Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
MUHAMMET ALKAYA VE DİĞERLERİ (2022/105786)
- Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)
- Suçta ve cezada kanunilik
- Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
- Kötü muamele yasağı
- Ayrımcılık yasağı
- Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların sanıklar tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (hukuka aykırı deliller, bariz takdir hatası vs.) | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Silahların eşitliği ilkesi / çelişmeli yargılama ilkesi (ceza) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Suçta ve cezada kanunilik | Suçta ve cezada kanunilik | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | Mahkumiyete bağlı tutma | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Gerekçeli karar hakkı (ceza) | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Kötü muamele yasağı | İnfaz Kurumunun fiziki koşulları | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | Tutukluluk (süre) | Süre Aşımı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Makul sürede yargılanma hakkı (ceza) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Ayrımcılık yasağı | Ayrımcılık | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkı (ceza) | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Sözlü yargılanma hakkı (aleni yargılanma, duruşmada hazır bulunma vs.) | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı | Haberleşme-ceza infaz kurumu uygulamaları (sakıncalı mektup hariç) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Tanık dinletme ve sorgulama hakkı (ceza) | İhlal Olmadığı | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
MUHAMMET ALKAYA VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/105786) |
|
|
|
Karar Tarihi: 18/2/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Yıldız SEFERİNOĞLU Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Yunus Emre BAĞLAR |
|
Başvurucular |
: |
Muhammet ALKAYA ve diğerleri [bkz. ekli listenin (C) sütunu] |
|
Vekilleri |
: |
[bkz. ekli listenin (D) sütunu] |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların sanıklar tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucular hakkında çeşitli suçlardan verilen mahkûmiyet kararları olağan kanun yollarından geçerek kesinleşmiştir. Başvurucular olağan kanun yollarına başvuru dilekçelerinde, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıklarının sorgulanmasına imkân verilmediği şikâyetini ileri sürmüştür.
3. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
4. Talepte bulunan ve ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucuların adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan ekli listenin (B) sütununda bulunan başvuruların süresinde yapılan 2022/105786 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.
A. Tanık Sorgulama Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
5. Başvurucular, beyanları mahkûmiyet hükmüne belirleyici ölçüde esas alınan tanıkların duruşmada dinlenmemesi nedeniyle tanıklara soru sorma imkânı elde edemediklerini belirterek tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
6. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunan bazı başvurucular, bireysel başvuru formlarında dile getirdikleri itirazlarını yinelemiştir.
7. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
8. Anayasa Mahkemesi, birçok kararında tanık kavramını sanığa isnat edilen fiil hakkında bilgi veren herhangi bir kişi şeklinde özerk olarak yorumlamış ve tanık sorgulama hakkı ile ilgili ilkeleri belirlemiştir. Anayasa Mahkemesi, tanık sorgulama hakkıyla ilgili olarak verdiği kararlarında somut bir yargılama öncesinde veya haricinde elde edilen tanık beyanlarının delil olarak kabulünün yargılamanın adilliğine zarar verip vermediğini değerlendirmek için üç aşamalı bir test uygulanması gerektiğini ifade etmektedir. Buna göre ilk olarak tanığın mahkemede hazır edilmemesinin geçerli bir nedeninin varlığına bakılmalıdır. Ancak buna ilişkin geçerli bir nedenin ortaya konulmamış olması, tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi için yeterli değildir. İkinci olarak sanığın sorgulama veya sorgulatma imkânı bulamadığı tanık tarafından verilen beyanın mahkûmiyetin dayandığı tek veya belirleyici delil olup olmadığı değerlendirilmelidir. Sorgulama veya sorgulatma imkânı tanınmayan tanığın beyanının tek veya belirleyici delil olduğunun tespit edilmesi durumunda ise üçüncü aşama olarak savunma tarafının maruz kaldığı bu zorlukların telafi edilmesi amacıyla yeterli düzeyde karşı dengeleyici güvenceler sağlayan bir usulün yürütülüp yürütülmediği ortaya konulmalıdır (Atila Oğuz Boyalı [2. B.], B. No: 2013/99, 20/3/2014, §§ 34-56; Selçuk Demir [2. B.], B. No: 2014/9783, 22/1/2015, §§ 27-46; AZ. M. [2. B.], B. No: 2013/560, 16/4/2015, §§ 45-67; Baran Karadağ [2. B.], B. No: 2014/12906, 7/5/2015, §§ 49-76; Orhan Güleryüz [1. B.], B. No: 2019/30221, 28/12/2021, §§ 33-42; Abdurrahim Balur [2. B.], B. No: 2013/5467, 7/1/2016, § 80; Onur Urbay [1. B.], B. No: 2014/6222, 6/3/2019, §§ 36, 40; Zekeriya Sevim [2. B.], B. No: 2018/18989, 16/6/2021, §§ 44, 51; Metin Akdemir (2) [1. B.], B. No: 2020/3964, 21/9/2022, § 36; Uğur Özcan [1. B.], B. No: 2021/12137, 26/7/2022, § 40).
