Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
CANAN ÇOKDOĞAN (2022/22190)
- Mülkiyet hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, yargı kararının icra edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Mülkiyet hakkı | İcra etmeme | Başvurunun Reddi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
CANAN ÇOKDOĞAN BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/22190) |
|
|
|
Karar Tarihi: 21/4/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Yılmaz AKÇİL |
|
Raportör |
: |
Tuğba TUNA IŞIK |
|
Başvurucu |
: |
Canan ÇOKDOĞAN |
|
Vekili |
: |
Av. Adar ADIBELLİ |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, yargı kararının icra edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, Şırnak'ın Cizre ilçesinde 14/12/2015 ile 1/3/2016 tarihleri arasında terör örgütü ile yaşanan çatışmalar sebebiyle Yafes Mahallesi Park Caddesi No: 79/4 adresindeki eşyalarının zarar görmesi, ilan edilen sokağa çıkma yasağından dolayı kazanç kaybına uğraması, kira ödemek zorunda kalması nedeniyle meydana gelen zararlarının 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında tazmini istemiyle Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Tazminat Komisyonu) başvurmuştur. Başvuru, Tazminat Komisyonu tarafından zımnen reddedilmiştir.
3. Başvurucu, Tazminat Komisyonunun zımnen ret kararının iptali istemiyle Mardin 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 10/4/2018 tarihli kararla dava konusu işlemin kısmen iptaline karar vermiş, kararda, başvurucunun evi ve ev eşyaları yönünden Tazminat Komisyonu tarafından usulüne uygun keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak gerçekten bir zararı olup olmadığı, olduğunun tespiti hâlinde miktarının belirlenmesi amacıyla gerekli araştırmanın yapılması ve zararın ödenmesi gerektiği sonucuna varmış; diğer iddialarının ise reddine karar vermiştir.
4. Başvurucu, mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi 2/4/2019 tarihinde istinaf talebinin reddine karar vermiştir.
5. Başvurucu 16/2/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
7. Anayasa Mahkemesi tarafından başvuruya konu Mahkeme kararı hakkında herhangi bir işlem tesis edilip edilmediği, edilmediyse nedeni hakkında Tazminat Komisyonuna müzekkere yazılmıştır. Tazminat Komisyonu tarafından 25/12/2025 tarihli cevabi yazı ekinde 19/10/2016 tarihli bir sulhname sunulmuştur. Söz konusu sulhnamede "Yafes Mahallesi, Park Caddesi, Bina No:79, İç Kapı No: 4" adresinde bulunan dairenin sahibi Ş.Y.nin daire ile ilgili iç hasar ödemesinin %12'lik kısmının kiracısı F.Ç.ye ödenmesini kabul ettiği bilgisi ile F.Ç.nin imzası bulunmaktadır. 31/3/2016 tarihli nüfus kayıt örneğinden başvurucunun F.Ç.nin kızı olduğu, mahkeme kararında ve sulhnamede belirtilen adreste birlikte ikamet ettikleri anlaşılmaktadır. 24/4/2018 tarihli banka dekontuna göre Tazminat Komisyonu tarafından başvurucunun annesi F.Ç.ye 2.500 TL ödeme yapılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME
8. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
9. Başvurucu, mahkeme kararının Tazminat Komisyonu tarafından aradan geçen zamana rağmen yerine getirilmemesi nedeniyle mülkiyet ve makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
10. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvurucunun ikamet ettiğini ve zarar gördüğünü belirttiği adreste annesi F.Ç.nin ikamet ettiğini, F.Ç.ye söz konusu adreste bulunan ve zarar gördüğü iddia edilen eşyalar için ödeme yapıldığı ve sulh olunduğu, başvurucunun aynı adresteki evde bulunan eşyalar için yaptığı başvurunun iyi niyetli olmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında kendisine bir ödeme yapılmadığını, zarar gören evin iki katlı olup katların ayrı olduğunu, ayrıca zararının giderilmediğini ifade etmiştir.
11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 83. maddesinde başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvurunun reddedileceği öngörülmüştür.
12. Genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31; S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).
13. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö., § 29).
14. Somut olayda başvurucu, Mahkemenin verdiği iptal kararının Tazminat Komisyonu tarafından uygulanmadığını ileri sürerek bireysel başvuruda bulunmuştur. Ancak başvurucunun annesi F.Ç. ile Tazminat Komisyonu arasında 19/10/2016 tarihinde sulhname imzalandığı Bakanlık görüşünden ve Tazminat Komisyonu tarafından dosya kapsamında sunulan belgelerden anlaşılmıştır. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında annesi ile adreslerinin farklı olduğunu, kendisine yapılan bir ödemenin bulunmadığını ifade etmişse de başvurucunun zarara uğradığını iddia ettiği adres ile sulhnamede belirtilen adresin aynı olduğu, Tazminat Komisyonu tarafından sunulan nüfus kayıt örneğine göre başvurucunun söz konusu adreste annesi ile birlikte yaşadığı görülmüştür.
15. Başvuruya konu Mahkeme kararında başvurucuya herhangi bir tazminat ödenmesi gerektiğine hükmedilmemiş, başvurucunun belirttiği adresteki ev ve eşyalarla ilgili bir zararın bulunup bulunmadığının tespiti, zararın tespit edilmesi durumunda ise tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. 5233 sayılı Kanun, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin zararlarının karşılanması amacıyla düzenlenmiştir. Aynı olay ile ilgili olarak, aynı adreste bulunan eşyalar nedeniyle birlikte yaşayan kişilerden birine yapılan tazminat ödemelerinin 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılacak değerlendirmeler bakımından önemli olduğu belirtilmelidir. Bu nedenle mahkeme kararının uygulanmadığı şikâyetiyle yapılan bireysel başvurunun incelenmesi aşamasında, Tazminat Komisyonu ile başvurucunun annesi arasında sulhname imzalandığı bilgisi özellikle başvurucunun mağdur statüsünün değerlendirilmesi bağlamında kabul edilebilirlik incelemesi bakımından oldukça önemlidir. Buna karşılık başvurucu, sulhnameye konu adresteki eşyalara ilişkin zararının ödenmesini istemesine rağmen Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 83. maddesinde belirtilen yükümlülüklere açıkça aykırı şekilde adreslerin farklı olduğunu ve zararının karşılanmadığını iddia etmiştir.
16. Bu itibarla başvurucunun, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan unsurlar hakkında doğru bilgi vermediği, bu süreçte vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikteki bir durum hakkında Anayasa Mahkemesini yanlış bilgilendirmek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği sonucuna varılmıştır.
17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 21/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, CANAN ÇOKDOĞAN, B. No: 2022/22190, 21.04.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 07, sayfa 309–312
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.