâlinde mağdur olduğunu ileri süren kişilerin etkili bir soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiye girebileceklerinin söylenebilmesi mümkün değildir (Beyza Metin [1. B.], B. No: 2014/19426, 12/12/2018, §§ 45-47).

31. Başvurucu; 13/2/2019 tarihinde çıplak arama işlemine karşı çıkması nedeniyle infaz koruma memurları ile jandarma tarafından işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığını, hastaneye sevk edilmesini istediği hâlde sevk edilmediğini, vücudundaki izler geçtikten sonra yapılan muayenede darp ve cebir izine rastlanmadığını, aynı akşam askerî nizamda sayım yapılmasına yönelik talebe karşı çıkması nedeniyle darbedildiğini, 26/2/2019 tarihinde yapılmak istenen askerî usuldeki sayım işlemine karşı çıkması nedeniyle üç kişilik odaya alındığını, 5/2/2019 tarihinde yaptığı ve maruz kaldığı kötü muameleleri anlattığı telefon görüşmesinin yarıda kesildiğini iddia etmiştir.

32. Başvurucunun vekili tarafından yapılan suç duyurusunda -başvuru formunda olduğu gibi- iddia edilen çıplak arama işlemine karşı çıkması nedeniyle başvurucunun nasıl darbedildiği, neresine nasıl vurulduğu, bunun sonucunda vücutta hangi belirtilerin ortaya çıktığı açıklanmamıştır. Başvurucu muayene edilmek üzere hastaneye sevki için dilekçe yazdığını iddia etse de bu dilekçenin bir örneğini sunmamış, İnfaz Kurumunda da böyle bir dilekçe ile karşılaşılmamıştır. Başvurucu, belirli usulde yapılmak istenen sayım işlemine karşı çıkması nedeniyle darbedildiğini iddia etse de darbın şekliyle ilgili ayrıntı vermemiştir. İnfaz Kurumuna kabul muayenesinde de darp ve cebir izine rastlanmamıştır. Ayrıca başvurucu, olayın üzerinden bir aydan fazla süre geçmesinden sonra suç duyurusunda bulunmuş ve bu gecikmenin sebebiyle ilgili açıklama yapmamıştır.

33. Başvurucu, doktor muayenesi yapılmadan darp izi olmadığı şeklinde rapor düzenlendiğini iddia etmesine karşın söz konusu raporu Başsavcılığa sunmamıştır. Bireysel başvuru formunun ekindeki belgelerde de herhangi bir doktor raporu yer almamaktadır.

34. Başsavcılığın soruşturmaya yer olmadığına dair kararında Türkoğlu 1 No.lu Ceza İnfaz Kurumundan kamera kaydı görüntülerinin istendiği belirtilse de yapılan inceleme sonucunda kamera kaydı görüntülerinin Türkoğlu 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan temin edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle Başsavcılığın kararında söz konusu ifadenin sehven yazıldığı kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan yürütülen disiplin soruşturması kapsamında yedeğinin alınması sayesinde -olayların gerçekleştiği kısımdaki- görüntülerin Başsavcılık tarafından incelenebildiği, inceleme neticesinde kötü muameleye maruz bırakıldığına dair bir emarenin olmadığı değerlendirmesi yapılmıştır. Başvurucu söz konusu görüntülerin içeriğine ilişkin bir açıklama yapmadığı gibi başvuru formunun ekine anılan CD'nin bir örneğini de sunmamıştır. Dolayısıyla Başsavcılık, İnfaz Kurumuna kabul sırasında yaşandığı iddia edilen olaya ilişkin kamera görüntülerini incelemiş ve başvurucunun iddialarını destekleyen bir veriye ulaşamamıştır.

35. Netice itibarıyla başvuru dosyasında kötü muamele iddiasını doğrulayan herhangi bir veri bulunmamaktadır. Bu nedenle somut olayda ispat külfetinin devlete geçmediği, başvurucunun kötü muameleye uğradığına yönelik iddialarının savunulabilir olmadığı, dolayısıyla başvurucunun iddialarına dair resmî bir soruşturma başlatılması gerekliliğinden söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

36. Açıklanan gerekçelerle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 3/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, HÜSEYİN ERPOLAT (2), B. No: 2022/27644, 03.03.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 05, sayfa 25–31

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.