9. Öte yandan bazı olaylarda tanığın kim olduğunun sanıklar tarafından bilinmesi, tanığın kendisi veya yakınları için tehlike doğurabilir. Tanıklık yapacak olanların misillemeye uğramaktan korkmak için haklı sebepleri bulunabilir. Ayrıca örgütlü suçla mücadelede tanığın kimliğinin gizli tutulması hafife alınamaz. Örgütlü suçlardaki artış, bazı tedbirlerin alınmasını gerektirebilir. Bununla birlikte bir tanığın kimliği bu nedenle saklı tutulmuşsa savunma tarafının ceza yargılamalarında normal koşullarda bulunmayan zorluklarla karşı karşıya kalabileceği de gözönünde bulundurulmalıdır (Baran Karadağ, § 57).
10. Tanık sorgulama hakkına ilişkin testin birinci aşaması kapsamında tanığın mahkemede hazır edilmemesinin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığının ortaya konulması gerekliliği esasen -anayasal düzeyde bir ilke olan- hükme temel alınan delillerin hâkim huzurunda ikame edilmesi zorunluluğunu ifade eden doğrudan doğruyalık ilkesinin bir sonucudur. Bu kapsamda hakkaniyete uygun yargılanma hakkının özel bir görünümü olan doğrudan doğruyalık ilkesi uyarınca hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilecek ve bu deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilecektir. Bu bağlamda ceza yargılamasında kural olarak özellikle tanık beyanlarının esas hakkında kararı verecek hâkim/mahkeme tarafından alınması, tanık beyanlarının bu hâkim/mahkeme tarafından takdir edilmesi gerekir (Erdal Sonduk [GK], B. No: 2020/23093, 15/2/2024, §§ 43-46).
11. Sanığın, aleyhinde beyanda bulunan tanıklarla esas hakkında kararı verecek hâkimin huzurunda yüz yüze gelmesi, onların güvenilirliğini bu esnada test etme fırsatı elde etmesi adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkı bakımından da büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle sanığın suçluluğu konusunda karar verecek hâkim, sağlıklı gözlem yapabilmek ve sadece iddia makamının yorum şekliyle değil savunma makamının iddia ve itirazlarını da değerlendirerek doğru bir vicdani kanaate ulaşabilmek için anlatımlarıyla sanığın hukuki durumunu önemli ölçüde etkileyecek tanıkları huzurda dinlemelidir. Dolayısıyla tanıkların duruşma öncesinde veya haricindeki dinlenmeleri sırasında düzenlenmiş tutanakların veya yazılı açıklamaların duruşmada okunması huzurda dinlemenin eş değeri olarak değerlendirilemez (bazı farklılıklar ve eklemelerle birlikte bkz. Erdal Sonduk, § 45).
12. Nitekim 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 210. maddesinin (1) numaralı fıkrası olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise bu tanığın duruşmada mutlaka dinleneceğini öngörmektedir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez. Anılan hükmün gerekçesinde de "Delillerin hükmü verecek mahkeme huzurunda ortaya konulması, tartışılması ve irdelenmesi adil yargılama ilkesinin temel gereklerindendir. Bu itibarla, duruşmada sanık ve tanığın ifadesine ait tutanakların okunması ile yetinilmesi, ancak zorunlu hâllerde kabul olunabilir." denilerek bu husus vurgulanmıştır (Erdal Sonduk, § 53). Kaldı ki Yargıtayın da bazı kararlarında 5271 sayılı Kanun'un 210. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan, olayın delilinin tanık açıklamalarından ibaret olduğu durumlar hakkında genişletici bir yaklaşım benimsediği ve tanık ya da tanıkların beyanının tek değil belirleyici delil olduğu durumları da anılan hükmün kapsamında gördüğü anlaşılmaktadır (birçok karar arasından bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/3/2021 tarihli ve E.2019/9 MD.213, K.2021/118; (kapatılan) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 15/2/2021 tarihli ve E.2020/220, K.2021/1681; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 11/12/2024 tarihli ve E.2023/1657, K.2024/17714 sayılı kararları).
13. Somut olayda sorgulanamadığı ileri sürülen tanıkların yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde duruşmada dinlenilmelerine ilişkin mahkemelerce herhangi bir çaba gösterilmemiştir. Başvurucular tarafından sorgulanamadığı ileri sürülen tanıkların mahkemelerde hazır edilememelerinin veya aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle dinlenilmemelerinin hangi geçerli nedene dayandığına ilişkin yeterli bir açıklamaya yer verilmemiştir. Ancak buna dair geçerli bir nedenin ortaya konulmaması, tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi için yeterli değildir. İkinci olarak hükmün tek başına veya belirleyici ölçüde başvurucuların sorgulama veya sorgulatma imkânına sahip olmadığı bir tanık tarafından verilen ifadeye dayalı olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır.
