İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm

MEHMET YALI (2022/11563)

  • Mülkiyet hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, hak edişlerin ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Mülkiyet hakkıGeçici hukuki koruma (İhtiyati tedbir, haciz, ihtiyati haciz)Süre Aşımı—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MEHMET YALI BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/11563)

 

Karar Tarihi: 21/4/2026

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Gökhan SÖNMEZ

Başvurucu

:

Mehmet YALI

Vekili

:

Av. Rıdvan ALP

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, hak edişlerin ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu aleyhine 20/10/2010 tarihinde, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277. maddesi uyarınca tasarrufun iptali davası açılmıştır. Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 22/10/2010 tarihinde, dava konusu işletmenin ve işletme nedeniyle Nusaybin Mal Müdürlüğü (Mal Müdürlüğü) tarafından başvurucuya ödenen hak edişlerin üçüncü kişiye devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına karar vermiştir.

3. Mahkeme, başvurucunun talebi üzerine, 9/2/2017 tarihinde işletme üzerindeki tedbirin devamına, hak edişler üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar vermiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 26/12/2017 tarihinde, davacının tedbirin kaldırılması kararına karşı istinaf başvurusunu usulden reddetmiştir. Mahkeme, hak edişler üzerindeki tedbirin kaldırılarak başvurucuya ödenmesine yönelik olarak Mal Müdürlüğüne 5/1/2018 tarihinde yazı yazmıştır. Mal Müdürlüğü 2/2/2018 tarihinde, hak edişlerinden kesilen 128.000 TL'nin başvurucuya ödendiği cevabını vermiştir. Mal Müdürlüğünün yazı cevabı 22/2/2018 tarihli celsede başvurucu vekili huzurunda okunmuştur.

4. Mahkeme 7/7/2021 tarihinde davanın kabulüne karar vermiştir. Başvurucu, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

5. Başvurucu yargılama devam ederken 28/1/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

6. Komisyon; makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

7. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2/5/2024 tarihinde, başvurucunun istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

8. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

9. Başvurucu, rehabilitasyon merkezinin hak edişlerinin ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

10. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.

11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru usulü" başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler.

..."

12. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Başvuru süresi ve mazeret" başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."

13. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir (Yasin Yaman [1. B.], B. No: 2012/1075, 12/2/2013, § 19). Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan başvuru süresine riayet edilmesi şartı, bireysel başvuru incelemesinin her aşamasında resen nazara alınması gereken bir başvuru koşuludur (Taner Kurban [2. B.], B. No: 2013/1582, 7/11/2013, § 19). Ayrıca otuz günlük sürenin başlangıcında kanun hükmü gereği öğrenme tarihi esas alınmalıdır (Mehmet Özcan [1. B.], B. No: 2019/6266, 15/1/2020, § 20).

14. Bireysel başvuru süresinin işlemeye başlaması yönünden nihai kararın gerekçesinin tebliği, öğrenme şekillerinden biridir (Mehmet Ali Kurtuldu [2. B.], B. No: 2013/5504, 28/5/2014, § 27). Ancak öğrenme, gerekçeli kararın tebliği ile sınırlı olarak gerçekleşmez; başka şekillerde de öğrenme söz konusu olabilir. Başvurucunun nihai kararın gerekçesini dava dosyasını incelemek suretiyle öğrenmesi mümkündür. Bu doğrultuda dosyadan suret alınması gibi hâllerde başvurucunun gerekçeli kararı öğrendiği kabul edilebilir. Başvurucuların nihai kararın gerekçesini öğrendiklerini beyan ettikleri tarih de bireysel başvuru süresinin başlangıcı olarak ele alınabilir (İlyas Türedi [1. B.], B. No: 2013/1267, 13/6/2013, §§ 21, 22).

15. Başvurucu, ihtiyati tedbirin uzun sürmesinden yakınmıştır. Başvurucunun hak edişlerinin ödenmemesine yönelik olarak 22/10/2010 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararı, 9/2/2017 tarihinde kaldırılmıştır. Tedbirin kaldırılması kararına karşı istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi sonrasında 2/2/2018 tarihinde hak edişlerin başvurucuya ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda 9/2/2017 tarihinde verilen tedbirin kaldırılması kararından ve hak edişlerin başvurucuya 2/2/2018 tarihinde ödenmesinden çok sonra 28/1/2022 tarihinde gerçekleştirilen bireysel başvurunun süresinde olmadığı anlaşılmıştır.

16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 21/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MEHMET YALI, B. No: 2022/11563, 21.04.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 07, sayfa 306–308

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.