14. Bu kapsamda mahkemelerce itibar edilen deliller gözönüne alındığında duruşmalarda sorgulanamayan tanık ve gizli tanık beyanlarının mahkûmiyet kararına götüren tek veya belirleyici nitelikte delil olduklarının kabulü mümkün görünmemektedir. Başvurucuların sorgulama veya sorgulatma imkânı bulamadığı tanık ve gizli tanık beyanlarının tek veya belirleyici delil olarak mahkûmiyette kullanılmadığının tespit edilmesi nedeniyle tanık sorgulama hakkıyla ilgili uygulanan testin üçüncü aşamasıyla ilgili bir inceleme yapılmamıştır.
15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
16. Başvuruculardan;
i. Neşe Uyuğ ve Şenel Yalaza Barış'ın suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının Mehmet Emin Karamehmet ve diğerleri ([2. B.], B. No: 2017/4902, 28/1/2020, §§ 46-50) kararı, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Abdullah Topçu ([1. B.], B. No: 2014/8868, 19/4/2017, §§ 74-79) kararı, yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddiasının Ahmet Sağlam ([2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013, §§ 43-46) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasının Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt ([2. B.], B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16) kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle,
ii. Engin Yırtıcı'nın suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının Mehmet Emin Karamehmet ve diğerleri kararı, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Abdullah Topçu kararı, yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddiasının Ahmet Sağlam kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasının Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle,
iii. Emin Regaip Yüksel'in suç isnadına bağlı tutulduğu muhakeme süreci itibarıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Mehmet Emin Kılıç ([2. B.], B. No: 2013/5267, 7/3/2014, §§ 19-32) ve Mehmet Şimşek ([1. B.], B. No: 2018/10953, 22/7/2020) kararları doğrultusunda süre aşımı nedeniyle, mahkûmiyete bağlı tutulduğu süreç yönünden kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Ç.Ö. ([GK], B. No: 2014/5927, 19/7/2018, §§ 36-39) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Veysi Ado ([GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının Mehmet Emin Karamehmet ve diğerleri kararı, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Abdullah Topçu kararı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Yüksel Hançer ([1. B.], B. No: 2013/2116, 23/1/2014, §§ 14-21) kararı, yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddiasının Ahmet Sağlam kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, eşitlik ilkesinin, ayrımcılık yasağının, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının Cemal Günsel ([GK], B. No: 2016/12900, 21/1/2021) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, ceza infaz kurumundaki koşullar nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasının Süleyman Araç ([2. B.], B. No: 2015/7985, 20/9/2018, §§ 27-29) kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle,
iv. Muhammet Alkaya'nın suç isnadına bağlı tutulduğu muhakeme süreci itibarıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Mehmet Emin Kılıç ve Mehmet Şimşek kararları doğrultusunda süre aşımı nedeniyle, mahkûmiyete bağlı tutulduğu süreç yönünden kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Ç.Ö. kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının Mehmet Emin Karamehmet ve diğerleri kararı, yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddiasının Ahmet Sağlam kararı, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının Cemal Günsel kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, ceza infaz kurumundaki koşullar nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasının Süleyman Araç kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle,
v. Osman Atlı'nın suç isnadına bağlı tutulduğu muhakeme süreci itibarıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Mehmet Emin Kılıç ve Mehmet Şimşek kararları doğrultusunda süre aşımı nedeniyle, duruşmada hazır bulunma hakkı, savunma hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının Mehmet Emin Karamehmet ve diğerleri kararı, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Abdullah Topçu kararı, yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddiasının Ahmet Sağlam kararı, aleni yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Feyyaz Bayram ([2. B.], B. No: 2014/7822, 16/11/2016, §§ 84-86) kararı, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının Cemal Günsel kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, gözaltı süreciyle ilgili kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasının Ömer Aktaş ([1. B.], B. No: 2014/14915, 21/9/2016, §§ 38-40) kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasının Tuncay Örnek ([1. B.], B. No: 2020/26173, 17/9/2024, §§ 20-24) kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle,
vi. Erkan İspiroğlu'nun suç isnadına bağlı tutulduğu muhakeme süreci itibarıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Mehmet Emin Kılıç ve Mehmet Şimşek kararları doğrultusunda süre aşımı nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının Mehmet Emin Karamehmet ve diğerleri kararı, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Abdullah Topçu kararı, yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddiasının Ahmet Sağlam kararı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Yüksel Hançer kararı, tanık dinletme hakkının ihlal edildiği iddiasının Muhammet Fatih Berber ([2. B.], B. No: 2018/13628, 11/5/2022, § 54) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, gözaltı süreciyle ilgili kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasının Ömer Aktaş kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının H.K. ([1. B.], B. No: 2021/30997, 11/6/2024) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
B. Talepte bulunan başvurucuların adli yardım taleplerinin KABULÜNE,
C. 1. Tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
D. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucuların yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,
F. Başvurucular Neşe Uyuğ ve Şenel Yalaza Barış'ın yaptıkları yargılama giderlerinin üzerilerinde BIRAKILMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 18/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, MUHAMMET ALKAYA VE DİĞERLERİ, B. No: 2022/105786, 18.02.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 04, sayfa 439–444
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.